‘Beni öldüremeyeceksiniz’

Balyoz’da savunma yapan Saygun “Yaptığınız kasten adam öldürmek. Ama beni öldüremeyeceksiniz. Son nefesime kadar, bize isnat edilen suçlamaların hepsinin yalan olduğunu ispat edene kadar mücadele edeceğim” dedi.

Avukatların protestosuyla “savunma krizi” yaşanan Balyoz Planı davasında esas hakkında savunmalara geçildi. İlk savunmayı yapan emekli Orgeneral Ergin Saygun, “Bu dünyadan darbeci damgası ile gitmek istemiyorum. Bizler bu lekeyi hak etmiyoruz. Yassıada’yı hatırlıyorum ister istemez. Sizi buraya getiren irade, burada kalmanızı istiyor. Rövanş alma iddiaları gene ağırlık kazanıyor” dedi. 250’si tutuklu 365 sanıklı ”Balyoz Planı” davasının 98. duruşmasında ik söz sağlık durumundan dolayı Saygun’a verildi.

Sağlık durumu nedeniyle sonraki duruşmalara katılmayabileceğine dikkat çeken Saygun, “Onun için bu celsede bazı şeyleri anlatıp belki de son sözlerimi söylemek istiyorum” diyerek mahkeme heyetine seslendi. Toplam 18 değişik hastalığı olduğunu anlatan Saygun, yüzde 66 olan akciğerlerinin çalışma kapasitesinin ise Silivriye kapatıldıktan sonra yüzde 44’e düştüğünü söyleyen Saygun, tedaviye başlanması için EMG çektirmesi gerektiğini ancak bunun için 5.5 ay sonraya gün verdiklerini kaydetti. Saygun hakkındaki suçlamalarla ilgili de şunları söyledi: “Bütün bu rahatsızlıklarım bilinirken, tutuklanmam neden gerekli görüldü diye salim kafa ile düşündüğümde, bunun da Balyoz kurgusunun bir parçası olduğunu görüyorum. Bu planı bozabilecek taleplerimizin hiçbiri kabul edilmedi. Benim tutuklanmam, bu plandaki zamanlamaya uymanız için şarttı. Sorgum yapıldı ve önceden hazırlanmış olan esasa ilişkin mütalaa okundu.

Bu adam öldürmek

Yaptığınızın TCK 81 ve 82. maddelerinde tarif edilen ‘Kasten adam öldürmek’ suçu kapsamına girdiğini düşünüyorum. Ama beni öldüremeyeceksiniz. Son nefesime kadar, tam bir kurgu olan bu davaların, bize isnat edilen suçlamaların hepsinin yalan olduğunu ispat edene kadar mücadele edeceğim.

Bu dava burada bulunan 365 vatan evladı için tam bir yıkım olmuştur. Bu dava nedeni ile TSK’nın 20 yıllık geleceği yok edilmiş, kariyerler sona ermiş, bizler itibarsızlaştırılmış, eşlerinden, babalarından ayrı aileler perişan olmuştur. Neden diye düşündüğünüzde mantıki bir cevap bulamıyorsunuz. Askere olan kin ve öfkenin böyle bir zulmü yapabilecek boyutlara ulaşmış olabileceğine ihtimal veremiyorsunuz. “Biz adamı böyle yaparız “ düşüncesi ile hareket edilmekte olduğunu da mantığımız kabul etmiyor. Ama galiba gerçek bu. Zulm ile abad olanın ahiri berbad olur lafı geliyor aklıma

Tecavüzcülerin, bilmem kaç yüz ton uyuşturucu ile yakalananların, polis dövenlerin tutuksuz yargılandığı ülkemizde, TSK mensuplarının kanunlara aykırı gerekçelerle 18 aydır tutuklu yargılanmaları fevkalade hazin bir durumdur. Gene Yassıadayı hatırlıyorum ister istemez. Sizi buraya getiren irade, burada kalmanızı istiyor. Rövanş alma iddiaları gene ağırlık kazanıyor.”

‘Özde değil, sözde deliller’

Saygun’un ardından 3 tutuksuz sanık daha savunma yaptı. Mahkeme Başkanı Ömer Diken, tutuklu sanık emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın avukatının salonda olmadığını söyledi. “Özde değil, sözde delil sayılanlar hakkında diyeceklerimi belirteceğim” diyerek savunmasına başlayan Doğan, delillerin hukuki denetiminin yapılmadığını, yok hükmünde olanların dosyadan çıkarılmadığını belirtti. Delillerin tamamının 11, 16 ve 17 No’lu CD’lere dayandığını anlatan Doğan “CD’lerin hangi bilgisayarda üretildiği tespit edilmemiştir. CD içeriğindeki suç unsuru taşıyan dijitallerin izlerine, sanıkların kişisel bilgisayarlarında ve 1. Ordu’daki bilgisayarlarda da rastlanılmamıştır” dedi.

İki elim yakanızda olacak

“Esas suç unsuru oldukları iddia makamı tarafından iddianamede açıklanmış olan 11, 16 ve 17 nolu CD’lerin sahte olduğu savunma ve bilirkişiler tarafından defalarca ispat edilmiştir” diyen Saygun, özetle şöyle devam etti:

“Lütfen anlayınız. Hala CD’lerin gerçek olduğunda direnerek, bunlarla yargılamada ısrar etmek artık bir anlam ifade etmemektedir. Şimdi yapılacak iş bunları kimin hazırladığının bulunmasıdır. Bu konuyu açıklığa kavuşturacağına inandığımız bazı tanıkların dinlenmesi taleplerimiz mahkemenizce kabul görmemiştir. Sadece CD’leri kim üretti? Artık sorulması gereken soru budur. Herkes sıranın kendisine ne zaman geleceği endişesini taşımaktadır. Deliller nerede? Delil gösteremiyorsanız bu yazdıklarınız iftira olmaktan öteye geçemez. Ya delilleri çıkarın ortaya, ya da sehven yazılmış vesaire ne isterseniz onu söyleyin. Bu iddaları ortaya atıp kaçamazsınız. Deliliniz yok ise yok diyin. Aksi halde, ruz-i mahşerde iki elim yakanızda olacaktır.

Kaynak : Esra Alus – Hürriyet.com.tr

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE