“Ahlaklı bir adamsa o olayın tamamını açıklar”

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın SSK Müdürü olduğu dönemle ilgili belgeler göstererek kendisini suçlamasına “Dürüst ve ahlaklı bir adamsa o olayın tamamını açıklar. Bu olay 2 sayfa, birinci sayfasını niye açıklamıyor, niye gizliyor? Çünkü birinci sayfayı da açıkladığı zaman yalanı ortaya çıkacak” dedi.

CHP lideri, Kütahya mitinginde de yolsuzluk yaptıklarını iddia ettiği ve Başbakan’ın aday listesine almadığı isimleri tek tek saydı.

KAYSERİ- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, kendisinin SSK Genel Müdürlüğü dönemiyle ilgili açıkladığı belgeye ilişkin olarak, ”Dürüst ve ahlaklı adamsa o olayın tamamını açıklar. Bu olay iki sayfa, birinci sayfasını niye açıklamıyor, niye gizliyor? Birinci sayfayı açıkladığı zaman yalanı ortaya çıkacak” dedi.

Kılıçdaroğlu, seçim çalışmaları kapsamında Kayseri’nin bazı ilçelerine giderken parti otobüsünde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Başbakan Erdoğan’ın, kendisinin SSK Genel Müdürlüğü dönemiyle ilgili olarak açıkladığı belgeyle ilgili soru üzerine Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

”Dürüst ve ahlaklı adamsa o olayın tamamını açıklar. Bu olay iki sayfa, birinci sayfasını niye açıklamıyor, niye gizliyor? Birinci sayfayı açıkladığı zaman yalanı ortaya çıkacak. Kendisini davet ediyorum. O kadar ağır konuşuyorum diyordu ya. Birinci sayfasını açıklarsın, benden de yanıtını alırsın. Ondan bir yanıt bekliyorum.

O belgenin birinci sayfasını açıklarsa, ÖSYM’de yapılan görüşmeler orada var. (Bizim sınav yapacak takvimimiz uygun değil) diye yazışmalar var. Onların bütün ayrıntıları vardır, ama başbakan bunu açıklayamıyor, açıklayamaz da. Açıklasın onunla hesaplaşacağız.”

Kendisinin de Başbakan Erdoğan’dan bir açıklama beklediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, ”Adı yolsuzluğa karışmış, milletvekili listelerinde yer almayan, senin bildiğin ama bir şey yapıp yapmadığını bizim bilmediğimiz bakan ve milletvekillerinin ismini açıkla” dedi.

HAYATİ YAZICI’YA SERT GÖNDERME

Devlet Bakanı Hayati Yazıcı adıyla ÖSYM’ye gönderildiği iddia edilen “torpil” maili konusundaki sorular üzerine Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın isim açıklamalarını istediğini belirterek, kendilerinin açıklamasına gerek kalmadan Bakan Yazıcı’nın açıklama yaptığını söyledi.

Bu konuyla ilgili de yanıt bekledikleri sorular olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

”Orada benim merak ettiğim nokta şu; bu mail gittikten sonra ÖSYM Başkanı ne yaptı, bakanı aradı mı? (Sayın bakan mailiniz geldi bu doğru mudur, yanlış mıdır) dedi mi? O mail başka yerlere gitti mi? Hayati Yazıcı, benim bu olayı gündeme getirmemden sonra niçin suç duyurusunda bulundu? Bunun bir CHP komplosu olduğu şeklinde açıklama yaptı. Sen hükümetsin, ortaya çıkarmak için 15 dakika ayırman yeter. Bunu ortaya çıkarmıyorsan bu komplonun parçasısın. Mailin hangi bilgisayardan geldiği belli, kime gittiği belli. Büyük olasılıkla, bu arada yapılan telefon konuşmaları da var. Onları da açıklamaları lazım. Ayrıca, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına çağrım var, bu olayı daha ciddi şekilde araştırsınlar. Ben bakan olacağım, benim adımı birisi kullanacak ve göz yumacağım… Ne zaman ki, bu olayı biri gündeme getirdi. Ondan sonra kalkıp, aslan gibi kükreyeceğim (ben bunu yapmadım) diye… Daha önce senin haberin olması lazım.”

ERDOĞAN’IN SSK İDDİALARINA TUTANAKLI CEVAP

Gazetecilerin Başbakan Erdoğan’ın, SSK Genel Müdürlüğü döneminde yakınlarını SSK’da işe yerleştirdiği yönündeki iddiaları bulunduğunu da hatırlatmaları üzerine Kılıçdaroğlu, bunların eski iddialar olduğunu, genel müdür olduğu dönemde de bunların gündeme getirildiğini ve iddialara ilişkin açıklamasının KİT Komisyonu tutanaklarında yer aldığını kaydetti.

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

”65 bin kişilik SSK’da bir şube müdürü, şef, daire başkanı, genel müdür yardımcısı akrabam olarak atadığım, belli bir yere getirdiğim kişi varsa adını açıklasınlar. 65 bin kişilik kurumda, ben genel müdür olmadan önce de akrabalarım, yakınlarım vardı. Genel müdür olduktan sonra da vardı. Buna itiraz etmiyorum. Maliye Bakanlığında da, Adalet Bakanlığında da benim akrabalarım var. Akrabalarımın bir yere sınavla girmeleri suç mu? Sınavda bir yolsuzluk varsa hay hay başımın üstüne. Hiçbir sorun yok. Başbakan’a çağrı yaptım. Gel beraber sosyal güvenliği konuşalım. Bütün bunları da konuşalım. Hazırım ben.”

YOLSUZLUK İDDİASI

CHP lideri, Kütahya mitinginde de yolsuzluk yaptıklarını iddia ettiği ve Başbakan’ın aday listesine almadığı isimleri tek tek saydı.

”İşsizlik almış başını gidiyor. Halka doğrular söylenmiyor. Halk aldatılamaya çalışılıyor” diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Önünde, sağımda ve de solumda camlar yok. Camlara bakıp konuşmuyorum. Camdan değil insan gibi candan konuşuyorum. Beyefendinin önüne iki tane cam koyuyorlar. Metinler camdan geçiyor. Bir oraya bakıyor, bir buraya bakıyor, konuşuyor. Demirel, buna ‘fikir fukarası’ demişti. Demirel bir tarih… Fikir fukarası olan adama ben ne söyleyeyim Allah aşkına? Gitti Zonguldak’a milletin gözünün içine baka baka ‘Karaelmas Üniversitesini biz kurduk’ dedi. Yahu insanda biraz vicdan olur. 1992 kurulan bir üniversiteyi Allah aşkına ‘ben kurdum’ der misiniz? Bu ülkenin temiz yönetime ihtiyacı var. Son alarak bu Recep Bey’in, bir yalanını daha söyleyeyim. Danimarka’nın Başbakanı Rasmussen… Danimarka’da Peygamber Efendimiz’in karikatürleri çizilmişti. Recep Bey, ‘Rasmussen’e NATO Genel Sekreteri olması için oy vermeyeceğiz’ dedi. Ne yaptı? Gitti tıpış tıpış oy verdi. Şimdi, kim yalan söylüyor, kim söylemiyor? Bu millete doğruları söylemek benim boynumun borcudur.”

Kılıçdaroğlu, ”çiftçinin mazotunu 1,5 lira yapacağız” dediklerini kaydederek, şöyle devam etti:

”Hemen dediler ki; ‘Türkiye’de petrol yok. Dışarıdan alıyoruz. Fiyat arttıkça bizim fiyat artıyor. Sen bunu nasıl yaparsın’. Ben hesap uzmanıyım. Her şeyin hesabını, kitabını yaparım. Yurt dışından alınan petrol, benzin istasyonun sahibinin karı dahil olmak üzere 1,5 liradır. Diyeceksin ki ‘o iki lira nereden geliyor’. 2 liranın birisi ÖTV, diğeri KDV. İkisini de köylüden almayacağız. Kütahyalı kardeşlerime şu görev düşüyor; 12 Haziran’da sandığa gideceğiz ve gereğini yapacağız. Geçen gün Tayyip Erdoğan çok önemli bir şey söyledi. ‘Yolsuzluklarla mücadele ediyorum. Bizim partimiz, AK Parti, temiz siyaset söz vererek geldi’ dedi. Doğru, bu sözü vererek geldiler ama gereğini yapmadılar. Bugüne kadar bazı bakanlarla ilgili atılmış adımlar varsa bunun gerekçeleri vardır.

Bugün birçoğu milletvekili adayı olamadıysa nedenleri vardı. Yani ‘yolsuzluk yaptıkları için onları listeye almadım’ dedi. Güzel… Buradan Sayın Erdoğan’a sesleniyorum. Bu çok önemli bir itiraf. Demek ki senin bazı bakanların yolsuzluk yaptı. Sen de o bakanları listeye almadın. Kim o bakanlar? Biri geçen dönem Ticaret Bakanı Sayın Ali Coşkun… Hayır, ben sayın Ali Coşkun’a kefilim. Ali Coşkun, dürüst, namuslu adamdır. Hangi sebepten listeye giremediğini bilmiyorum. Ben Ali Coşkun’u taa Odalar Birliği başkanlığından tanırım. Düzgün adam… Şimdi asıl sormak istediğim bakanlar şunlar; Kürşat Tüzmen, Sami Güçlü, Hilmi Güler, Kemal Unakıtan. Sizde zerre kadar onur varsa bu kadar ağır konuşuyorum, o bakanlar çıkar hangi gerekçeyle listeye girmediklerini, hanginin, nerede, ne zaman yolsuzluk yaptığını açıklarlar. Vatandaşın bilmeye hakkı yok mu? Kul hakkı yiyenden hesap sormak, Kemal Kılıçdaroğlu’nun boynunun borcudur.”

Kaynak : GAZETEPORT

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE