Yargının yükselen yıldızı Haşim Kılıç

Sayıştay üyeliğine 21 kişilik özel listeden girdi 

Sayıştay’ın 1985 seçimlerinde geçici bir kanun maddesi çıkarıldı. Yirmi bir üyenin seçimi, iktidar yanlısı bir kimlik taşıyan Plan ve Bütçe Komisyonu’na verildi. Böylece Haşim Kılıç, mesleki kıdem esası göz ardı edilerek 35 yaşında Sayıştay üyeliğine getirildi.

Anayasa Mahkemesi, Anayasa’da yer alan yüksek mahkemelerden biridir ve çok önemli görevlerle donatılmıştır: Asli görevi kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin, TBMM İçtüzüğü’nün ve Anayasa değişikliklerinin Anayasa’ya uygunluğunu denetlemektir. Anayasa, bu görevinin yanında Yüksek Mahkeme’ye en az bunun kadar önemli başka görevler de vermiştir. Bireysel başvuruları karara bağlamak, bazı kamu görevlilerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılamak, siyasi partilerin kapatılması hakkındaki davalara bakmak, siyasi partilerin mali denetimini yapmak, milletvekillerinin yasama dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ve milletvekilliğinin düşmesine ilişkin TBMM kararlarına yapılan itirazları incelemek bu görevler arasındadır.

Anayasa Mahkemesi’nin önemi 

Anayasa Mahkemesi’nin görevlerinin kapsam ve niteliği, başlangıç bölümünde “demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi’’ olunan Anayasa’nın, eylemli ve etkili bir şekilde korunması ve doğru olarak uygulanması görevinin Anayasa Mahkemesi’ne verildiğini göstermektedir.

Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetki alanı bir anlamda TBMM’nin görev ve yetkileri ile paralellik gösterir. Verdiği her karar, doğrudan ve dolaylı olarak, az veya çok ölçüde toplumu ve onun yönünü etkiler. Bir kanunun iptal edilmesi onun uygulanmaması, o kanunla getirilen hak ve yükümlülüklerin kaldırılması sonucunu doğurur. Yetkililer tarafından açılan iptal davasının reddedilmesi ise o kanunun uygulanması için bir izin niteliğindedir. Bu noktada Anayasa Mahkemesi, hemen hemen yasama meclisinin rolünü üstlenmiş olmaktadır. Bir siyasi partinin kapatılması, üyelerinin belli süreyle siyaset yapmalarının yasaklanması ülkenin siyasal tablosunu ve düzenini değiştirir, yönetimine yansır ve geleceğe dönük etkiler yaratır.

Yargıçların nitelikleri 

Üstlendikleri görevin niteliği, verdikleri kararların ülke içindeki etkileri bu Yüksek Mahkeme’nin yargıçlarının yaş, öğrenim durumu, hizmet süresi, belli meslek sahibi olmak gibi Anayasa’da gösterilen objektif niteliklere sahip olmalarını gerektirir. Bunun yanında Anayasa’da öngörülen temel ilkelerle barışık; bu ilkelerle bağdaşmayan ideolojilerden uzak; gerektiğinde toplumun isteklerini de gözetip, kurallarını çağa uygun yorumlarla Anayasa’yı canlı, yaşayan ve dinamik bir içeriğe kavuşturabilecek düzeyde eğitim ve bilgiye sahip olmalıdırlar. Bu da etkili güç odaklarına, kendi düşünce ve duygularına karşı bağımsızlığını koruyarak hukuk kuralları içinde karar verebilen bir kişilik yapısına sahip olmalarını gerektirir. Bu nedenlerle gerek üyelerin gerekse başkanın seçiminde yetkili kurullar ve Cumhurbaşkanı, çok duyarlı ve seçici davranmak zorundadırlar. Dostluk, arkadaşlık, hemşehrilik, aynı siyasi, ideolojik görüşlere veya aynı dernek, kuruluş ve topluluklara mensubiyet gibi hizmet dışı özellikler gözetilerek yapılacak seçimler mahkemenin yapısını bozar, mahkemeye tevdi edilen görevin istenilen biçimde yerine getirilmesine engel olur ve etkilerini yıllarca sürdürür.

Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçilmelerinde gösterilmesi gereken bu duyarlılık, görevlerinin ifası sırasında da sayın üyeler ve başkan tarafından aynı titizlikle korunmalı ve sürdürülmelidir. Kendileri, özellikle tarafsızlıklarını gölgeleyecek eylem ve söylemlerden kaçınmalıdırlar.

Sayıştay’a 1985 operasyonu

Halen bu yüce kuruluşun başkanı olan Haşim Kılıç, üyeliğe seçildiği günden itibaren sık sık medyanın ilgi odağı olmuş; özellikle Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilme süreci değişik yönleri ile eleştirilmiştir. Sayın başkanın, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na kadar yükselme süreci gerçekten ilginçtir; bu süreç 1985 senesinde başlamıştır.

12 Mart 1985 tarihinde yürürlüğe giren 3162 sayılı kanunun geçici 3’üncü maddesi, Sayıştay üyelerinin seçiminde yeni bir yöntem getirdi. O tarihe kadar Sayıştay üyelerinin seçimi, 832 Sayılı Sayıştay Kanunu hükümlerine göre Sayıştay Genel Kurulu’nun gösterdiği adaylar arasından TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından yapılıyor ve TBMM Genel Kurulu’nun onayına sunuluyordu. 3162 sayılı kanun, Sayıştay Kanunu’nun üyelerin seçimini düzenleyen asıl maddelerinde herhangi bir değişiklik yapmadan, geçici 3’üncü maddesinde üye seçimlerinin bir defaya mahsus olmak üzere TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nca doğrudan yapılması kuralını koydu. Böylece üye adaylarının tespitinde Sayıştay Genel Kurulu devreden çıkarıldı ve seçim, bütün aşamaları ile Anayasa’ya göre 40 üyesinden en az 25 üyesi iktidar partisi veya partilerine tahsis edilen, bu yapısı ile iktidar yanlısı bir kimlik taşıyan Plan ve Bütçe Komisyonu’na verilmiş oldu.

Sayfalar: 1 2 3 4 5

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE