Van merkezde depremin ilk haftasından itibaren yardımları dağıtma görevi muhtarlıklardan alınıp müftülüklere verilmiş durumda. Yani, köylere ve mahallelere gelen yardımları, özellikle de gıda yardımlarını halkın seçtiği muhtarlar değil, müftülüklerin görevlendirdiği imamlar dağıtıyor. Yardımların adaletsiz dağıtıldığı, AKP yanlılarına daha fazla yardım verildiği iddiaları sık sık gündeme gelirken, bu durum akıllara şu soruları getiriyor: Neden yardımları dağıtma görevi muhtarlardan alınarak imamlara verildi? İmamlar bu görevi ne kadar yerine getirebiliyor? Yardımların adaletsiz dağıtımında bu uygulamanın da etkisi olabilir mi?
CEMAAT İLİŞKİLERİNİ GÖZETİYORLAR
BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, yardımları dağıtma görevinin imamlara verilmesinin nedenini “Sözüm ona imamların daha adil olacağını düşünüyorlar” sözleriyle açıkladı. Muhtarların toplum tarafından seçildiğine, imamlarınsa atandığına dikkat çeken Üçer, uygulamanın depremin ilk haftasında Valilik eliyle başlatıldığını belirtti. Üçer, şöyle dedi: “Valilik, yardımların dağıtılmaya başlandığı ilk günden beri AKP İl Başkanı gibi çalışıyor, AKP politikalarını uygulamak gibi bir sorumluluk üstlenerek yardımları dağıtıyor. Müftülük eliyle yürütülen yardım çalışmaları da, onların cemaat ilişkileri, cemaat faaliyetleri içerisinde yardım yapmayı hedefleyen bir çalışma.”
ÇOK BÜYÜK ŞAİBELER VAR
Yardımların imamlar eliyle dağıtılması uygulamasının çoğunlukla merkezde ve merkeze bağlı köylerde uygulandığını söyleyen Üçer, diğer köylerde muhtarların daha aktif olduğunu ifade etti. “Bu uygulama, adaletsizliğin sadece bir boyutu” diyen Üçer, şöyle devam etti: “Ne yardım gelmiş, kime dağıtılmış, ihtiyaç belirleme neye göre yapılıyor, yardımlar ne kadar teslim ediliyor, kaydı tutuluyor mu? Tüm bunlarla ilgili çok büyük şaibeler var.”
Muhtarların depremden bir süre sonra valiye tepki gösterdiğini, hatta toplu şekilde istifa etme noktasına geldiğini de anımsatan Üçer, “Valilik buna rağmen bildiğini okumayı sürdürdü” dedi.
MAHALLEMİ BENDEN İYİ KİMSE BİLEMEZ
Van Muhtarlar Derneği Başkanı Temez Demez, uygulamanın gerekçesini şöyle açıkladı: “Dediler ki, imam daha şeffaftır. Her mahallede 4-5 cami var, ama yalnız bir muhtarlık var. O yüzden bu görev imamlara verildi.”
30 yıldır aynı mahallede oturduğunu, 15 yıldır da muhtarlık yaptığını dile getiren Demez, “Şu anda Türkiye’de hiç kimse benim mahallemi benim kadar iyi tanıyamaz. Kimin neyi var, neyi yok, çok iyi biliyorum. Birebir görüşüyorum insanlarla, evlerine gidiyorum, durumlarını inceliyorum. İmamın öyle değil, onun belli bir cemaati var. Onlar etraflarını bilirler sadece. Ama muhtarlar tamamını bilir” diye konuştu.
HER MAHALLEDE KRİZ MASASI BULUNMALIYDI
Deprem sonrası çalışmalarda sivil toplum kuruluşlarının devre dışı bırakıldığını söyleyen Demez, bu durumun çok ciddi sıkıntılara neden olduğunu da anlattı: “Sivil toplum kuruluşları halkın nabzını iyi tutan kuruluşlardır. Onlar devre dışı kalınca haramiler ortaya çıktı. Yağmalar vs. hoş olmayan manzaralar oldu. Polis barikatını aşamayan binlerce insan yardımlara ulaşamadı. Biz defalarca ifade ettik ama dikkate alınmadık. Bir tane beyaz masa kuruldu. Oysa her mahallede bir kriz masası kurulmalıydı. Bu yapılsaydı, muhtarlarla birlikte, yardımlar çok daha adil ve şeffaf biçimde dağıtılırdı. Siyasi partilerin de yardımların dağıtımında bu kadar ön planda olmaması gerekirdi.”
KİM NE DEDİ?
İmam ne yapacağını bana soruyor
Bardakçı Köyü Muhtarı Tevfik Uçar: Gıdayı imamlar dağıtıyorlar. Ama muhtarı halk seçmiş, imamı seçmemiş ki. Benim köyüm 200 hanedir, imam kimi bilir? Kim zengin, kim fakir, herkesi muhtar biliyor. Ama görevi imama vermişler. İmam geliyor, bana soruyor, ne yapacağız diye.
Arısu Köyü Muhtarı Sabri Yiğit: Böyle bir karar verilmişti, ama bizim imam bir ay izin almış, memleketine gitmiş. Yardımları biz dağıtıyoruz. İmam dağıtırsa huzursuzluk olur, muhtar bilir herkesi. Uygulamayı yanlış buluyorum.
Alaköy Köyü Muhtarı Rağıp Çiçekel: Bizim köy için imam görevlendirilmedi. Yardımları biz dağıtıyoruz. Müftülük şehir merkezine görevlendirmiş imamı, ama sorun yaşadığı için gitmemiş imam.












Bu konu hakkındaki yorumunuz