MHP lideri Devlet Bahçeli, 17 ülkücünün Diyarbakır mitinginde provokasyon yaparak olay çıkaracakları gerekçesiyle gözaltına alınmasına sert tepki gösterdi: Dava arkadaşlarımızın başına geleceklerden Başbakan ve hükümeti sorumlu!
Arkadaşlarımızın kılına zarar gelirse sorumlusu Erdoğan ve hükümeti olur.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır mitinginde provokasyon yaparak olay çıkaracakları öne sürülen 19 ülkücünün gözaltına alınmasına sert tepki gösterdi. Bahçeli, “Gözaltındaki arkadaşlarımızın başına geleceklerden Başbakan ve hükümeti sorumlu olacaktır” dedi. Yaptığı yazılı açıklamada Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, “karanlık emellerle, rezil yöntemlerle ve kuşkulu vasıtalarla” MHP’yi sindiremeyeceğini er geç anlayacağını iddia eden Bahçeli, özetle şunları söyledi: “Hali hazırda gözaltında bulunan dava arkadaşlarımızın başına geleceklerden ve bundan sonraki yaşanacak olumsuzluklardan Başbakan ve hükümeti birinci derecede sorumlu olacaktır. AKP hükümetinin, hiçbir suçu ve günahı olmayan dava arkadaşlarımızdan pis elini çekmesi gecikmeksizin sağlanmalıdır. Aksi takdirde AKP iktidarı, bundan sonra olacakların ve ağır vebalın faturasına katlanmak zorunda kalacak ve fitne siyasetinin altında ezilecek.” Devlet Bahçeli şöyle devam etti:
Feraset ve sağduyusunu kaybetti
“Gerisinde AKP’nin olduğu anlaşılan alçakça tertipler artık bardağı taşırma noktasına kadar getirmiş, sinirler ve sabırlar ciddi düzeyde gerilmiştir. Önümüzdeki seçimlerde iktidarı kaybedeceğini anlayan ve bir daha tek başına hükümet olamayacağını gören Başbakan Erdoğan kontrolünü, ferasetini ve sağduyusunu bütünüyle kaybetmiştir.” Öte yandan seçim gezileri kapsamında Aksaray’da vatandaşlara seslenen Bahçeli, “Bugün öyle bir konumdayız ki; ABD’nin dayatması, AB’nin ilerleme raporlarındaki istekler, PKK’nın talepleri ve AKP’nin teslimiyetçi politika olarak vermeye gayret gösterdiği tavizler üst üste bir iskambil kağıdı gibi örtüşmüştür” dedi. MHP lideri, şöyle dedi: “Bu iktidar döneminde milli devlet, üniter yapı, toprak bütünlüğü ve bin yıllık kardeşliğimiz sorgulanmış ve tartışılmıştır. Etnik temelli bölücü terör tırmanmıştır. Bu iktidar döneminde PKK’nın siyasallaşması yolunda önemli tavizler verilmiştir.” Bahçeli Aksaray’dan sonra Niğde’de de Başbakan Erdoğan’a yüklendi. AKP iktidarının, 9 yıldır yolsuzluğa, yoksulluğa ve işsizliğe çare bulamadığını ve terörle mücadelede başarı sağlayamadığını belirten Bahçeli, son günlerde çıkan seçim anketleri için de şunları söyledi: “Seçim sonuçlarını değerlendiren sözleşmeli iktidar yandaşları, millet iradesini edepsizce hiçe sayarak AKP’nin oylarını yüzde 40’ların üzerine çıkarıyorlar. Bunlar bu değerlendirmeyi nasıl yapıyorlar.”
Selcan Taşçı NOTLAR
“Biz bir türkü bilir onu söyleriz…”
İstikametimiz Aksaray, Niğde, Konya… Şereflikoçhisar’a doğru ilerlerken ilk durağımız Ayrancı’da. Diyarbakır’da provokasyon yapacakları iddiasıyla gözaltına alınanlar arasında “ülkücüler”de olunca herkes Bahçeli’nin gözünün içine bakıyor masada:
“Ne diyecek acaba?”
Merakta bırakmıyor. Hazırladığı yazılı açıklamanın saat 10:00 itibarıyla elimizde olacağını söylüyor. Bahçeli’nin açıklamanın ne minvalde olacağını anlamamızı sağlayan ilk tepkisi çarpıcı:
“Bir siyasi parti, bir siyasi hareket kendi ayağına kurşun sıkar mı?”
Komplonun bile bir raconu olur Bahçeli’ye göre. Mesela komplo dediğin komplocunun güçlü olduğu, sonuca ulaşacağından emin olduğu yerde yapılır. Bu çerçevede, “Komplo yapmak istense bunun için Diyarbakır’a gitmemiz gerek yok ki.” diyor.
Sabah gazeteleri hayretle okumuş, henüz ifadeleri dahi alınmamış şahıslar hakkında işi iddianame hazırlamaya vardıran “malum medya”nın oynadığı role dikkat çekiyor: “Türkiye’de artık savcıların uzun uzun mesai yapması gerekmiyor. Sabah gazeteleri açınca iddianameleri hazır zaten. ”Bugün ne yapacağız, iddianameyi nasıl hazırlayacağız“ diye gazetelere bakıp oradan öğrenebilirler…”
“Medya”nın süreçteki “kilit” etkisine bir başka örnek de bir MHP teşkilatına atılan ses bombası olayıyla ilgili:
“Olay yerine polisten önce Cihan Haber Ajansı gidiyor. Bunlar, kuşlardan mı haber alıyor!”
***
Sohbetimiz sırasında Bahçeli’nin önemle üzerinde durduğu bir konu var. Bütün bu “tezgah”ın siyasilerin değil bürokrasi içine sızmış bir grubun işi olduğunu savunuyor. Ona kalırsa zaten AKP içinde bu derece incelikli bir operasyonu kotaracak çapta kimse de yok. Mesajı seçim sonrasına ilişkin:
“Bu grup her kimse, bulup çıkartacağız inşallah!”
Peki Diyarbakır mitinginin yapılacağı 6 Haziran gününe kadar sistematik halde süreceği anlaşılan olaylar MHP’yi nasıl etkiler?
Bu kampanyanın da, partisini hedef alan önceki girişimler gibi ters tepeceğine inanıyor Bahçeli: “Bunlar böyle yaptıkça mitinge olan ilgi artıyor. Belki bir kişiye ulaşacak olan mesajımız bugünden sonra 10 kişiye ulaşacaktır…”
Diyarbakır konuşmanın içeriğiyle ilgili olarak daha önceki ifadesini yineliyor Bahçeli:
“Biz bir türkü biliriz gidip onu söyleyeceğiz…”
***
12 Eylül öncesi verilen mücadelede etkin rol oynamış, yargılanmış, cezaevinde yatmış, işkenceden geçmiş, kimi idamdan dönmüş bir grup -ki “Yaşlı Kurtlar” veya “Koca Kurtlar” diye anıyor konvoydakiler kendilerini- da eşlik ediyor MHP Genel Başkanı’na son gezilerinde. “Eski Ülkücüler”, “Bağımsız Ülkücüler”, “Farklı Ülkücüler” gibi suni kavramlarla Ülkücü Hareket arasında set görevi görüyorlar . Mesajları net: “12 Eylül zulmüne uğrayan ülkücüler Bahçeli’nin yanında, MHP’nin çatısı altındalar.”
***
Şereflikoçhisar’da esnaf ziyaret yapıyor MHP lideri. Kah bir kuyumcuyu selamlıyor, kah temizlik işçilerinin elini sıkıp sohbet ediyor. Şereflikoçhisar -Aksaray arasında “köstebek” tarlası gibi bir yolda bütün organlarımız yer değiştirdikten sonra, yolun tam düzeldiği noktada karşımıza çıkan dev AKP panosu pes dedirtiyor:
“Duble yollarda güvenle seyahat ediyorum!” Çok değil birkaç kilometre ötede duble yol işçilerinin MHP konvoyunu bozkurtlarla selamlaması ise hayli manidar!
***
Aksaray’da coşkulu bir kalabalığa hitap ediyor MHP Genel Başkanı. O seçim otobüsün üstünde konuşmasını sürdürürken şehrin arka sokaklarını turluyorum nabız yoklamak için. Aksaray Kapalı Çarşısı esnafının iddiası çarşının “yüzde 95” gibi yüksek bir oranda AKP’yi destekleyeceği yolunda. Bu iddialı iktidar destekçilerinden ayrılıp beş on adım sonra bir başka dükkana giriyorum:
“MHP 2-1 yapar” diyor Aksaray’da.Hoppalaaaaa; eee hani yüzde 95’i AKP’liydi! Anlatılana göre ciddi bir tepki varmış AKP milletvekillerine Aksaray’da. Bahçeli’yi elini öpmek isteyen yaşlı bir kadın uğurluyor Aksaray’dan. “Estağfurullah” deyip elini çekiyor MHP lideri:
“İzin verin ben sizin elinizi öpeyim…”
Aksaray’dan sonra Hasan Dağı etrafını şöyle bir dolanıp Niğde’ye varıyoruz. Meydanını hınca hınç dolu ve sabırsız görünce, Bahçeli yarım saat önce başlıyor konuşmaya.. Otelden alana çıkışında gazeteciler yolunu kesip Erdoğan’ın Hopa’da yaşananlara ilişkin sözlerini hatırlatınca “Sayın Başbakan, son haftalarda ne konuştuğunun farkında değil. Zannediyorum yorucu bir televizyon programı, yorucu bir açılış töreni yorucu seçim faaliyetleriyle ne konuştuğunu fark edemeyecek bir konuma gelmiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi yöneticileri onu biraz tatile çekseler iyi olur. Çünkü bir emekli öğretmenin vefatıyla ilgili hiçbir başbakana yakışmayacak sorumlulukla yaptığı açıklamalar var. Bu zatın artık başbakan olarak kalması ülkemiz için bir yarar getirmeyecek” diyor ayıplayan bir üslupla. Seçime 11 gün kala MHP cephesinde durum şimdilik bu… Daha fazlasını görmek için ilerliyoruz Konya’ya doğru.












Bu konu hakkındaki yorumunuz