Siirt’in Pervari ilçesindeki hain saldırıda şehit olanlara Allah’tan rahmet, ailelerine ve millete sabır ve başsağlığı, yaralılara da acil şifalar dileyen Bahçeli, gelinen noktadan PKK ile masaya oturan AKP iktidarını sorumlu tuttu.
Türkiye ateş çemberine alınıyor
Bahçeli, “Patlayan bombalar, iğrenç tuzaklar, rezil pusular, insanlarımızın hayatlarına kastediyor. Türkiye ateş çemberine alındı. PKK ile AKP arasındaki görüşmelerin, mutabakat arayışlarının maliyeti çok ağır oluyor” dedi.
Bahçeli: Tahammül sınırlarını çoktan aştı
Bahçeli, “Patlayan bombalar, iğrenç tuzaklar, rezil pusular, masum ve mazlum insanlarımızın hayatlarına kastetmektedir. Türkiye deyim yerindeyse ateş çemberine alınmıştır” dedi.
Pamukkale Richmond Otel’de 2 gündür devam eden MHP İl Başkanları Toplantısı’nın ardından bir basın toplantısı düzenleyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, il başkanlarıyla Türkiye’nin içinde bulunduğu ağır şartları görüştüklerini, 12 Haziran genel seçimlerinden bu yana geçen süredeki siyasi, ekonomik, sosyal konuları, bölücü terörün ulaştığı kaygı verici seviyeyi, yeni anayasa sürecini ele aldıklarını söyledi. Türkiye’de terörün kaygı verici saldırılarının tahammül sınırlarını çoktan aştığını, hain eylemlerin milletin can ve mal güvenliğini üst düzeyde tehdit ettiğini ifade eden Bahçeli, terörün kanlı yüzünün şehirleri, caddeleri, sokak aralarını yürünmez hale getirdiğini kaydetti. Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Patlayan bombalar, iğrenç tuzaklar, rezil pusular, masum ve mazlum insanlarımızın hayatlarına kastetmektedir. Türkiye deyim yerindeyse ateş çemberine alınmıştır. Bölücü canilere verilen tavizler, uyandırılan umutlar etnik kalkışmanın bahanesi ve gerekçesi haline gelmiştir. Milletimiz çaresizce terörün menfur suikastlarına maruz kalmaktadır. Ankara’nın göbeğinde patlayan bomba ve sonucunda üç vatandaşımızın alçakça şehit edilmesi ve 34’ünün de yaralanması hıyanet şebekesinin insanlık düşmanı eylemlerine hazin bir misal olmuştur. Siirt’te dört genç kızın teröre kurban gitmesi de vicdansızlığın, izansızlığın nerelere kadar ulaştığını açıkça resmetmiştir. Polislerimize yönelik kalleş ve kahpe saldırıların çığırından çıkmasıyla arka arkaya şehit haberlerinin gelmesi milletimizi derinden sarsmıştır.”
Tevil çabalarına girdiler
Siirt’teki hain saldırıda şehit olanlara Allah’tan rahmet, ailelerine ve millete sabır ve başsağlığı dileyen Bahçeli, şöyle devam etti: “Bu vahşet ne ilktir ne de anlaşıldığı kadarıyla son olacaktır. Ne ibretlik bir çelişkidir ki barıştan, demokrasiden ve özgürlükten bahseden katiller, belirli aralıklarla sivil vatandaşlarımıza gözlerini kan bürümüşcesine saldırılar düzenlemektedir.” Ankara Kumrular Caddesi’ndeki suikasti PKK terör örgütünün kabul etmediğini ve “hedef saptırmaya hayasızca tevessül ettiğini” ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti: “İşin tehlikeli tarafı ise bombalı saldırının PKK üzerinde kalmaması için malum mihrakların el birliği etmişcesine izahlarda bulunmaları ve tevil çabalarına girmeleri olmuştur. Oluşturulmaya çalışılan iyi PKK, kötü PKK tasnifi bir kez daha belirginlik kazanmıştır. Tüple bombayı ayırt edemeyenlerin kamuoyunu yanıltmaya, yönlendirmeye ve PKK’yı aklamak için yoğun gayret sarf etmeye cüret ettikleri manidardır. Görüldüğü kadarıyla PKK ile AKP arasındaki görüşmelerin, mutabakat arayışlarının maliyeti çok ağır olmaktadır.”
Bedelini misliyle ödeyecekler
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terör örgütü PKK’nın bebek, çocuk, kadın yaşlı demeden insanları vahşice katlettiğini söyledi. Terör örgütünün çeşitli tarihlerde sivil vatandaşlara yönelik yaptığı saldırıları anımsatan Bahçeli, son zamanlarda yaşanan terör saldırılarının en büyük dayanağının AKP’nin açılım süreci olduğunu belirterek, “PKK’yı aklamak ve siyasallaştırmak adına, bütün değerlerimiz ve milli ilkelerimiz ayaklar altına alınmıştır. Yıkım projesi Türkiye’yi bölme ve milletimizi parçalama niyetinde olanlara altın tepsi içinde imkanlar sunmuş ve ülkemizi geri dönüşü çok zor olacak bir ayrışma ve dağılma sürecine sokmuştur. Bölücülükle tahkim edilmiş terör, dört bir koldan ülkemizi kuşatmışsa bunun sorumluluğu kesinlikle Başbakan Erdoğan ve hükümeti üzerinedir” dedi.
Özel yetkili savcıların inandırıcılığı muamma olan ihbarlarla, imzasız şikayet mektuplarıyla, teyit edilmesi gereken bilgi ve belgelerle neredeyse önüne geleni tutukladığını kaydeden Bahçeli, terörün tırmandığı bir ortamda bölücülük propagandası ve tahrikçiliği yapan bazı siyasetçilere, köşe yazarlarına ve sözde aydınlara hiç birşey yapılmadığını kaydetti. Terörün artık herkesi doğrudan doğuya tehdit ettiğini, bundan sonra daha ağır terör hadiselerinin olmasının sürpriz olmayacağını belirten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Azmettirici açılımdır”
“Patlayan bombaların azmettiricisi de AKP’nin sözde demokratik açılımından başkası değildir. AKP, PKK’ya yol açmış ve kanlı saldırılarını icra edebilmesi için yığınak yapmasına göz yummuştur. Başbakan Erdoğan, faili olduğu suçları devlete yükleyerek sorumluluktan muaf olamayacaktır. Gelişmeler Yüce Divan dosyasının kabardığını göstermektedir. O tarihi adalet ve hesaplaşma günü geldiğinde, bugünlerde kendilerinden geçen iktidar sahipleri yaptıklarının bedelini hukuk önünde misliyle ödeyeceklerdir.”
Derin muhabbete devam etsinler
MHP lideri Bahçeli yaptığı basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Bahçeli, Başbakan’n şehit haberlerinden sonra kendisine sorulan soru üzerine “PKK da görevini yapıyor, biz de yapıyoruz” şeklindeki cevabını soran bir gazeteciyi de, “İhaneti görev kabul eden bir anlayışı cevaplandırmak bile lüzumsuzdur. Abesle iştigaldir” şeklinde cevaplandırdı. Devlet Bahçeli, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Brüksel’de katıldığı bir toplantıda PKK ile MİT arasındaki görüşmelerin kesintiye uğradığını söylemesine rağmen bundan sonra görüşmeler yapılmayacak anlamına gelmiyor “ şeklindeki bir açıklamasına da Bahçeli, “Derin muhabbete devam etsinler”dedi. Bahçeli, “Anayasa ile ilgili düşüncelerinizi daha önce açıkladınız. Yaşanan son gelişmeler neticesinde bir bu görüşlerinizde bir değişiklik olacak mı ?” sorusuna da şu cevabı verdi:
‘Görüşlerimizin ne kadar haklı olduğunun ortaya çıkmasına vesile olmaktadır. Mecliste de arkadaşlarımız bu yönde hazırlıklarını tamamlayarak 1 Ekim’den itibaren MHP, 1 eksiğiyleTBMM’de olacaktır. İnşallah Engin Alan paşa da kısa bir dönem sonra aramıza katılır diye ümit etmekteyiz.” Bahçeli, merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopter kazası ile ilgili ortaya çıkan görüntüler hakkındaki soruya, “Başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere savcılar ve ilgililer olayın üzerinde durmaktadır. Geriye dönülmeyecek bir şekilde sonuna kadar götürülmesinde yarar vardır. Soruşturmaya devam edilmeli” cevabını verdi.
Sünepe politika
Devlet Bahçeli, Rumların Doğu Akdeniz’de doğal gaz aramaya başladımasına ilişkin olarak da, İsrail’in de Rum yönetiminin yanında yer alarak Akdeniz’i kriz merkezi haline getirdiğini belirten Bahçeli, “Şüphesiz Güney Kıbrıs Rum yönetiminin bu tutumu asla kabul edilemeyecek küstahlıktır” diye konuştu. Bahçeli, şunları söyledi: “Rumlara karşı alttan alan pısırık ve sünepe politikalarla Doğu Akdeniz’in fiilen işgal ve ekonomik bölge ilan edilmesi arasında doğrudan bağlantı olduğu şüphesizdir.”
Pamukkale’ye sokulmadı
Bu arada, Pamukkale’yi gezmek isteyen Bahçeli’nin makam aracı, Pamukkale Kuzey Kapısı girişinde “araçla geçişin izinle yapılmasından” dolayı güvenlik tarafından durduruldu. Bahçeli ve beraberindekiler kısa süreli bir bekleyişin ardından araç geçişine izin verilmemesi üzerine Pamukkale’ye uğramadan Ankara’ya gitmek üzere yola çıktı.
ABD’den hangi desteği aldınız!
Bölücü terörün artan saldırıları karşısında hükümetin işi ağırdan alarak kamuoyunu oyalamaya dönük taktiklerde bulunduğunu savunan MHP Genel Başkanı Bahçeli, sınır ötesi kara harekatının halen gerçekleştirilemediğini, bölücülükle mücadelede kapsamlı ve etkili bir plan uygulamaya sokulamadığını belirterek, “AKP hükümeti teröre karşı tam saha pres yapılacağını iddia etse de, kendi sahasından henüz çıkabilmiş değildir” şeklinde konuştu. Başbakan Erdoğan’ın ABD ziyaretini de değerlendiren Bahçeli, şu soruları yöneltti: “Geçmişte ABD’yle, PKK terör örgütü konusunda bir dayanışma noktasında ve bir nevi işbirliği içinde olduğunuzu ifade ederken neyi kast etmiştiniz? ABD’yle stratejik ortak olarak PKK terörüne karşı daha fazla işbirliği içinde olduğunuzu söylediniz mi, söylemediniz mi? Madem terörün önlenmesi konusunda aynı düşünceleri paylaştığınızı 2006 yılında dile getirdiniz, o zaman bugüne kadar hangi terör örgütüyle mücadele ettiniz? 2007 yılında stratejik ortak olarak değerlendirdiğiniz ABD’ye, PKK terör örgütüne karşı hangi işbirliği ve elde ettiğiniz ne gibi sonuçlar için teşekkür ettiniz? Dün stratejik ortaklık dahilinde, minnet duyduğunuz bu devletten hangi kalıcı ve etkili desteği aldınız?”












Bu konu hakkındaki yorumunuz