İnşallah, sanıyorum kısmet olursa umuyorum
Arınç, “Başbakan’a biat etmedim” sözlerinin ardından dün yine konuştu. Arınç, satır aralarında Başbakan için şu ifadeleri kullandı: “Kısmet olursa Bakanlar Kurulumuza başkanlık edecek’’, “Umuyorum yarından itibaren Ankara’daki mesaisine başlayacak”
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, dün canlı yayında CNN Türk’ün sorularını yanıtladı. Arınç, Tayyip Erdoğan’ın sağlık durumuyla ilgili bir soru üzerine, ‘’Bizim de aldığımız haberler, Sayın Başbakanımızın sağlığının gayet iyi olduğunu gösteriyor. İnşallah öyledir. Allah’tan sağlık ve afiyet diliyoruz; hem ona hem tüm hastalarımıza” dedi.
‘Kısmet olursa…’
Arınç, Erdoğan’ın çalışmalara katılmasıyla ilgili durumun netlik kazanmadığını da şu sözlerle ima etti: “Biliyorsunuz Balkanlar’dan gelen heyetle görüştü. Romanya Devlet Başkanını kabul etmişti. Sanıyorum akşam saatlerinde Ankara’ya gelecekler. 1 Aralık’ta olması düşünülen ama ertelenen YAŞ’ın kış toplantısına başkanlık edecek. Cuma günü de saat 14.00’te kısmet olursa Bakanlar Kurulumuza başkanlık edecek’’ diye konuştu.
‘Umuyorum…’
Başbakan Yardımcısı Arınç, ameliyat sonrası İstanbul’da yaptıkları görüşmede, Başbakan Erdoğan’ın, “Pazartesi günü Bakanlar Kurulu toplantısıyla başlamak istiyorum” temennisini dile getirdiğini aktardı. Arınç, şöyle devam etti: “Ama kısmet olmadı. Biz daha çok dinlenmesini ve inşallah daha iyi sağlıkla çalışmalarına başlamasını arzu ettik. Ama umuyorum yarından itibaren Ankara’daki mesaisine başlayacak.”
‘Biat etmedim’ sözlerini tekrarladı
Arınç’a, Bursa’da sarfettiği “Biat etmedim” sözleri de soruldu. Arınç, “Ben yıllarca Erbakan’la çalıştım. Ben o zaman Erbakan’a da biat etmemiştim. Tayyip Bey’i severim ama biat ayrı bir şey. Ona da biat etmedim. Bu lafın takdir görmesi lazım aslında. Başbakan’ı hedef alarak, hastalık zamanında bunu söylemiş bir densiz değilim ben” yanıtını verdi.
AKP’de çatlak yaşandığı yönündeki haberlere de değinen Arınç, “Bu iddiaların hiçbiri ciddi değil, yıpratmak istiyorlar. Biz üç dönemdir tek başımıza iktidar oluyoruz. Bu birilerini çok ürkütüyor. Ekonomi, dış politikadaki itibarımız güçlü olduğu için bu partiyi eritmeliyiz diye düşünüyorlar” dedi.
İşte Arınç’ın konuşmasından satır başları:
Sporda şiddet yasası
Buna şike yasası deniyor ama sporda şiddet yasasıdır. İlk çıktığında hangi maddesinde ne var detaylı bakmadım. Kanunun ne zaman uygulanacağı akla geldi, bazı isimler televizyona çıkıp demeçler verdi, gözaltılar oldu, tutuklamalar oldu. Ben, 3 Ekim’de bu konuda ilk konuşmayı yapan kişiyim. Bana bir gazeteci ‘Kanunun değiştirilmesi düşünülüyor. Ne diyorsunuz?’ diyorlar.
Cumhurbaşkanı’na destek
Daha sonra Başbakanımız da ‘Bu kanun yeni çıktı, bu da nerden çıktı’ dercesine beyanda bulunuyor. Daha sonra bana yine soruldu. ‘Bu kanun çıktığında alkışlıyorlardı. Ben değişmesini etik bulmam’ diyorum. 3 Aralık’ta bana Cumhurbaşkanı’nın veto ettiği soruldu. Olumlu bulduğumu söylüyorum, tekrar Meclis’e gelmesine cesaret edilmeyeceğini söylüyorum.
Siyasi irade ayrımı
Meclis caydırıcılık prensibini yeniden gözden geçirip göndermeliydi. Ama siyasi irade aynen geri gönderdi. Ben hâlâ endişelerimi muhafaza ediyorum. O zaman alkışlarla kabul edilen kanun şimdi tu kaka ediliyorsa şimdi caydırıcı unsurları göze almamız lazım.
‘Grubun başında ben olsaydım…’
Parti ilk kurulduğunda Erdoğan vekil olmadığı için Grubun Başkanı bendim. Tasarı olarak Bakanlar Kurulu’nda görüşülseydi ben düşüncemi ifade ederdim. Çoğunluk ne derse ona da uyardım. Grup Başkanvekili imza atmışsa Başbakan’ı ve grubu temsilen imza atmış demektir. AKP’li vekiller Grup Başkanvekilinin imzasına sadık kalırlar. Fikirlerini söylerler ama grup kararına uyarlar.
‘Tek yanlışım var’
Tek bir yanlışım var. O da büyük bir yanlış. Kendimi affedemiyorum o konuda. Benim bu kanunu bir daha getirmeye cesaret edemezler lafım affedilemez bir hata. Ben Meclis’i Anayasa Mahkemesi ve Sezer’e karşı savundum. Ben Cumhurbaşkanı’nın geri gönderme gerekçesini sevinçle karşıladım. Sandım ki vekiller de ‘bunun kapağını bir daha açmayalım’ derler diye düşündüm. Benim şunu bilmem gerekirdi ki her sebeple bir yasama düzenlemesi yapılabilir. Yasama yetkisini kullanırken Meclis bunu dengeleyecek. Ben sevinçle ‘Bir daha Meclis’ten geçmez’ dememeliydim. O süreçte Başbakan’la bu konuyu hiç konuşmadım.












Bu konu hakkındaki yorumunuz