Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Maçtan sonra her tarafı yakıp yıkmak, bütün polis araçlarını, her şeyi devirmek, bu nedir ya? Bunu biz terörde görüyoruz. Ama bu tribünlere terörü hakim kılmak isteyen zihniyeti de lanetliyorum” dedi.
Başbakan Erdoğan, Hüseyin Avni Aker Stadyumu’nda düzenlenen AK Parti 11. Geleneksel Gençlik Şöleni’ne katılarak, bir konuşma yaptı.
Fenerbahçe ve Galatasaray futbol takımları arasında dün akşam yapılan maça değinen Erdoğan, maçın ardından Şükrü Saraçoğlu Stadı ve çevresinde meydana gelen olaylara tepki göstererek, şunları söyledi:
“Ben bugün böyle bir şeyi söylemek istemezdim, ama söylemek zorundayım. Spor denince ağırlıklı Türkiye’de futbol akla geliyor. Ve maalesef dün akşam, işte bir final maçında Galatasaray-Fenerbahçe arasındaki müsabakada ortaya konulan tablo bir Başbakan olarak şahsen beni üzmüştür. Ortada bir netice var ve futbolun üç neticesi var. Galibiyet, beraberlik ve mağlubiyet… Bu üç neticeye de katlanmak durumundasın. Eğer bu üç neticeye katlanamıyorsan bu işi yapma. Fair Play denilen olay budur.
Çok daha ilginci, bayanlar tribünlere çekildi ki tribünler bu noktada ahlaki bir standarda kavuşsun, ulaşsın diye. Ama baktık ki sadece bayanların ve çocukların oldukları maçlarda bile aman Yarabbim küfür gırla gidiyor. Böyle bir spor anlayışı veya böyle bir futbol seyircisi olur mu? Erkekleri kadınlar ıslah edecek diye beklerken baktık ki aman Yarabbi hanımlarda da felaket bir tablo…
Dün akşamki olaya baktım, dün akşam Galatasaray berabere kalmak suretiyle şampiyon oldu. Tebrik edeceksin, kutlayacaksın, alkışlayacaksın. Ben bir Fenerbahçe taraftarı olabilirim, ama ben tebrik ettim, tebrik ediyorum, kutluyorum. Ve bunu yaymamız lazım. Maçtan sonra her tarafı yakıp yıkmak, bütün polis araçlarını, her şeyi devirmek, bu nedir ya? Bunu biz terörde görüyoruz. Ama bu tribünlere terörü hakim kılmak isteyen zihniyeti de lanetliyorum. Burada geleceğiz, adeta eğleneceğiz, dinleneceğiz. Bunu yapmamız lazım. Bu noktada üzgünüm. Ve bu anlayışı telin ediyorum ve Galatasaray’ı da tebrik ediyorum, kutluyorum.”
CHP’yi çok sert eleştirdi
CHP’yi sert sözlerle eleştiren Erdoğan, şunları söyledi: “Milli iradeye o kadar saygısızlar ki millete ‘bidon kafalı’ demekten kaçınmıyorlar. Mustafa Kemal’e o kadar yabancılar ki ‘göbeğini kaşıyan adamlar’ diyerek milli egemenliği, milleti tahkir ediyorlar. Bunlar Atatürkçülük maskesinin arkasına sığınıp millete ‘aptal’ diyerek, ‘beyinsiz’ diyerek milletin seçimini, tercihini aşağılayarak en başta Gazi Mustafa Kemal’e, Onun ideallerine zarar veriyorlar. İşte CHP’yi görüyorsunuz. İşte CHP’nin tarih boyunca değişmeyen milli irade düşmanlığını görüyorsunuz. Bu CHP, 27 Mayıs askeri darbesine alkış tutmuştur.
Bu CHP, merhum Adnan Menderes ve arkadaşlarının asılmasına bıyık altından gülümseyerek seyirci kalmıştır. Bu CHP, 28 Şubat postmodern darbesini alkışlamıştır. Bu CHP, ‘ordu göreve’ diyenlerle yan yana, omuz omuza iş tutmuştur. Bu CHP, 27 Nisan bildirisi karşısında ‘altına imzamızı atarız’ diyecek kadar milletten, milli iradeden uzaklaşmıştır. Şimdi ne oldu biliyor musunuz? Tahrik edemedikleri orduyu, tahkir etmeye başladılar. Kendi yandaş yazarları, kendi yarım porsiyon aydınlarıyla harekete geçiremedikleri orduyu şimdi karalamaya, kötülemeye, hakaret etmeye başladılar.”
“Genelkurmay açıkmlaması karşısında kağıttan kaplan”
Demokrasiyi güçlendirmek, demokratik işleyişi hızlandırmak, demokrasiyi, özgürlükleri daha ileri standartlara ulaştırmak için kararlı mücadele verdiklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: “Genelkurmay Başkanlığımız, önceki hafta bir basın açıklaması yaptı. Kendileriyle ilgili bazı iddialara, hakaretlere cevap verdi. Her kurum, kendisiyle ilgili iddialara, ithamlara, hakaretlere, asılsız söylentilere cevap verme hakkına sahiptir. Kendi alanıyla ilgili, kendisiyle ilgili olduğu sürece her kurum kendisini, imajını, çalışanlarını elbette savunacaktır.
Bunda yadırganacak hiçbir şey yok. Bir kendini bilmez çıkacak, bu ülkenin şerefli askerlerine ağza alınmayacak hakaretler edecek ve o kurum da susacak. Kusura bakmasınlar, ama çok enteresan bir şey oldu. Bütün tarihi boyunca yasamaya, yargıya, yürütmeye müdahale edilirken susan, çıtını çıkarmayan, adeta kedi gibi pısan CHP, Genelkurmay’ın bu açıklaması karşısında kağıttan bir kaplana dönüştü.
Siz kaplandınız da 28 Şubat’ta neredeydiniz, siz kaplandınız da 27 Nisan bildirisinin yayımlandığı gün neredeydiniz? Bugüne kadar Genelkurmay açıklamalarına sesiniz çıkmıyordu. Bugün size ne oldu? Bu ne biliyor musunuz? Tahrik edemediler, tahkir ediyorlar. Umutlarını kestiler aşağılamaya başladılar. Demokrasiyi hazmedemediler, yadırgadılar. İşi çirkinliğe, çirkefliğe vurdular. Bunlar tarihleri boyunca milletin yanında değil, milletin karşısında durdular. İşte bugün de milletin yanında değil, millete hakaret edenlerin, şerefli Türk askerine hakaret edenlerin yanında duruyorlar. Sanmayın ki değiştiler. Bunlar aynı yerdeler. Dün milletin karşısındaydılar, milli iradenin karşısındaydılar, bugün de aynı yerde milletin karşısında milleti aşağılayanların yanındalar.”
“Kılıçdaroğlu’nun da hizmetkarıyız”
Başbakan Erdoğan, Rize-Erzurum karayolunun İkizdere-İspir bölümünde Ovit Dağı’nda yapılacak Ovit Tüneli’nin temel atma töreninde yaptığı konuşmada, projeyi yakın markajda takip edeceklerini belirterek, “Çünkü biz söz verdiğimizde günü geldiğinde hemen açılışını yapmamız lazım” diye konuştu.
Tünel inşaatını üstlenen firmanın yetkililerini yanına çağırarak konuşan Erdoğan, 3,5 yıllık sürenin uzun olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Bizim kitabımızda 20 sene yok. Biz 20 yıl önce temeli atılanların hepsini 9,5 yıl içinde bitirdik. Zamları temizledik, hala temizliyoruz.
İstanbul’a üçüncü köprüye başlıyoruz. Ne dediler, boğaz köprüsü, boğaz köprüsünün hep karşısına dikildiler. Marmaray, hep laf ettiler. Yahu Marmaray cennet mekan, ta Sultan Abdulaziz’den beri konuşulan bir şey. Projelerini gördük Sultan Abdülaziz’in ama hep lafını yaptılar. Biz icraatını yaptık.
Eğer Anıtlar Kurulu, Tabiat Varlıkları Kurulu buralara takılmamış olsaydık en az 3 yıl önce Marmaray’ı açmış olacaktık. Hep buralarda önümüzü kestiler. Neyse artık iş sonuna geliyor önümüzdeki yıl Marmaray’ı açıyoruz ve Londra’yı Pekin’e bağlıyoruz. Raylı sistem bu, denizin dibinden gideceğuz ha. 62 metre denizin dibinden ve denizin dibine gömülmüş tüneller, buralardan gideceğiz. O oradan geçmeyecek zaten, öyle demiş ama ben diyorum ki ‘geç, biz senin için de yaptık onu’ geçsun. Biz 75 milyonun hizmetkarıyız, biz efendi değiliz, biz hizmetkar olmaya geldik bu millete. Biz Kılıçdaroğlu’nun da hizmetkarıyız. Bizim insanlık anlayışımız bu, onun şöyle, böyle demesi bizi ilgilendirmez.”












Bu konu hakkındaki yorumunuz