Hukukun yok sayıldığı 21 yıllık bir süreç: Özal, Anayasa Mahkemesi üyeliğine kimi seçmesi gerektiğini biliyordu
Haşim Kılıç, 1985’te Sayıştay üyeliğine getirilmiştir. Anayasa’nın o tarihte yürürlükte olan 146. maddesine göre Cumhurbaşkanı, Anayasa Mahkemesi’nin asıl üyelerinden birini, Sayıştay Genel Kurulu’nun kendi başkan ve üyeleri arasından, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile göstereceği 3 aday arasından seçiyordu.
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın, 2 Temmuz 1990 günlü ve 717 sayılı yazı ile Anayasa Mahkemesi’nde Sayıştay’a ayrılan üyeliğin boşaldığını bildirmesi üzerine, Sayıştay Genel Kurulu 3 adayı belirlemek üzere ilk kez 12 Temmuz 1990 tarihinde toplanmıştır. O tarihten itibaren 6 Kasım 1990 tarihine kadar 19 oturumda 136 oylama yapılmasına karşın Anayasa’da öngörülen çoğunluk sağlanamadığı için adaylar belirlenememiştir. Adaylık için oy verilenler arasında Haşim Kılıç da bulunmaktadır.
İmdada yetişen kanun
Tam bu sırada 3 Kasım 1990 tarihinde yürürlüğe giren 3677 sayılı kanun imdada yetişmiş; ilk 3 maddesi ile Sayıştay Başkanı ve üyelerinin niteliklerini, bunların seçiminde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu için Sayıştay Kanunu’nda öngörülen toplanma ve buna bağlı olarak karar yeter sayılarını değiştirmiştir. Eski düzenlemeye göre en az 27 üye ile toplanabilen ve 14 üye ile karar alabilen komisyon, 14 üye ile toplanıp 8 üye ile karar verebilen bir yapıya dönüştürülmüştür.
Böylece komisyon, muhalefet partilerine mensup üyelerinin katılmasına ihtiyaç kalmadan, sadece iktidar partisine mensup üyeleri ile toplanarak karar alabilecektir. Kanun, bununla yetinmemiş, geçici 1. maddesinde de 3162 sayılı kanunun geçici 3. maddesine özdeş bir düzenleme ile komisyona yeniden, doğrudan Sayıştay üyelerini seçme yetkisi tanımıştır.
3677 sayılı kanunla ilgili teklif, Anavatan Partisi Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Yusuf Bozkurt Özal tarafından verilmiş; komisyonda 177 tanesi öncelikle ve ivedilikle görüşülmesi gereken kanun hükmünde kararname olmak üzere toplam 323 konu var iken bu teklif ilk sıraya alınmıştır (Tutanak Dergisi, 1990 cilt 50, S. sayısı 451).
Adaylar için özel toplantı
Komisyona muhalefet partilerinden katılan 9 üye teklif için olumsuz oy kullanmışlardır. Bu üyelerin muhalefet şerhlerinde ve TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerde, komisyonun toplantı ve karar yeter sayılarının değiştirilmesi ve Sayıştay Kanunu’nun 19. maddesi gereğince Sayıştay Genel Kurulu’nun görüşünün alınmaması eleştirilmiştir. Teklifin amacının Sayıştay’ı iktidar partisinin kontrolüne vermek ve boş bulunan Anayasa Mahkemesi üyeliği için iktidar yanlısı ve Cumhurbaşkanı’na “Hayır” diyemeyecek adaylar seçmek olduğu ifade edilmiştir. Ana muhalefet partisi, Anayasa Mahkemesi’nde dava açacağını da beyan etmiştir.
Teklifin kanunlaşmasından sonra Plan ve Bütçe Komisyonu, Sayıştay’da boş bulunan kadrolara, aralarında eski Sayıştay Başkanı Mehmet Damar’ın da bulunduğu 9 üye seçmiştir. Muhalif kalan üyeler, karşı oy yazılarında, adayların sicil dosyalarının komisyon üyelerinin incelemesine sunulmadığını ve komisyonun ANAP’lı üyelerinin resmi toplantı öncesinde özel bir toplantı yaparak adayları belirlediklerini ifade etmişlerdir. Muhalif üyeler, 3677 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geçici 1. maddesi gereğince 15 gün içinde Sayıştay Genel Kurulu’nun toplantıya çağrılması gerekirken bunun yapılmadığını belirtmişlerdir. Ana muhalefet partisi tarafından seçime esas olan bu kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi’nde dava açılacağı kamuya açıklanmasına karşın karar beklenmeden bu seçimlerin yapılmasının demokratik bir tavır olmadığı vurgulanmıştır.
Sonuçlar aynı gün bildirildi
Geçici maddede öngörülmemiş olmasına karşın komisyon kararı, TBMM Genel Kurulu’na sunulmuştur. SHP Grubu, komisyon raporuna karşı olduklarını, oylamaya katılmayacaklarını ifade ederek genel kurul salonunu terk etmiş ve bundan sonra yapılan oylamada komisyonun yaptığı seçim onaylanmıştır (Komisyon K. 21.11.1990/140; TBMM Genel Kurulu K. 22.11.1990/121; Tutanak Dergisi, 1990, cilt 51, S. sayısı 492).
Plan ve Bütçe Komisyonu’nun seçim kararı 23.11.1990 günlü Resmi Gazete’de yayımlanmış; Sayıştay Genel Kurulu da yeni seçilen 9 üyenin de katılımı ile Anayasa Mahkemesi asıl üyeliği için 3 adayı belirlemek üzere aynı gün saat 10.00’da toplanmıştır. Bu tarihte yapılan 20. oturum/137. oylamada Haşim Kılıç, 31 oyla Anayasa Mahkemesi asıl üyeliğine aday olarak seçilmiştir.
19. oturum/136. oylamada ancak 18 oy almış olan Haşim Kılıç’ın yeni seçilen 9 üyenin tamamı tarafından desteklendiği anlaşılmaktadır. Diğer 2 adayın da belirlenmesinden sonra sonuçlar, aynı gün (23 Kasım 1990) Cumhurbaşkanlığı’na bildirilmiştir.
‘Uydu anteni kullandığı için onu seçtim’
Cumhurbaşkanı, bir gün sonra 24 Kasım 1990 günlü 90/15 sayılı kararla Haşim Kılıç’ı Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçmiştir (R.G. 26.11.1990/20707).
Cumhurbaşkanı’nın, Haşim Kılıç’ı seçme nedeni oldukça ilginçtir: Mülkiyeliler Birliği İstanbul Şubesi ve İstanbul Mülkiyeliler Vakfı, 29 Kasım 1990 tarihinde İstanbul’da “Yönetimin Yeniden Yapılanması ve Demokratik Katılım” konulu bir sempozyum düzenlemiş; Cumhurbaşkanı Turgut Özal da konuşmacı olarak bu sempozyuma katılmıştır. Orada yaptığı konuşmada; televizyon seyretmeyen birini Anayasa Mahkemesi üyeliğine atadığına ilişkin haberlerle ilgili olarak bir açıklama yapmış, “Bu haberler doğru değil. Çünkü önümüze 3 isim geldi. Bu arkadaşla ilgili de bir not vardı. Ben de konuyu 2 kişiye incelettim. Bu arkadaşın evine gittiklerinde uydu anteni seyrettiğini gördüler. Belki onu seçmeyecektim ama bu dedikodu üzerine onu seçtim” demiştir (Sabah Gazetesi, 30.11.1990, sh. 17; Milliyet Gazetesi 30.11.1990, sh 5).
Böyle bir zaman olmadı
Özal’ın, Sayıştay Genel Kurulu’nca seçilen 3 adayla ayrı ayrı mülakat yaptığı, 3’ünü de ehil bulduğu yine kendi beyanından anlaşılmaktadır (Cumhuriyet Gazetesi 30.11.1990, sh: 12). Cumhurbaşkanı söylediğine göre, bu sözlere inanmamız gerekir. Ancak Özal’ın uyguladığını ifade ettiği işlemleri, üyeliğe seçim süreci içindeki zaman dilimine sığdırmak mümkün olamamaktadır.
Yeniden gözden geçirelim: Komisyonun 9 üyeyi belirleyen kararı, 23 Kasım 1990 günlü Resmi Gazete’de yayımlanıyor. Sayıştay Genel Kurulu aynı gün saat 10.00’ da toplanıyor, 7 tur oylama yapıyor ve sonuçları aynı gün Cumhurbaşkanlığı’na gönderiyor. Cumhurbaşkanı Turgut Özal da 24 Kasım 1990 günlü kararla Haşim Kılıç’ı Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçiyor. Özal, “Önüme gelen adaylardan Haşim Kılıç hakkında bir not vardı” diyor. O tarihte, Cumhurbaşkanı tarafından yüksek görevlere yapılan atamalarda MİT’ten ilgili hakkında “güvenlik soruşturması” yapması isteniyor, bu soruşturmanın sonuçlanması da kuşkusuz belli bir zamanı gerektiriyordu.
Aday gösterileceğinden emindi
Sayıştay Genel Kurulu’nun kararı, Cumhurbaşkanlığı’na ne zaman ulaştı? Haşim Kılıç hakkında MİT incelemesi yapıldı mı? Yapıldı ise ne zaman? TV ile ilgili not ne zaman düşüldü? Özal, sözünü ettiği araştırmayı 2 kişiye ne zaman yaptırdı? Sonucu ne zaman aldı? 3 adayla ayrı ayrı ne zaman mülakat yaptı? Bütün bunlar bir çalışma günü içinde nasıl sonuçlandırıldı da aynı gün (24 Kasım 1990) Anayasa Mahkemesi’ne üye seçimini yaptı ve atama kararnamesini imzaladı? Özal’ın basın tarafından verilen konuşmasından, TV ile ilgili iddianın atama işleminden sonra kamuya açıklandığı anlaşılıyor.
O zaman Özal’ın bu iddiayı atama işleminden önce araştırması da izahsız kalıyor. Bu olağanüstü sürat ve olayın gelişim biçimi, mutat olan güvenlik soruşturmasının yaptırılmadığını; Cumhurbaşkanı’nın, Haşim Kılıç’ın Sayıştay Genel Kurulu’nda aday gösterileceğinden emin ve onu seçmekte kararlı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.











Bu konu hakkındaki yorumunuz