Bahçeli Aytaç Durak’ı istifaya çağırdı

MHP lideri Devlet Bahçeli, rüşvet iddialarıyla gündeme gelen MHP’nin Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak’ı istifaya çağırdı. Durak da, “Konuyu bilmiyorum, inceledikten sonra açıklama yapacağım” dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, “Aytaç Durak bize disiplin yolunu bırakmadan partiden istifa etmeli. İddialar suç duyurusu olarak kabul edilmeli ve savcılık harekete geçmeli” dedi.

29 Mart seçimlerinin ardından Durak ile yakın çalışma arkadaşları arasında birbirlerini “yolsuzluk yapmakla” suçlayan, ağır iddialara kadar varan tartışmanın kamuoyuna yansıdığını ifade eden Bahçeli, “Çok uzun yıllardan beri Adana Büyükşehir Belediyesi bünyesinde beraber görev yapan bu şahısların birbirleri hakkında isnat ettikleri suçlar MHP’nin asla kabul edemeyeceği ve göz yummayacağı ahlaki alanlardır. Bugüne kadar toplumun en hassas olduğu ahlaki konularda zafiyet gösterenlerin MHP’de barınmaları ve sığınmaları söz konusu olmamıştır” dedi.

Bahçeli, “Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığında yaşanan olaylar ve iddialarla ilgili olarak MHP tarafından gerçeklerin ortaya çıkartılması için muhakkık heyet teşkil edilmiştir. Şahısların birbirleri hakkındaki iddiaları bir iş ilişkisi olarak kabul edilmeli ve Adana Cumhuriyet Savcılığı tarafından adli tahkikat süreci başlatılmalıdır. Bu konuda İçişleri Bakanlığı gerekli gördüğü bütün hukuki ve idari süreçleri harekete geçirmeli, konu bütün yönleriyle aydınlatılmalıdır” diye konuştu.

MHP lideri, “Partimiz gerçekler ortaya çıkıncaya kadar hiçkimsenin suçlu ilan edilemeyeceğine inanmaktadır. Ancak son derece hassas olduğumuz alana giren bu konuda adı geçen ve birbirlerine suç isnat eden şahıslar aklanıncaya, yolsuzluk iddiaları son buluncaya kadar bu kişilerin MHP tüzüğü gereğince üyelik ilişkilerine ara vermek üzere disiplin hükümleri başlatılacaktır. Konunun bütün yönleriyle aydınlatılmasıyla oluşacak gelişmelere göre bu şahısların üyeliğe kabul durumları talepleri halinde yeniden gözden geçirilecektir. Temennimiz odur ki, bize herhangi bir şekilde disiplin soruşturmasına sebebiyet verdirmeden, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyesi partimizden istifa etmelidir” dedi.

Aytaç Durak hakkındaki iddialar

Adana Büyükşehir Belediye Meclisindeki oturumlarda “rüşvet” iddiaları nedeniyle Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ile MHP’li Meclis üyesi Mustafa Tuncel arasında gerginlik yaşanmıştı. Bazı meclis üyeleri, Aytaç Durak’ı yolsuzluk yapmakla, vergi kaçırmakla suçlamıştı.

İstanbul’da önceki gün bir basın toplantısı düzenleyen Aytaç Durak, 2 milyar dolar serveti olduğu iddiasını yalanlamış; malvarlığının 40 milyon doların biraz üzerinde olduğunu; sahip olduğu arsaların bir bölümünün kendisine eşinin babasından miras kaldığını söylemişti.

Durak, elindeki arsaların değerlenmesini belediye başkanı seçilmesine değil, şehirleşmeye bağlamış; kendisine iftira atanlara dava açacağını söylemişti.

Adana Valisi: “Adli süreç başladı”

CNN TÜRK’e konuşan Adana Valisi İlhan Atış ise, Adana Büyükşehir Belediyesindeki olaylarla ilgili adli sürecin başladığını, İçişleri Bakanlığı’ndan 3 müfettişin iddialarla ilgili araştırma yaptığını söyledi.

Vali Atış, MHP’li Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ile kendi partisinin meclis üyesi ve başkan vekili Mustafa Tuncel arasındaki karşılıklı suçlamalarla ilgili hiçkimsenin yorumda bulunmasının doğru olmayacağını, kararı yargı organlarının vereceğini bildirdi.

Adana Cumhuriyet Başsavcısı Sabri Beytorun da, “Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak’ın verdiği ses kasetiyle ilgili soruşturma sürüyor. Basında çıkan diğer haberlerdeki iddialarla ilgili gerekirse Durak hakkında da soruşturma aşamasına geçilecek. Durak ve Meclis üyeleriyle ilgili iddiaları ortaya koyarız, gereken neyse yaparız. Ancak şu anda bir soruşturma açılmış değil. İçişleri Bakanlığı tarafından da henüz bizden konuyla ilgili bilgi istenmedi” dedi.

Bahçeli: “Diyarbakırspor 1. ligde kalmalı”

Olaylı Diyarbakırspor maçlarına da değinen MHP lideri Bahçeli, Diyarbakırspor’un 1. ligde kalmasının ülke bütünlüğü açısından önemli olduğunu vurguladı; Diyarbakırlıları da takımlarına sahip çıkmaya çağırdı.

Geçmişten bugüne futbol maçlarında taraftarlar ve şehirler arasında gerginlikler yaşandığını hatırlatan Bahçeli, ancak bu kez, bir provakasyon endişesi taşıdığını dile getirdi.

MHP lideri, “Diyarbakırspor’un karşılaşmalarında yaşanan gerginlikler, spor anlayışının çok dışına çıkarak bölücü faaliyetlerin tabana yayılması olarak görülmeli” dedi.

Bahçeli, açılımı yürüten İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın da gerekli tedbirleri almasını istedi.

“Rahat harcama için IMF’den vazgeçildi”

MHP lideri Bahçeli’ye göre, hükümet erken seçim ufukta belirdiği için IMF ile stand-by görüşmelerini rafa kaldırdı. Bahçeli, “AK Parti, erken seçim öncesi rahat harcama yapabilmek için IMF halatından sıyrıldı” dedi.

Hükümetin yaklaşık 5,5 yılının IMF programıyla ve yaklaşık son 2 yıllık döneminin de müzakerelerle geçtiğini ifade eden Bahçeli, “Erdoğan ve yol arkadaşları kabul ve ikrar etmelidir; AKP iktidarları süresince Türkiye ekonomisi kendi başına ve desteksiz ayakta kalamamış ve IMF’nin uzattığı koltuk değneğiyle yere düşmekten kurtulmuştur. Başbakan açıkça bunu söylemektedir. Kendi ayakları üzerinde duramayan bir ekonominin, büyümesinden ve gelişmesinden bahsetmek milletimizi aldatmak ve kandırmak değildir de nedir? Başbakan Erdoğan, ekonomide tam bir başarısızlık örneği sergilediğini ne zaman ve daha hangi şartlarda kabul edecektir?” dedi.

“Bugün polise taş atan…”

Toplumun geleceği olan çocukları, sorumluluk sahibi, şuurlu, eğitilmiş fertler olarak yetiştirmenin hem milletin ödevi, hem de devletin vazgeçilmez görevi olduğunu vurgulayan Bahçeli, MHP’nin “suç işleyen ve suça meyilli çocukların varsa aileleriyle işbirliği yapılarak meslek edindirilmeleri suretiyle eğitilmelerini, ailesi olmayanların ise korunmaya alınması ve rehabilite edilmesi yoluyla topluma kazandırılmalarını” savunduğunu kaydetti.

Ermeni iddiaları

Türkiye’nin İsveç Büyükelçisinin Ankara’ya çağrılmasının yeterli olmayacağını, aynı doğrultuda karar alan ülkelerdeki diplomatların varlığının, bu tedbirin inandırıcılığını sağlamayacağını belirten Bahçeli, “Dış politika alanında ‘sıfır sorun’ denilerek yürütülen diplomasi garabetiyle; barış, istikrar, karşılıklı işbirliği bahanesiyle atılan her adım, aziz milletimize yönelik hakaret, suçlama, karalama ve soykırım iddiaları olarak geri dönmeye başlamıştır. Türkiye, özellikle PKK terörüne ve bölücü mihraklara siyasi sığınma adı altında yıllardır kucak açan; ülkemizde etnik ve inanç ayrımcılığını yakından takip edip körükleyen bu ülkeye vereceği tek cevap bu olmamalıdır” dedi.

“Ucuz siyasetin dar alanına sıkıştırılmak istenen ve sürekli yargılanmaya çalışılan Türk milletinin, geçmişinde veremeyeceği hiçbir hesabı yoktur” diyen Bahçeli, “Ne var ki, ülkemizi aşağılayan peşmerge ile kucaklaşan, topraklarımızda gözü olduğunu saklamayan Ermeniyle el sıkışan, iç işlerimize sürekli karışan Avrupalıyla dost olan bir zihniyetin başka bir tedbir almaya ne niyeti ve ne de takati bulunmaktadır. İşbaşındakilerin, 36’ya bölgem istediği büyük Türk milletini, tarihiyle, kökleriyle, kaynaklarıyla birlikte yedi düvele karşı savunacak ne ahlakı, ne mensubiyeti ve ne de böyle bir kaygısı vardır?” diye konuştu.

Erdoğan’ın “Kunta Kinte” benzetmesi

Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın toplu açılış sırasında 18. yüzyılda Batı Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satılan ve köleliğe karşı direnen bir sinema karakteri olan Kunta Kinte’ye atıfla; “Bu ülkenin gerçekten Kunta Kinteleri vardı. Ben de Kunta Kinte’ydim” sözlerinin dikkat ve ilgi çekici olduğunu söyledi.

Başbakan’ın, ne olacağı, hangi sıfatı taşıyacağı, kendisini nasıl tanımlayacağı tamamen kendi bileceği bir iş olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Ancak bizim tanıdığımız Başbakan Erdoğan, aç ve sefil yaşayan bir Afrika kölesine değil, şahsı ve aile efradıyla birlikte safahat içinde yaşayan Ortadoğu sultanlarına daha çok benzemektedir. Kunta Kinte olarak başladığını söylediği yer ile bugün edindiği servet arasındaki uçurumun izahı başka türlü nasıl yapılacaktır? Başbakan’a 20 yılda gülen talihin, yoksulluğu bir türlü aşamamış vatandaşlara ömrü boyunca gülmemiş olmasının gerekçesi nasıl ifade edilecektir? Başkalarının ne olduğu, kendini kiminle tanımladığı ve hangi milletin mensuplarıyla benzeştirdiği bizim konumuz ve umurumuz değildir. Ve bizim de kendisine söyleyeceğimiz şudur: Biz milliyetçi hareketin mensupları olarak, Alparslan gibi olmaya, Fatih gibi bakmaya, Yunus gibi söylemeye, Hacı Bektaş gibi sevmeye, Mevlana gibi kucaklamaya ve Mustafa Kemal gibi mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

CNN TÜRK

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE