Kozinoğlu’yla Birlikte Gömülmeyen Sırlar

Kozinoğlu’yla Birlikte Gömülmeyen Sırlar – 1 

Türkiye’nin yıllardır en çok merak ettiği ve kamuoyunun “Hayalet” lakabıyla tanıdığı MİT’çi Kaşif Kozinoğlu, geçtiğimiz Cumartesi akşamı tutuklu olduğu Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetti.

Kozinoğlu, yargılanacağı Odatv davasında 22 Kasım Salı günü ilk duruşmasına çıkacaktı. Duruşmasına 10 gün kala, henüz kesinleşmeyen bir nedenle hayatını kaybetti. MİT’çinin sır ölümüyle ilgili, bütün kamuoyunda olduğu gibi, Kozinoğlu’nun hem yakın çevresi hem de devre arkadaşlarının kafasında soru işaretleri gittikçe büyüyor. En büyük soru işareti ise Adalet Bakanlığı’nın ölüm sebebi olarak “ağır ve yoğun spor yapması” şeklindeki açıklamasının, Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları tarafından doğrulanmaması.

Kendi kaleminden

Kaşif Kozinoğlu’nun ölüm haberi duyulur duyulmaz, herkesin ilk tepkisi “Sırlarıyla öldü” oldu. Gazeteler “MİT’in kara kutusuydu” manşetleri attı. Ancak Kozinoğlu, sırlarının bir bölümünü ölmeden önce kendi el yazısıyla kaleme aldı ve bu notları Aydınlık’la paylaştı. Aydınlık, “Kendi el yazısıyla Kozinoğlu’nun sırları” yazı dizisini bugün başlatıyor.

Gündem değiştirecek mektup… 

Fethullah Gülen cemaatinin Türk Cumhuriyetlerindeki örgütlenmesi… Cemaat hiyerarşisi ve işleyişi… MİTCIAcemaat bağlantıları… Hakan Fidan ve MİT’te yeni dönem… Abdullah Gül-Tayyip Erdoğan-Fethullah Gülen ilişkileri ve karşıtlıkları… Anayasa Mahkemesi ve AKP’ye kapatma davası… Mehmet Eymür ve Ergenekon tertibi… Eymür ve cemaat ilişkileri… Kaşif Kozinoğlu’ndan Türkiye gündemini sarsacak açıklama ve bilgileri el yazısından aynen kamuoyuyla paylaşıyoruz…

MİT’çi Kozinoğlu, ABD’nin Gülen okullarını nasıl kullandığını anlatıyor:

Gülen okullarının müdürleri CIA’ya rapor veriyor 

1. Özbekistan, Rusya Federasyonu ve en son Türkmenistan Fethullah Gülen okullarını hangi gerekçe ile kapatıyorlar? “İrticai faaliyetler” Görevlilerden bir kısmı da anılan ülkelerdeki bağımsız mahkemelerde yargılanıp hapis cezası alıyor. Diğer kısmı söz konusu ülkeden kovuluyor.

2. Rusya Federasyonu anılan okulları kapatırken bir tespit yapıyor. Basına yansımıştır anılan tespit: söz konusu okulların, “ABD adına istihbari faaliyet gerçekleştirdikleri ve anılan okulların ABD’li istihbaratçıların barınma yuvaları olduğu…”

3. Anılan okulların faaliyet göstermesi için çok büyük meblağlarda para gerekmektedir. Anılan para Türkiye’deki bazı işverenlerin bağışlarından elde edilen paranın çok üzerindedir. Bu paraları ABD vermektedir. (N. Veren* de benzeri şekilde ifade ediyor.)

4. ABD, bu okulları sadece istihbarat ve barınma bağlamında değerlendirmiyor. ABD’nin esas amacı, “Söz konusu okullar sayesinde, İRAN’ın Asya’daki Fundamentalist akımını engellemek ve dengelemek.”

5. Söz konusu okulların 1. düşmanı İRAN’dır. F. Gülen hareketi, ABD İRAN’ı sevmediği için İran’ı düşman bellemiştir.

Anılan ülkelerde belirttiğim şahıslar, özellikle okul müdürleri o ülkelere ilişkin raporlarını da, belli periyotlarda anılan ülkelerdeki CIA temsilcileri ile paylaşmaktadırlar. Ayrıca o şahıslar o ülkelerden bayanlarla evlenip, o ülkenin pasaportlarını da almaktadırlar…

*Nurettin Veren, Fethullah Gülen’in eski Başmuavini ve 35 yıllık yol arkadaşı

Devre arkadaşlarından Kaşif Kozinoğlu’yla ilgili önemli iddia:

Jandarmadan bilgi sızdıran ekibi tespit etmişti.

Odatv soruşturmasıyla tutuklanan MİT Orta Asya Ülkeleri Daire Başkanvekili Kaşif Kozinoğlu, son yolculuğuna uğurlandı. Cenazeye katılan Kozinoğlu’nun devre arkadaşları, Aydınlık’a yaptıkları açıklamada, “Arkadaşımız CIA’nın hedefindeydi” dedi.

Odatv soruşturmasıyla tutuklanan MİT Orta Asya Ülkeleri Daire Başkanvekili Kaşif Kozinoğlu’nun cenazesi için öğle vakti İstanbul Üsküdar’daki Selimiye Camisi’nde askeri tören düzenlendi. Törene katılımın yoğun olduğu gözlenirken, devre arkadaşları Kozinoğlu’nun ani ölümüne ilişkin Aydınlık’a konuştu.

’3-4 yıl önce rapor hazırladı’

Kozinoğlu ile aynı dönemde çalışan devre arkadaşı, Orta Asya’da yaptığı özel çalışmalar nedeniyle Kozinoğlu’nun ABD istihbarat teşkilatı CIA’nın hedefinde olduğunu öne sürdü. Kozinoğlu’nun gizli belge sızdırdığı gerekçesiyle tutuklandığının altını çizen devre arkadaşları, şöyle konuştu: “Arkadaşımız aslında 3-4 yıl önce jandarmadan bilgi sızdıran ekibi tespit etmişti. Ülkemizde yaşananları iyice gözden geçirmeliyiz. Yaşanmış ve yaşanacak olayları anlatan televizyon dizileri ve bazı haberler nasıl yapılıyor? İşte arkadaşımız bunun üzerine çalışıyordu. Bir rapor hazırladı ve bu raporu da üst düzey devlet yetkililerine verdi. Konumu ve yaptıkları ortadadır. Arkadaşımız CIA’nın bile hedefindeydi.”

‘Kalp krizi geçirmedi’

Fiziki olarak çok güçlü olduğuna dikkat çeken silah arkadaşları, “Kaşif’in yanına hiç kimse yaklaşamaz. Onu darp edebilecek biri yoktur. Yurt dışındaki spor müsabakalarında sayısız ödüller aldı” dedi. Mesleği gereği kalp krizi geçirdiğini vücudundaki belirtilerden anlayabileceğini ifade eden bir devre arkadaşı ise “Kalp krizinin kolda uyuşma, göğüs kafesinde sıkışma gibi tipik belirtileri vardır. Arkadaşımız bunları çok iyi bilirdi. Normalde kalp krizi öncesi yakınındakilere haber verebilirdi. Biz kalp krizi geçirdiğini düşünmüyoruz” diye konuştu.

Silah arkadaşları, Silivri Cezaevi’ndeki tutukluların yavaş yavaş öldürüldüğünü düşündüklerini belirtti: “70 yaşına yakın insanları Silivri’de tutuyorlar. Oradaki tutukluların yavaş yavaş zehirlendiğini düşünüyoruz. Cezaevinde doktor bile yok. Hiçbir akıl ve mantık Kozinoğlu’nun kalp krizi nedeniyle öldüğüne inanmaz.”

Cenazeye geniş katılım

Tören öncesi Kozinoğlu’nun eşi Yeşim, oğlu Özel, annesi Belgin Kozinoğlu ile kız kardeşi Figen Bıçakçıoğlu, cami avlusunda taziyeleri kabul etti. Cenaze törenine, Kozinoğlu’nun aile yakınlarının yanı sıra eski MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun, MİT İstanbul Bölge Başkanı İsmail Nişancı, MİT İzmir Bölge Başkanı Özel Yılmaz, eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele ve Kaçakçılık Şube Müdürü Adil Serdar Saçan, Balyoz davası tutuklusu eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın eşi Nilgün Doğan, oyuncu Perran Kutman ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Cenaze törenine Genelkurmay Başkanlığı, MİT Müsteşarlığı, İkinci Ergenekon davasının tutuklusu Yeni Parti Genel Başkanı Tuncay Özkan ve çok sayıda üst düzey komutan da çelenk gönderdi. Kozinoğlu’nun Türk bayrağına sarılı tabutu, törenden sonra Kozinoğlu’nun cenazesi götürüldüğü Ümraniye Hekimbaşı’ndaki Kocatepe Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Kozinoğlu’nun 40 sayfalık savunmasına savcı el koydu!

Odatv soruşturmasıyla tutuklanan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Orta Asya Ülkeleri Daire Başkanvekili Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde el yazısıyla hazırladığı 40 sayfalık savunmasına savcının el koyduğu öğrenildi. Cezaevi kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Kozinoğlu, mahkemeye sunmak üzere çok etkili bir savunma hazırladı. Savcı, önemli bilgilerin yer aldığı bu 40 sayfalık el yazısı savunmaya Kozinoğlu’nun koğuşuna giderek el koydu. Şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Kaşif Kozinoğlu’nun 40 sayfalık el yazısı savunmasına, savcının bizzat koğuşa giderek el koyması ise dikkat çekti.

Kozinoğlu’nun 40 sayfalık el yazısı savunmasının içeriği ve dava dosyasına girip girmeyeceği merak konusu…

Kaşif Kozinoğlu’nun avukatları: Cezaevinde ve ambulansta doktor yoktu!

Odatv soruşturmasıyla tutuklanan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Orta Asya Ülkeleri Daire Başkanvekili Kaşif Kozinoğlu’nun avukatları Taner Serim ve Tuğçe Duygu Köksal, Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin cezaevinde ve hastanede yapılan müdahalelerle ilgili yazılı basın açıklamasında bulundu. Kozinoğlu’nun avukatlarının yaptığı açıklamada, Kozinoğlu’na cezaevinde ve hastaneye götürülmek üzere konulduğu ambulansta doktor müdahalesi yapılmadığının altı çizildi. Kozinoğlu’nun avukatları, “Tarafımızca bilinen; Kozinoğlu’nun rahatsızlandığı cezaevinde doktor bulunmadığından kendisine burada herhangi tıbbi müdahalenin yapılmadığı; Silivri Devlet Hastanesi’ne sevk için çağrılan ambulansta da doktor bulunmadığı; ancak yolda ulaşan ikinci bir ambulanstaki doktor tarafından kalp masajıyla müdahale edilmek istenildiği fakat başarılı sonuç alınamadığından Silivri Devlet Hastanesi’ne ölü duhul ettiğinden ibarettir” ifadesini kullandı.

Kozinoğlu’yla Birlikte Gömülmeyen Sırlar-2

 Tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde Cumartesi günü henüz bilinmeyen bir nedenle hayatını kaybeden MİT’çi Kaşif Kozinoğlu’nun ölmeden kısa süre önce Aydınlık’a ulaştırdığı mektubunun dün yayımladığımız ilk bölümü geniş yankı uyandırdı. Aydınlık, Kozinoğlu’nun kendisiyle birlikte mezara gömülmeyen sırlarını kamuoyunun önüne sermeye başlamışken, diğer gömülmeyen sırları ise örtülmeye çalışıldı. Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde el yazısıyla hazırladığı 40 sayfalık savunmasına savcının el koyduğu öğrenildi. Cezaevi kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Kozinoğlu, mahkemeye sunmak üzere çok etkili bir savunma hazırladı. Savcı, Kozinoğlu’nun 40 sayfalık savunmasına koğuşuna giderek el koydu. Şimdi yazı dizisine başladığımız bu mektup daha da önem kazandı.

 ‘Para kaynağı ABD’ 

Dün yayımladığımız bölümde Kozinoğlu, yurt dışında özellikle de Türk Cumhuriyetlerindeki Fethullah Gülen’e bağlı okulların ABD ve CIA ile bağlantılarını anlatıyordu. “Gülen okullarının müdürleri CIA’ya bulundukları ülkelere ilişkin rapor veriyor” diyen Kozinoğlu, söz konusu okulların para kaynağını da söyle ifade etmişti: “Anılan okulların faaliyet göstermesi için çok büyük meblağlarda para gerekmektedir. Gereken para Türkiye’deki bazı işverenlerin bağışlarından elde edilen paranın çok üzerindedir. Bu paraları ABD vermektedir.”

Uzun yıllar MİT Asya Ülkeleri Daire Başkanvekilliği görevini yapan Kozinoğlu, mektubunun bugün yayımlayacağımız bölümünde ise Fethullah Gülen cemaatinin Türk Cumhuriyetlerinde bürokrasi ve büyükelçiliklerde nasıl örgütlendiğini, söz konusu ülkelerin Gülen cemaatine karşı nasıl mücadelede verdiğini anlatıyor. İşte Kozinoğlu’nun anlatımıyla Orta Asya Türk Cumhuriyetlerindeki cemaat örgütlenmesinin şifreleri…

‘Büyükelçilikler, THY ve TİKA cemaat ofisi gibi’ 

Kaşif Kozinoğlu, Türk Cumhuriyetlerinde büyükelçilikler, THY ve Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı’nın (TİKA) Gülen cemaatinin ofisleri gibi kullanıldığını anlatıyor

“Kırgızistan’da uzun yıllardır ve halen tüm okulların başında olan şahıs Orhan İnandı, aslında Fethullah Gülen’in ‘Asya İmamı’dır. Kırgız Devleti ile irtibatlı olan esasen odur. Büyükelçiden hiçbir farkı yoktur. TC Devleti de bu şahıs üzerinden Kırgız yönetimi ile irtibat kurmaktadır. Anılan şahıs Kırgızistan’da, F. Gülen cemaatinin bilgisi dışında gizli bir şahsi servet de edinmiştir. Haremi vardır. Lüks içinde yaşamaktadır. Kırgızistan servisi tarafından angaje edilmiştir. Kırgız gizli servisi her adımını bilmektedir. Anılan Kırgız servisine de F. Gülen cemaatini anlatmaktadır. Kırgızlar, F. Gülen’in okullarına muhtaç oldukları için şu an itibarıyla kapatamamaktadırlar. Orhan İnandı’dan elde ettikleri tüm bilgileri, Rus ve Çin servisine aktarmaktadırlar. Aslında Rusya ve Türkmenistan’daki okullar, Orhan İnandı’nın verdiği bilgiler sonrası kapatılmıştır.

‘Türkiye parsel parsel satılıyor’ 

Ayrıca Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Afganistan, Tacikistan’daki Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA), Türk Hava Yolları (THY), büyükelçiliklerdeki eğitim, ticari, ekonomik, din ve kültür müşavirliklerinin tamamı F. Gülen’ciler tarafından kapatılmıştır. Söz konusu ülkelerde F. Gülen’ci olmadan iş yapmak, ticaret vb. hiçbir faaliyet yaptırılmamaktadır. TİKA-büyükelçilik-THY’nin açık olduğu (faaliyet yürüttüğü) yerlerde okullar ve işadamları bir ekip şeklinde çalışmaktadır. Tüm bu söylediğim gruplar, bu ülkelerde barınabilmek, ülkeden atılmamak için anılan ülkelerin gizli servislerine aynı zamanda verdikleri bilgilerle, Türkiye’yi de parsel parsel satmaktadırlar.

‘ABD okullar kapanmasın diye uğraşıyor’ 

Türkmen Başı’nın ölümü sonrası Türkmenistan Cumhurbaşkanı olan Berdimuhammedov, öncelikle bakan yardımcılığına kadar yükselen, Türkmenistan sayesinde çok büyük paralar kazanan Ahmet Çalık’ı bitirmiş, gücünü elinden almış ve son olarak da F. Gülen’in okullarını kapatarak aslında çok büyük bir maddi damarı da kesmiştir. İşte Rusya Federasyonu’ndan sonra Türkmenistan’da da okulların kapatılması F. Gülen grubunu çıldırtmıştır. Şimdi kesinlikle sıra Azerbaycan ile Kazakistan’a gelecektir. Bu kapatma olayı fakir olmaları nedeniyle en son Afganistan vb. bölge ülkelerinde olur. Özbekistan’dan sonra Türkmenistan’da da bu okullar kapanmasın diye, ABD’nin çok uğraşısı olmuştur. Ancak RF (Rusya Federasyonu), Özbekistan ve Türkmenistan, anılan okulları ülke güvenlikleri ve Nurculuk faaliyeti yapmaları dolayısıyla kapatmaktadır.

‘Nurculukla mücadele departmanı’ 

Asya’da en yoğun Kırgızistan’da yerleşik durumdadırlar. Özbekistan, F. Gülen faaliyetlerine hiçbir şekilde müsade etmemekte. Yakaladığında ülkeye iade etmiyor, yargılayıp hapse attırıyor. Ancak Özbekistan, her yönüyle bölgenin en önemli stratejik ülkesi olması bağlamında her yolu deneyerek bu ülkeye girmeye çalışmaktadır. Özbekler de bunları kısa sürede yakalamaktadır. Özbek İçişleri Bakanlığı’nda Nurculukla mücadele departmanı kurulmuştur (1994). Aynı yıl Özbekler Türkiye’de çeşitli okullarda okuyan tüm talebelerini geri çekmiş ve Özbekistan’daki okullarını kapatmıştır. Özbekistan’daki büyükelçilikte din müşaviri yoktur.

‘Salih, Başbakanlık tarafından korunuyor’ 

Dışişleri Bakanlığı mensupları, her şeyi tüm çıplaklığıyla bilmelerine rağmen korkudan bu konuda merkezlerine kripto çekememektedir. Özbekistan lideri İslam Kerimov’un muhalifi Muhammed Salih, ABD ve F. Gülen organizesi ile Türk topraklarında barındırılmakta, başbakanlık tarafından korunmaktadır. Muhammed Salih’in kızı ile Emine Erdoğan’ın çok yakın bir arkadaşı evlenmiştir. M. Salih, ABD’nin terör örgütleri listesinde yer alan Özbekistan’a muhalif İslami Hareket adlı terör örgütü ile direkt olarak irtibatlıdır ve örgüte para yardımı yapmaktadır.”

Kozinoğlu’yla Birlikte Gömülmeyen Sırlar-3

MİT’çi Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde sır ölümü nasıl aydınlanır bilemeyiz. Ancak Kozinoğlu’nun Aydınlık’a mektubu çok önemli konuları aydınlatacak. 3 gündür yayımladığımız Kozinoğlu’nun mektubundan bölümleri, bu konuda iz sürmek isteyenlerin dikkatine sunuyoruz. Son yıllarda MİT’te yaşanan tasfiye ve dönüşüm, Aydınlık okurlarının yabancı olduğu bir konu değil. Ancak yıllardır MİT’in ciğerinde yer almış, MİT Orta Asya Ülkeleri Daire Başkanvekili Kozinoğlu’nun anlatımları, MİT’in fotoğrafını daha da berraklaştırıyor. İşte Kozinoğlu’nun el yazısıyla MİT’te son durum ve Hakan Fidan…

MİT’çi Kozinoğlu anlatıyor: Tayin ve terfileri Gülen cemaati yapıyor 

‘Emniyet’ten sonra sıra MİT’te’ 

“Hakan Fidan’ın MİT’e gelişi ile söz konusu okullarda (Fethullah Gülen okullarında) çalışan öğretmenlerden birçok isim MİT’e davet edilmiş ve MİT’te göreve başlamıştır. Emniyet Genel Müdürlüğü gibi MİT de F. Gülen cemaatine mensup kişilerce ele geçirilmek üzeredir.

‘Gerektiğinde içki de içerler’ 

F. Gülen okullarında görev yapan personel, gerekirse eşinin başını açar. Çok az maaş aldıklarını ifade ederler. Lüks içinde yaşarlar. Gerektiğinde içki de içerler. F. Gülen’in okullarını kapatan ülkelerin “kapatma” nedenlerinin metinleri yayınlanırsa bu F. Gülen için ağır bir darbe olur.

‘Gülen tek başına Apo gibi’ 

Dünya genelinde 800’e yakın F. Gülen okulu vardır. F. Gülen tek başına Apo gibi! Yani kendisinden sonra bir ikinci şahsın olmasına izin vermeyen bir kişilik. F. Gülen neden ABD’ye gitti? Cemil Çiçek Adalet Bakanı iken ‘Türkiye’ye dönebilir’ demesine rağmen neden hâlâ Türkiye’ye dönmüyor? Dönecek mi? Dönecekse ne zaman dönecek?

‘ABD, dönmesine izin vermiyor’ 

F. Gülen, Türkiye’ye dönmeye korkuyor. Ayrıca ABD dönmesine izin vermiyor. ABD ne zaman verirse izni, o zaman döner. Nurettin Veren bulunup konuşturulmalı. Bu konu çok önemlidir! O adam çok şeyi belgeli anlatacaktır.

‘Atatürk düşmanı yetiştirilir’ 

Tüm F. Gülen okullarında görev yapan öğretmenler ışık evlerinde yetiştirilmiş gençlerdir. Sorulduğunda ‘askerlik görevlerini yaptıklarını’ söylerler. F. Gülen okullarının talebeleri özenle seçilir. O ülkedeki bürokrat, siyasetçi ve diğer ileri gelenlerin çocuklarıdır. Amaç o nesille, o ülkeyi ileride ele geçirmektir. N. Veren’in açıkladığı milyarlarca dolarlık mal varlığının kaynağı nedir? Bu para birçok ülkenin hazinesinde mevcut değildir. Okullarda görevli öğretmenler, bulundukları ülkenin şartlarına ayak uydurur. Her okulda Atatürk köşesi vardır. Bu, aslında takiyedir. Okullarda talebelere risaleler ezberlettirilir. Atatürk düşmanı olarak yetiştirilirler (dünyadaki bütün okullarda).

Fehmi Koru’nun kardeşi… 

Dışişleri Bakanlığı da F. Gülen cemaati tarafından tamamen ele geçirilmiştir. Kurumları ele geçirirken önce personel departmanı’nı ele geçirirler. Örneğin F. Koru’nun (Fehmi Koru) kardeşi Naci Koru, Dışişleri Bakanlığı’nın personel işlerinden sorumlu müsteşar yardımcısıdır. Daha birkaç yıl öncesinde Şikago Başkonsolosu idi. Bunlar atlaya zıplaya ve hiçbir hiyerarşi dinlemeden gitmektedir. Dışişleri Bakanlığı, cemaatçi olmasa bile F. Gülen’in personelinden korkmaktadır. Yurt dışını ziyaret eden tüm siyasetçiler F. Gülen okullarına mutlaka uğrarlar. Onlardan hediye ve para zarfları alırlar.

Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA), tamamen F. Gülen’in kontrolündedir. Dışişleri Bakanlığı bazı konularda, büyükelçilikleri değil, anılan okulların (Gülen okulları) müdürlerini ve o ülkenin TİKA sorumlularını muhatap almaktadır. Korkmaları nedeniyle Dışişleri mensupları bu duruma seslerini çıkaramamaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü’nde (EGM) olduğu gibi, Dışişleri’nde de tayin ve terfileri F. Gülen cemaati yapmaktadır. Birkaç ay içerisinde MİT’te de yapmaya başlayacaktır.”

Kaynak : Aydınlık Gazetesi

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE