Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’de er veya geç hakkın hakim olacağını belirtti.
Şanlıurfa- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Akçakale Hükümet Konağı önünde toplanan yurtaşlara hitap etti. Erdoğan, Başbakanlık otobüsü üzerinden Suriye Ulusal Koalisyon Lideri Muaz el Hatib ile birlikte halkı selamladı.
Suriye’deki çatışmalardan dolayı Akçakale’deki vatandaşların da zor günler geçirdiğini söyleyen Erdoğan, ”Şunu unutmayın her kutlu doğum sancılı olur. İnşallah bu kutlu doğum Suriye’deki kardeşlerimizin iradeleriyle tecelli edecektir” diye konuştu.
”Zalim Esed zulmüyle anılacaktır, babası hayırla yad edilmiyor kendisi de hayırla yad edilmeyecektir” diyen Erdoğan, geçmişte Esad’ın kendisine ”Bizim büyüklerimiz yanlışlar yaptılar, ama biz aynı yanlışlara düşmeyeceğiz” dediğini aktardı.
Erdoğan, ”Ama şimdi gördük ki genlerine işlemiş; babasını bile geçti. 50 bin Suriyeli kardeşimiz ne yazık ki onun bombaları altında, onun zulmü altında ebediyete göçtü. Rabbim inşallah onları şehadet makamında taltif eder. Fakat zulm ile abad olunmaz” dedi.
230 bine ulaştı
Türkiye’deki kamplarda yaklaşık 150 bin Suriyelinin bulunduğunu, kendi imkanlarıyla evlerde kalanlarla birlikte bu sayının 230 bine ulaştığını söyleyen Erdoğan, şu ana kadar yapılan harcamaların da 500 milyonu aştığını kaydetti.
Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: ”Fakat, dünya duyarsız kalsa da açık kapı politikasıyla Suriyeli kardeşlerimizin Türkiye’deki kardeşleri her an yanında olacaktır. Er veya geç Suriye’de hak hakim olacaktır. Ben buna inanıyorum. İnanıyorum ki sizler de inanıyorsunuz. Kardeşlerim şu anda dünyada 100’ü aşkın ülke bu kardeşimizin (Suriye Ulusal Koalisyon Lideri Muaz el Hatib) ve ekibinin liderliğini kabul etmiş vaziyette. Bu ne demek? ‘Ey Esed biz seni artık tanımıyoruz, hadi defol’ demektir. Çünkü halkının kabul etmediği liderler o makamlarda kalamaz. Halk kimi istiyorsa onlar iktidar olacak, istenmeyenler de gidecek.”
Sınır ötesinden Akçakale’ye atılan bombalar sonucu hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına sabır dileyen Erdoğan, ”İnşallah yarın çok daha güzel olacak. Siz bunu yakalayacaksınız, çünkü sabrettiniz ve Suriye’deki kardeşlerim de sabretti.
Akçakale-Ceylanpınar arasındaki sıkıntılı yolların süratle pırıl pırıl bir yol haline getirileceği müjdesini veren Erdoğan, ”Bakanım yanımda zaten, talimatı aldı, adımları atacağız” dedi.
Konuşmasını Arapça, ”Allah’a emanet olun, sağlıcakla kalın” sözleriyle tamamlayan Erdoğan, kendisine hediye edilen Suriye yerel kıyafetini de giyerek halkı selamladı.
‘Zalim Beşşar’
Erdoğan, Akçakale Süleyman Şah Çadır Kenti’nde kalan Suriyeli sığınmacılara hitap etti. Başbakanlık otobüsü üzerinde, Suriye Ulusal Koalisyon Lideri Muaz el Hatib ile sığınmacıları selamlayan Erdoğan, konuşmasına ”İsterdik ki böyle bir zamanda, böyle bir manzara içinde bir arada olmayalım” sözleriyle başladı.
Türkiye’ye gelen Suriyelilerin gurbette olduğunu belirten Erdoğan, ”Ama burası farklı bir gurbet. Zira burası, sizin ikinci evinizdir. Sizlere evinizdeki lüksü belki burada temin edemiyor olabiliriz. Fakat elimizden gelenin, bu şartlar içerisinde, hep en iyisini yapmaya gayret ettik” diye konuştu. Türkiye’deki kamplarda yaklaşık 150 bin Suriyelinin bulunduğuna işaret eden Erdoğan, çeşitli illerdeki evlerde kalanlarla bu sayının 220 bine ulaştığını söyledi.
Erdoğan, şunları kaydetti: ”Şu ana kadar zalim Suriye rejimi, zalim Beşşar, 50 bine yakın Suriyeli kardeşimizi biliyoruz ki şehit etti. Aynı olayı Hama’da, Humus’ta babası yapmıştır. Bu ise babasını geçti. Unutmayın, şunu çok açık net görüyoruz, aslında Allah’ın yardımı yakındır ve unutmayın ‘men sabera zafera’ (sabreden zafere ulaşır). Siz, çok çile çektiniz. Az önce Akçakale merkezde söyledim, her kutlu doğum sancılıdır. Şu anda Suriye bir kutlu doğuma hazırlanıyor. Bu ise tüm Suriye halkının iradesinin iktidar olmasıdır. Biz Türkler, olarak Arap’ıyla Kürt’üyle Hristiyanıyla, tüm Dürzisiyle, tüm Suriye halkını, hangi inançtan olursa olsun hepsini bugüne kadar sevdik, seviyoruz. Ayırmadık çünkü bizim aramızda 910 kilometre sınır var. Biz, hem kardeşiz hem komşuyuz. İnşallah sonuna kadar yanınızdayız. Eksiklerimiz olursa hatalarımız olursa ilgili başbakan yardımcım bu işleri yakından takip ediyor. Bu kampın oluşumunda emeği geçen AFAD’a, Kızılayımıza, tüm sivil toplum kuruluşlarımıza huzurunuzda teşekkür ediyorum.”
Başbakan Erdoğan konuşmasını, alandakileri Arapça selamlayarak bitirdi. Erdoğan’ın konuşması zaman zaman sığınmacıların Arapça sloganlarıyla kesildi. Suriyeliler, ”Şükran Türkiye, şükran Erdoğan”, ”Zalim Beşşar” sloganları attı.
Suriye Ulusal Koalisyon Lideri Hatib
Suriye Ulusal Koalisyon Lideri Muaz el Hatib de yardımlarından dolayı Türkiye’ye teşekkür etti. Türkiye hükümeti ve milletine yardımlarından dolayı teşekkür eden Hatib, ”Türkiye halkı hükümetiyle beraber, tüm Suriye halkının yanında durdu. Her türlü desteğini bizden esirgemediler. Bizlerin üşümemesi için, aç kalmamamız için yardımlarda bulundular. Bundan dolayı şükranlarımızı arz ediyoruz” dedi.
Hatib, konuşmasının sonunda Suriyelilere sabır dileyerek kısa zaman içinde huzura kavuşacaklarını söyledi. Boyunlarına yeni Suriye bayrağının renklerinde atkı takan Erdoğan ve Hatib, konuşmalarının ardından Başbakanlık otobüsünden inerek sığınmacılarla sohbet etti.
‘Nifak tohumu atanlara asla prim vermeyiniz’
Erdoğan, Ceylanpınar ilçesinde Cumhuriyet Caddesi’nde halka hitap etti. Türkiye’nin açık kapı politikasıyla Suriye’den gelenlere kapılarını açtığını ve şu ana kadar yaklaşık 500 milyon liralık destek sağladığını dile getiren Başbakan Erdoğan, ”Dünyadan maalesef beklenen ilgiyi, alakayı henüz görebilmiş değiliz. Onların verdiği destek, yaklaşık maalesef 30 milyon dolar. Fakat bütün bunlara rağmen bizler ne olursa olsun Suriyeli kardeşlerimizin bu ikinci evlerinde Suriye’de inşallah sulhu sükun sağlandığı ana kadar biz onlara burada kardeşlik görevimizi yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Erdoğan, birlik, kardeşlik yolunda beraber yürümeye devam edeceklerini belirterek, şunları söyledi: ”Bu ülkede AK Parti iktidarı birliğin, beraberliğin iktidarıdır. Biz de ayrımcılık olamaz. Biz de Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez, Gürcü, Roman, böyle bir ayrılık olamaz. Biz Kürt’üyle, Arap’ıyla, Türk’üyle biriz, beraberiz. Ben Türk’ü Türk olduğu için sevmiyorum, Kürt’ü Kürt olduğu için sevmiyorum, Arap’ı Arap olduğu için sevmiyorum, yaratılanı yaratandan ötürü seviyorum. Onun için aramıza nifak tohumları ekenlere, nifak tohumları atanlara asla prim vermeyiniz.”
Ceylanpınar’ın daha güzel olacağını, sorunlarının çözüleceğini anlatan Erdoğan, Ceylanpınar’ın ciddi çevre kirliliği bulunduğunu söyledi. Erdoğan, ”Bu çevre kirliliğinin, merkezi yönetimle, yerel yönetimin aynı kafada olduğu zaman çözebilirsiniz aksi takdirde bu çözülmez. İşte şimdi Şanlıurfa şanlıydı, şimdi bir de büyükşehir oluyor. Şanlı bir büyükşehir, şanlı bir büyükşehir. Buraya yakışan neyse bunu beraber yapmamız lazım” dedi.
Bir ülkenin, bir milletin güçlü olarak geleceğe yürümesi için iyi yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Türkiye’de özelleştirmeyi en başarılı şekilde yürüten iktidar olduklarını kaydetti. Erdoğan, ”Bizden öncekiler yürütemedi, batırdılar. Biz ise ayağa kaldırdık” diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, Ceylanpınar’a helikopterle gelirken gördüğü çöplere değinerek, ”Yakışıyor mu bu” diye sordu. Ülkelerin artık ”vahşi depolamadan modern depolamaya” geçmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, ”Ben belediyeden geliyorum. İstanbul gibi şehrin belediye başkanlığını yaptım ve belediye başkanı olmadan önce İstanbul da maalesef çöpten geçilmiyordu ama şimdi İstanbul’da çöp diye bir şey kalmadı ve İstanbul artık vahşi depolamayı kaldırdı, o dönemde modern depolamaya geçtik” dedi.
Çöpten gübre, enerji üretmeye başladıklarını anlatan Erdoğan, ”Bizim dışımızdaki siyasi partilerin bundan nasibi yok. Neden? Bunlara 5 tane koyun teslim et, kaybeder yürürler. Bunların halkının derdiyle dertlenmek gibi bir derdi de yok, belediyecilik bizim işimiz. Hamdolsun ülke yönetmek bizim işimiz” dedi.
‘Buralarda elektrik enerjisi kaçağı çok fazla’
Türkiye’nin IMF’ye 23,5 milyar dolar borcu olduğunu hatırlatan Erdoğan, ”Şimdi ne kadar var, 860 milyon dolar. Mayıs’ta sıfırlıyoruz. Bu arada ne oldu? IMF şimdi bizden borç istiyor. Biz de onlara şimdi 5 milyar dolar borç vereceğiz. Türkiye’ye Türk milletine bu yakışır onun için” diye konuştu. Göreve geldiklerinde Merkez Bankası’nın kasasında 27,5 milyar dolar olduğunu anımsatan Başbakan Erdoğan, ”Şimdi Merkez Bankası’nın kasasında ne var biliyor musunuz? 121 milyar dolar var. Yolsuzluklar olmayınca kasa ne oluyor? Bereketlenmeye başlıyor” dedi.
Alandaki kadınların konuşmasını sık sık ”Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganlarıyla kesmesi üzerine Başbakan Erdoğan, ”Valla Ceylanpınar’ın hanımlarına maşallah. Erkekler arkada uyuyor. Erkekler bak, bayanlar maşallah yerinde duramıyor” ifadelerini kullandı. Bunun üzerine alandakilerin ”Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganlarına, ”Biz sizlerle gurur duyuyoruz” karşılığını veren Erdoğan, şunları söyledi: ”Attığımız, atacağımız adımlarla özellikle Ceylanpınar’ın enerji sorununu da en kısa zamanda çözeceğiz. Ancak benim sizden bir ricam var, Viranşehir’de de söyledim. Buralarda elektrik enerjisi kaçağı çok fazla. Öyle değil mi, doğru mu, ama ben biliyorum ki benim Ceylanpınarlı kardeşim helal, haram nedir bilir. Onun gırtlağına haram inmez ben bunu bilirim. Çünkü birileri harcadığı enerjinin, elektriğin parasını öder de diğerleri ödemezse bu helal mi? Öyleyse biz şu anda bu konudaki çalışmalarımızda buna çok dikkat edeceğiz. İnşallah bu enerji sorunu da böylece hallolmuş olacak.”
Hastane sayılarını artırdıklarını, isteyenin istediği hastaneye gidebildiğine ve istediği eczaneden ilacını alabildiğine dikkati çeken Erdoğan, ”Daha önce böyle bir şey var mıydı” sorusuna alandakiler ”Hayır” yanıtını verdi. ”Doktorda eksik varsa bunlar da giderilir ancak doktorlar da belli yerlere belli endişeler sebebiyle maalesef gelemiyorlar” diyen Erdoğan, tıp fakültelerinin sayısını artırdıklarını ve daha fazla doktorun yetişeceğini söyledi. Erdoğan, ”İnşallah daha çok doktor yetiştireceğiz ve buralara da daha çok doktorlar gelecek ve eksiğimiz evelallah hiç olmayacak. Bunları da aşacağız” ifadelerini kullandı.
‘AK Parti iktidarı özgürlüklerin iktidarıdır’
İktidara gelmeden önce Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne yaptığı ziyaretlerde kendisinden olağanüstü halin kalkmasının istendiğini anımsatan Erdoğan, ”Olağanüstü hali bir ayda biz kaldırdık mı? Şimdi ne var? Şimdi olağan hal var. Herkes istediği gibi yaşıyor” diye konuştu. Terör olaylarına da değinen Erdoğan, ”Terör belasına karşı ortak mücadele vereceğiz. Bir, beraber, iri ve diri olacağız” dedi. TRT’nin bir kanalının Kürtçe yayına ayrıldığını, TRT Arapça’nın kurulduğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan, AKP iktidarının özgürlüklerin iktidarı olduğunu vurguladı.
Ceylanpınarlıların gelecek yerel seçimlerde tercihlerini ortaya koyacağını ifade eden Erdoğan, ”İnanıyorum ki Ceylanpınar’daki yerel yönetim ile merkez yönetim bütünleşmek suretiyle Ceylanpınarımızı, aynen o ceylanın güzelliğine kavuşturacağız. Ceylanın gözleri ağlamasın, gözyaşı dolmasın inşallah” temennisinde bulundu. Suriye sınırındaki çatışmalara da değinen Erdoğan, zulm ile abad olunmayacağını belirterek, ”Onlar da er veya geç gidicidir. Halk hakim olacak, hiç endişeniz olmasın” dedi.
TİGEM’e Ceylanpınar’dan işçi alınacak
Ceylanpınar’daki TİGEM tesislerine 135 kişi alınacağını bildiren Erdoğan, işe alımların İŞKUR aracılığıyla Ceylanpınar’dan yapılacağını söyledi. Bazı vatandaşların alınacakların başka ilçelerden olmamasına yönelik sözleri üzerine Erdoğan, 135 kişinin Ceylanpınar’dan alınacağını yineledi. Erdoğan, kalabalığın içindeki bir kişiye de ”Oradan provoke etme” diye seslendi.
Konuyla ilgili kararı, ilgili bakanlığın vereceğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Buradan Başbakan bir şey söylüyor, Başbakan ne söylüyorsa odur. ‘Ceylanpınar’dan alınacak’ diyorum, sen oradan başka bir şey söylüyorsun. Şu anda Ceylanpınar TİGEM çiftliğinde çalışanların kahir ekseriyeti Ceylanpınarlı. Ceylanpınar’a komşu ilçelerden gelenler bu ülkenin evlatları değil mi? Onlar da orada çalışacak, oradan ekmek yiyecek. TİGEM çiftliği Ceylanpınar’ın bir çiftliği değil, TİGEM çiftliği Türkiye’nin çiftliğidir. Buradan mühendisiyle, her şeyiyle herkes istifade edecek. Asla bölücük yapmayacağız, birleştirici olacağız, ayrıştırıcı olmayacağız. Ama bak, 135 kişi alınacak, bunlar Ceylanpınar’dan alınacak, bunun müjdesini veriyorum. Bu bir kelam-ı rüşvet değildir. Bunları ben sevmem. Tayyip Erdoğan’ın karakterinde de bu yoktur. Ben şu anda bir seçim atmosferi içerisinde de burada değilim. ‘Bize oy verin de ondan dolayı size şu kadar personel verelim’. Yok böyle bir şey. O geçmişteydi, bunu başkaları yapar ama benim partim, AK Parti iktidarı bunu yapmadı ve yapmayacaktır. Biz hizmeti ‘Buradan bize oy geliyor’ diye vermeyiz. Bu ülkenin bütün toprakları, halkın tamamı bizim. Nerede bir insan varsa biz oraya hizmet götürürüz. Bunun için de bizde ayrım, bölgesel, etnik, dinsel milliyetçilik yok. Onun için bütün bu yatırımları yaparken size hizmetkar olmamızın gereği yapıyoruz. Çünkü biz size efendi olmaya gelmedik, hizmetkar olmaya geldik. Bunun gereğini yapıyoruz.”
Gösterilen sevgiye teşekkür eden Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile yurttaşları selamladı.
Notlar
Başbakan Erdoğan’ın Ceylanpınar’da halka hitap edeceği Cumhuriyet Caddesi’ne vatandaşlar aranarak alındı. Yurttaşlar ellerinde Türk Bayrağı ve AKP bayraklarıyla alandaki yerlerini aldı. Diyarbakır, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adana’dan takviye polisler getirildiği görüldü. Ayrıca mitingin yapılacağı alanın yakınlarındaki yüksek binalara özel harekat polisleri yerleştirildi. Alandaki ”Heybetini gizli tut büyük usta, asaletin muhalefeti titretiyor”, ”Büyük usta ile büyüdük, Büyükşehir olduk teşekkürler” pankartları dikkati çekti.
Öte yandan, Adana Sivil Savunma Arama Kurtarma Birliği Müdürlüğü’nden (KBRN) bir ekip, kimyasal maddelere ilişkin Ceylanpınar’da çalışma yaptı.












Bu konu hakkındaki yorumunuz