BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonları ve KCK’ya yönelik gözaltıları eleştirdi. Demirtaş, “Eğik bir baş olmaktansa, yanık iki ayak olmayı tercih eden gençler onurumuzdur, sahip çıkacağız” dedi.
(DHA) — Gündoğdu Mahallesi’ndeki Şah Düğün Salonu’nda BDP Mersin il kongresinde partililere hitap eden Demirtaş, boynuna asılan sarı-kırmızı-yeşil renkli poşuyla konuşma yaptı.
Salonu dolduran partililer de sarı-kırmızı-yeşil renkli bez parçaları sallayıp, Kürtçe ‘Yaşasın Başkan Apo’ diye sloganları attı.
Selahattin Demirtaş, Malatya morgunda 24 PKK’lının cenazesinin bekletildiğini, bunlara vahşet uygulandığını iddia etti.
Demirtaş, şöyle konuştu: “Cenazelere saygı gösterilmemektedir. Hükümetten elbette ki böylesine bir konuda duyarlılık beklemiyoruz. Çünkü artık çok açık anlaşıldı ki, bunlar kanla abdest alıp, göstermelik namaza duran üç kağıtçılardır. Bizi anlamak istemeyenlere bir kez daha açıkça belirtiyorum; eğik bir baş olmaktansa, yanık iki ayak olmayı tercih eden gençler onurumuzdur, sahip çıkacağız. Sahip çıkmamak onursuzluktur, cenazesine, evladına sahip çıkmamak onursuzluktur, bu vahşete sessiz kalmak onursuzluktur. Biz böyle bir onursuzluğu kabul etmeyeceğiz.”
Süleyman Demirel ve Tansu Çiller’in başbakan olduğu dönemleri de hatırlatan Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “O dönemlerde de bunların çok daha beterini gördük. ‘Bunları bitireceğiz’ diyorlardı. Şimdi bakın ‘ya bitecek ya bitecek’ diyenlerin nerede olduğu belli değil, ama BDP 36 milletvekili ile Meclis’te. Zulmün varacağı yer, Tansu Çiller’in vardığı yerdir. Kim bitecek hepimiz göreceğiz. O nedenle kimseden aman dilemiyoruz. Ne kadar cezaevi varsa hepimizi oraya doldurun. Bakalım kim bitecek? Biz haklıyız, bizim meşru taleplerimiz var. Biz kimseye zulüm yapmadık, yapmayacağız. Kimse moralini bozmasın. Bunların çok kullandığı bir laf var, şimdi ben onlara söyleyeyim; ‘Bunların son çırpınışlarıdır, son çırpınışları’… Karıncaya sormuşlar, ‘Nereye gidiyorsun?’, ‘Hacca gidiyorum’ demiş. ‘Sen bu gidişler Hacca yetişemezsin’ demişler. O da ‘En azından yolunda ölürüm’ demiş. Bize düşen de böyle bir onurlu yolda yürümektir. En azından uğrunda ölürüz.”












Bu konu hakkındaki yorumunuz