
Kayseri’de 2004 yerel seçiminde AKP’li Mehmet Özhaseki yeniden belediye başkanı seçilirken yüzde 70 oyla aynı zamanda partisinin Türkiye rekorunu da kırmıştı. AKP’nin Kayseri’de 29 Mart seçimindeki hedefi oylarını en az yüzde 3 artırıp yüzde 73’e çıkarmak.
AKP Lideri Recep Tayyip Erdoğan dün Kayseri Cumhuriyet Meydanı’nda 22. seçim mitingini düzenledi. Bunlardan altısını yerinden, diğerlerini televizyonlardan izlemiş biri olarak Kayseri’nin hiç tartışmasız bir şekilde, bugüne kadarki en büyük, en coşkulu mitinge ev sahipliği yaptığını söyleyebilirim. 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinde de böyle olmuş, AKP İstanbul Kazlıçeşme’den sonra en gösterişli mitingi Kayseri’de düzenlemişti.
Aslında bu hiç de şaşırtıcı değildi. AKP, Refah Partisi’nin 1991 ve 1995 genel, 1994 yerel seçimlerinde elde etmiş olduğu şaşırtıcı başarıyı 2002 genel seçimlerinde tekrarlamış, 2004 yerel seçimlerindeyse Mehmet Özhaseki yüzde 70 oyla yeniden büyükşehir belediye başkanı seçilirken aynı zamanda partisinin Türkiye rekorunu kırmıştı.
22 Temmuz öncesinin istisnai bir durumu da vardı: 27 Nisan e-muhtırasıyla Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesi engellenmiş, Kayserililerin alanı görülmemiş bir şekilde doldurmalarında “hemşeri dayanışması” da epey etkili olmuştu. Zaten 1991’den itibaren Kayseri siyasetinde “Abdullah Gül faktörü” hep öne çıkmış, hatta belirleyici olagelmişti.
29 Mart Gül’ün Çankaya’ya çıkmasının ardından yaşanacak ilk seçim olacak. Dolayısıyla dünkü mitingin simgesel bir anlamı da vardı. Dün bazı AKP kurmayları “22 Temmuz’dan daha kalabalık” diye, muhtemelen haklı bir şekilde iddia ederken herhalde “Gül olmadan da Kayseri’deki yükselişimizi sürdürüyoruz” demek istiyorlardı. Gerçekten Kayseri (dolayısıyla) siyasetinde Gül’ün hâlâ etkili olup olmadığı sorusu etrafında ilginç bir tartışma yürütülebilir. Bunu şimdilik erteleyerek Kayseri konuşmaya devam edelim.
Hedef yüzde 73
Dün Erdoğan Kayseri’den sonra Gaziantep’te miting düzenledi. Her ne kadar AKP’nin Kayseri’yi yeniden kazanması yüzde 100 olsa, buna karşılık Gaziantep’te belediyeyi korumakta hayli zorlansa da, ikisini birden izleme imkanım olmadığı için (Başbakan uçakla, biz kararyoluyla gittiğimiz için yetişmemiz mümkün değil) tercihimi hiç tereddütsüz Kayseri’den yana yaptım. Zira 1991’den itibaren, 2002 genel seçimleri hariç, Kayseri’de RP, FP ve AKP’nin tüm seçim kampanyalarını izledim ve Orta Anadolu’nun yıldızı sürekli parlayan bu kentinin siyasi gelişimine yakından tanık olma şansına eriştim.
Miting alanında ilk işim, her seçim döneminde olduğu gibi Kocasinan Belediye Başkanı Bekir Yıldız’ı bulmak oldu. Yıldız RP döneminden beri her seçim öncesi anket yaptırır, bunların sonuçlarını bizlerle paylaşır, bizler “yok canım, o kadar da olmaz” deriz ve sandıklar açıldıktan sonra da hep o haklı çıkar. Yıldız bu seçimlerde de AKP’nin Türkiye rekorunun Kayseri’de kırılacağını ve oylarını en az üç puan artırarak yüzde 73’e ulşacaklarını öngörüyor. Dünkü miting onun tahminlerinde bu kez de yanılmayabileceği noktasında epey işaret taşıyordu.
Şaşırtıcı kalabalık
Açıkçası, soğuğa ve arada sırada yağan kara rağmen toplanan dünkü kalabalığın beni şaşırttığı itiraf etmeliyim. AKP’nin Kayseri’de seçim kazanma diye bir kaygısı olmadığına göre bu kalabalığın ülke geneline yönelik bir mesaj içerdiğini kabul etmeliyiz. Nitekim bu kalablık Erdoğan’ı da coşturdu ve örneğin Diyarbakır ve Batman’dakinden daha dinamik bir performans sergilemesine vesile oldu.
Peki Erdoğan dün Kayseri’de ne anlattı? Baykal ile kişisel atışmayı büyük bir keyifle sürdürmesi ve Kayseri’de geleneksel olarak belli bir tabanı bulunan MHP’nin lideri Bahçeli’yi normalden daha fazla eleştirmesi dışında ben yeni bir şey duymadım. Ama Kayseri dün itibariyle, AKP’nin Türkiye sağının -en azından şimdilik- ana adresi olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Kaynak : RUŞEN ÇAKIR/Vatan Gazetesi











Bu konu hakkındaki yorumunuz