MHP lideri Devlet Bahçeli, 12 yıl aradan sonra ziyaret ettiği Şanlıurfa’da Anayasa paketini eleştirdi. Anayasa için uzlaşma komisyonu önerisini yineleyen Bahçeli, “Anayasa üzerinden kutuplar, mahkemeler üzerinden cepheler oluşturulduğunu” söyledi, “Anayasa değişince Urfalının cebine para mı girecek?” diye sordu. Başbakan Erdoğan’a da “Nereye kaçarsan kaç seni getirmezsem namerdim” diye seslendi.
Bahçeli, partisinin Şanlıurfa Topçu Meydanı’nda, düzenlediği “Bin Yıllık Kardeşliği Yaşa ve Yaşat” sloganıyla düzenlenen mitinginde konuştu.
Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a da “Nereye kaçarsan kaç seni getirmezsem namerdim” diye seslendi.
MHP lideri Bahçeli, “Büyük bir heyecan içinde bir araya gelmiş olan siz değerli vatandaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Değerli Urfalılar; yüreğinizde inanç, ruhunuzda heyecan, gözlerinizde umut, ellerinizde sevgiyle, koşarak buraya geldiniz. Kalbinizle ve samimiyetinizle geldiniz. Burada TOKİ’nin töreni yok, burada taşınmış vatandaşlar yok, burada bir çuval kömür için, bir paket peynir için toplananlar yok. Ne mutlu ki buraya oğlunuza top ve kızınıza bebek almak için gelmediniz. Buraya okullar tatil edilerek kalabalık yapmak için toplanmadınız. Buraya kamu araçlarına zorla bindirilip getirilmediniz” dedi.
“İstiyorlar ki bölünelim”
Bajçeli, Urfa’nın Kurtuluş Savaşı’nda verdiği mücadeleye değinerek, bu coğrafyalar üzerinde “kem gözlerin” sona ermediğini, milletin huzuru, birliği ve geleceği üzerinde oyunların son bulmadığını ifade ederek, “O gün bugündür biliniz ki başka başkentlerin, ülkemizde, Urfa’mızda gözleri var. Yalnızca Urfalı’nın değil, Hakkarili’nin, Bitlisli’nin, Muşlu’nun, Siirtli’nin, Şırnaklı’nın, Vanlı’nın, Batmanlı’nın, Bingöllü’nün, Tuncelili’nin evlerinde, bağında, bahçesinde, tarlasında emeli var, niyeti var. Dikkat ediniz, 1919’lu yıllarda Urfalı’nın yumruğunu yiyenler, şimdi yeni bir oyun peşindeler. İstiyorlar ki bölünelim, parçalanalım, bekliyorlar ki ayrılalım, dağılalım, umuyorlar ki çözülelim ve birbirimize küselim, adı ‘açılım’ denilen tuzağa düşelim, lime lime olalım, parça parça dökülelim” dedi.
“Bütün halinde çözülemeyen sorunlar, parçalanınca nasıl çözülecek? Bir yumruk gibi sıkışmış ellerin açamadığı kapılar, parmak darbesiyle nasıl açılacak? Bu, aramıza sokulmak istenen sinsi bir fitnedir. Bu, birbirimizi ayırmak isteyen alçakça bir fesattır. Bunu ne büyük milletim kabul eder ne Milliyetçi Hareket sineye çeker ne de şanlı tarihini tescil ettirmiş Urfalı kardeşim rıza gösterir, onay verir ve boyun eğer” diyen MHP lideri, “Buradan Türk milletinin sükunetini korkaklık görenleri, Urfalı’nın duruşunu ürkeklik zannedenleri, Urfalı sindi, Mardinli boyun eğdi, Bingöllü kabul etti, Diyarbakırlı teslim oldu sananları uyarıyorum: Diliyor ve inanıyorum ki dirliğini bozmak isteyenlere karşı, tıpkı işgalcilere daha önce yaptığı gibi Şanlıurfalı kardeşlerim de tarih şahittir ki önce sabreder aldırmaz, sonra elinin tersiyle iter, baktı ki ders alınmıyor doğrulur, ayağa kalkar ve yüksek sesle, ‘Biz biriz, beraberiz. Bayrağımız bir, toprağımız bir, vatanımız bir, inancımız bir, milletimiz bir, devletimiz bir, Allah’ımız birdir’ diye haykırır” şeklinde konuştu.
Bahçeli ayrıca, ”Bu ülkenin her yeri benim, yaşayan herkes benim milletim, ben hepsiyle kardeşim’ der ve Fransız’a ne yaptıysa, İngiliz’e nasıl cevap verdiyse, hain teröriste nasıl göğsünü siper ettiyse, bugün bizi ayırmaya çalışanlara da aynı muameleyi gösterir, aynı tepkiyi verir, aynı şamarı indirir. İnancım budur, güvenim budur, beklentim budur” ifadelerini kullandı.
