
Başbakan, YSK’nın sandık başındaki görevlilerin türban takamayacağı kararıyla ilgili “Oraya gelen memur değil. Orada hizmet veren sandık temsilcisi. Siz bunu nasıl böyle görürsünüz” dedi
Başbakan Erdoğan dün akşam atv’nin canlı yayınına katılarak, Sabah Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak, Başyazarı Mehmet Barlas, köşe yazarı Hasan Bülent Kahraman ile atv Genel Yayın Yönetmeni Fuat Uğur’un sorularını yanıtladı. Yüksek Seçim Kurulu’nun sandık başındaki görevlilerin türban takamayacağı konusundaki yasak kararını eleştiren Erdoğan’ın açıklamalar özetle şöyle:
YSK’NIN KAMUSAL ALAN KARARI: Sandık kurulunun olduğu alan kamusaldır, bu nedenle kıyafet yasaya uygun olacak. Oraya gelen memur değil. Orada hizmet veren sandık temsilcisi. İçlerinde müşahitler var. Müşahitler sabah geliyor, başkan, sandık görevlisi gelmezse o müşahitlerden birisini seçebiliyor. Siz bunu nasıl böyle görürsünüz. İnsanlar demokratik haklarını yerine getirirken bu sürece de katkıda bulunuyorlar.
ÖFKELİ DEĞİLİM: Ben gerginliği de öfkeyi de kabul etmiyorum. Bu benden kaynaklanmıyor. Onun cevabını halkım pazar günü verecek. Ben hem partimi hem ülkemi taşımanın mücadelesini veriyorum. Benim yüküm çok daha ağır. Tüm partiler iktidar partisinin karşısında. Tüm bunlara karşı ben hem doğru olanı göstermek hem de ülkenin onların anlattığı şekilde olmadığını göstermek zorundayım.
SEÇİMDE BAŞARI KRİTERİ: İki kriterimiz var. Önce 3 Kasım, biri de il genel meclisi seçimlerinde 22 Temmuz’la bir kıyaslama için önemli. Partinin ne durumda olduğunu görmek için. Kriz olmasaydı bizim başarı şansımız çok daha farklı olurdu. Bunu bir mazeret olarak kabul etmiyoruz. Meydanların dili, biz AKP iktidarına güveniyoruz diyor.
ILIMLI İSLAM PARTİSİ: Siyasal İslam, İslami terör gibi kavramlar yanlıştır. İslam’ı yozlaştırmaya kimsenin hakkı yok. İslam aşırılıkları kabul etmiyor. Orta yol en ideal yoldur. Hanımfendi’nin (ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton) de AKP’yi ılımlı İslam olarak görmediklerini kabul etmesi çok önemli, ben kendilerine müteşekkirim.
HALK MÜSLÜMAN, YÖNETİM LAİK: (Mehmet Barlas’ın “Türkiye zaten ılımlı islam ülkesi” sözü üzerine) Bu ülkede halk Müslüman’dır, yönetim laiktir. Laik yönetimin görevi insanların inançlarını güvence altına almaktır.
TSK İLE İLİŞKİLER: Silahlı Kuvvetler’le aramızda sıkıntı söz konusu değil. Her geçen gün birbirimizi daha iyi anlıyoruz. Eskiden bazen güven sorunu yaşamış olabiliriz ama zamanla bu güven sorunun aştık.
İş Adamlarına uyarı: Biz işadamlarına çağrımızı yaptık: “Sakın işçi çıkarmayın”. 6 aylık bir süre verdik. Kısmi çalışma ödeneğini 3 aydan 6 aya çıkardık. Maalesef buna uyan oldu, uymayan oldu. Büyük firmalardan bazıları uyacaklarını açıkladı. Birisi Ford. Kayıt dışı emeğe tesevvül edenlerin çok ciddi takipçisi olacağız, seçim sonunda bunu takip edeceğiz. Bu, ülkeye ihanettir. Bankalar da girişimciye yanlış yapıyorlar. Kriz atlatıldığında sen onların kapısında sıraya gireceksin.
En çok etkileyen olay: En fazla etkilendiğim olay cumhurbaşkanlığı seçimi olayıdır. Özal, Demirel, Sezer seçimleri var, hepsinde uygulanan sistem Gül’e geldiğinde altüst oldu. Orada bu nasıl ülkedir diye düşündüm. Sistemi nasıl kilitlediler gördük. 411’de beni çok etkiledi. Parlementer sistemin üstünde başka şeyler ortaya çıkıyor. Yasamanın, yürütmenin, yargının yeniden tanımı gerekiyor.
Kaynak :Vatan Gazetesi











Bu konu hakkındaki yorumunuz