Onu vuran polis artık serbest
ANTALYA’da 4 yıl önce, ’dur’ ihtarına uymadığı gerekçesiyle 18 yaşındaki Çağdaş Gemik’i ensesinden tek kurşunla vurarak öldürdüğü iddiasıyla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum olan; Yargıtay’ın kararı bozmasıyla yeniden yargılanmasına başlanan polis memuru Mehmet Ergin, bugünkü duruşmada 10 yıl hapis cezasına çarptırılarak tahliye edildi. Davada 4 yıl 1 ay 7 gündür tutuklu olarak yargılanan polis memuru Mehmet Ergin’e yurtdışına çıkış yasağı da konuldu.
Antalya Emniyet Müdürlüğü Önleyici Hizmetler Şube Yunus timlerinde görevli 13 yıllık polis memuru Mehmet Ergin, 27 Ekim 2008 tarihinde motosikletle Yeşildere Mahallesi’nde devriye gezerken, üzerinde 2 kişi bulunan motosiklet ’dur’ ikazına uymayarak kaçtı. Duraksayan motosikletin arka kısmında oturan Halil K. indikten sonra sürücü Çağdaş Gemik tekrar motosikleti hareket ettirince polis memuru, arkasından 2 el ateş etti.
Kurşunlardan biri, Gemik’in ensesinden girip yanağından çıkarak ölümüne neden oldu. Tutuklanan Ergin, Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılanırken ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Bu ceza, indirim uygulanarak 16 yıl 8 ay hapse çevrildi. Mahkeme, hayati bölgelere ateş eden polisin, sonucun bu olacağını öngörmesi gerektiğini belirterek, ’olası kastla öldürme’ suçundan işlem yaptı. Karara itirazın ardından polis Ergin hakkında verilen ceza, Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’nce, ’Suç niteliğinde yanılgıya düşüldüğü’ gerekçesiyle bozuldu.
YEREL MAHKEME DİRENDİ
Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi sanığın ’Yaralama sonucunda ölüme neden olmak’ suçundan yargılanması gerektiğine hükmetti. Buna karşı yerel mahkeme ilk kararında direndi. Kararda, Gemik’in ve arkadaşının polise hiçbir direnişinin bulunmadığı vurgulandı. Kararda, düğünlerde havaya ateş açılmasında bile Yargıtay’ın olası kast suçundan işlem yaptığına dikkat çekildi. Direnme kararı üzerine dosyaya bakan Yargıtay Ceza Genel Kurulu, polise indirimli ceza verilmesi gerektiğini kaydetti. Kararda, Gemik’in bir sonraki polis ekibi tarafından yakalanabileceğine, arkadaşının polise teslim olarak direnmemesine, kafa hizasından ateş edilmesine gerek olmadığına atıf yapılmasına rağmen, polisin yaralama kastıyla hareket ettiği savunuldu. Böylece, polise 10 yıla yakın ceza verilmesi gerektiği belirtildi.
YENİDEN GÖRÜŞÜLDÜ
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararının ulaşmasının ardından dava Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün yeniden görüldü. Duruşmaya 2 yıl önce meslekten ihraç edilen tutuklu polis memuru Mehmet Ergin, avukatı Süleyman Çalıkuşu, Çağdaş Gemik’in babası Haşim Gemik ile aileyi temsilen avukatlar Nusret Gürgöz, Muhsin Taşarlar, Nilgün Gürbüz ve Münip Ermiş katıldı.
AVUKATLAR İTİRAZ ETTİ
Ailenin avukatlarından Nilgün Gürbüz, “Biz Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararını hukuka ve adalete uygun bulmuyoruz. Bu karar hukuk yönünde herkesin eşit olarak algılanmadığı sonucunu uyandırmaktadır. Ve yine bu kararla benzeri olayların tekrarının kolaylaştırıldığı görüşündeyiz. Tüm bu sebeblerle mahkemenizce sanığın cezalandırılması sırasında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesini talep ediyoruz” dedi.
Avukatlardan Münip Ermiş ise savunmalarını yazılı olarak hazırladıklarını belirterek 3 sayfa tutarındaki savunmasını mahkemeye sundu. Daha sonra söz alan Ermiş, “Ama içimi dökmek istiyorum. Hukuk katledilmiştir. Ama en azından zekamla alay etmediler. Ceza Genel Kurulu bu polis memurunun (Mucıra bastım ayağım kaydı) masalına inanıyorsa o zaman bu adamı niye cezaevinde tuttunuz? Tahliye etseydiniz ya. Tarihe not düşülmesi için söylüyorum, Ceza Genel Kurulu’nun kararı asla bize sürpriz olmadı” diye konuştu.
AVUKATI TAHLİYE İSTEDİ
Polis memuru Mehmet Ergin’in avukatı Süleyman Çalıkuşu ise şunları söyledi:
“Yargılamanın bu aşamasında Yargıtay Ceza Kurulu kararı göz önünde bulundurulduğunda tartışılması gereken bir husus yoktur. Katılan vekillerinin müvekkilime ceza tayini sırasında asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi yönündeki taleplerine katılmıyoruz. Müvekkilimin gerek soruşturmayı yapan makama, gerekse yargılamayı yapan makama en ufak bir olumsuz tavrı olmamıştır. Ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bozma ilamı uyarınca verilecek ceza miktarı göz önünde bulundurulduğunda bugün itibariyle 4 yıl 1 ay 7 gündür tutuklu bulunan müvekkilimin infaz yasası uyarınca şartla tahliye süresine kadar infaz etmesi gereken ceza süresini büyük ölçüde infaz ettiği, açık cezaevine ayrılma hükümlerinden tutuklu olması sebebiyle yararlanamadığı açık olup verilecek kararın yeniden temyiz edilmesi ihtimali halinde dosyanın Yargıtay’dan dönüş süresi de uzayabileceğinden biz cezasını büyük ölçüde infaz etmiş olan, delilleri karartma ve kaçma şüphesi bulunmayan müvekkilimizin tahliyesini talep ediyoruz.”
MAHKEME KARAR VERDİ
Kısa süren aranın ardından mahkeme heyeti, ’suçun işleniş biçimi ve suç işlemede kullanılan araç ve yöntemler göz önünde bulundurularak’ takdiren alt sınırdan ceza tayini suretiyle sanığın 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahkemedeki olumlu hal ve tavrı indirim sebebi kabul edilerek bu cezanın 10 yıla dürüşülmesine karar verdiğini açıkladı. Ergin’in hapiste geçirdiği süreleri göz önüne alarak tahliyesine karar veren mahkeme, yurt dışına çıkış yasağı koydu.
TABANCASI İADE EDİLMEDİ
Meslekten ihraç edilen polis memuru Mehmet Ergin’in olaydan sonra el konulan şahsi malı olan CZ 75B marka tabancası ve şarjörünüm müsaderesine karar veren mahkeme ayrıca Çağdaş Gemik’e ait bir tişört parçası, motosiklet kaskı, motosiklet parçalarının ailesine iadesine karar verdi.
ADLİYE ÇIKIŞI PROTESTO
Duruşmanın ardından Antalya Adliyesi önünde toplanan Çağdaş Gemik’in yakınları “Katil polis hesap verecek” diye slogan attı. Ailenin avukatı Münip Ermiş, ise Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kendilerini yanıltmadığını ve aileyi adaletsizliğe mahkum ettiğini söyledi. Ermiş, şöyle konuştu:
“Bir polis cinayetini daha Yargıtay aklamış oldu. 2007’den bu yana 16’ncı Madde gerçekleştiği günden itibaren devletin polise adam öldürme yetkisini verdiğini söyledik. Ve o tarihten bu yana 50 insanımız yaşamını kaybetti. Yargı süreci tetikçileri sokağa saldı. İnsanların adalete olan inancı yok olmuştur. Biz Yargıtay’dan hiçbir zaman adalet beklemiyoruz. Ombudsman olarak atanan kişi Hrant Dink’in ölüm fermanı olan o ünlü ceza kurul kararını oluşturan kişidir. Aynı zamanda yardımcılarının Hrant Dink kararının altında imzaları vardır. Burada fail gerekli cezayı almamıştır.”
Ermiş’in açıklaması sırasında, Ümit Kavruk isimli bir kadın ise Antalya polisi tarafından dayak atıldığını iddia ederek vücudundaki izleri gösterdi. Kavruk, adliye önünde bulunan polisler tarafından uzaklaştırdı.
Haber : Teslime TOSUN- Ömer ERDEM/ ANTALYA, (DHA)
Kapısız’ın yakınları isyan etti!
Polis kurşunuyla yaşamını yitiren 29 yaşındaki Kenan Kapısız’ın yakınları örtülmek istendiğini iddia edip ”Adalet istiyoruz” dedi
UŞAK’ta polis kurşunuyla yaşamını yitiren 29 yaşındaki Kenan Kapısız’ın eşi 30 yaşındaki Özlem Kapısız ve yakınları, olayın üstünün örtülmek istendiğini iddia edip “Adalet istiyoruz” dedi.
Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde geçen 23 Kasım’da meydana gelen olayda, bir hırsızlık şüphelisini gözaltına almak isteyen polis ekiplerinin tabancayla havaya ateş etmesine tepki gösteren mahalle sakinleriyle polis arasında çıkan arbede sırasında komiser H.G.’nin elindeki tabancadan çıkan mermi, Kenan Kapısız’ın başına isabet edip ölümüne neden oldu.
Üzerinden 10 gün geçmesine rağmen olaya şahit olan birçok kişinin ifadelerine başvurulmadığını ileri süren Kapısız’ın yakınları, “Olay günü polisin bizden aldığı ifade tutanakları ve adli tabiplikten verilen raporlarının hiçbirisi savcılık dosyasında yok. Birçok şahidin ifadesi alınmadı. Avukat aracılığıyla savcılıktaki dosyayı aldık ve birçok eskik olduğunu gördük” iddiasında bulundu.
’DELİLLER ORTADAN YOK OLDU’ İDDİASI
Olayın üzüntüsünü yaşayan ve eşinin vurulduğu yerden ayrılamayan 30 yaşındaki Özlem Kapısız, “Olay günü eşim Kenan Kapısız ile evdeydik. Silah sesleri gelince eşim çocukları sordu. Ben dışarıdalar deyince eşim dışarıya çıktı ve silah ateşleyen kişiye ’Burada çocuklar var ateş etme’ demeye kalmadı. Polis elindeki tabancayla eşime ateş etti ve eşim öldü. Eşimin öldüğü andaki deliller ortadan bir anda yok oldu. Ben eşimin ve çocuklarımın hakkını arıyorum. Adalet neyse yerini bulsun” diye konuştu.
GÖRGÜ TANIĞI: İFADE VERDİM, İFADEM YOK
Olayın meydana geldiği sokaktaki bir evde oturan 9 aylık hamile Nazan Göçeroğlu, “Ben olay günü evimin bahçesini temizlerken kızım da evin önünde oynuyordu. Sivil kıyafetli bir polis tabancasını çıkardı ve bir el ateş etti. Ben silah sesi üzerine sokağa çıktım ve polise sen kimsin neden silah atıyorsun diyerek tepki gösterdim. O sırada ölen Kenan Kapısız gelerek, ’Ağabey neden silah atıyorsun çocuklar var’ dedi, polis bir el ateş etti ve Kenan Kapısız’ı başından vurdu. Bunlar benim gözümün önünde oldu. Ben gördüklerimi polisteki ifademde de anlattım ama savcılıkta ifademiz yok” dedi. Olayla ilgili ifade vermek istediklerini, ancak alınmadığını iddia eden Turgut Göçeroğlu, “Olayın birebir şahidiyim. Olay günü ve daha sonraki günlerde olayla ilgili ifade için Emniyet Müdürlüğü’ne gittik ama bizim ifademizi almadılar” diye konuştu.
Polise mukavemet suçlamasıyla sevk edildiği mahkemede savcılık tarafından serbest bırakılan Gürsel Göçeroğlu, “Oğlum ve kızlarım olay sırasında darp edildi. Hepsinin ifadeleri poliste alınmasına rağmen savcılığa bir tane dahi ifade tutanağı götürülmemiş. Alınan ifade tutanakları ortada yok. Bu nasıl iş anlayamadık. Devlet bizim gibi insanlara sahip çıkmıyor. Kendi devletinin memurunu haklı çıkarıyor. Bizde adalet istiyoruz” dedi.
MERMİ KOVANI OLAY YERİNDE İDDİASI
Arbede sırasında komiser H.G.’nin tabancasından çıkan bir mermi kovanının olay yerinde olduğunu iddia eden Kenan Kapısız’ın kardeşi Murat Kapısız, “Savcı gelsin bir daha araştırsın konuyu. Elimdeki polisin silahından çıkan merminin kovanıdır. Bunu yerde biz bulduk, bunu polis ve savcılık araştırmadı mı, görmedi mi?” dedi.
TUTUKLANIP SERBEST KALDI
Olayla ilgili tutuklanıp 10 gün sonra da serbest bırakıldığını dile getiren Ender Göçeroğlu, “Olayın bir numaralı sanığı olarak polise mukavemet suçundan, polisle aynı gün ben de tutuklanarak cezaevine gönderildim. Komiser H.G. benden önce serbest bırakıldı. Ben olayda polis tarafından darp edildim. Bu olayı savcılık da biliyor ama olay örtbas ediliyor. Cezaevine girdiğimde doktor tarafından darp raporu verildi. Bu konuda şikayet dilekçelerimi de sundum ama hiç kimse ilgilenmedi. Olay günü kuzenim Kenan Kapısız’ı vuran polis, olay sırasında ’Yaklaşmayın sizi de vururum’ diyordu. Cezaevinden yeni çıktım, polisler hakkında şikayette bulunacağım” diye konuştu.
Uşak İl Emniyet Müdürü Şammaz Demirtaş, konuyla ilgili açıklama yapmayacağını, olayın yargı sürecinde olduğunu dile getirdi.
Haber : Yavuz KUŞDEMİR/UŞAK, (DHA)













Bu konu hakkındaki yorumunuz