CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CNN Türk’ te “Ankara Günlüğü” programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Davutoğlu’nu “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en çapsız adamı Dışişleri Bakanı yapılmıştır” diye eleştiren Kılıçdaroğlu, Şemdinli’de alan hakimiyeti değil, bölge hakimiyeti olduğunu söyledi. “Hükümetin gücü bitmiştir” ifadesini kullandı.
İSTANBUL- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satırbaşları şöyle:
İKTİDAR ÜLKEYİ YÖNETME İRADESİNİ YİTİRMİŞTİR
Niçin biz bu oyunda piyon oluyoruz? Hangi gerekçe ile piyon oluyoruz? Suudi Arabistan’da da demokrasi yok! Kadınlar araba bile kullanamıyor. Niye mücadele etmiyorsunuz. AKP niye mücadele etmiyor. Birbirimizi kandırmayalım halkı kandırmayalım. Bu iktidar ülkeyi yönetme iradesini yitirmiştir. Sadece Suriye konusunda değil terörde de aynı, Türkiye’nin en çapsız adamı Dışişleri bakanı yapılmıştır. Bütün komşularımızla iyi geçinecektik. Bana diyin ki şu komşumuzla aramız iyi hangi komşumuzla aramız iyi? Suçlanan kim Cumhuriyet Halk Partisi.
Kürecik’e füze kalkanı kuruyorsunuz. Niye? İsrail’in güvenliğini sağlamak için gittiniz Kürecik’e füze kalkanı kurdunuz. Kapalı kapılar arasında neler görüşüldüğünü açıklamak istemem. Türkiye’nin güvenliği için mi kurdunuz? İran ne açıklama yaptı, olası tehdit durumunda ilk olarak Türkiye’yi vururum dedi. Rusya aynı açıklamayı yaptı. Kürecik’i tehdit olarak görüyorlar. Niçin Türkiye Cumhuriyeti topraklarını tehdit olarak görüyorlar. Çünkü ayakları yere basmayan bir Dışişleri bakanı var. Rusya’yı izole edeceğiz demişti. Nasıl edeceksiniz? Doğal gazı keserlerse nasıl olacak dedik. Türkiye donar, enerjinin yüzde atmışında ona bağımlısın. Yapmayın dedik. Güney Akın Projesini Rusya’ya vermediler mi? Putin Türkiye’ye bunun için teşekkür etmedi mi?
YÖNETİM BOŞLUĞU VAR
Ülkeyi ateşe atıyorlar. Ülkenin geleceği söz konusu ama sağlıklı düşünemeyen bir iktidar var. Yönetim boşluğu var. Türkiye egemen güçlerin taşeronu olmasın diye biz parlamentoyu Suriye gündemini konuşmak için çağırdık. Önerilerimiz yanlış olabilir ama onlarda çıkıp kürsüden konuşsunlar. Ben Başbakan’ın Suriye konusunda çözümünü merak ediyorum. Siz biliyor musunuz? Bana göre bir çözüm var. Ama yürütme o, iktidar olan o çıkıp söylesin. Vatandaş, Başbakan’ın Suriye çözümünü bilmiyor!
Bu vahim tabloyu Türkiye de yaşayan herkes biliyor. Tabloyu yaratan iktidar. Bu iktidar ülkeyi sağlıklı yönetemez. Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük kırılmasını yaşıyor. 1613 Kasrı Şirin antlaşmasından bu yana İran’la çatışma ihtimali olmamış ama bugün İran bizi tehdit ediyor.
BALKON KONUŞMASINDAN SONRA HERŞEY BİTTİ
Siz Suriye’deki olaya inanç, mezhep bağlamında müdahale ettiğinizi söylüyorsunuz. Başkalarının inancından, mezhebinden size ne? Sayın Başbakanın sözlerini her halde sayın sözcü (Bülent Arınç) duymamış. Sayın sözcü mezhep müdahalesi yapmadığını söylüyor. Başbakan’ın konuşurken ayrıştırıcı üsluptan uzak durarak, toplumu kucaklayan bir konuşması olmalı siz böyle bir konuşma hatırlıyor musunuz? Bir balkon konuşması var. Balkon konuşmasından sonra olay bitti. Şimdi toplumda deprem etkisi yaratıyor konuşmaları.
BUNU BİLMEMEK İÇİN APTAL OLMAK LAZIM
Şuan da Suriye parçalanıyor. İç savaş parçalıyor Suriye’yi. Kaynaşan değil ayrışan toplum oldu; Araplar, Kürtler Türkmenler bir tarafta. Siz Suriye’ye müdahale ettiniz Suriye bölündü. Batının egemen güçleri Ortadoğu’da haritalar yeniden çizilecek, ülkeler yeniden belirlenecek dediler. Bunu anlamamak için Başbakan mı olmak lazım. “Birleşik Kürdistan kuruluyor” ifadesini kullanmadım. Batının egemen güçleri Ortadoğu’da yediden şekillendirmek istiyor. Amerika kendisinin sözünden çıkmayacak ikinci bir ülke istiyor. Türkiye bu süreçte olayları kontrol edemeyen bir ülke haline dönüştürülmüştür. İnsanların ölmesi, öldürülmeleri umurlarında değil tek umurlarındaki kendi ülkelerinin çıkarları.Bu bölgede petrolü doğal gazı kontrol etmek istiyorlar. Bunu bilmemek için aptal olmak lazım. Bu hükümet bunu nasıl bilmez?
ŞEMDİNLİ’DE ALAN HAKİMİYETİ DEĞİL BÖLGE HAKİMİYETİ VAR
Anlık olaylarla dış politika gerçekleşmez. Süreci tahilil edeceksiniz, planyacaksınız, yöneteceksiniz. Emperyalist devletler, “Gaziantep’te bomba patlarsa sonuç ne olur?” diye planlıyor. Düşündüklerini aşama aşama hayata geçiriyorlar. Antep saldırısının arkasında Amerika var demiyorum. Patlama bütün Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Şemdinli de 1 aydır yazıyorlar. Gazeteci arkadaşlarımız alan hareketi diyor kim diyor? Ne alanı bölge hakimiyeti var. 2002 de terör sıfırdı 2012 de ülke nasıl bu hale geldi? ‘ABD bize istibarat versin’ dediler. Başkasının kayığına bindiğiniz zaman o sizi istediği yere götürür eğer istihbarat zafiyet varsa bunlar olur. İki önemli kamu görevlisinin patlamadan önce tayinleri çıktı. Soruyorum MİT görevlisi neden tayin edildi? O kadar büyük zafiyetler var ki otomobil Sakarya da çalınıyor Antep’te patlıyor. Siz neredesiniz?
PKK ile BDP’liler devlet otoyolunda buluşuyor. Hükümet nerede? Suçlanan kim CHP. Aklın mantığın alacağı şey değil! Sen devletsin, hükümetsin neresin?
Hükümet kendi politikaları ile çok önemli kırılmalara neden olmuştur. O parlamento bugün olmazsa 1 Ekim’de açılacak. Bunun hesabını orada vereceksiniz.
ÇİÇEK’İN ‘ULUSAL MUTABAKAT ÇAĞRISI’
Terörü önlemek için toplumsal bir mutabakat sağlanmalıdır diyen ilk parti CHP’dir. Dört partinin bir araya gelip mecliste konuşması gerektiğini savunan CHP’dir. Oturup konuşalım diyen yine CHP’dir. Ben sayın Meclis Başkanı’na şunu sormak isterim: Sizin elinizde yetki var niye meclisi toplamıyorsunuz? Konuşacaksınız ama iş yapmayacaksınız kimse kusura kalmasın. Siyasete girerken doğruları söyleyeceğim demiştim. Kimse kusura bakmasın sayın Meclis Başkanı’nı samimi bulsaydım söylerdim. Biz meclisi çağırdık gelip oturumu yönetecekti. AKP’nin Grup Başkanvekili mecliste toplantı çağrısı yaptığımız gün kapı aralığından bakıyordu. Çoğunluğu sağlayacak mıyız sağlamayacak mıyız diye. Biz çağırdık. Fedakarlık da yapıyoruz. Elimizi taşın altına koyuyoruz. Vatandaşım bilsin; kim samimi kim değil. Kim terörü önleme konusunda samimi. Kim değil!
O GÖRÜNTÜNÜN ARDINDA ANALARIN GÖZYAŞI VAR
Gaziantep’e gittik hepimiz oradaydık. Herkes ne güzel görüntü dedi. Değil. O görüntü güzel değil efendim kimse kusura bakmasın. O görüntünün ardında anaların gözyaşı var. Biz cami avlusunda ölenlerin arkasından bir araya geliyoruz da niye ölmeden gelemiyoruz.
Mecliste olağanüstü toplantı çağrısın zamanı yanlış değildi. Her zaman yineleriz. Bakın Cemil Çiçek bugün o çağrıyı doğru görüyor. Benim bir evim olsa o evde huzurun olması yetmiyor. Apartmandaki komşularımın da huzurlu olması lazım gerekiyor. Suriye, İran, Azerbaycan, Yunanistan… politikayı bunun üzerine inşa etmeliyiz. İran bana ne yaptı? Suriye bana ne yaptı? Esad bana ne yaptı? En son kavgayı Irka ile yaptık. Niye Irakla kavga yaptık? Kırmızı bültenle aranan adamı Türkiye’ye getiriyoruz uluslar arası hukukun reddettiği adamı Türkiye’ye getiriyoruz da ondan. Türkiye saygınlığı olan bir ülkedir tarih böyle yazar. Şimdi Ortadoğu’nun bataklığına saplanıyor. Apartman örneğini bunun için verdim.
ÖZGÜR SURİYE DENEN ÖRGÜTE SİLAH VERİYORUZ
Suriye’de biz, Özgür Suriye denen örgüte silah veriyoruz. Bu benim değil bütün dünyanın söylediği bir şey, Türkiye Suriye sınırı yol geçen hanına döndü. Kendi ülkesinde kendi karayollarında kimlik kontrollerini kim yapıyor? Sen kendi yollarında hakim değilsin. Önce kendi yollarında hakim ol. Bu ülkenin sorunlarını biz milli irade ile çözmeye hazırız.
BDP’SİZ MHP’SİZ BU SORUN ÇÖZÜLEMEZ
Ülke kan gölüne dönmüşken meclis tatilde olamaz. Ne tatili Allah aşkına, toplasınlar adam gibi konuşalım. Biz çözüm üretiyoruz onlar sorun… Bugün meclis başkanı bizim geldiğimiz noktaya geldi. Toplumsal mutabakat! Bugün yüzde bir vatandaşın oyu bile çok değerlidir. Bizim için toplumsal mutabakat bu anlama gelir. Milletvekili kaçırıldı ve tüm milletvekili ortak duruş sağladı. PKK vekili bırakmak zorunda kaldı. İşte toplumsal mutabakat budur. BDP’siz ve MHP’siz bu sorun çözülemez!
DOKUNULMAZLIK
Biz, milletvekili adayları CHP’ye başvururken milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması konusunda taahhütname alıyoruz. Kürsü dokunulmazlığı hariç milletvekili dokunulmazlığı kaldırılmalı. Parlamento da hırsızların, ihaleye fesat karıştıranların, bölücülerin olmaması gerekiyor. Biz bunu 10 yıldır söylüyoruz. Hayali ihracatçılar vardı parlementoda, onlara dokunmadık!
HABURDA AKP ÇADIR MAHKEMESİ KURMUŞTU
PKK ile BDP buluşması…O görüntüler yeni değil. Habur’da da bu görüntüler vardı. Bir fark varmı? Orda ne vardı? AKP vardı. Çadır mahkemesi kurulmuştu oraya. Orda uzlaşma vardı. Bugün yok. Ben bu ülkede bir iktidar göremiyorum. ‘Bu bölgenin hakimi, egemeni benim’ o görüntü bunu anlatıyor. Bu görüntüyü içine sindiren kim. İktidar. O görüntünün ardından Başbakan “Bu ne muhabett?”dedi. Bir Başbakan bu ne muhabbet diyor. Düşünebiliyor musunuz yaşanan en tirajik olay, Başbakan’nın tek tepkisi var: Bu ne muhabbet! Sonrada CHP’yi suçluyor. Bu, Irak’ta askerlerin başına çuval geçirmesini hatırlatıyor. O dönem gazeteci arkadaşlar soruyor. Nota verecek misiniz? Başbakan cevap veriyor: Müzik notası mı?
HÜKÜMETİN GÜCÜ BİTMİŞTİR
O görüntüleri biz mi yarattık? Biz mi iktidarız? Sanki CHP iktidar, kendisi muhalefette. Bütün vatandaşlarımın şapkasını önüne koyup düşünmesini istiyorum. Bu hükümetin gücü bitmiştir. 2012 nin geldiği Türkiye noktası burasıdır.
YENİ CHP- BAHÇELİ
Sayın Bahçeliye sadece bir eleştirim olmuştu. Biz muhalefete muhalefet etmeyi doğru buluyoruz. Bizi eleştirebilirler ben milletin vicdanına bırakıyorum. Biz neyiz kimiz. Onlar karar versin.
HARÇLARIN KALDIRILMASI
Harçların kaldırılması bizim projemizdi. AKP bizim projemizi hayata geçirdi. En doğruyu biz söyleriz demedik ama en iyi biz yönetiriz dedik. Çünkü tarihimizde var. Atatürk’ten alın, İnönü’den alın Ecevit’e gelin…. Biz birilerine el avuç açmayı, birilerinden telkin almayı bilmeyiz. CHP’ye kulak verin. Biz yeni CHP’yiz!
KÜRT SORUNU
Bu sorunun çözümüne yönelik ilk raporu hazırlayan CHP’dir. 1989 yılında hazırlanmıştı. Sayın Elekdağ ile oturduk konuştuk. O zaman milletvekiliydi sayın Elekdağ. Seçimler sonrası yürüttüğü çalışmaları raporlamasını istedik. Ama bu çalışma hassas bir konu. Hemen bitecek bir konu değil. Kürt sorunu Cumhuriyet ile yaşıt bir sorun bu sorundan kaçmayacağız korkmayacağız. Kimse birbirimizi boğazlayalım demiyor. Barış içinde yaşayalım diyor. Biz terör örgütünün kullandığı kavramları onun elinden almalıyız. Onu marjine etmeliyiz. Hükümetin görmek istemediği budur. ‘Akil adamları’ boşuna demedik. Akil adımlar uluslararası bir kavramdır. Öcalan demokrasi dediği zaman biz demokrasi kavramını kullanmayacak mıyız? Akil adamlar evrensel bir kavramdır. MHP desin ki biz akil adamlar kavramını istemiyoruz tamam desinler ki ‘beyaz saçlı adamlar’. Biz kavramlar ile tartışırsak yol alamayız. Siz toplumu ayrıştıran açıklamalardan kaçınmazsanız bu sorunu çözemeyiz.
PKK’nın en büyük isteği BDP nin parlamentoya girmemesidir. Çünkü daha geniş bir kitleyi yanına çekecektir.
ZENGİNİMİZ BEDEL ÖDER FAKİRİMİZ ASKERDENDİR O ŞEHİT OLUR
Türkiye’de önemli bir türkü vardır: Yemen türküsü. Zenginimiz bedel öder fakirimiz askerdendir. O şehit olur gelir… Şehit cenazesinde tabutun arkasında yürüyen insanları televizyonların göstermesini isterim. Hepsi yoksul insanlar. Yazık günahtır.
PKK’ya teslim olmak mı asla, onun ekmeğine yağ sürecek yaklaşımlardan kaçınmalıyız. Önemli olan onun elindeki insanları alıp bu tarafa geçirmektir. Gidelim Çanakkaleye Afyonlusu, İzmirlisi, Çorumlusu, Diyarbakırlısı hepsi bir arada yatıyor. Biz ne yapıyoruz soruyoruz senin etnik kimliğin ne? Kim getirdi bizi bu noktaya! Bu topraklarda Pirsultanlar, Mevlanalar, Hacıbektaşlar vardı. Hümanizma var, insan sevgisi var. Nasıl oluyor da bu ayrışma var. O tuzağa düşmemek lazım. O tuzağa bizi düşürüyorlar.
HÜSEYİN AYGÜN
Bir milletvekili PKK tarafından kaçırılıyor. Toplumun her kesimi ortak tepki verdi ve PKK bıraktı. Cumhuriyet tarihinde ilk kez oluyor. Hüseyin Aygün ondan sonra geldi bir açıklama yaptı. Aygün ne söyledi? Kaçırıldığını söyledi. ‘CHP’den istifa et’ denildiğini söyledi mi söyledi. Baskıları söyledi. Aygün o coğrafyada PKK’ya karşı mücadele veren bir milletvekili. Hüseyin Aygün, ‘Dağdakiler benim canım ciğerim’ dedi mi? Bunu diyen kim AKP milletvekili. Peki, AKP Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Başkan Yardımcısı, Sözcüsü; ‘3-5 Memet öldü diye meclis mi toplanacak’ dedi. Suçlanan kim Hüseyin Aygün. CHP.
Biz özgürlükleri savununa bir partiyiz. Sen sus, şunu şöyle söyle diyemeyiz. Biz özgürlükleri getiren bir partiyiz. Burada disiplini gerektiren bir durum yok. Hüseyin Aygün başından geçen durumları anlatıyor. Neymiş arkadaşlar bana iyi davranmış. Akp milletveliki dağdaki benim canım diyince kimsenin sesi çıkmıyor. Biz AKP medyasının kaşıdığını biliyoruz. Acaba buradan bir şey çıkar mı diye? Kimse merak etmesin hiçbir şey çıkmaz. Ortada ilişkiler gelirdi diye bir durum yok.
TEKÇİ ANLAYIŞ
Biz bir ulusuz. Ulusumuzun adı türk milleti. Tekçi anlayış benim düşündüğüm söylenecek. Benim konuştuğum konuşulacak demektir bu demokrasilerde olmaz. Biz tekçi anlayışa karşıyız.
CEMEVLERİ
İbadetin yapıldığı her yer ibadethanedir. Yargı karı ne olursa olunsun siz bir yere gidip Allah’a yakarıyorsanız kim size burası ibadethane değildir diyebilir.
DİN ADAMLARI İLE İFTAR
Türkiye de biz birbirimizi yeteri kadar tanımıyoruz, algılarla hareket ediyor, yola çıkıyoruz. Öğrenciliğimde faulü uzun olanları solcu, bıyıkları sarkık olanı da ülkücü diye yorumlardık. Bu ülkede insanlar birbirine baktığı zaman birbirini tanımıyor. Biz bir öneri getirelim diyoruz. Makul bir öneri. Ama AKP hayır diyor öneri sizden geldi. Ben yapacağım. Toplumun belli bir kesiminde CHP’ye ön yargı var. Ben bunu kırmak istiyorum. Eksiğimiz varsa söyleyin. Biz sizin düşündüğünüz gibi bir parti değiliz. İnançlara saygılıyız ama inançları da siyasete alet etmeye karşıyız. Din adamları iftarı ile özellikle bir araya geldik. O toplantı bizim açımızdan güzel bir toplantıydı. Oturacağız konuşacağız. Hepsi din eğitimi görmüş kişiler ama onların arasında da farklı derin ayrılıklar olduğunu gördük biz.
KPSS’DE SORULAR ÇALINDI KANAATİNDEYİM
ÖSYM de yapılan değişikliklerden sonra ciddi bir güven kaybına uğradı. Soruların çalındığı konusunda toplumda ortak bir kanaat var bu konuda bilgiler belgeler de var. Bir yetkilinin çıkıp cevap vermediğini görüyoruz. Demokrasilerde anında yanıt verilir. Eğer sorular yanıtlanmıyorsa orada suç vardır. Soruların çalındığı konusunda kanaat sahibiyim. Sorular bazı yerlerde maalesef satıldı. Bu konuda bir genel başkan yardımcımız ve gençlik başkanımız suç duyurusunda bulundu. Meclis açıldığında da bu konuyu sorgulamaya devam edeceğiz.
YEREL SEÇİMLER
5 yıl sonunda belediye başkanlarının yeniden seçime gitmesini savunuyoruz. Ama AKP ile MHP anlaşır erken seçim olur derse özel bir muhalefet oluşturmayız.
Yeni bir örgütlenme modelimiz var. Sandık bazında örgütleniyoruz. Sandık çerçevesinde sokak sokak örgütleneceğiz. Türkiye’yi 25 bölgeye ayırdık buraların sorumluları var. Bu sorumlular milletvekili ve parti meclis üyeleri
4+4+4 EĞİTİM SİSTEMİ
Eski sistemle devam edilmeli. Yeni sistem olgunlaştıktan sonra deneyelim. Panik içinde yapılmış hazırlıklar. Kararı geri alırlar. Bakın pedagoglar, eğitmenler yanlış diyor. Milli eğitimin stratejik planında yok. Bakanlar kanunun teklifi ile olmadı. 5 milletvekilinin önerisi ile oldu. Dünyada böyle bir garibet görülmedi. Bu çocuklara yazık. Bu çocuklar geleceğimiz. Onları kurtarmamız lazım.












Bu konu hakkındaki yorumunuz