Eğitimde “4+4+4” düzenlemesi yaşanan büyük bir kavgayla kabul edildi. Salona 100 kişiyle gelen AK Parti milletvekilleri ile CHP ve MHP’li vekiller arasında yumruklaşma meydana geldi. Sandalyeler parçalandı, vekiller birbirlerine su şişeleri fırlattı, ezilme tehlikesi geçirenler oldu.
ANKARA – Eğitimde tartışmalara neden olan “4+4+4” sisteminin görüşüldüğü TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda büyük bir kavga yaşandı.
AK Parti’li 100-150 milletvekili bu sabah kahvaltıda bir araya geldi. Yapılan görüşmelerin ardından yaklaşık 100 milletvekili, saat 15.00’teki görüşme öncesinde hep birlikte salona gitti.
AK Parti vekiller komisyon toplantısı başlamadan tüm sandalyelere oturdu. Muhalefet milletvekillerine yer kalmadı.
Muhalefet partisi milletvekillerinin komisyon salonuna gelmesi üzerine AK Parti’li yaklaşık 20 milletvekili, kürsü önünde barikat kurdu. AK Partililer, CHP’li milletvekillerinin kürsüye yaklaşmasını engellemek için çaba sarfetti.
CHP’li milletvekilleri, komisyona üye olan 9 AK Parti’li dışındaki milletvekillerinin oturmasına kendilerine yer kalmadığı gerekçesiyle karşı çıktı.
AK Parti’li milletvekilleri, CHP’lileri salon dışına çıkarmaya çalıştı. Bu sırada aralarında CHP’li Nur Serter’in de bulunduğu bazı kadın milletvekilleri ezilme tehlikesi geçirdi.
Bu arada, itişmeler sırasında bir sandalyenin kırıldığı görüldü.
JET HIZIYLA KABUL EDİLDİ
Tartışma sırasında gürültüden hiçbir ses duyulmazken, Komisyon Başkanı Nabi Avcı maddeleri hızlı hızlı okudu. Söz alınmadan maddeler art arda onaylandı.
Günlerdir tartışmalar arasında 6 madde geçerken, kalan 20’den fazla madde 30 dakikada jet hızıyla kabul edildi.
BAZI VEKİLLER YARALANDI
Bu duruma tepki gösteren CHP’li milletvekilleri “Kahrolsun faşizm” diye sloganlar attı.
AK Parti milletvekilleri ile CHP ve MHP milletvekilleri arasında yumruklaşma yaşandı. Bazı milletvekilleri, kürsüye elinde bulunan su şişelerini fırlattı.
Kendilerine söz verilmeyen CHP’liler salonu terk etti.
Arbede sırasında bazı CHP milletvekilinin yaralandığı öğrenildi. Olaylar sırasında görevlerini yapmaya çalışan basın mensupları da arbededen nasibini aldı. Yaralanan bir kameraman hastaneye kaldırıldı.
AK PARTİ’LİLERDEN KUTLAMA
Komisyonda yaşanan bu kavga arasında “4+4+4” düzenlemesinin tüm maddelerinin geçtiği açıklandı.
Muhalefetin salonu terketmeye başlamasının ardından AK Parti’li milletvekilleri birbirlerini kutladı.
İNCE: İKİNCİ RAUNDDA GÖRÜŞECEĞİZ
Yaşanan olayların ardından CHP Grup Başkanvekilileri Muharrem İnce, Akif Hamzaçebi ve Emine Ülker Tarhan ile diğer milletvekilleri ortak basın toplantısı düzenledi.
”Yere düşmüş arkadaşımıza tekme atan bir ş….siz vardı” ifadesini kullanan Muharrem İnce, ”Hangi mahkeme ne yapıyorsa yapsın. İnsanlıktan nasibini almamış mahluklar” diye konuştu.
İnce, şöyle devam etti: ”AKP’liler, ‘bizim çoğunluğumuz var, sizi konuşturmayız, gerekirse döveriz’ diyorlar anlayacağınız. Milletvekili dövüyorlar, gazeteci dövüyorlar. Burada bizim can güvenliğimiz de kalmadı. Yüreği olan herkese sesleniyorum; CHP burada. Bunlara ezilmeyeceğiz, pes etmeyeceğiz. Parlamenter demokrasi fiilen sone ermiştir. Bu iş bitti.
