Kılıçdaroğlu: “Erdoğan bölücübaşı”

CHP lideri Kılıçdaroğlu, meydanlarda kendisinin Alevi olduğunu halka anlatan Başbakan Erdoğan için “Erdoğan, bölücülük yapıyor. Açıkça söylüyorum, Erdoğan bölücüdür, bölücü başıdır. Siyasetçiler bir toplumu ayrıştırmazlar, kaynaştırırlar, görevleri budur” dedi.

İSTANBUL- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın meydanlarda Alevi kimliğini dile getirmesiyle ilgili olarak ”Erdoğan, bölücülük yapıyor. Açıkça söylüyorum, Erdoğan bölücüdür, bölücü başıdır. Siyasetçiler bir toplumu ayrıştırmazlar, kaynaştırırlar, görevleri budur” dedi.

Kılıçdaroğlu, Habertürk’te yayımlanan ”Türkiye’nin Nabzı” adlı programda Didem Yılmaz’ın ve izleyicilerin sorularını yanıtladı.

“DARBE İSTEYENLER BİZE DEĞİL AKP’YE OY VERSİN”

”Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, AK Parti’nin CHP’li seçmenler arasında yaptırdığı bir anketten söz etti. Anket sonucunda ifade edildiği gibi size AK Parti’ye kızanlar mı oy veriyor?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, ”Yanlış bir anket yapmışlar. Anketlere oy verenlerle ilgili anket yapsalardı, gerçek tabloyu daha iyi görürlerdi. Çıksınlar sokağa. Bizim bütün milletvekili adaylarımız geziyor, onlar esnafa bile gidemiyor, müthiş bir tepki alıyorlar” ifadesini kullandı.

”Söz konusu ankette CHP’ye oy verenlerin yarıdan fazlasının darbeyi desteklediği ifade ediliyor” denilmesi üzerine Kılıçdaroğlu, ”Darbeyi destekleyenlerden oy istemiyoruz. Demokrasiden, özgürlüklerden yana olanlardan oy istiyoruz. Darbeyi destekleyecek biri varsa bize oy vermesin, gitsin koşa koşa oyunu AK Parti’ye versin. Darbe isteyenler AKP ile kol kola girebilirler, hiçbir sakıncası yok” diye konuştu.

”HERHALDE O GÖRÜNTÜLERİ SEYREDİYORDUR”

”Kaset skandalları”na yönelik sorular üzerine Kılıçdaroğlu, oyların MHP’ye mi, başka partiye mi gideceğini bilemeyeceğini, bunun yurttaşın tercihi olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, yasadışı yollardan elde edilen bulguların delil sayılmayacağını ilişkin kanun hükmü bulunduğunu, bunun evrensel bir kural da olduğunu ifade ederek, ”Ama siz organize bir şekilde belli insanların yatak odalarına giriyorsunuz, onlarla ilgili görüntü alıyorsunuz ve onları servis ediyorsunuz. Sonra da oturuyorsunuz, ülkenin başbakanı olarak, o görüntüleri herhalde seyrediyorsunuz ki, seçim meydanlarında konuşuyorsunuz. Bir başbakana yasadışı kasetler izlemek yakışır mı? Bir başbakan hangi yüzle bu kasetleri seyrediyor? İnsan bilmediği bir şeyi konuşabilir mi? Ben ‘Başbakan bir şeyi bilmeden konuşmaz’ diyorum. Eğer bir ülkenin başbakanı bu duruma düşmüşse söyleyecek bir şey yok.

Daha Başbakan’ın kafasında özel yaşam kavramı olgunlaşmamış. Nedir özel hayat onu bile bilmiyor? Cehaletin bu kadarına pes. İnsan bir kitap okur.”

”KILIÇDAROĞLU YAPTI DESİNLER GENEŞ BAŞKANLIĞI BIRAKIRIM”

Kılıçdaroğlu, SSK Genel Müdürü olduğu döneme ilişkin sorular üzerine, o dönemden önce de sonra da akrabalarının sınavla işe alındığını belirterek, ”Kimseye özel ayrıcalık tanımış değilim. Çoğu sınavı da iptal ettim. Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurumu, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurumu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu ve Başbakanlık Teftiş Kurulu dahil herhangi bir raporda ‘Kemal Kılıçdaroğlu şu konuda sorumludur’ desinler, bugün CHP Genel Başkanlığından da ayrılırım. Ben bu kadar iddialıyım. Ama aynı iddiayı Erdoğan’ın da yapmasını isterim. Onun hakkında yüzlerce rapor var. Çıksın, böyle bir rapor olursa ‘AKP Genel Başkanlığını bırakırım’ desin. Bırakamaz ama ben bırakacağımı söylüyorum. En ufak bir defom olamaz” dedi.

”ERDOĞAN BÖLÜCÜLÜK YAPIYOR”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ”Başbakan’ın miting meydanlarında sizin Aleviliğinizi ifade etmesinden rahatsızlık duyuyor musunuz?” sorusu üzerine, şunları söyledi:

”Erdoğan, bölücülük yapıyor. Açıkça söylüyorum, Erdoğan bölücüdür, bölücü başıdır. Siyasetçiler bir toplumu ayrıştırmazlar, kaynaştırırlar, görevleri budur. Eğer siz insanları inançları, kimlikleri nedeniyle bölerseniz, siz zaten bölücü olursunuz. Buradan oy toplayacağını sanıyor. Ama ben insanımızın sağduyusuna güveniyorum. Halkımız temiz, düzgün, kul hakkı yemeyen insan istiyor. Sayın Erdoğan’ın bir vatandaşın derdini dert ettiğini sanmıyorum. Bunlar için insan değil, para önemli. Hayatlarını zenginliğe, paraya adamışlar. Şatafatlı bir hayat sürüyorlar, bunu anlamak mümkün değil. Neden mütevazı olmuyorsun, ne var yani? Öbür dünyaya mı götüreceksin bu kadar malı, mülkü? Ben sade yaşıyorum ve bunu seviyorum. Bir çocuğun yatağa aç girmesini istemiyorum.”

“31 MAYIS’TA DİYARBAKIR’DA AÇIKLAYACAĞIM”

Toplumsal Mutabakat ve Milli Bütünleşme Projesi’ni 31 Mayıs’ta Diyarbakır’da açıklayacağını anımsatan Kılıçdaroğlu, adına ister Kürt, ister Doğu, Güneydoğu sorunu denilsin, Türkiye’de yaşanan bir sorun olduğunu belirterek, bu sorunun çözümü için CHP dışında hiçbir siyaset kurumunun bir şey üretmediğini söyledi.

Evrensel anlamda yerel yönetimlerin güçlü olmasını istediklerini belirten Kılıçdaroğlu, üniversitelerin de mali ve bilimsel özerkliğini istediklerini kaydetti.

“İSTERSE İNÖNÜ’NÜN YAZDIĞI MEKTUBU ERDOĞAN’A GÖNDEREYİM”

”Menderes’i idam sehpasına götüren süreçte CHP’nin rolü var mıydı” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, merhum İsmet İnönü’nün Cemal Gürsel’e yazdığı ”idamları yapmayın” mektubu bulunduğunu belirterek, ”O mektubu isterse sayın Erdoğan’a göndereyim ama Erdoğan’ın tarih bilgisi, bilinci yoktur. O bütün olguları ‘CHP’yi nasıl kötüleyebilirim’ diye kurguluyor. Halkı böyle kandırabileceğini düşünüyor. ‘Hayır, İnönü’nün böyle bir mektubu yoktur’ desin, ben mektubu ortaya çıkarayım ama diyemez. Erdoğan, ‘mektup yoktur’ diyemez. O zaman doğruları söylemesi lazım” dedi.

”O HAPİSHANE ERDOĞAN’IN ÖZEL HAPİSHANESİ Mİ?”

Kılıçdaroğlu, ”Balyoz Planı soruşturması kapsamında Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesine 8 muvazzaf asker geldi, aralarında Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Bilgin Balanlı da var. Bunlar ne anlama geliyor” sorusunu, şöyle yanıtladı:

”Darbe yapmak isteyenler olabilir. Sorgularsınız, gerekirse cezasını verirsiniz. Kimse, ‘Şunlar darbe yapacaktı koruyun düşüncesi içinde değil’ ama özel yetkili mahkemelerle bu işi soruşturursanız bu siyasallaşan bir sürece yol açar ve nitekim de aştı. En son Sayın Erdoğan, ‘Ben gittim, önümde kalkmadı, şimdi cezasını buldu, Silivri’de yatıyor’ dedi. O hapishane sayın Erdoğan’ın özel hapishanesi mi? Özel olarak mı beğenmediği kişileri oraya gönderiyor? Silivri yargısının siyasallaştığını biliyorum. Yargı siyasallaşırsa tuz kokmuş olur. Önceden bazı görüşmeler yapılıyor, kalkmadığı söyleniyor, uygun deliller, komplolar, suç delilleri yaratılıyor ve kişi yakalanıp, hapse atılıyor, akla o geliyor. Erdoğan çıktı ‘Ben bu davanın savcısıyım’ dedi. Bir ülkenin başbakanı bir davanın başsavcısı olursa o davaya kimse ‘siyasallaşmadı’ diyemez.”

