‘Çift başlı yönetimle bu ülke bir yere varamaz’

‘Barikatı kim kaldırdı’ muamması… 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, parti grup toplantısında Cumhuriyet Bayramı gerginliğiyle ilgili ağır eleştirilerde bulunurken, barikatı kimin kaldırdığı da ayrı bir tartışma konusu oldu.

Başbakan Erdoğan, Almanya’ya yapacağı ziyaret için gittiği Ankara Esenboğa Havalimanı’nda yeni açıklamalarda bulundu. 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün resepsiyon sırasında Ankara Valisi Alaattin Yüksel’i çağırarak “Esnek davranın gerilim tırmanmasın, istenmeyen görüntüler yaşanmasın” sözlerine ve barikatı kimin kaldırdığı konusundaki iddialara “Gül’ün barikatı kaldırın talimatı vereceğine inanmıyorum” diyerek yanıt verdi.

Erdoğan, barikatların Köşk tarafından kaldırılığı iddiasına, “Böyle bir talimat verdiğini sanmıyorum. Bu ülkeyi çift başlı sistemle yönetmiyoruz” şeklinde cevap verdi.

Erdoğan sözlerine şöyle devam etti; “Soruşturma konusunda söyleyecek hiçbir sözüm yok. Bu ülke yol geçen hanı değil. Herkes bu kurallar içerisinde hele hele sorumluluk mevkisinde bulunan ana muhalefet partisi daha sorumlu olması lazım. Belli istihbaratlar alındığı halde ve kendilerinin bir müracaatı olmadığı halde bazı örgütlerin arkasına takılarak onlara güç devşirmeleri ve bu kutlamaları beraber yapmak varken bunun karşısına çıkması anlaşılır değil.

Çok çirkin ama kabadayılık yapar gibi barikatları aşmaya çalışması şık şeyler değil. Ana muhalefet partisi genel başkanının bunlara tevessül etmesini çok üzücü buluyoruz.”

İşte grup konuşması… 

‘Bu ayrımcılıktır bölücülüktür’ 

CHP’nin Hipodrom’daki tören yerine Ulus’ta ‘illegal’ gruplarla yürüdüğünü söyleyen Erdoğan: “Bu ayrımcılıktır, bölücülüktür. Kendilerine ait imtiyaz yönetimini arzuluyorlar…”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ak Parti’nin TBMM grup toplantısında, 29 Ekim’de 1. Meclis önünden Anıtkabir’e yapılan yürüyüş ile buraya katılan CHP’ye sert tepki gösterdi. Erdoğan, şu mesajları verdi:

CUMHURİYET CUMHURUNDUR

Cumhuriyet cumhurundur, halkındır, herkesindir. Cumhuriyeti sadece kendilerine ait bir sembol haline getirmeye çalışanlar, aslında kendilerine ait bir imtiyaz yönetimini arzulayanlardır. Cumhurun, yani halkın değil, belli bir zümrenin iktidarını cumhuriyet zannedenler, bu kesimler, vesayet ve diktatörlük özlemi içinde olanlardır. Türkiye geçmişte bu diktatörlük özlemlerine çok şahit oldu. İnönü dönemi, adı cumhuriyet olan ama ’milli şeflik’ ifadesiyle fiilen otoriter bir rejimin işletildiği bir dönemdir.

CEBREN VE HİLE İLE

Öyle kalkıp Ulus’ta, bizim eski Meclis binasının bahçesine cebren ve hile ile girmek, o eski cumhuriyete sahip çıkmak değildir, bunu böyle bilin. TBMM’nin o ilk toplantısındaki manevi havayı hazmetmekten, yaşamaktan bugünkü CHP’nin yakından uzaktan alakası ve ilgisi yoktur. Mustafa Kemal daima milletin teveccühünün esas alınması gerektiğini ifade etmiştir. Ama dün Ankara’da milletten alamadıkları güç ve yetkiyi sokakları terörize ederek, cumhuriyeti kendilerine siper ederek, Türk bayrağını kendilerine siper ederek, Gazi Mustafa Kemal’i kendilerine siper ederek devşirmeye çalışanlar olduğunu esefle gördük.

HİPODROM’DAKİLER MİLLET DEĞİL Mİ?

Hipodrom’da olanlar millet değil mi? Sen devlete rağmen illegal örgütlerin peşine takılmak suretiyle böyle bir eylemi, sokağı terörize ederek gerçekleştirdin. Bu toplantı CHP’nin müracaatıyla yapılmış değildir. Ankara’da sekiz toplantı yeri vardır. Niye buralarda değil de yasaklı olan yerde yapıyorsunuz ve bayramı sizin dışınızda olanlara zehir ediyorsunuz? Siz her yeri kendiniz için terörize etme hakkına sahip değilsiniz.

SUBAYLARA HAKARET

CHP İstanbul İl Başkanı (Oğuz Kaan Salıcı), törenler sırasında orada bulunan subaylara dönüp ”Sizin korumanız gereken Cumhuriyete biz sahip çıkıyoruz” diyor. İşte anlatmaya çalıştığım CHP kafası tam da bu kafadır. Dün ülkenin meşru hükümetini devirmek için ’ordu göreve’ pankartı açanlar, umdukları desteği bulamayınca, bugün aynı orduya, onun subaylarına hakaret etmekten çekinmiyorlar.

ŞEKERİ ELİNDEN ALINMIŞ ÇOCUK

İlkokul müsameresi çocuğu edasıyla, şekeri elinden alınmış çocuk hırçınlığıyla siyaset yapılmaz. Anamuhalefet genel başkanlığıysa hiç yapılmaz. Cumhuriyet Bayramı kutlamaları devlet-milet kucaklaşmasının en güzel örneklerinden biridir. Bugüne kadar hiç kimse bu adabı bozmamış, bozmaya teşebbüs dahi etmemiştir. Sadece CHP ve arkasına takıldığı bir takım illegal, legal, marjinal gruplarla birlik beraberlik, kaynaşma günü olan Cumhuriyet Bayramı’nı alternatif program adı altında ayrışma aracı haline getirmeye çalıştılar.

BU NASIL KÖŞE YAZARLIĞI?

Bazı köşe yazarlarına da hayret ediyorum. Diyorlar ki ‘Ne olur serbest bırakılsaydı? Apo’nun posterlerine müsaade ediliyor da onların bayraklarına müsaade ediliyor da Türk bayrağına, Atatürk’ün posterine niçin müsaade edilmiyor?’ Yazıklar olsun size. Bu nasıl köşe yazarlığı, bu nasıl haddini bilmezliktir.

BU BÖLÜCÜLÜKTÜR

Bugün bizim güvenlik güçlerimiz bölücü başının resimlerinin, kendilerine ait paçavranın asılmamasına yönelik mücadelesi ortadayken siz nasıl oluyor da ’Türk bayrağı, Atatürk posteri engellendi’ diyebiliyorsunuz? Hipodrom’da bulunanlar, Türk bayrağı ya da Atatürk posterinden başka bir şey taşımadılar. Orada beraber olabilirdiniz. Niye olmadınız? İşte bu ayrımcılıktır, bölücülüktür. Bu, CHP’nin içinde bulunduğu zihniyetin en güzel ifadesidir.

‘Bunların kilosu belli’ 

HAKKARİ’DE NİYE DOLAŞMADIN?

Terör örgütü Türkiye’yi silahla, kan dökerek, baskı ve zulümle bölmenin peşinde, bunlar dün laiklik adına bölücülük yapıyorlardı, bugün de cumhuriyetçilik maskesi altında ayrımcılık yapıyorlar. Terör örgütünün güdümünde bir dönem alternatif cuma namazı eylemleri yapıldı. Tuttu mu, tutmadı. Bugün de aynı şeyi CHP’liler herkese ait olan cumhuriyeti bir kesimin tekeline almaya yeltenerek, yani ayrımcılıkla, ayrıştırmayla yapmaya çalışıyorlar. CHP son seçimde BDP ile anlaşma yaparak, bir tane Türk bayrağını meydana çıkaramadı. Ulus’ta Türk bayrağıyla dolaşmak kolay, Hakkari’de niye dolaşamadın? Bunların kilosu belli…

‘Engellide çok başarılı’ 

DESTEKLİ ATLADI

 Çok başarılı. Engelli atlamada Kılıçdaroğlu destekli olarak atlıyor. İki engel atladı. Bununla övünebilir çünkü başka övünç kaynağı da yok

SALONU TAHRİK ETTİLER

Birçok lobi ve kulis yaparak Dünya Basketbol Şampiyonası’nı Türkiye’ye getirdik. Kupa töreninde bir grubun salonu tahrik etmesiyle çirkinlik yapıldı. Dünya Kadınlar Tenis Şampiyonası kupa töreninde Binali Yıldırım, Fatma Şahin Kadir Topbaş ıslıklandı. Yine belli bir grup, bunlar terörist holiganlar, aynı şeyi yaptılar ve o çirkinlikle salonu yine tahrik ettiler. Aynı anda televizyonlar 100’ü aşkın ülkede canlı yayınla bunu veriyor. İstanbul’u 2020 olimpiyatlarına aday gösterdik. Böyle seyircinin olduğu ülkeye, şehre olimpiyat verilir mi? Ankara’nın Ulus’undaki zihniyet hangi zihniyetse, Sinan Erdem’deki zihniyet aynı zihniyettir.Yaşanan görüntüler, Türkiye’nin imajını yaralıyor. Binbir emekle, zahmetle, binbir fedakarlıkla inşa ettiğimiz güçlü Türkiye algısına zarar veriyor.

‘Çift başlı yönetimle bu ülke bir yere varamaz’ 

Erdoğan, Almanya’ya yapacağı ziyaret öncesinde Esenboğa Havalimanı’nda soruları yanıtlarken de 29 Ekim’le ilgili mesajlar verdi. Olaylarla ilgili soruşturma açılması sorulunca, “Bu ülke yol geçen hanı değil” diyen Erdoğan, şöyle devam etti: “Bir de burada çok çirkin ama adeta kabadayılık yapar gibi, orada bulunan barikatları aşma yollarına gitmesi, destekli, engelli atlama gibi yollar filan, bunlar şık şeyler değil. Geçen yıl beraberdik de şimdi ne oldu, bu iş bozuldu?”

Erdoğan, polisin barikatı kaldırmasında, Cumhurbaşkanı Gül ile Ankara Valisi Alaaddin Yüksel’in görüşmesinin etkili olduğu yorumlarıyla ilgili de şöyle dedi: “Benim herhangi bir talimatım yok. Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Valime böyle bir talimat verdi mi vermedi mi, bu konudan da haberim yok, ki ben Cumhurbaşkanımızın böyle bir talimat vereceğine de inanmıyorum. Çünkü bu ülkeyi çift başlı bir yönetimle bugüne kadar getirmedik. Bundan sonra çift başlı bir yönetimle bu ülke bir yere varmaz. Eğer bu ülkede bir başkanlık sistemi arzu ediliyorsa ben bundan yanayım. Bir başkanlık sistemi gelir, o zaman bu adımları çok daha rahat atarız. O zaman böyle bir sıkıntı olmaz ama bunun dışında kimin ne yapacağı bellidir. Dolayısıyla bir Başbakan olarak benim görevim bellidir, Sayın Cumhurbaşkanımızın da görev alanı bellidir. Kimse de böyle bir gayretin içerisine girerek durumdan vazife çıkarmasın.”

Vali ile görüştü 

Erdoğan, olaylarda polisin zaafiyet gösterdiğini de söyledi. ‘ANA’ uçağıyla saat 14.55’te Almanya’nın başkenti Berlin’e hareket eden Erdoğan, uçağa binerken Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala ve Vali Yüksel ile bir süre görüştü.

Kaynak : VATAN Gazetesi

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE