Erdoğan, Kürt sorununun çözümü, PKK ile görüşmeler, Balyoz davası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili değerlendirmelerini dile getirdi.
Başbakan , teröre çözüm konusunda çarpıcı mesajlar verdi: “Ülkemizin menfaati neyse o adımı atarız. Yerel seçimler öncesi gerekli adımlar atarım. Pazar günü açıklamada göreceksiniz.”
Başbakan Recey Tayyip Erdoğan, Oslo ve Habur süreçlerinin istismar edildiği mesajını verirken, “Yerel seçimler öncesi gerekil adımlar atarım. Kesinlikle ülkemizin, milletimizin menfaati neyse o adımı atarız. Pazar günü yaptığımız açıklamada göreceksiniz” dedi.
Başbakan Erdoğan, dün NTV ve Star TV’nin ortak yayınında özetle şunları söyledi:
OSLO ADIMI SAMİMİYDİ: “Hayatın bir risk olduğunu görerek, siyasetin de ekonominin de risk olduğunu göreceksiniz. Siyasete bunu bilerek girdik. Emre Bey (Taner) döneminde de İmralı’ya gönderdim, Oslo’ya gönderdim. Hakan Bey döneminde gönderdim. İmralı için de Oslo için de yaparız. Farklı zemini varsa bu alanlara gireriz. En büyük enstrümanımız MİT’tir. Ne zaman adım atılması gerekirse bu adımı atabilir. Atmaması yönünde bir kabulümüz yoktur. Zamanlama önemlidir. Son seçimlerin öncesinde adımlar attık. Habur da o sürecin içindedir. Attığımız adım samimiydi. Oslo sürecinde samimiyetsiz davranışlar oldu. Belli basın organlarına servis edildi. Bu görüşmeleri belge olarak sundular. Belge olması için altında imzalar olması lazım. Görüşülmemiş şeyler görüşülmüş gibi gösterilmiş. Birileri bunu alıp değerlendirme sürecine girmiştir. Yargı bunu alarak değerlendirme sürecine girmiştir. Medya samimi davranmamıştır. Medya ne MİT’le ne de hükümetle değerlendirmemiştir. Medya noktasında iyi bir sınav olmamıştır.
BANA HESAP SORUN: Müsteşar arkadaşımı gönderen benim, arkasında ben varım. O zaman beni hesaba çekin, niye müsteşarım üzerinden yapıyorsunuz? Yargının tutumunu doğru bulmadım. PKK tarafından sızdırıldığı ortaya çıkıyor. O ülke tarafından yapıldığını hissettiğimiz, tespit ettiğimiz zaman oralarda bir daha öyle toplantılar yapmayız. İktidarımız en cesur adımları atmıştır. Dönemimiz en az operasyon yapılan dönemdir. Terör örgütü hiçbir dönemde bu kadar silahlanma imkanı bulamamıştır. Silahın bırakılması bir çözümdür. Silah bırakılırsa operasyonlara gerek kalmayacaktır. İmralı’ya Oslo’ya gidilmişse bu çözüm için kararlı adımlardır.
BDP İLE GÖRÜŞMEM: Selahattin Demirtaş’ın randevu talep etme durumu ayrı bir olaydır. Artık siyasi uzantılarla müzakere noktasında değilim. Şimdi nasıl olacak, terör örgütü üyeleriyle yanak yanağa, sarmaş dolaş olan bir eşbaşkanla nasıl konuşacağım. Şehit anneleri beni o o görüşme masasında görünce ne derler. Hiçbir şehit annesinin gözyaşına değişmem. Parti kapatılmasına karşıyım, çok açık ve net. Suçu işleyen ceza alsın. Popülizmi reddeden bir siyasetçiyim. Ne gerekiyorsa onu söylerim. Yerel seçimler öncesinde gerekli adımlar atarım. Habur olayında, dağı bununla çökerteceksek yapalım. Parti yandaşlarını oraya dökmeseydi, daha olumlu olurdu. Ama provoke ettiler. Kesinlikle ülkemizin, milletimizin menfaati neyse o adımı atarız. Pazar günü yaptığımız açıklamada göreceksiniz. Bizim çözmemizi engellemek isteyenler olabilir. Batı bizim çözmemizi istemiyor. Almanya, Fransa istemiyor. Bize yardımcı olmuyor. Terörist başları cirit atıyor. Finansal destek veriyorlar. Suçluların iadesi nerede?
CD ŞOKU: YAŞ toplantılarında, birlikte yolculuklarımız olan bir arkadaşın CD konuşmasını dinledim. O CD’yi dinleyince şoklara giriyorum. Türkiye, değişim ve dönüşümü demokrasi adına yaşıyor. Genelkurmay başkanlarının hepsiyle, Yaşar Paşa, İlker Paşa’yla da iyi çalıştım. Bu ülkenin evlatları darbeyi kitabından silmiştir. Meclis Darbe Komisyonu’na çağrılmadım. İhtiyaç duyulursa belki çağırırlar. 27 Nisan’ı bir muhtıra olarak değerlendirmeyi düşünmüyorum. Muhtıraysa hiçbir yaptırımı yok. Sadece bir açıklama yapmışlardır. Hükümet ertesi gün değerlendirmeyi yapmış. Asıl muhtırayı hükümet yapmıştır. TSK-hükümet arası ilişkiler normalleşmiştir. Orduya saygı, bizim tabanımızda kimseyle mukayese edilmeyecek kadar fazladır. Ordumuzu yönetenlerin zaman zaman yanlışları olmuştur. Normalleşme süreci görüyorum. Operasyonu yöneten bir Genelkurmay Başkanı var. Emniyet de aynı şekilde. Bakanlarımız o bölgelere gidiyorsa, moral değerleri yükseltmek içindir. Yazılı ve görsel medyanın desteğine çok ihtiyacımız var.”
ZAM ORANI YÜZDE 10-15 : Doğalgaz zammı yüzde 10-15 gibi bir şey. Ekonomi yönetimdeki arkadaşlarımın başarılı olduğuna inanıyorum. Mali disiplinden taviz vermeyi düşünmüyoruz. Bunu kimse frene basma olarak algılamasın. Kamu harcamalarındaki tasarrufa dikkat ediyoruz, daha da edeceğiz. Kamuya gayrimenkul satışları serbestken, kamudan özele satışları özel bir ekip tarafından yapılıyor. Ekip bir fiyat belirliyor ve olması gereken rakam bu diyor. Cari açık olayımızda da bu bize çok ciddi artışlar kazandıracak. Türkiye özellikle yeni bina sürecinde de kalkınmayı yakalayacak.
Kılıçdaroğlu’na ‘hain’ davası
“CHP Genel Başkanı’nın iddialarının hepsi palavra. Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ben tazminat almaktan bıktım ama o tazminat ödemekten bıkmadı. Kimse bu ülkenin başbakanına ‘hain’ diyemez. Bununla mı biz terörle mücadele edeceğiz. Çok yanlış oynuyor, yanlış gidiyor. Böyle siyaset yapacaksa millet bunları hiçbir zaman iktidar yapmaz. Millet bizim arkamızdadır. Biz ne ABD’ye, ne Rusya’ya bu milletin değerlerini hiçbir menfaat karşısında değişmeyiz.”












Bu konu hakkındaki yorumunuz