Fidan savcının restine restle karşılık verip yine ifade vermeme kararı aldı. Hükümet de CMK 250’yi bay-pas için adım attı.
ANKARA- MİT Müsteşarı Hakan Fidan, eski Müsteşar Emre Taner ve eski Müsteşar Yardımcılarından Afet Güneş’in ifadeye gitmemesine Savcılık’tan ‘yakalama kararı’ ve ‘talimatla ifade’ resti geldi.
Daha önce Ergenekon, Balyoz ve Oda TV gibi davalardaki bir çok tartışmalı uygulama konusunda yargının yanında yer alan hükümet, bu kez MİT’ten yana tavır aldı. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de yine Fidan’a tam destek verdi. MİT yöneticilerinin Başbakanlığın izni olmadan kesinlikle ifade vermemesi yönünde ortak tavır belirlendi.
Jet karara jet tavır
Dün Ankara güne MİT personeline yönelik arama ve gözaltı haberleriyle uyandı. Adana’daki zanlılarından biri eski bir MİT görevlisi olan başka bir operasyon bile yargı-MİT savaşının parçası gibi algılandı. Adalet Bakanlığı’ndan bir Müsteşar Yardımcısı TBMM’de ifade ısrarını ortadan kaldıracak yasal düzenleme için çalışmaya başladığı saatlerde de emekli MİT yöneticileri Emre Taner ile Afet Güneş’in evlerinin arandığı haberi patladı. Aynı haberde savcıların Fidan’ın ifadesini de talimatla alacağı bilgisi vardı. Evlerin arandığı iddiası doğrulanamadı. Ancak polis İstanbul’daki MİT tesislerinin kapısını çaldı. Yargının ve birlikte çalıştığı polisin bu tavrı karşısında MİT ve hükümet de ortak tavrını belirledi. Önce Fidan’ın talimatla da ifade vermeyeceği, ardından Adalet Bakanlığı’nın yasal düzenlemeye son şeklini verdiği duyuldu. Sözkonusu düzenleme MİT çalışanlara CMK 250’ye karşı ‘Başbakan izni’ zırhı getiriyordu. Yasa metni jet hızıyla hazırlandı ve salı günü görüşülmesi için gerekli adımlar atıldı.
HSYK devreye girebilir
Bütün bu süreç içinde savcıların gözaltı ve ifade konusunda ısrarcı olması halinde çıkabilecek büyük kavga da hesaba katıldı. Geçmişte Başsavcı ve ilgili Başsavcıvekili’ni devre dışı bırakarak generaller hakkında Ankara’ya gözaltı kararı gönderen savcıların karşılaştığı sürecin bir benzerinin işletilebileceği de Ankara’da konuşulanlar arasında. Savcıların bütün tepkilere rağmen gerilimi arttıracak adımları sürdürmesi halinde, HSYK’nın ilgili dairesinin de toplanıp sürece müdahil olabileceği ifade ediliyor. Ankara’daki kaynaklar, MİT Müsteşarı Fidan hakkında internet üzerinden başlatılan kampanyanın, MİT’i ve hükümeti hedef alan büyük bir dezenformasyon kampanyasına dönüştüğüne dikkat çekerken, kurumlar arasındaki kavganın yatıştırılmasının ardından Erdoğan’ın da bu kampanyayı yürütenlere karşı çok sert tepki göstereceğini ifade ettiler.
MİT’e tebliğ
Polis, savcılığın yakalama kararını dün Yenimahalle’deki MİT Müsteşarlığı’na tebliğ etti. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ise eski MİT Müsteşarı Emre Taner ve Yardımcısı Afet Güneş’in evlerinde ve MİT lojmanlarında arama yapıldığı iddialarıyla ilgili “Evlerin aranması söz konusu değil” dedi.
MİT kanununa ‘özel görev’ ayarı
MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifade verilmeye çağrılması ile başlayan krize ‘yasal’ çözüm formülü netleşti. “Başkaları da yararlanır” endişesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) dokunmak istemeyen hükümet MİT Kanunu’nun 26. maddesini CMK 250. maddesini etkisiz kılacak şekilde değiştirme kararı aldı. Tek maddelik yasa değişikliğine göre, artık MİT Mensupları ve “Başbakan’ın özel görev verdiği isimlerin” özel yetkili savcılar tarafından soruşturması da Başbakan’ın iznine bağlandı. “Başbakan’ın özel görev verdiği” ifadesi, Fidan’ın Oslo görüşmeleri sırasında MİT personeli olmaması nedeniyle konulduğu öğrenildi. Teklifin Salı günü Adalet Komisyonu’nda ele alınıp hızla yasalaştırılması bekleniyor. Hükümet, ilk etapta CMK 250 ve 251. maddelerinde bir değişiklik düşünmüş, bu yönde de bir çalışma başlatmıştı. Ancak, CMK’da yapılacak olası bir değişikliğin ‘devam eden başka dava ve soruşturmaları’ etkiliyebileceği gerekçesiyle ‘şimdilik’ bundan vazgeçerek, MİT Kanunun 26. maddesinde düzenleme yapma kararı aldı.











Bu konu hakkındaki yorumunuz