“Bu vatandaki herkes ecdadımızın yadigarıdır”
Devlet Bahçeli, ülkede yaşayan herkesin bir milletin bin yıllık kucaklaşmasının hatırası olduğunu dile getirerek, “Bu vatanda yaşayan herkes, üç kıtada hükümdar olmuş ecdadımızın yadigarıdır ve her vatandaşımız bizim için Allah’ın esirgenmesi ve korunması gereken mukaddes bir emanetidir. Ne başka türlü düşünürüz ne de başka türlüsüne izin veririz. Hiçbirimiz bu ülkenin ötekisi değildir. Hiç kimse bu milletin yabancısı değildir. Urfalı kardeşlerim bizsiniz, bizdensiniz, bizimlesiniz. Başbakan’a inat ayrımız, gayrımız yok. Hükümete inat farkımız, farklılığımız yok. Bin yıldır bu toprakları beraberce savunduk, bin yıldır bayrağı birlikte dalgalandırdık, beraber üzüldük, beraber sevindik, beraber katlandık. Başkalarının dediğine aldırmayın” dedi.
“Açılım tuzaklarına kanmayın, oyunları umursamayın, dikkate bile almayın. Siz bu ülkenin yabancısı değil, yerlisisiniz. Siz bu devletin ortağı değil, sahibisiniz. Birlikte yaşadık, birlikte güldük, birlikte savaştık, birlikte andık, adımız bir, acımız bir, anımız bir. Sıkıntılarımız olmadı mı? Oldu. Sorunlar yaşamadık mı? Yaşadık ama bunları yalnız siz değil, ülkemin tüm vatandaşları yaşadı” diyen Bahçeli, “Türk milletinin bütün fertleri her yörede yaşadı. Hiç kimsenin ailesi kimseye sorun değil. Hiç kimsenin kimliği kimseye sıkıntı değil. Aldanmayınız, kafalarınız karışmasın. Çünkü derdimiz tasamız yokluk, yoksulluk, yolsuzluk. Ananızın dili ne olursa olsun, hangi türküyü söylerseniz söyleyin, hangi yemeği pişirirseniz pişirin, neye inanırsanız inanın, yoksulluk aynı yoksulluk, mahrumiyet aynı mahrumiyet. Çile aynı çile” diye konuştu.
Devlet Bahçeli, “Fukaralığın dili yok, işsizliğin kimliği yok. Şanlıurfalı’nın da bu toprakların da derdi, ülkemin her yanında olduğu gibi yokluk, yoksulluk. Çoluk çocuğunun rızkını çıkaracak bir iş bulmak. Helal kazançla hayatını geçindireceği bir mesleğin sahibi olmak. Sorunumuz bu” ifadelerini kullandı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Ben buraya sizlerden oy toplamaya aklınızı çelmeye gelmedim. İnançlarınızı istismar etmeye, ayırmaya, bölmeye, küstürmeye gelmedim. Önce Şanlıurfalıyla kucaklaşmak, dertleşmek için geldim, sonra da Başbakan Erdoğan’ın kafasındaki ‘Sivas-Gavur dağı sınırını’ yıkmaya geldim” dedi.
“Aman dikkat ediniz”
“Yabancıların bizi bizden daha fazla sevmeyeceğini” ifade eden MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Belki biz burada değiliz, belki sizlere gelmekte ihmal gösteriyoruz ama biliniz ki sizler bizim evimizde, aklımızda, dilimizde, soframızda, dualarımızda ve gönlümüzdesiniz. Amerikalı bizi bizden daha fazla sevemez. İngiliz ve Fransız bizi bizden daha fazla kucaklayamaz. Sınırın ötesindekiler bizi bizden daha fazla tanıyamaz. Türk milletine mensubiyet Edirne’den söyleneni, Bozova’da işitmektir. Siverek’te pişeni, İzmir’de yemektir. Trabzon horonunu, Halfeti’de duymaktır” dedi.
“Çok sayıda şehit verdiniz. Gazi karşıladınız. Hepinizle iftihar ediyorum. Hepinizle gurur duyuyorum. Ama şimdi aynı hesaplar daha sinsi yaklaşıyor. Aynı amaçlar içten içe sizlere yanaşıyor. Adına ‘açılım’ deniyor. ‘Demokratikleşme’ deniyor, maskeleniyor. Aman dikkat ediniz” diyen Bahçeli, “Girilen yol, bölücülerin emellerine meşruiyet kazandıracaktır. Oyunu görünüz. Bu gidişatla Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı tasfiye edilecektir. Uyanık olunuz. Kılavuzu İmralı, taşeronu hükümet ve merkezi Amerika olan bölünme projesi, hiçbirimizin hayrına olmayacaktır. Şuurlu olunuz. Anlamsız farklılıkların körüklenmesi, derin yaralar açacaktır. Farkına varınız. Milli hassasiyetlerimiz, kardeşliğimiz ve tarihimiz aşağılanmak istenmektedir. Dik durunuz” şeklinde konuştu.
Demokratik açılım
Bahçeli, “Demokratik açılım” çalışmalarını da eleştirdi. Bunun arkasında oyunların bulunduğunu savunan Bahçeli, “Ya bu topraklar ve üzerinde yaşayan millet bir ve bütün tutulacaktır ya da bu millet Anadolu’dan atılacak ve tarihten silinecektir. Bunun adı tarihi Haçlı seferidir” görüşünü ileri sürdü.
AK Parti hükümeti döneminde birçok şeyin tahrip edildiğini iddia eden Bahçeli, “Açılım diyenlere soruyorum buradan: Urfalı’dan istediğiniz nedir? PKK’ya teslim olmasını mı istiyorsunuz? Bölünmeye rıza göstermesini mi umut ediyorsunuz? Fitneye sessiz kalmasını, fesada çanak tutmasını, ayrışmaya, ufalanmaya göz yummasını mı bekliyorsunuz? Yoksa bin yıllık kardeşliğin çiğnenmesine karşı kör olmasını, sağır olmasını, lal olmasını mı hedefliyorsunuz?” dedi.
Anayasa değişikliği
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yeni Anayasa çalışmalarına değindiği konuşmasında da, “Yedi yıllık yoksulluğun faturasını Anayasa’ya yamamaya çalışıyor. Evet Anayasa değişmelidir ancak acelesi var mıdır? Teklifimiz açıktır; Mecliste bir komisyon kuralım, metinler üzerinde tartışalım, bir karar ve uzlaşmaya varalım, kamuoyuyla paylaşalım ve seçimlerden sonraki Meclise bırakalım. Aklın ve sağduyunun yolu bir. Mevcutlar zaten yeter. Yeni cephelere ihtiyaç yok. Laik-antilaik, darbeci-darbe karşıtı, demokrat-otokrat, inanan-inanmayan kutuplaşmaları milletimizi zaten yordu. Şimdi de Anayasa üzerinden kutuplar mı yaratalım? Şimdi de mahkemeler üzerinden cepheler mi oluşturalım? Sorarım sizlere, yoksulluğun nedeni Anayasa mıdır yoksa beceriksiz iktidar mı? ” dedi.
“İşsizliğin nedeni Anayasa mıdır yoksa teslimiyetçi iktidar mı? Bölücülüğün azmasına sebep Anayasa mıdır yoksa iş birlikçi iktidar mı? Anayasa değişince Urfalı’nın cebine para mı girecektir? Anayasa değişince, göçler, acılar sona mı erecektir? Anayasa değişince evsize ev, işsize iş, aşsıza aş mı verilecektir?” diyen Bahçeli, “Anayasa değişince Urfa abad mı olacak, bu bölgenin talihi mi dönecektir? Bunlar yolsuzluklarını örtmek, kendilerini aklamak peşindedir. Bunlar haram lokmaların hesabından bu dünyada kaçmak peşindedir. Şimdi Urfa’dan sesleniyorum; Sayın Başbakan nereye kaçarsan kaç, okyanus ötesine gitsen bile seni getirmezsem namerdim. Milliyetçi Hareket buna izin vermez, Şanlıurfalı da buna asla göz yummaz. Yetim malına göz dikenlere, garibanın ahını alanlara, mazlumun malını çalanlara, şehitlerin, gazilerin hatıralarını incitenlere, hakkını helal etmez ve bunun hesabını bu dünyada kendisi sorar, öte dünyada ise Cenab-ı Allah affetmez” şeklinde konuştu.
“Gerçekleri gördünüz”
“Urfalı’nın bir sözü vardır, bilirsiniz, ‘Tilki tilkiliğini anlatana kadar, çiğ postu pazara çıkar’ diye. Çok şükür ki iş işten geçmeden gerçekleri gördünüz. Artık karşınızda nasıl bir hükümet olduğunu anladınız. Bedeli ağır oldu ama sonunda fark ettiniz. Bir musibet bin nasihatten iyidir. Senelerce uyardık ama şimdi uyandınız. Buna da şükür” diyen Bahçeli, “Bugün ülkemiz, göz boyamayı iyi bilen, vicdanları ve inançları istismarda tecrübeli, Hak deyip haksızlık yapan, hukuk deyip hukuksuzluk yapan, tokluk deyip açlık getiren, çare deyip ümitleri götüren, aş deyip ocakları söndüren, sizden görünüp size karşı, bir hükümet ile yönetilmektedir. Ecdadını soykırımla itham edenleri hoş görenler bunlardır” dedi.
Bahçeli, “Peygamberimize yapılan hakaretleri sineye çekenler bunlardır. Bir yanda mazlum Filistin’e sahip çıkıyormuş gibi görünen, diğer yanda inleyen Irak’ta Müslüman zulmüne eşbaşkanlık yapanlar yine bunlardır. Milyonlarca vatandaşımızın ahı ve bedduaları bunların üzerindedir Bilinmelidir ki yapanın yanına kar kalmamalıdır ve kalmayacaktır” diye konuştu.
CNN TÜRK











Bu konu hakkındaki yorumunuz