KCK’ya yönelik yapılan operasyonda Milletvekili Leyla Zana’nın evinde arama yapılıp yapılmadığı konusu tartışma yarattı. Zana ve BDP’liler olayı doğrulayan açıklamalar yaparken savcı ise iddiayı yalanladı.
KCK’ya yönelik yapılan operasyonda Milletvekili Leyla Zana’nın evinde arama yapıldığı açıklamaları İstanbul Başsavcı Vekili Fikret Seçen yazılı bir açıklama yaptı. Seçen yaptığı açıklamada, soruşturma kapsamında Milletvekili Leyla Zana’nın Ankara’da bulunan evinde arama yapıldığına dair “gerçeğe aykırı” bilgilere yer verildiğini belirtti.
Seçen, açıklamasına şöyle devam etti: “Bu soruşturma kapsamında Milletvekili Leyla Zana’nın adreslerinde arama yapılmasına dair herhangi bir karar alınmadığı, arama yapılan adresin şüpheli şahıslardan C.Y.’ye ait olduğu, bu adresin adı geçen milletvekiliyle hiçbir ilgisinin bulunmadığı tespit edilmiş, bu husus resmi kayıtlar ve arama yapılan apartmandaki yöneticinin beyanlarıyla da teyit edilmiştir. Sonuç olarak bu yönde çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığı anlaşılmıştır.”
Açıklamada, soruşturma kapsamında 49 şüpheli şahıstan 33’ünün yakalanarak gözaltına alındığı ve bu çerçevede 17 ilde toplam 123 adreste arama yapıldığı ifade etti.
TBMM BAŞKANI ÇİÇEK: MİLLETVEKİLLERİNE KARŞI DAHA HASSAS OLUNMALI
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, “Yürütülen adli işlemlerin kamuoyunda tereddütlere yol açmayacak şekilde objektif kriterlere ve mevzuat hükümlerine göre gerçekleştirildiği konusunda şüpheye mahal bırakılmaması da adalete olan güven açısından önem taşımaktadır” dedi.
Çiçek, Diyarbakır bağımsız Milletvekili Leyla Zana’nın evinin aranmasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, yasama dokunulmazlığının amacının, “halkın iradesinin Meclise tam olarak yansıtılmasının temin edilmesi” olduğunu belirterek, bununla ilgili Anayasa ve yasalarda bir çok düzenleme yapıldığını ifade etti.
Çiçek, şunları söyledi:
“Milletvekilleriyle ilgili dinleme, arama, el koyma veya tutuklama gibi adli bir işlem yapılacaksa, Anayasa ve hukuk çerçevesinde azami özen gösterilmesi ve bu işlemlerin Adalet Bakanlığının yayımladığı genelgeler çerçevesinde kanunda belirtilen makamlar tarafından bizzat yapılması, dokunulmazlıktan beklenen amacın gerçekleşmesi açısından hassasiyet arz eder. Yürütülen adli işlemlerin kamuoyunda tereddütlere yol açmayacak şekilde objektif kriterlere ve mevzuat hükümlerine göre gerçekleştirildiği konusunda şüpheye mahal bırakılmaması da adalete olan güven açısından önem taşımaktadır.
Yapılan ve yapılacak olan soruşturma ve kovuşturmalar ile sair işlemlerde bu iki hususun da yeterince gözetilmesinde ülkemiz açısından sayısız yararlar vardır”












Bu konu hakkındaki yorumunuz