Daha Genel Kurul görüşmeleri var. İkinci raundda görüşeceğiz. Bu şerefsizlik ve faşizm. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir parlamento yok.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de ”Bugün çoğunluğun zorbalığının TBMM ve Türk milletinin tarihine geçirildiği gündür. Bugüne kadar ben AKP’nin eğilimini ‘otoriter eğilim, otoriter rejim’ olarak tanımlıyordum ama otoriter rejim AKP’yi tanımlamakta artık yetersiz kalmıştır, onun da ötesine geçmiştir. CHP bu teklifin peşini bırakmayacaktır” dedi.
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan ise “Başbakan parmağını parlamentonun gözüne sokmuştur” diye konuştu.
CHP milletvekilleri daha sonra, ”kahrolsun faşizm” şeklinde slogan attı.
KILIÇDAROĞLU: KARA BİR LEKE
İstanbul’da konuyla ilgili soruları yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da şöyle konuştu: “Demokrasi tarihi açısından kara bir lekedir. Eşkiyanın parlamentoda olduğunu hatırlattılar. Muhalefetin konuşturulmaması, baskıya uğraması ayıptır. Bütün kavga çocukların geleceği içindir. Tanklarıyla, toplarıyla gelseler yine de konuşacağız.”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ise uzlaşma komisyonundan çekilmelerinin sözkonusu olmadığını ifade etti.
MHP: KABUL ETMEYECEĞİZ
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, yaşananlara ilişkin “TBMM’nin şahsiyetine, Türk demokrasisine ve Türk milletine hakaret edilmiştir. Bunun sorumlusu ve müsebbibi AKP iktidarı, başta Başbakan Erdoğan ve AKP yöneticilerdir” dedi.
Türk milletinin geleceğini şekillendiren bir düzenlemenin Komisyon görüşmelerinin yarım saat içinde tamamlandığını anlatan Şandır, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Başbakan’ın talimatıyla AKP milletvekilleri bir fiili durum yaratmış; bizlerin komisyon başkanına ulaşmamızı engellemişlerdir, komisyon üyesi arkadaşlarımızın söz taleplerine yanıt vermemişlerdir. Bugün kabul edilen teklif gayrimeşrudur. İçtüzüğün amir hükümlerine göre görüşülmemiştir, Teklifin Genel Kurula indirilmesi gayrimeşru olacaktır. Bu konuda sorumluluk Sayın Cemil Çiçek’e aittir, TBMM’de milletin iradesi çiğnenmiştir. Bu despotizmdir, tek adam yönetiminin dayatmasıdır. MHP olarak bunu asla kabul etmeyeceğiz. Bu sonucu kabul etmeyeceğiz, Komisyonunu bu kararını yok sayacak ve bu çirkinliği milletimize anlatacağız.”
MHP Ankara Milletvekili Zuhal Topcu da ”hiçbir demokrasi ve özgürlüğe sığmayan eylemle” teklifin komisyondan milletin iradesine hiçe sayarak geçirdiklerini savunarak, ”Bu zorba demokrasidir. Kendilerinin ileri demokrasi olarak bahsettiği kavram eyleme dönüştürdüklerinde zorba demokrasiye dönüşmüştür. Milletin sesini kısmışlardır. Buradan millete şikayet ediyoruz milletin artık yüreğini otaya koyması, şikayetini toplu olarak dile getirmeleri ve dayatma olarak ortaya konan böyle bir düzenlemenin kabul edilmesi mümkün değil. Biz de milleti göreve davet ediyoruz” diye konuştu.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri ise yaşanan kavgayı anlatarak, kaba kuvvet ve çoğunluk diktatoryasıyla karşılaştıklarını ifade ederek, ”Bugün kara gündür. Türkiye bugün çoğunluk hegemonyasının altına girmiş bulunmaktadır. Milletvekilleri kaba kuvvet kullanılarak susturulmuştur, yangından mal kaçırırcasına teklifi Komisyondan AKP emrivakisiyle geçirilmiştir. Siyasi muhalefeti Parlamentoda yaptıramazsanız sosyal muhalefete döner ve bu da bu iktidarın sonu olur” dedi.
[flv]http://ntvmsnbc-video.mncdn.net/FlvFiles/0000036819.flv[/flv]
4+4+4 ne getirecek?
Zorunlu eğitim 12 yıla çıkaran teklif komisyonda kabul edildi.
İSTANBUL – AK Parti Grup başkanvekilleri tarafından verilen, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran yasa teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edildi.
Kabul edilen teklife göre, okulların kademeleri, 4 yıl süreli ve zorunlu ilkokul ile 4 yıl süreli ve zorunlu ortaokuldan oluşan kurumlar olarak düzenleniyor.
Ortaöğretim kurumları, ilköğretim kurumlarından sonra 4 yıllık zorunlu öğrenim veren genel, mesleki ve teknik öğretim kurumları olarak tanımlanıyor.
Teklife göre, ilköğretim kurumlarının toplam eğitim süresi 8 yıl olacak. ”Bu okullarda kesintisiz eğitim yapılır” ifadesi , kanundan çıkarılıyor.
Bu kurumlar, ilköğretim birinci kademe ve ilköğretim ikinci kademe okullarından oluşacak. İlköğretim birinci ve ikinci kademe okulları bağımsız okullar halinde kurulabileceği gibi imkan ve şartlara göre birlikte de kurulabilecek.
İlköğretim 6-14 yaş grubundaki çocukların eğitimi ve öğretimini kapsayacak, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunlu ve Devlet okullarında parasız olacak.
Yasanın yayımı tarihinde ilköğretim kurumlarının 5, 6, 7 ve 8. sınıflarında eğitim görenler, eğitimlerini bu kurumlarda tamamlayacak.
Teklifle, 12 yıllık zorunlu eğitim uygulamasının başlangıç tarihi Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek. 12 yıllık zorunlu eğitim uygulamasına geçilinceye kadar ilköğretim ikinci kademesini tamamlayanlara ilköğretim diploması verilecek.
Mecburi ilköğretim çağı 6-14 yaş grubundaki çocukları kapsayacak. Bu çağ, çocuğun 6 yaşını bitirdiği yılın eylül ayı sonunda başlayıp, 14 yaşını bitirip 15 yaşına girdiği yılın öğretim yılı sonunda bitecek.
İlköğretim birinci kademesinin son ders yılında öğrencilere; ikinci kademede devam edebilecekleri, ikinci kademenin son ders yılında da ortaöğretimde devam edebilecekleri ”okul ve programların hangi mesleklerin yolunu açabileceği ve bu mesleklerin kendilerine sağlayacağı yaşam standardı” konusunda tanıtıcı bilgiler verilecek. Bununla ilgili gerekli çalışmalar yapılacak.
BAĞIMSIZ OKULLAR OLARAK KURULACAK
İlköğretim kurumlarının toplam eğitim süresi 8 yıl olacak. Yasadaki ”kesintisiz” ibaresi çıkarılıyor. İlköğretim kurumları, 4 yıl süreli ilköğretim birinci kademe okulları ile 4 yıl süreli ilköğretim ikinci kademe okullarından oluşur.
İkinci kademe ilköğretim okulları, ortaöğretim programlarıyla ilişkilendirilecek. Hangi programlar için ilköğretim ikinci kademe okullarının oluşturulacağı Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
İlköğretim kurumlarının ilköğretim birinci kademe ve ilköğretim ikinci kademe okullar olarak bağımsız okullar halinde kurulması esas olacak. Ancak imkan ve şartlara göre ilköğretim birinci ve ikinci kademe okulları birlikte de kurulabilecek.
Nüfusun az ve dağınık olduğu yerlerde, köyler gruplaştırılarak merkezi durumda olan köylerde ilköğretim birinci ve ikinci kademe okulları ve bunlara bağlı pansiyonlar, gruplaştırmanın mümkün olmadığı yerlerde yatılı ilköğretim bölge birinci ve ikinci kademe okulları kurulacak.
Ortaöğretim kurumları, ilköğretim kurumlarından sonra 4 yıllık zorunlu öğrenim veren genel, mesleki ve teknik öğretim kurumları olarak tanımlanıyor. Bu okulları bitirenlere ortaöğretim diploması verilecek.
Düzenlemede belirtilen ilköğretim birinci kademe sonrasında hangi programların açık öğretimle ilişkilendirileceği ve zorunlu eğitim kapsamına alınacağı Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek.
Yasadaki, ”ilköğretim okulu” ibaresi, ”ilköğretim birinci kademe” şeklinde değiştiriliyor.
Çırak olabilmek için ”14 yaşını doldurmuş, en az ilköğretim okulu mezunu olmak” şartı da değiştiriliyor. Çırak olabilmek için 11 yaşını doldurmak ve ilköğretim birinci kademeden mezun olmak şartı getiriliyor.
KATSAYI
Teklifle, üniversiteye girişteki katsayı uygulamasına ilişkin düzenleme de yapılıyor. Buna göre, Yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemleri, imkan ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, YÖK tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak.
Yükseköğretim kurumlarına, esasları YÖK tarafından belirlenen merkezi sınavlarla girilecek. Yerleştirme puanlarının hesaplanmasında adayların ortaöğretim başarıları dikkate alınacak.
Ortaöğretim bitirme başarı notları en küçüğü 100, en büyüğü 500 olmak üzere ortaöğretim başarı puanına dönüştürülecek. Ortaöğretim başarı puanının yüzde 12’si yerleştirme puanı hesaplanırken merkezi sınavdan alınan puana eklenecek.
Ortaöğretim kurumlarını birincilikle bitiren adaylar için mevcut kontenjanların yanı sıra YÖK kararı ile ayrı kontenjanlar belirlenebilecek.
Kişinin üniversitede, ortaöğretim kurumundan mezun olduğu meslek dalıyla aynı bölüme yerleşmesi halinde ortaöğretim puanına ek olarak, ortaöğretim puanının yüzde 6’sı yerleştirme puanına eklenecek.
Mesleki ve teknik orta öğretim kurumlarından mezun olan öğrenciler, bitirdikleri programın devamı niteliğinde veya bunlara en yakın olan mesleki ve teknik önlisans yükseköğretim programlarına sınavsız olarak yerleştirilebilecek.
Bu öğrencilerin yerleştirilmesine ilişkin usul ve esaslar Milli Eğitim Bakanlığının görüşü üzerine YÖK tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
Önlisans mezunları için, ilişkili lisans programlarında belirlenmiş kontenjanın yüzde 10’unu geçmeyecek şekilde YÖK kararı ile her yıl dikey geçiş kontenjanı ayrılabilecek.
Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurtdışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları YÖK tarafından belirlenecek.
Uluslararası andlaşmalar gereği Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında burslu olarak öğrenim görecek yabancı uyruklu öğrencilerin yerleştirme işlemleri YÖK tarafından yapılacak.
YÖK tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre, belli sanat ve spor dallarında üstün kabiliyetli olduğu tespit edilen öğrenciler ile TÜBİTAK tarafından tespit edilen uluslararası bilimsel yarışmalarda ödül kazanan öğrenciler, ilgili dallarda eğitim yapmak kaydıyla yükseköğretim kurumlarına yerleştirilebilecek.
FATİH PROJESİ
Teklifle, Rize Üniversitesinin adı ”Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi”, Kayseri Abdullah Gül üniversitesinin adı ise ”Abdullah Gül Üniversitesi” şeklinde değiştiriliyor.
Eğitimde Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi kapsamında, Milli Eğitim Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından 2015 yılı sonuna kadar yapılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işleri, Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi olmayacak.
Bu madde uyarınca yapılacak alımlara ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Kamu İhale Kurumunun görüşü alınarak Milli Eğitim Bakanlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanacak yönetmelikle düzenlenecek.
FATİH Projesi kapsamında MEB’e bağlı okullara internet erişim hizmetleri ve ağ altyapısının sağlanması için MEB ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca 2015 yılı sonuna kadar yapılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde üst yöneticinin onayıyla 15 yıla kadar gelecek yıllara yaygın yüklenmelere girişilebilecek.
YENİ MADDE EKLENDİ
Teklifte, üniversiteye girişte yeni katsayı uygulamasına yer veriliyor. FATİH projesi kapsamında, 2015 yılı sonuna kadar yapılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işleri, kamu ihale kanununa tabi olmayacak.
Teklife ihdas edilen yeni madde ile devlet üniversitelerinin faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla kurulan vakıflardan Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınanlara makbuz karşılığında yapılan bağışlar da devlet üniversitelerine ve ileri teknoloji enstitülerine yapılan bağışlarda olduğu gibi gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri tarafından beyannamelerde bildirdikleri gelirlerden ve kurum kazançlarından indirilecek.












Bu konu hakkındaki yorumunuz