“Başbakanın özel temsilcisi CHP’yi PKK yetkililerine şikayet ediyor”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Başbakan’ın özel temsilcisi CHP’yi, PKK yetkililerine şikayet ediyor. Bu tür görüşmeler terörü sonlandırmaz, terörü azdırır. Fatura Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a mı çıkıyor? Erdoğan nasıl olsa bir yere giderken bin-bin beş yüz korumayla gidiyor” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, yeni bir anayasayı kendilerinin de istediğini, bunu daha önce teklif ettiklerinde, “gündemimizde yok” cevabı verildiğini söyledi. 

Mevcut anayasaya bile uymuyorlar ki

Yeni anayasa yapmakla mevcut bazı sorunların düzelmeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, Anayasada yer alan uluslararası anlaşmalar ve özel hayatın gizliliği ilkesine ilişkin hükümlere bile uyulmadığını öne sürdü. Kılıçdaroğlu, Anayasa hükümlerinin aksine “Ergenekon” davası dosyalarında özel görüşmelerin de yer aldığını, milletlerarası anlaşma hükümlerinin esas alınmadığını iddia etti.

Bunun yanında Anayasaya göre, Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK) TBMM’de komisyonlar ve Genel Kurulda öncelikli ve ivedi olarak görüşülmesi gerektiğini anlatan Kılıçdaroğlu, bu nedenle AK Parti iktidarının çıkardığı KHK’ların hepsinin bu süreçten geçmesinin zorunluluk olduğunu savundu.

Kemal Kılıçdaroğlu, yeni anayasa hazırlığı süreciyle eş zamanlı olarak siyasi partiler yasasının değiştirilmesi, yüzde 10 seçim barajının düşürülmesi, iç hukuk düzenlemelerinin yapılması, KHK’ların komisyon ve Genel Kurulda ele alınması, özel yetkili mahkemelere son verilmesi gerektiğini ifade etti.

“Belediyelere özel ilgi…” 

Son günlerde CHP’li belediyelere yönelik özel bir ilginin söz konusu olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, telefonla ya da mektupla çağrılması gereken bir belediye başkanının evine polis ordusunun gönderildiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, bunların hepsine direneceklerini, yollarından dönmeyeceklerini bildirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Alman vakıfları ve CHP’li belediyelere yönelik açıklamasına değinen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Sayın Başbakan ‘Alman vakıflarından CHP’li belediyeler kredi alıyor, bu krediler bir takım müteahhitlere iş verilerek, onun aracılığıyla PKK’ya kaynak aktarılıyor’ dedi. 24 saat geçmeden çark etti. Efendim, ‘lafları cımbızlamışlar…’ Buradan Sayın Başbakan’a bir çağrıda bulunuyorum; bir Başbakan karnından konuşmaz. Başbakan vakit geçirmeden, hemen bugün, ima ettiği CHP’li belediyelerin isimleri ile birlikte bildiği her şeyi, ayrıntıyı gizlemeden ve atlamadan kamuoyuna açıklasın. Şerefli bir Başbakan’ın yapması gereken budur. Üzerine basarak söylüyorum; şerefli bir Başbakan bu konuda ne bilgi ve ne belge var ise gizlice benimle değil, Türk halkı ile televizyonların ve basının önünde vakit geçirmeden acilen paylaşsın. Aksi takdirde şerefli Başbakan görevini ihmal etmiş olacak ve suç işlemiş olacaktır. Başbakan’ı, suçüstü yakalanmanın korkusu ve telaşı sarmıştır. Defalarca sordum, bir daha soruyorum; bu Deniz Feneri’ndeki köstebek bakan kim Sayın Başbakan, bir çık anlat Allah aşkına. Bir bakan köstebeklik yapar mı? Arama yapılacak, önceden haber veriyorlar. Kim yapıyor bunu ey şerefli Başbakan, çık bu konuları anlat, dinleyelim bakalım.”

“TRT Genel Müdürüne söz geçiremiyor” 

TBMM’den bir kişinin, CHP Grubu’nu arayarak, grup toplantılarını, eskiden olduğu gibi TBMM TV’den canlı yayınlanacağını söylediğini belirten Kılıçdaroğlu, bugün ise telefonda “Biz verecektik ama TRT Genel Müdürü direniyor, vermiyor” denildiğini söyledi. TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in, bu görüşmelerin canlı yayınlanacağını söylediğini ancak TBMM Başkanı’nın, TRT Genel Müdürü’ne söz geçiremediğini savunan Kılıçdaroğlu, “TBMM Başkanı, TRT Genel Müdürü’ne söz geçiremiyorsa Allah aşkına bu Başkan kime söz geçirecek?” diye sordu.

“Dilsiz demokrasi örtülü diktatörlüktür” 

Çiçek’in haklarını da kendilerinin savunacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanı ile hiç kimsenin bu düzeyde görüşemeyeceğini, direnç gösteremeyeceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, dilsiz demokrasinin, örtülü diktatörlük ve o diktatörlüğe çanak tutmak olduğunu ifade etti.

“Yolsuzluk AK Parti’nin ihtisası oldu” 

Kılıçdaroğlu, “insan hakları ihlallerinin sıradanlaştığını, yolsuzlukların AK Parti’nin ihtisas alanına dönüştüğünü, Türkiye’nin dış politikada itibarsızlaştığını, demokrasi söyleminde bulunmanın, neredeyse suç olmaya başladığını, yaklaşık 60 gazetecinin hapishanede olduğunu” belirterek, başbakanın bunları görmezden gelerek, yurt dışı gezilerine devam ettiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, bu nedenle sorumluluklarının ve görevlerinin çok ağır olduğunu dile getirdi.

“Yağma düzeni bakanlıkların içine taşındı” 

Bakan yardımcılıklarına yönelik eleştirilerini dile getiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Göz ardı edilmemesi gereken bir konu var. Eskiden KİT’lerde arpalıklar vardı, yönetim kurulu üyelikleri. Seçimi kaybedenler, yandaşlar KİT’lerin Yönetim Kurulu üyeliklerine atanırdı. KİT’ler özelleştirildi, yağma dönemi bitti. Ne yapacaklar; şimdi bakan yardımcılıkları oluşturuluyor, yağma düzenini bakanlıkların içine taşıdılar. Eski milletvekilleri, seçime girmiş kaybetmiş olanlar, bakan yardımcılıklarına atandı. Bakan yok mu; var. Ya eskisi yanlıştı ya yenisi. Yandaşlara devletin kaynağını ayırmak, onlara devletin kaynağını vermek, yağmayı bu şekilde meşrulaştırmak doğru mu? Yeni bir yöntem, yolla yola çıktılar, arpalığa dönüştürdüler, KHK ile bakanlıkları.”

“KHK çıkarma yetkisi eski hükümete verildi”

Parlamentonun, işlevsiz bırakıldığını, KHK’ların çıkarıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şu görüşleri dile getirdi:

Parlamentonun, eski hükümete KHK çıkarma yetkisi verdiğini ancak hükümetin değiştiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, hükümetin KHK çıkarmaya devam ettiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, “Anayasa Mahkemesi, bu gerçeği göre göre, bile bile suskunluğunu sürdürüyorsa orada sorun var demektir.”

Sözü devam eden MİT-PKK görüşmesi polemiğine getiren Kılıçdaroğlu, şunları anlattı:

“MİT-PKK görüşmesi diyorlar. MİT-PKK görüşmesi değil, devletin istihbarat örgütlerinin yaptığı görüşme değil, Başbakan’ın özel temsilcisinin yaptığı görüşme. Önce inkar ettiler sonra itiraf etti, ‘benim özel temsilcim görüştü’ denildi. Bu görüşmede yüzde 95’lik anlaşma sağlandığı söyleniyor. Çık onu anlat. İlla internet sitesine konulan haberlerle mi öğreneceğiz. Özel görüşmeyi belgeleyen başka bir olay daha var. Özel görüşmede, CHP’yi PKK yetkililerine şikayet ediyorlar, akıl alacak şey değil. Başbakan’ın özel temsilcisi CHP’yi PKK yetkililerine şikayet ediyor. Bu tür görüşmeler terörü sonlandırmaz, terörü azdırır. Nitekim azdırdı. Fatura Erdoğan’a mı çıkıyor? Erdoğan nasıl olsa bir yere giderken bin-bin beş yüz korumayla gidiyor. Orada görev yapan öğretmen, kaymakam, sade yurttaş onlar kimin yönetiminde gezecek, onları da mı bin-bin beşyüz kişi koruyor, hayır. Kaçırılan öğretmenlerin, kaymakamların faturasını kim ödeyecek? AKP inkar politikalarından buraya geldi. Bu özel görüşme terörü sonlandırmak için değil, ötelemek için yapıldı. Seçimler sırasında PKK, 3 kez ateşkesi ertelediğini açıkladı. AKP, seçimlere terörün olmadığı ortamda gitmek istiyordu, bunun pazarlığı yaptı. Bu yol, terörü sonlandıracak yol değil. Analar ağlamaya devam ediyor sizin izlediğiniz politikalar nedeniyle. Birileri bunun hesabını vermeyecek mi birileri hesabını sormayacak mı; soracağız daha fazla soracağız.”

Kaynak : CNN TÜRK

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE