‘Kaddafi öldü, cesedi Misurata’ya götürüldü’

Libya’da Şubat ayında başlayan ayaklanma neticesinde Batı’nın da desteğiyle devrilen Muammer Kaddafi bugün öldürüldü. Kaddafi’nin memleketi Sirte’de isyancılar tarafından öldürüldüğü açıklandı. Kaddafi’nin bir drenaj borusunun içinde saklanırken bulunduğu öne sürüldü.

Libya Ulusal Geçiş Konseyi Mahmud Cibril düzenlediği basın toplantısında, “Bu anı çok uzun zamandır bekliyorduk. Muammer Kaddafi öldürülmüştür” dedi. Libya’yı 42 yıl demir yumrukla yöneten Kaddafi’nin cesedi Misurata’da bir camiye götürüldü.

Kaddafi, UGK güçleri tarafından ağır yaralı olarak ele geçirildi. UGK yetkililerine göre, bacağından ve kafasından yaralanan Kaddafi, ambulansla götürülürken yolda hayatını kaybetti.

Bir başka iddiaya göre ise Kaddafi bir kanalizasyon borusunun içinde saklanırken bulundu ve UGK güçleri ile girdiği silahlı çatışma sonucunda öldü. Kaddafi’nin yakalanırken, “Beni vurmayın! Beni vurmayın” dediği de yayılan iddialar arasında.

AFP/Getty Images ajansları da Kaddafi’nin yakalanma anına ait olduğunu öne sürdüğü bir fotoğraf servis etti. UGK askeri kanadının sözcüsü, söz konusu fotoğrafın Kaddafi’ye ait olduğunu ve yakalanması sırasında cep telefonuyla çekilen bir videodan alınmış olduğunu açıkladı.

El Cezire televizyonu da Kaddafi’nin cesedinin tartaklandığı görüntüleri yayınladı. Görüntülerde, yerde yatan Kaddafi’ye Libyalıların tekme attığı ve üzerindeki kıyafetleri çekiştirdiği görüldü.

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=KJQUShElCzE[/youtube]

SAVUNMA BAKANI DA ÖLDÜRÜLDÜ

Yapılan açıklamalara göre ayrıca, Kaddafi’ye bağlı güçlerin komutanlığını yapan Kaddafi’nin Savunma Bakanı Ebu Bekir Yunus Cebr de operasyonda öldürüldü.

Reuters haber ajansı, Kaddafi’nin oğlu Mutassım Kaddafi’nin canlı ele geçirildiğini bildirirken, AFP ise cesedinin bulunduğunu belirtti. Bir diğer oğlu Seyfülislam Kaddafi’nin de birkaç gün önce NATO’nun düzenlediği hava saldırısında Beni Velid yakınlarında öldürüldüğü bildirildi.

Kaddafi’nin öldürülmesi üzerine Sirte, Trablus ve Bingazi’de binlerce kişi sokaklara dökülerek kutlama yapmaya başladı.

UGK güçleri, Trablus’u ele geçirdikten sonra Libya içinde ilerlemeye devam etti. Son olarak Sirte kentinde şiddetli çatışmalar yaşandı. Kaddafi’nin kendisine bağlı askerlerle birlikte memleketi Sirte’ye sığınmış olabileceği üzerinde duruluyordu.

Şiddetli çatışmaların ve NATO’nun yoğun bombardımanın ardından UGK güçlerinin bugün Sirte’yi ele geçirdiği ve ardından da Kaddafi’nin öldürüldüğü açıklandı.

CESET MISURATA’DA

UGK yetkilisi Muhammed Abdül Kafi, Kaddafi’nin cesedinin güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan bir yere götürüldüğünü de ifade etti. El Arabiya televizyonu, Kaddafi’nin cesedinin Misurata’ya ulaştığını ve cesedi görüntülemesine izin verildiğini duyurdu.

Yapılan açıklamalara göre ayrıca, Kaddafi’ye bağlı güçlerin komutanlığını yapan Kaddafi’nin Savunma Bakanı Ebu Bekir Yunus Cebr de operasyonda öldürüldü. Kaddafi’nin ölü Mutassım Kaddafi’nin ise sağ olarak ele geçirildiği açıklandı.

Söz konusu bilgiler, UGK’nın farklı yetkilileri tarafından yapılan açıklamalara dayanıyor. Şu ana kadar Kaddafi’nin öldüğü bilgisi, NATO, ABD yönetimi ya da UGK liderliği tarafından teyit edilmiş değil.

UGK’nin daha önce de Kaddafi’nin oğullarının yakalanması ve bazı şehirlerin ele geçirilmesiyle ilgili açıklamalarının doğru olmadığının ortaya çıkması nedeniyle Kaddafi’nin ölümüyle ilgili değerlendirmelere de temkinli yaklaşım sürüyor.

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=r_nPcJRsYMQ[/youtube]

SİRTE BUGÜN DÜŞTÜ

Libya’da UGK’ye bağlı güçler, Sirte’yi Kaddafi yanlılarından temizleyerek kentte kontrolü ele geçirdi. Bu haber UGK’ye bağlı birliklerin sevinç gösterileriyle karşılandı.

“KADDAFİ ÖLDÜ, SAVAŞ BİTTİ” 

Avrupa Birliği Başkanı Herman Van Rompuy Kaddafi’nin ölümünün “despotizm çağının sonu” olduğunu söyledi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ile ortak bir açıklama yapan Van Rompuy, UGK’ye, Kaddafi’nin ölümünden sonra geniş kapsamlı bir uzlaşma süreci başlatmaya davet etti.

İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’nin de Kaddafi’nin yakalandığı haberlerinin gelmesinin ardından, “Ajanslar, Kaddafi’nin yakalandığını söylüyor. Bunun anlamı; savaş bitti” yorumunu yaptığı bildirildi.

YAKALANMA SÜRECİ BÖYLE GELİŞTİ

Libya’da Muammer Kaddafi karşıtı gösterilerin başladığı şubat ayından bu yana olayların gelişimi şöyle oldu:

15/16 Şubat: İnsan hakları savunucusu Fethi Tarbel’in tutuklanması Bingazi’de olayların çıkmasına neden oldu.

24 Şubat: Hükümet karşıtı güçler, Kaddafi’nin askerlerini yendi ve kıyı kenti Misrata’nın kontrolünü ele geçirdi.

26 Şubat: BM Güvenlik Konseyi, Kaddafi ve ailesine yaptırım uygulanacağını açıkladı.

28 Şubat: AB ülkeleri Kaddafi’ye karşı yaptırım kararı aldı.

5 Mart: Bingazi’de kurulan Ulusal Geçiş Konseyi (UGK), kendini Libya’nın tek temsilcisi olarak ilan etti.

17 Mart: BM Güvenlik Konseyi’nde yapılan oylama sonucunda, Libya hava sahasında uçuşa yasak bölge ilan edildi ve sivillerin Kaddafi’nin ordusundan korunması amacıyla askeri harekat kararı alındı.

19 Mart: Kaddafi güçlerine yönelik düzenlenen ilk hava saldırısıyla Kaddafi’ye bağlı askerlerin Bingazi’ye doğru ilerleyişi durduruldu ve Libya’nın hava savunma sistemleri hedef alındı.

30 Nisan: NATO’nun Trablus’taki bir eve düzenlediği hava saldırısında Kaddafi’nin en küçük oğlu ve üç torunu öldü.

27 Haziran: Uluslararası Ceza Mahkemesi, Kaddafi, oğlu Seyfülislam ve istihbarat şefi Abdullah El Senusse için insanlığa karşı suç işledikleri gerekçesiyle yakalama emri çıkardı.

21 Ağustos: Muhalif güçler başkent Trablus’a girdi.

23 Ağustos: Muhalifler, Kaddafi’nin Trablus’taki Babül Aziziye karargahını ele geçirdi ve Kaddafi yönetiminin sembollerini yok etti.

29 Ağustos: Kaddafi’nin karısı, kızı Ayşe ve oğullarından ikisi Cezayir’e gitti. Ayşe Kaddafi sınırı geçtikten birkaç saat sonra burada bir çocuk dünyaya getirdi.

1 Eylül: Libya’daki geçiş yönetimi, Paris’te ülkenin geleceğinin konuşulduğu bir konferansta dünya liderleriyle buluştu. İktidara gelişinin 42. yıl dönümünde Kaddafi, kendisini destekleyenlerden mücadeleye devam etmelerini istedi.

8 Eylül: Geçiş yönetiminin Yürütme Kurulu Başkanı Mahmud Cibril, kendilerine bağlı güçler tarafından ele geçirlmesinin ardından ilk kez başkent Trablus’a gitti.

11 Eylül: Libya, yeniden petrol üretmeye başladı. Nijerli yetkililer, Kaddafi’nin oğlu Sadi’nin ülkelerine geldiğini açıkladı.

13 Eylül: Geçiş yönetiminin başında bulunan Mustafa Abdülcelil, başkent Trablus’ta yaklaşık 10 bin kişilik bir kalabalığa ilk kez hitap etti.

15 Eylül: Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve İngiltere Başbakanı David Cameron Libya’yı ziyaret etti.

16 Eylül: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Libya’da Trablus ve Bingazi’yi zeyaret ederek, Libya’nın yeni yönetiminin temsilcileriyle görüştü. BM Güvenlik Konseyi, Libya’ya yönelik yaptırımları yumuşattı. BM Genel Kurulu, geçiş yönetiminin temsilcilerini, Libya’nın tek temsilcileri olarak gören bir karar aldı.

20 Eylül: ABD Başkanı Barack Obama, ABD’nin Libya Büyükelçisinin Libya’ya döneceğini açıkladı.

21 Eylül: Muhalifler, Kaddafi’ye bağlı güçlerin direniş gösterdiği 3 büyük kent olan Sabha’nın ele geçirildiğini duyurdu. Sirte ve Beni Velid’deki direniş devam etti.

25 Eylül: Libya, aylar sonra ilk kez petrol sevkıyatına başladı.

27 Eylül: NATO, UGK’nın ülkenin kimyasal silahlarının ve nükleer malzemelerinin tamamının kontrolünü sağladığını bildirdi.

12 Ekim: Kaddafi’nin oğlu Mutasım, Sirte’den kaçmaya çalışırken yakalandı.

13 Ekim: UGK güçleri, Sirte’nin “iki numara” denilen mahalle hariç neredeyse tamamen ele geçirildiğini duyurdu.

14 Ekim: Kaddafi yanlıları ile UGK güçleri arasında başkent Trablus’ta çatışma çıktı. Yeni yönetim, Trablus’un alınmasından sonra başkentte ilk kez silahlı direnişle karşılaştı.

17 Ekim: Kaddafi’nin son kalelerinden biri olan Beni Velid’in de düştüğü ilan edildi. Suriye’deki bir televizyon kanalı, Kaddafi’nin oğlu Hamis’in 29 Ağustos’ta yaşanan çatışmalarda öldüğünü doğruladı.

18 Ekim: ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Libya’ya sürpriz bir ziyaret düzenledi ve Kaddafi karşıtı güçlere birleşme çağrısı yaptı.

20 Ekim: UGK güçleri, Kaddafi’nin memleketi ve son kalesi olan Sirte’ye iki aylık kuşatmanın ardından ele geçirdi.

KADDAFİ KİMDİR?

Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi uzun bir dönem Arap dünyasının önemli liderlerinden biri oldu.

Muammer Ebu Minyar el-Kaddafi, 7 Haziran 1942 tarihinde Akdeniz kıyısındaki Sirte şehri yakınlarında Bedevi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Genç yaşlarında Mısır devlet başkanı Cemal Abdul Nasır ve onun Arap sosyalizmi ve Arap ulusçuluğuna dayalı ideolojisine hayranlık duyuyordu. Kaddafi, 1956 yılında Süveyş Krizi yaşanırken İsrail karşıtı protesto gösterilerine katılıyordu.

Libya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirdi (1963). Daha sonra Bingazi’deki Askeri Akademi’ye girdi. Okul arkadaşlarıyla birlikte, ileride Özgür Subaylar Hareketi adını alacak gizli bir örgüt kurdu (1959). Mezun olduktan sonra İngiltere’ye giderek askeri alanda uzmanlık eğitimi gördü (1966).

1 Eylül 1969’da Muammer Kaddafi liderliğindeki genç subaylar, ile Kral İdris’e karşı kansız bir darbe yaptılar. Darbe gerçekleştiği sırada Kral İdris, Türkiye’de, Bursa kaplıcalarında tedavi görüyordu. Yeğeni veliaht El Rida radyo ile tahttan vazgeçtiğini bildirdi ve ev hapsine alındı. Monarşi lağvedildi ve yeni Libya Arap Cumhuriyeti ilan edildi.

Henüz 27 yaşında iktidara el koyan Muammer Kaddafi’nin üllkesi Libya, kısa zamanda Batı karşıtı gruplar için bir cennet haline geldi. Emperyalizm ile savaşma iddiasındaki kimi örgütler Libya’nın askeri ve finansal desteğini arkasına aldı.

Darbeden sonra ülkede denetimi ele geçiren Devrim Komuta Konseyi başkanlığına getirilen Kaddafi, 1970’te başbakanlık görevini de üstlendi. Aynı yıl Libya’nın “özgür bir Arap demokratik cumhuriyeti” olduğunu belirten yeni bir anayasa oluşturarak, ABD’nin ve İngiltere’nin ülkedeki askeri üslerini kapattı.

Muammer Kaddafi, 20. yüzyılın diğer politik figürlerinin de gerçekleştirdiği gibi, İslam sosyalizmi olarak adlandırdığı siyasi felsefesini “Yeşil Kitap” adını verdiği 1975-1979 arasında üç cilt halinde yayınlanan kitabı ile açıkladı. Kaddafi, hem Marksizmden hem kapitalizmden ayrılan “evrensel üçüncü yol” teorisini ortaya koyuyordu.

Cemal Abdul Nasır’ın Arap Birliği politikasının ateşli bir savunucusu olan Kaddafi, Nasır’ın 28 Eylül 1970’de ölümünün ardından Arap ulusçuluğu fikrinin ideolojik önderi olmaya çalıştı. Kaddafi’nin Tunus ile birleşme girişimi 1974’de başarısızlıkla sonuçlandı. Mısır ve Libya arasındaki tam bir birleşme sağlama tasarısı ise, iki ülkenin karşılıklı suçlamaları nedeniyle başarısızlığa uğradı. 1977’de bu çekişmeler silahlı bir çatışmaya ve diplomatik ilişkilerin kopmasına yol açtı.

Kasım 1985’te CIA tarafından Kaddafi yönetimine karşı gizli operasyonlar yapıldığı ortaya çıktı. Roma ve Viyana’daki İsrail havayolları bürolarına Filistinlilerce (Ebu Nidal grubu) yapılan saldırıların (Aralık 1985) Libya tarafından desteklendiğini ileri süren ABD, Libya’nın eylemlerinin ABD’nin ulusal güvenliğini ve dış siyasetini tehdit ettiğini iddia etti.

Komşu ülkeler Tunus ve Mısır’da 30’ar yıllık Bin Ali ve Mübarek iktidarlarının son bulmasıyla neticelenen halk hareketlerinin ardından, Şubat 2011’de Libya’da da Kaddafi iktidarını sarsan karışıklıklar baş gösterdi. Libya’da çıkan iç savaşın ardından 23 Ağustos 2011’de muhalifler Kaddafi’nin Trablus’taki Babül Aziziye karargahına girmeyi başardı.

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=STnj3uI0ZJc[/youtube]

Kaynak : GAZETEPORT

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE