O CHP’nin en genç milletvekilerinden biri. Ancak tecrübesiyle birikimiyle 40 yıllık CHP’lileri aratmıyor.
Önce gençlik kolları başkanlığı, ardından delegelik ve ilçe başkanlığı ve şimdi de TBMM’de…
“Söz muhalefette” dosyamızın bu haftaki konuğu Tekirdağ CHP Milletvekili Emre Köprülü oldu.
İşte Köprülü’nün genel siyasete dair söyledikleri ;
– Son kurultayın ardından CHP’nin önü açıldı mı?
Örgüt içinde gençlikte çalıştım, gençlik kolları başkanlığı yaptım, kurultay delegeliği yaptım. İlçe başkanlığı yaptım. Ben tüzük kurultayının öncesinde de CHP’de bir sorun olduğuna inanmıyordum. Sorun olmadığı için bir sorunun da çözüldüğüne inanmıyorum. Çünkü sorun yoktu CHP’de. Cumhuriyet Halk partisi; düşüncelerin, anlayışların, fikirlerin tartışıldığı bir partidir. CHP’de insanlar özgürce partileriyle ilgili, Türkiye’yle ilgili görüşlerini ifade edebilirler.
Kendileri demokratik olmayan insanlar, bu düşünceleri çok seslilik olarak görürler. Bakın “CHP’de sıkntı var, kavga var” derler. Biz çoğunluktan yanayız. Bizim bakış açımızda özgürlük var. İnsanlar düşüncelerini özgürce ifade edbilirler.
KURULTAY’DA ÇOK ÖNEMLİ ADIMLAR ATILDI!
Tabanın sesini yansıtacak olan ön seçim ve çarşaf listenin tüzüğe girdiği için çok mutluyum. Kurultay’da çok önemli adımlar atıldı. CHP bir çınardır. Bu çınarın içinde bizden önce görev yapmış örgüt içinde çalışmış abilerimiz ablalarımız vardır. Onlar bizim tarihimizdir. Onların diktiği ağacın büyüdüğü noktadayız. Eskisi de bizimdir, CHP’nini geleceği de biziz. Dolaysıyla ben örgütün içinden gelen bir birey olarak şu şöyleydi bu böyleydi tartışmalarına girmek istemiyorum.
Son seçim anketinde CHP %27 gözüküyor nasıl yorumluyorsunuz bu oranı?
Ben anketleri önemserim. Siparişle hazırlanmadıysa, toplumun nabzını tutma noktasında size bir yön verirler. CHP’yi 1. parti olmadığı her durumda başarısız sayarım. Türkiye’nin CHP’ye ihtiyacı var. İşte bu yüzden daha katılımcı daha demokrat bir yapıya doğru yürümeliyiz. Biz bunu önce kendi partimizde gerçekleştirmeliyiz.
Egemen Bağış’a yumurta atan öğrencilere 5 yıl hapis isteniyor. Siz de bir hukukçusunuz bu talebi değerlendirir misiniz?
Yumurta atmayı silahla yaralama olarak mı değerlendiriyorlar. Yumurta silah mı sayılıyor. Bir ülkenin yönetilebilmesi için erkler ayrılığı çok önemlidir. Yasama organıyla yürütme organı birbirinden bağımsız olmak durumundadır.
Malesef özellikle referandumdan sonra ortaya çıkan tabloda bu erkler ayrığı ilkesi belli atamalarla ihlal edilmiş ve bugün gelinen noktada yargı sisitemi ciddi anlamda sorgulanacak noktaya gelmiştir.
YUMURTA SERT BİR ELEŞTİRİDİR
Bu yumurta olayında da eleştirileri siyasetçiler normal vatandaşlardan biraz daha hoşgörüyle karşılamalıdır. Çünkü siyasetçi toplumda beli bir desteği olduğu kadar belli bir kesimin de eleştirdiği sevmediğ kişidir. Bu eleştiriler sadece klasik laf atma şeklinde olmayabilir bazen de yaratıcı şekilde olabilir. Bugün yumurta atmak karşındakini yaralamaya dönük bir hareket değildir. Yumurta bugün sertçe bir eleştiridir. Yaralama kastı olmadığını düşünüyorum. Yaralama kastı olsa taş atar ya da başka bir silah kullanır.
Ama bir iddianamede “siz hükümeti eleştirirseniz, bir bakana bir hükümet üyesine bunu yapmaya kalkışırsanız karşılığı da bu olur” denilerek bir caydırıcılık ortaya konuluyorsa başka. Yargının görevi yasama organının üyelerini koruyup kollamak değildir. Yargının görevi toplumsal huzuru sağlama noktasında adaleti eşit olarak dağıtmaktır.
Siz aynı zamanda çevre komisyonu üyesisisniz. HES’lerle mücadele hangi noktada?
HES’ler bizim dikkatlice incelediğimiz bir konu. Gidip köylülerle konuşuyoruz. Türkiyenin bir enerji ihtiyacı olduğu doğrudur. Ancak yapılan HES’ler doğa katliamına karşılık Türkiye’nin çok küçük bir ihtiyacını karşılayacaktır. Bütün HES’ler enerji ihtiyacımızın %1-2 gibi bir bölümünü karşılayacaktır. Tortum’a gittim. o insanların tek geçim kaynakları tarım. Arazilerini suladıkları dereye arka arkaya 3 HES yapılmış. O insanların artık arazilerini sulama imkanları yok. O insanlar bizi dinleyin diyorlar ama bunun kararı yukardan alınmış. İnsanlar tepkilerini getirmek için toplanıp eylem yapıyor.Ama 17 yaşındaki Leyla o kadar güçlüymüş ki nerdeyse bütün jandarnmaya oradaki bütün görevlilere meydan okumuş.
LEYLA ÜZERİNDEN GÖZDAĞI VERİLİYOR
Leyla hakkında 9 yıla kadar hapis cezası isteniyor. İşin aslı orada HES mücadelesi veren herkese Leyla üzerinden gözdağı verilmek isteniyor. Leyla bir idol haline geldiği için Leyla’ya ceza vererk HES mücadelsi veren herkese bir gözdağı verilmek isteniyor. Ayağınızı denk alın denilmek isteniyor.
Tekirdağ’a gittiğinizde ençok size hangi taleple geliyorlar? Tekirdağlı ne istiyor?
Tekirdağ’ın dertleriyle Türkiye’nin dertleri aynı. Tekirdağ’ın en büyük sıkıntısı iş ve ekmek sıkıntısıdır. Sanayi bölgesi olmasına rağmen genç nüfusta ciddi şekilde birişsizlik var. Tekirdağ’a gittiğimizde önümü kesen vatandaş, kendisine kızına, çoluğuna çocuğuna iş istiyor. Bugün Türkiye’nin de en büyük sıkıntısı da işsizliktir.
HÜKÜMET BİR KONUDA ÇOK BAŞARILI
Ülkemiz her geçen gün fakirleşiyor. Halk her geçen gün ğır vergiler altında eziliyor. Hükümet bir konuda başarılı. Hangi konuda derseniz rakamlarla oynama konusunda çok başarılılar. Onlar biliyorsunuz insanları bir gecede 3 bin dolar birden zenginleştiriler. Bir kalemde cari açığı azaltabilirler ama insanların rakamları başka Bir baba evine geldiğinde bir kap yemeğin eksildiğini hissediyorsa ya da çocuğunu okula gönderirken cebine harçlık koyamıyorsa gerçek rakamlar bunlardır.
Ya dış politika?
Ben Türkiye’nin dış politikadaki gidişini iyi görmüyorum. Türkiye bugüne kadar Yurtta sulh cihanda sulh diyerek dış politika yürütmüştür. Emperyalizmle mücadele ederek kurulmuştur. Biz dünyada da barıştan yana olmalıyız. Dünyada barıştan yana olursak klendiülkemiz de de barışı sağlamış oluruz.
Hükümet sıfır sorun dedi, geldiğimiz noktada sorunlu olmadığımız komşu kalmadı. Kendi ülkemizin mutluluğu içinse sonuna kadar gidelim ama biz başkalarının maşası olacaksak bu Türkiye’nin yapacağı birşey değildir. Tayyip Erdoğan’ın geçen senelerdeki ” kardeşim Esad’ söyleminde bulunduğu şartlart ile bugünkü şartlar arasında bir fark yoktur. Değişen sadece ABD’nin Suriye planlarıdır. Türkiye’de ona göre söylem değiştirmiştir. Kardeşim Esad oldu şimdi “Düşmanım Esad’!












Bu konu hakkındaki yorumunuz