TATBİKATLARIN İPTAL EDİLMESİ

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ”Denizkurdu-2011 ve Efes-2011 Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatlarının Balyoz Planı soruşturmasına tepki olarak iptal edildiği söyleniyor. Siz ne düşünüyorsunuz” sorusu üzerine, şöyle konuştu:

”Bir Başbakan, ‘Genelkurmay’a sorun’ der mi? Demek ki ülkeyi yönetemiyor. Başbakan değil mi bu? Açıklamak istemiyorsa topu o zaman oraya atmasın. Çıksın söylesin. Açar Genelkurmay Başkanı’na sorar; ‘arkadaş siz neden bu tatbikatları yapmıyorsunuz’ diye. O da hangi gerekçeyle yapmadığını açıklar. Başbakan da çıkar kamuoyuna açıklar. ‘Genelkurmay’a sorun’ dediğiniz andan itibaren siz ülkeyi yönetmiyorsunuz. Siz diyorsunuz ki, ‘ben bu sorunun yanıtını bilmiyorum. Bu soru dolayısıyla muhatap Genelkurmay’dır. Genelkurmay açıklama yapsın.’ Genelkurmay her açıklama yaptığında tepki göstermiyor muyuz, ‘niye siyasete karışıyor’ demiyor muyuz? O zaman Başbakan’ın çıkıp hangi gerekçelerle yapılmadığını açıklaması lazım. Ya bu konuyu biliyor açıklamaktan kaçınıyor veya ‘ben Genelkurmay açıklasın derim, nasıl olsa onlar açıklamaz ve bu iş biter’ diye düşünüyor. Bu önemli bir konudur.”

“YARIN SAVAŞ OLSA NE OLACAK?”

”Siz nasıl duyum aldınız” sorusuna Kılıçdaroğlu, ”Herkes içeride olduğuna göre kim tatbikatı yapacak? Gerekçe sadece son ifadeye çağırma değil. Deniz Kuvvetleri Komutanlığından kaç kişi içeride, bu tatbikatı yapacak üst düzey komutanlar içerideyse bu tatbikat olmayabilir. İçeride olup olmadıkları, haklı mı haksız mı, onun da tartışılması lazım. Bir siyasal mahkemenin orduyu bu noktaya getirmesi doğru değil. Yarın savaş olsa ne olacak” yanıtını verdi.

SEÇİM SONUCU NE OLACAK?

Kılıçdaroğlu, ”CHP’nin oy oranında düşüş olursa, CHP genel başkanlığını da bırakacağım, siyaseti de bırakacağım. Aynı şeyi sayın Erdoğan’dan bekliyorum. AKP’nin oylarında düşüş olursa o da genel başkanlığı ve siyaseti bıraksın, ama o bıraksa da bırakmasa da CHP’nin oylarında bir düşüş olursa ben genel başkanlığı ve siyaseti de bırakacağım” dedi.

CHP’nin oylarının artacağından yüzde 100 emin olduğunu, onun için bu kadar kararlı konuştuğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, ”Ama Erdoğan o kadar emin değil. Emin olmadığı için benim bu teklifimi kabul etmiyor. Korkuyor. Korkunun ecele faydası yok, nasıl olsa gidecek” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, seçim sonuçlarına ilişkin olarak, oylarının bundan 2 ay önce yüzde 29,5 civarında görüldüğünü, ikinci kamuoyu yoklamasında ise yüzde 30 barajını aşmış göründüklerini aktardı.

“DOĞU’DAKİ SONUCU SANDIKLAR AÇILINCA GÖRECEĞİZ”

”Doğudan kaç milletvekili çıkarmayı bekliyorsunuz?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, adayların hepsinin iddialı olduğunu, iyi çalıştıklarını, o bölgede CHP’ye yönelik ciddi bir sempati de bulunduğunu vurgulayarak, ancak sonuçların sandıklar açılınca görüleceğini belirtti.

“ANADİL’DE EĞİTİM OLMAZ”

Kılıçdaroğlu, anadilde eğitimi doğru bulmadıklarını belirterek, ”Herkes anadilini öğrenmeli, gerekirse devlet desteği olmalı. Bu ülkenin resmi dili var, Türkçe. Anadilde eğitim konusu toplumu ayrıştırır, böler” dedi.

“İMAM HATİPLERİ NİYE KAPATALIM?”

”Eğitim programınızda, ‘İhtiyaç kadar imam’dan söz ediliyor. Ne kast ediliyor?” İmam hatipleri kapatmayı mı düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine, imam hatipleri CHP’nin kurduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, ”Niye kapatalım? Bu ülkenin aydın din adamlarına ihtiyacı yok mu? İhtiyacı kadar demişiz, doğru. İhtiyacı kadar da ziraat mühendisi olması lazım. Toplumun ihtiyacı kadar yoksa işsiz kalacak bu insanlar” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, çoğu camide eğitim görmüş din adamı eksikliği bulunduğunun söylendiğini ifade ederek, ”Bu eksiklik varsa niye biz imam hatipleri kapatalım ki” dedi.

“SAĞLIKLI DÜŞÜNEN HİÇBİR KADIN 4 EŞE EVET DEMEZ”

”Fatih ve Eyüp belediyelerinde aile danışmanı olan Sibel Üresin, ‘Dört eşe kadar erkeklerin evlenmesinin yasal olması gerektiğini söylüyor. Bu sözlere ne diyorsunuz?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, öteden beri kadın-erkek eşitliğine inanan bir parti olduklarını belirterek, ”Bugünkü dünyada sağlıklı düşünen hiçbir kadının böyle bir olguyu kabul edeceğini sanmıyorum. Çok eşlilik doğru değil” dedi.

“BAVA DAVA AÇACAKMIŞ, ÖNCE TEŞEKKÜR ET”

Kılıçdaroğlu, bu olayı savcının soruşturmasını istediğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

”Bir çocuk buldular, çocuk bir AKP’linin yakını. ‘Hayır ben göndermedim’ dedi. Yazıcı, bana dava açacakmış. Önce bana teşekkür et. Adın kullanıldıysa önce bana teşekkür etmen lazım. Beni suçluyor şimdi. Suçlu insanlar suçlarlar. Suçlu değilsen adam gibi bu olayı ortaya çıkarırsın. ‘Haberim yoktu’ diyemezsin. Diyorsan, bir gün Ali Demir orada kalamaz. Ben eminim Ali Demir ona haber vermiştir. Niye konuşmadın, savcılığa başvurmadın o zaman. Bu olay henüz daha karanlık. Ben hiç kimseye iftira atmam, belgeyi görmeden konuşmam. Bana yüzlerce şey gelir.”

“PARTİMİN ALEYHİNE DE OLSA DOĞRU NEYSE BİLDİĞİMİ SÖYLEYECEĞİM”

Kılıçdaroğlu, tüm AK Partililerden bir talebi olduğunu ifade ederek, ”Elinizi vicdanınıza koyun, sandığa öyle gidin” dedi.

”Hakkari mitingindeki görüntü İzmirli seçmeni rahatsız eder mi?” sorusu üzerine de Kılıçdaroğlu, ”Hiç meraklanmayın, hiçbir İzmirli o tuzağa düşmez. AK Parti’nin tuzağına düşmez. İzmirliler aydın insanlardır, ülkelerini seven, geleceğini gören insanlardır. CHP’yi çok iyi bilen insanlardır. Hakkari tablosunda ne vardı? Beni dinlemeye gelmiş Hakkarililer yüzünden İzmirliler küsecek mi? Yani bana orada taş, sopa atılması İzmirlilerin hoşuna mı gidecekti?

İzmirli, ‘Beni en iyi anlayan, en iyi tanıyan, benim bakış açımla dünyaya bakan parti CHP’dir’ diyor, oyunu bize veriyor. Bizden daha iyi bir parti varsa oyunu gidip oraya verecektir. Ama eminim İzmir, yapılan tüm baskılara rağmen göreceksiniz CHP’ye yoğunlaşacaktır.”

Kaynak : GAZETEPORT

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE