Erdoğan’ın Dersim özrüne sevinmeden önce hatırlanması gereken gerçekler!

Erdoğan’ın Dersim Katliamı nedeniyle devlet adına özür dilemesinin samimiyetine inanarak, “Bu da bir adım” deyip sevinmeden önce hatırlanması gereken tarihsel gerçekler var. 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dersim katliamıyla ilgili bir açıklama yaparak, “devlet adına özür dilemek gerekiyorsa özür dilerim” dedi. Başbakan Erdoğan, partisinin il başkanlarının katıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, toplantı öncesinde belirtildiği gibi Dersim ile ilgili bazı belgeleri okudu. “1926 yılında mülkiye müfettişi Hamdi Bey tarafından hazırlanan Dersim raporu”, dönemin “Jandarma Umum Komutanlığı’ndan Başvekâlet Yüksek Makamlığı’na” gönderildiğini belirttiği bir belge ve 1938’de İsmet İnönü imzalı, 11 bin 683 kişinin sürüldüğünü anlatan bir karardan bölümler okuyan Erdoğan, devlet adına özür dilediğini söyledi.

Erdoğan’ın özrüne sevinen çıkar mı bilinmez, fakat özre sevinmek gerekip gerekmediğine karar vermek için, bazı tarihsel gerçekleri hatırlamakta fayda var:

AKP geleneği bu katliama ortak!

Erdoğan, konuşmasında katliamın sorumlusu olarak CHP’yi gösterdi, Kılıçdaroğlu’nu da özür dilemeye davet etti. Oysa AKP’nin sürekli “bizim geleneğimiz” olarak sahiplendiği Demokrat Parti’nin kurucusu Celal Bayar, Dersim katliamı yıllarında başvekillik görevindeydi ve olan bitende en üst düzey sorumluluk sahibi idi. Keza AKP’lilerin “demokrasi kahramanı” ilan ettikleri Adnan Menderes de 1931 yılından itibaren CHP milletvekili idi. Yani Erdoğan’ın özür dilediği bir katliam varsa ortada, bunda kendi gelenekleri de birinci dereceden pay sahibi idi ve ne o dönem, ne de sonrasında bu gelenek, Dersim konusunda bir özür dilemek bir yana, yöre halkına karşı hep husumet besledi.

Özür diliyorsun da, belgeselini niye yasaklıyorsun?

AKP’nin özrünün siyasi bir hesabın ürünü olduğunun bir diğer işaret, “Dersim 38” belgeselinin başına gelenler. Bu hükümetin Kültür Bakanlığı, Çayan Demirel’in yönettiği Dersim 38 belgeselini yasaklamıştı. Yasağa karşı dava açılınca Bakanlık bu yasağın arkasında durmuş, mahkemeye yasağı şiddetle savunan bir mektup göndermişti. Belgeselin Dersim’deki gösterimini de polis basmıştı.

AKP’liler Sivas katliamını yapanların avukatı

Erdoğan’ın Dersim katliamı özrünü düşünürken, bir başka katliam, Sivas katliamı da akla geliyor. Sivas katliamını başından itibaren AKP’nin geleneği örgütledi, destekledi. Son senelerde de anmalar yasaklandı, katliam sorumluları saklandı, cezalandırılmadı. Ama AKP’nin katliamla somut bağını ortaya koyan, katliamın sanıklarının avukatlarının  listesi.

O liste şöyle:

Av. Şevket Kazan – Eski RP Milletvekili ve eski Adalet Bakanı;

Av. Celal Mümtaz Akıncı – AKP oylarıyla Anayasa Mahkemesi üyesi

Av. Hayati Yazıcı – AKP’nin Devlet Bakanı

Av. Haydar Kemal Kurt – AKP Isparta Milletvekili

Av. Zeyid Aslan – AKP Tokat Milletvekili, Başbakan Erdoğan’ın eski avukatı

Av. Hüsnü Tuna – AKP Konya Milletvekili

Av. Burhanettin Çoban – Afyonkarahisar AKP’li Belediye Başkanı

Av. Faik Işık – Başbakan Erdoğan’ın ve Süleyman Mercümek’in avukatı

Av. İbrahim Hakkı Aşkar – 22. Dönem AKP Afyon Milletvekili

Av. M. Ali Bulut – AKP Maraş Milletvekili ve Anayasa Komisyonu üyesi

Av. Bülent Tüfekçi – AKP Malatya İl Başkanı

Av. Halil Ürün – RP kayıp trilyon sanığı, AKP Afyon Belediye Bşk. adayı

Av. Mevlüt Uysal – AKP İstanbul Başakşehir Belediye Başkanı

Av. Nevzat Er – Eski AKP Eminönü Belediye Başkanı

Av. Suat Altınsoy – AKP Konya İl Başkanı Yardımcısı

Av. Tayfun Karali – İstanbul Büyükşehir Belediyesi Darülaceze Müdürü

Av. Ferruh Aslan – İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Müdürü

Av. İbrahim Kök – AKP Elazığ Milletvekili Aday Adayı

Av. Ali Aşlık – Eski AKP İzmir İl Başkanı

Av. Bedrettin İskender – AKP Ümraniye Belediye Başkan adayı

Av. Ekrem Bedir – Sakarya AKP Hendek Belediye Meclis Üyesi

Av. Eyüb Karagülle – Eski Saadet Partisi İlçe Başkanı

Av. Faruk Gökkuş – AKP Kâğıthane Belediye Başkanlığı Aday Adayı

Av. Hasan Hüseyin Pulan – AKP İstanbul İl Disiplin Kurulu üyesi

Av. Hurşit Bıyık – AKP Trabzon İl Başkan Yardımcısı

Av. Reşat Yazak – Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi

Madımak Müzesi’nin başına gelenler!

AKP’nin devletin geçmişindeki örgütlü suçlara dair “özür” politikasını anlamak için, Sivas Katliamı’na odaklanmakta fayda var. Katliamın ardından Aleviler’in ve ilericilerin talebi yıllardır Madımak Oteli’nin müze yapılması yönündeydi. AKP yıllar sonra bunu gerçekleştirdi, ama ufak “düzenlemelerle”… Müze değil, “Madımak Bilim ve Kültür Müzesi” adı konuldu. İçeride katliamda ölenlerin isimlerinin olduğu kısımda ise, katliamı yaparken ölen iki saldırganın ismi de plakete yerleştirildi! Bunu protesto etmek isteyen 2 Temmuz’da eylem yapan göstericilere ise polis saldırdı.

Kaynak : soL – Haber Merkezi


Sivas Katliamı

Sivas Katliamı ya da Madımak Olayı, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilmiş olan Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli’nin yakılması ve 33 yazar, ozan, düşünür ile 2 otel çalışanının yanarak ya da dumandan boğularak hayatlarını kaybetmesi ile sonuçlanan olaylardır. Ayrıca dışarda toplanan göstericilerden de iki kişi hayatını kaybetmiştir.

Olay  

Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında, aralarında Aziz Nesin’in de bulunduğu pek çok sanatçı ve fikir insanı dönemin Sivas valisi Ahmet Karabilgin’in özel davetlisi olarak bu kente geldi. Kültür Merkezi içindeki karşıt grupla çıkan taşlı sopalı çatışma, polis tarafından fazla büyümeden, zor kullanılarak önlendi.

Binlerce kişiden oluşan karşıt grup, Kültür Merkezi’nden yeniden Hükümet Meydanı’na geldi. Hükümet Konağı’nı taşlamaya ve slogan atmaya başlayan grup ardından Madımak Oteli civarına ulaşarak, slogan atmaya devam etti. Grup önce Madımak Oteli önündeki araçları ateşe verdi ve oteli taşladı. Madımak oteli tutuşturulan perdeler ve alt katta bulunan eşyalarla birlikte yakıldı. Otele sığınmış olan kişilerden, aralarında Asım Bezirci , Nesimi Çimen ,Muhlis Akarsu , Metin Altıok  ve Hasret Gültekin’in de bulunduğu 35 kişi yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirdi. Aralarında Aziz Nesin’in de bulunduğu 51 kişi de olaylardan kendi olanaklarıyla, ağır yaralarla kurtuldu. İtfaiye merdiveniyle kurtarılmaya çalışılan Aziz Nesin, merdiven trabzasındaki görevli tarafından darp edilip, merdivenden itfaiye aracı etrafında toplanan karşıt görüşlü kalabalığa doğru itildi. Başından yaralanan Aziz Nesin’i linç girişiminden araya giren polisler kurtardı. Yaralılar, polis arabalarıyla Tıp Fakültesi Hastanesi`ne götürüldü.

Olaylar sonucunda 33 konuk, 2 otel görevlisi ve 2 gösterici yaşamını yitirdi. Akşam saatlerinde valilikçe ilan edilen ”2 günlük sokağa çıkma yasağı” ile birlikte, güvenlik güçleri şehirde tam bir hakimiyet sağlayabildi.

Yargılama 

Olaydan bir gün sonra 35 kişi gözaltına alındı. Daha sonra gözaltına alınanların sayısı 190’a çıktı. Gözaltına alınan 190 kişiden 124’ü hakkında “laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışma” suçlamasıyla dava açıldı, geri kalanlar serbest bırakıldı. Kamuoyunda Sivas Davası olarak bilinen davanın ilk duruşması, Ankara 1 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde 21 Ekim 1993 günü yapıldı. 26 Aralık 1994’te karara bağlanan dava sonucunda, 22 sanık hakkında 15’er yıl, 3 sanık hakkında 10’ar yıl, 54 sanık hakkında 3’er yıl, 6 sanık hakkında 2’şer yıl hapis cezası, 37 sanık hakkında da beraat kararı verildi.

Müdahil avukatlar, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararını “taraflı, hukuka ve adalete aykırı” olarak niteleyerek, ayrıntılı bir savunmayla temyize gittiler. Yargıtay 9. Ceza Dairesi katliamın “Cumhuriyete, laikliğe ve demokrasiye yönelik olduğunu” belirterek Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararını esastan bozdu. Ankara 1 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma kararına uyarak yargılamayı yeniden başlattı.

28 Kasım 1997’de açıklanan kararda, 33 sanık Türk Ceza Yasası’nın 146/1 maddesine göre idama ve 14 sanık 15 yıla kadar değişen hapis cezasına mahkûm edildi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 24 Aralık 1998’de hapis cezalarını onadı, 33 idam cezasını ise usul noksanlıkları nedeniyle bozdu. Şubat 1999 tarihinde usul eksikliklerinin giderilmesi için başlayan yargılama sonucunda 16 Haziran 2000’de 33 sanık Devlet Güvenlik Mahkemesi’nce yeniden idam cezasına çarptırıldı. 2002 yılında idam cezasının yürürlükten kaldırılmasıyla idam cezası hükümlülerinin cezaları müebbet ağır hapis cezasına çevrildi.

Sanıkların avukatlığını üstlenenler arasında olan Refahyol iktidarının Adalet Bakanı Şevket Kazan, bakanlığı sırasında onları hapishanede ziyaret etti. Geniş avukat listesinde çok sayıda Refah Parti üyesi ve yöneticisi olması eleştiri konusu oldu. Bu avukatlar ilerleyen yıllarda AKP ve Saadet Partisi’ne katıldılar ve içlerinden üst yönetim görevlerine yükselenler oldu.

Geçen bu zaman zarfı içerisinde sanık sayısı tahliyelerle 33’e düştü. Olayın kilit ismi olarak nitelendirilen, dönemin Sivas Belediye Meclisi üyesi Cafer Erçakmak ve Yargıtay’ın 1997’deki bozma kararından sonra firar eden 8 sanık ise halen yakalanamamıştır.

Sivas Davası İstiklal Mahkemeleri sonrasında, tek bir davada, bu kadar çok idam cezasının verildiği ilk davadır.

Hayatını kaybedenler 

Şenlik Katılımcıları 

Muhlis Akarsu – 45 yaşında, sanatçı

Muhibe Akarsu – 35 yaşında, Muhlis Akarsu’nun eşi

Gülender Akça – 25 yaşında

Metin Altıok – 52 yaşında, şair, yazar, felsefeci

Mehmet Atay – 25 yaşında, gazeteci, fotoğraf sanatçısı

Sehergül Ateş – 30 yaşında

Behçet Sefa Aysan – 44 yaşında, şair

Erdal Ayrancı – 35 yaşında

Asım Bezirci – 66 yaşında araştırmacı, yazar

Belkıs Çakır – 18 yaşında

Serpil Canik – 19 yaşında

Muammer Çiçek – 26 yaşında, aktör

Nesimi Çimen – 62 yaşında, şair, sanatçı, üç telli curanın son ustası

Carina Cuanna Thuijs – 23 yaşında, Hollandalı gazeteci

Serkan Doğan – 19 yaşında

Hasret Gültekin – 23 yaşında şair, sanatçı

Murat Gündüz – 22 yaşında

Gülsüm Karababa -22 yaşında

Uğur Kaynar – 37 yaşında, şair

Emin Buğdaycı -18 yaşında şair.

Asaf Koçak – 35 yaşında, karikatürist

Koray Kaya – 12 yaşında

Menekşe Kaya – 15 yaşında

Handan Metin – 20 yaşında

Sait Metin – 23 yaşında

Huriye Özkan – 22 yaşında

Yeşim Özkan – 20 yaşında

Ahmet Özyurt – 21 yaşında

Nurcan Şahin – 18 yaşında

Özlem Şahin – 17 yaşında

Asuman Sivri – 16 yaşında

Yasemin Sivri – 19 yaşında

Edibe Sulari – 40 yaşında, sanatçı

İnci Türk – 22 yaşında

Otel çalışanları 

Ahmet Öztürk – 21 yaşında

Kenan Yılmaz – 21 yaşında

Göstericiler 

Ahmet Alan

Hakan Türkgil

Kaynak : Vikipedia.org

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE