BDP Milletvekili Ayla Akat Ata ve Ahmet Türk’ün dün İmralı’ya yaptıkları ziyaretin perde arkası aydınlanmaya başladı.
İSTANBUL- Kürt sorununun çözümü için en önemli adımlardan biri dün atıldı. BDP Milletvekili Ayla Akat Ata ve Ahmet Türk, İmralı’ya gitti. Öcalan ile görüşmenin ana noktasını, “Ateşkese dönük kamuoyu beklentisinden çok daha seri netice alınabilir” izlenimi oluşturdu.
Radikal’den Ezgi Başaran’ın haberine göre, BDP milletvekili Ayla Akat Ata ve Ahmet Türk dün sabah saatlerinde Ataköy Marina’dan hareket eden bir kosterle Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı’ya hareket etti. Kosterde Ahmet Türk ve Ayla Akat dışında devleti temsil eden bir kişi daha vardı. Abdullah Öcalan’ın Türk ve Akat’ı karşıladığında ilk sözü, “Barış için kaybedecek bir dakikamız dahi yok” oldu.
4 saatlik görüşme
Görüşme yaklaşık 4 saat sürdü. Heyet 15.30 sularında İstanbul ’a döndü. Ardından BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Ahmet Türk, Ayla Akat ATa, Sırrı Süreyya Önder ve Sebahat Tuncel görüşmeyi değerlendirmek üzere buluştu. İmralı’daki görüşmenin en önemli ve kritik noktaları şöyle:
Takvime bağlı süreç
Süreç takvime ve karşılıklı şartlara bağlı devam edecek. Takvim belirlenmesi daha önce İmralı’yla yapılan görüşmelerden bunu ayırıyor.
Platform anayasa
Yeni anayasa ve yargı paketi Kürt sorununun çözümünün hayata geçeceği ana platformlar olacak.
Görüşmeler sürecek
İmralı’yla görüşmeye giden iki isme devlet karar verdi. İmralı’yla görüşmelerin değişik heyetlerle devam etmesinde mutabak varıldı.
Sağlık durumu iyi
Sağlığı gayet yerinde olan Öcalan ‘Demokrasi güçlerinin sorumlu ve duyarlı davranmasından’ duyduğu memnuniyeti belirtti.
Sonuç hızlı gelebilir
Ateşkese dönük kamuoyunun beklentisinden çok daha seri bir netice alınacağı izlenimi doğdu. Sürecin tüm detayları önümüzdeki pazartesi günü BDP grup toplantısında değerlendirildikten sonra kamuoyuyla paylaşılacak.
FATİH ALTAYLI’YLA KONUŞTU
Habertürk yazarı Fatih Altaylı İmralı’ya giden BDP’li vekille konuştu ve bunu köşesinde paylaştı. Altaylı’nın aktardıklarına göre BDP’li vekil İmralı görüşmesinin perde arkasını şöyle anlattı:
Şiddetin ve kanın durdurulmasında ilk kez bu kadar sona yaklaşıldı.
Öcalan’la Türkiye Cumhuriyeti devletinin vardığı mutabakat bu kez çok sağlam. Karşılıklı şartlar açıkca bağlandı. Kimsenin kaytarmayacağı, kaynatmayacağı bir mutabakat var. Şikayete mahal bırakmayacak şekilde atılacak her karşılıklı adım konuşuldu. Yazıldı. Adımlar karşılıklı olarak atıcalacak. Şu olursa bu olacak, şu yapılacak, ardından bu yapılacak şeklinde kesinlik kazandırıldı. Öylesine net ve kesin ki bu mutabakat su sızdırmaz, kurşun geçirmez olarak nitelendirilebilir.
Altaylı, “Uzlaşılan şartlar ne?” diye sorduğu BDP’li’den şu cevabı aldığını yazmış:
Bunu şimdi ben söyleyemem. Bunu devlet açıklayacaktır. BDP de açıklamalarda bulunacak. Ama şu kadarını söyleyebilirim. Asıl üzerinde durulan meseleler yeni Anayasa düzleminde çözülecek. Yani kilit yeni Anaya’da. Burada taraflar mutabık.
Hedef önce ateşkes, arkasındansa silahların bırakılması. Kamuoyunun beklentisinden çok daha seri bir biçimde gerçekleşecek. Silahlar çok kısa sürede susacak. Ve hemen ardından da yine çok kısa sürede örgüt silah bırakacak.
Bu kadar kesin. Öcalan’la varılan uzlaşma sonrasında söylediği cümleyi aktarayım sana. Aynen şöyle dedi: Derin Türkler ve derin Kürtler sabote etmezse bu iş tamamdır. Bence de bu sefer bu iş tamam. Ülkeyi 30 yıldır yakan ateş artık sönecek.”












Bu konu hakkındaki yorumunuz