Kılıçdaroğlu’ndan TSK’ya sert çıkış!

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ”darbe hukukunu değiştirmeye yanaşmayanlar darbenin ortaklarıdır” dedi. Kılıçdaroğlu, TSK’nın yayınladığı bildiri için ise ”Burası Patagonya değil” yorumunu yaptı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, darbe hukukunu değiştirmeye yanaşmayanların; darbenin ve o suçun ortakları olduğunu belirterek, “Darbe yasaları, namuslu topluma karşı yöneltilen silah gibidir. O silahı eskiden darbeciler elinde tutuyordu, şimdi o silahı AKP elinde tutuyor” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grubunda yaptığı konuşmada, 6 Mayıs sabahı, Karşıyaka Mezarlığı’na gittiğini, “üç fidanın” burada yattığını, mezarlarına üçer karanfil bıraktığını anlattı. Kılıçdaroğlu, “Onlar, tam bağımsız Türkiye için mücadele ediyorlardı, tıpkı bizim gibi. Onlar, emperyalizme karşıydı, tıpkı bizim gibi. İnançları uğruna yaşamlarını feda etmekten çekinmiyorlardı, tıpkı bizim gibi. Onlar özgürlükleri savunuyorlardı, tıpkı bizim gibi. Darağacına giderken bile düşüncelerinden ödün vermediler, dimdik, onurlu gittiler. Onları anmak, her CHP’linin boynunun borcudur” diye konuştu.

Türkiye ve dünyada önemli değişimler yaşandığına işaret eden Kılıçdaroğlu, hem dünya hem Türkiye’yi yakından gözlemleyeceklerini ifade etti.

Kılıçdaroğlu, “Türkiye’deki medyanın CHP ile uğraştığını, iktidar aleyhine yazı yazamadığını, o yürekte olanların da kapının önüne konulduğunu” söyledi.

Dünyada değişimin, dipten gelen dalganın bulunduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, değişim, dönüşüm talebine açık olan tek partinin CHP olduğunu savundu.

-“Yüreğinde insan sevgisi olan herkesi bu çatı altında bekliyoruz”-

Kemal Kılıçdaroğlu, artık sivil toplumla kaynaştıklarını, hiç kimseyi ötekileştirmediklerini belirterek, “Demokrasi, özgürlük, baskıya karşı direnmek mi istiyorsunuz, onurlu bir Türkiye mi, daha sağlıklı, tutarlı, kararlı, halkını

düşünen, çaba harcayan bir yönetim mi istiyorsunuz; çatı CHP. Kimse başka bir şey aramasın. CHP, artık bilinmelidir ki Türkiye’de değişim, dönüşümün adresidir. Umarım CHP, siyasette devrimin de adresi olacaktır” dedi.

Eşitlik, özgürlük, özgürce yaşamak, haber yapmak isteyenlerin çatısının CHP olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, sözlerini, “Bu çatı Mevlana’nın, Yunuslar’ın çatısıdır. Yüreğinde insan sevgisi olan herkesi bu çatı altına bekliyoruz. Baskıdan mı yıldın, sütten çocuğun mu zehirlendi; hesap mı sormak istiyorsun çatısı bellidir CHP. Hiçbir zalimin iktidarı, sürekli olmamıştır. Onun için zalime, ‘zulmün artsın’ derler. Bir an önce gitsin diye. CHP’lilerin dokularında, direnme ruhu vardır. Baskıya karşı direneceğiz” diye sürdürdü.

-“Erdoğan’a güvenmekten vazgeçin”-

Kılıçdaroğlu, geçen hafta pazar günü İstanbul’da bir taksi durağını ziyaret ettiğini anımsattı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, 30 Nisan 2011’de “Korsan taksi konusunun takipçisiyiz” dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “AKP, taksici esnafının sorunlarını çözmek üzere bir kanun teklifi getirdi mi, tasarı geldi mi?” diye sordu.

Taksicilere, “Erdoğan’a güvenmekten vazgeçin. İnandırıcılığı olmayan bir politikacıya güvenmekten, size yalan söyleyen bir politikacıya güvenmekten vazgeçin” diye seslenen Kılıçdaroğlu, “Korsan taksi uygulaması, öteden beri var. AKP zaten biliyor ama önlem almıyor. Belediye başkanı sizde, vali, emniyet müdürü emrinde. Yasal düzenlemeyi hep beraber çıkaralım. Hayır yapamaz. Yolsuzluktan beslenen bir parti vatandaşın sorunuyla ilgilenemez. Artık bu

gerçeği kamyon şoförü, esnaf, çiftçi, taksici, imam da öğretmenler de bilsin. Yolsuzluktan beslenen bir siyasal parti, ülkenin sorunlarına çözüm üretemez, kendisi sorundur zaten. Getirin CHP’yi iktidara, bakın korsan taksi İstanbul’da olur mu olmaz mı? Bitireceğim onu” görüşünü dile getirdi.

-“Darbe edebiyatı yapıyorsun”-

Türkiye’nin temel sorunlardan birinin siyasi ahlak olduğunu söylediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, verilen sözün arkasında durulmuyor, sadece söylem olarak yapıp, sonra çark ediliyorsa orada siyasi ahlakın bulunmadığını anlattı.

Kılıçdaroğlu, “darbe temizliği için” bir demokrasi paketi hazırladıklarını dile getirerek, “Siz darbelere karşı mısınız?” sorusuna, “Karşıyız” yanıtını aldığını söyledi. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “O zaman gelin darbelerin getirdiği yasaları, demokratik anlayışla, evrensel hukukun öngördüğü anlayışla beraber değiştirelim. Darbe hukukunu niye temizlemiyorsunuz? Totaliter darbenin getirdiği hukuk kirliliğini ortadan kaldırmak bizim, milletvekillerinin, siyasi partilerin görevi değil mi? Darbe hukukunu kaldırmıyorsun, arkasına saklanıyorsun, sonra darbe edebiyatı yapıyorsun. Yemezler senin darbe edebiyatını. Çık adam gibi, ‘Kılıçdaroğlu seni destekliyorum, hepsini değiştireceğim’ de.

Anayasayı değiştiriyoruz, güzel; peki darbe hukukunu? Yanaşmıyorlar. Darbe hukukunu değiştirmeye yanaşmayanlar darbenin, o suçun ortaklarıdır. Gelin değiştirelim, gücümüz, yetkimiz, parlamentonun iradesi de var. Ama yanaşmıyorlar, değiştirmiyorlar. Darbe yasaları, namuslu topluma karşı yöneltilen silah gibidir. Darbe yasaları, baskı rejimini getirir. O silahı eskiden darbeciler elinde tutuyordu, şimdi o silahı AKP elinde tutuyor. Bir insanın, darbe hukukuyla sorunu yoksa, o insanın demokrasiyle sorunu vardır dedim. Bunların darbe hukukuyla sorunu yok, o zaman demokrasiyle sorunları var.”

Kılıçdaroğlu, geçmişte darbe yaşayan İtalya, Yunanistan, Portekiz, Şili’nin, geriye dönüp, darbe hukukuyla yüzleştiklerini, tamamını değiştirdiklerini söyledi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Sözde darbelerden şikayet ediyoruz ama darbe hukukun arkasına saklanan bir iktidar var. İyiniyetli değil bunlar. Çünkü, zulmü, baskıyı iktidarlarının güvencesi olarak görüyorlar. 1 Mayıs önemli bir tarihtir. Her 1 Mayıs, sivil darbecilerin korkulu rüyası olacaktır. Totaliter rejimin akademik çocuğu var YÖK, kaldıralım. Niyetleri yok. Siyasi Partiler, Seçim Kanunları’nı değiştirelim, niyetleri var mı; yok. Yargıyı bağımsız kılalım, niyetleri yok. Çünkü, darbe hukukundan besleniyorlar, baskıları da oradan geliyor. Gazetecileri hapiste. 6 diyorlardı. Neyse biri 92 gazeteci hapiste diye açıklama yapmış. Bir ülkenin, eğer demokrasi olarak adlandırılacaksa bu durum, 92 gazetecinin hapiste olması, o ülkenin demokrasisinin yüz karasıdır.”

Kaynak : CNN TÜRK

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE