Başbakan istedi, bürokrasi biriken dosyalar nedeniyle zora girdi
Kamunun mallarının satış ve kiralanmasında son sözü Erdoğan’a bırakan genelgeyle Başbakanlık’ta binlerce dosya yığıldı. Genelgenin yatırımı sürecini yavaşlatacağını savunan yetkililer, enerji, madencilik, turizm gibi sektörlerin olumsuz etkilendiğini belirtiyor.
Kamunun ya da yarıdan fazla sermayesi kamuya ait tüm kurum ve kuruluşların taşınmazlarının satımı ve kiralanmasını Başbakan’ın onayına bağlayan genelge Başbakanlık’ı kilitledi. Çok sayıda kurumdan gelen yüzlerce dosya Başbakanlık’ta birikince hızlı karar almak olanaksız hale geldi. Önlem alınmazsa yıl sonuna kadar Başbakanlık’ta birikecek dosya sayısının 150 bini aşacağını belirten sektör temsilcileri, genelgenin gözden geçirilmesini istiyor.
Başbakan Tayyip Erdoğan, kamu kurumlarının taşınmazlarının satışında zaman zaman “anlaşmalı” satışlar yapılması üzerine durumdan duyduğu rahatsızlıkla harekete geçti. Bunun üzerine 16 Haziran’da yayımlanan genelge uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları (Belediyeler ve il özel idareleri hariç) ile sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait şirketlerin, kendi mülkiyetlerinde veya tasarruflarında bulunan taşınmazlarıyla ilgili olarak; kamu kurum ve kuruluşlarının, vakıf, dernek veya bunların şirketlerine, gerçek veya tüzel kişilere; satış, kira, irtifak, takas, tahsis, devir vb. her türlü tasarrufa yönelik işlemleri için Başbakanlık’tan izin alması gerekiyor.
Yayımlandığı dönemde “Başbakan’a padişah yetkisi” verdiği eleştirilerine yol açan genelge, sorunları da beraberinde getirdi. Bugün itibarıyla Hazine’nin özel mülkiyetinde 3 milyon 655 bin 706 taşınmaz bulunuyor. Bu taşınmazlardan tahsisli olanlarının sayısı ise 588 bin 146 adet. Rakam yüksek olunca, Başbakanlık’a 5 ayda binlerce dosya ulaştı. Dosyaları değil Başbakan Erdoğan, bürokratlar bile inceleyemez hale geldi. Bürokratların yanı sıra sektör temsilcileri de süreçten rahatsız.
Madenciliği etkiler
Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Mustafa Sönmez, genelgenin özellikle madencilik sektörünü derinden etkilediğini belirtti. Sönmez, şunları söyledi: “Örneğin bir maden işletmesi mevcut çalıştığı alanı büyütmek için orman işletmesine başvurur. Bölge müdürünün onayından sonra ilgili genel müdürlük inceler ve sonunda yasa ve yönetmeliklerin verdiği haklarla, madencinin talep ettiği alanın uygun olduğuna ilişkin bir dosya hazırlar ve bakana sunar. Şimdi yasal prosedür böyle işlerken Başbakanlık’ta oluşturulan bir kurulun devreye girmesi, bakanlığın da buradan gelecek yanıta göre dosyayı kabul etmesi ya da geri çevirmesi her şeyden önce yasa ve yürüyen nizama aykırı durumdadır.”












Bu konu hakkındaki yorumunuz