Şifre İddiasına Takipsizlik

ANKARA – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, “YGS’deki şifre” iddialarına ilişkin yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. Başsavcılık, ÖSYM Başkanı Ali Demir ile YGS Koordinatörü ve diğer yetkililer hakkında YÖK Başkanlığından soruşturma izni istedi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ”YGS’deki şifre” iddialarına ilişkin soruşturmayla ilgili takipsizlik kararı verdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Şadan Sakınan, iddialar üzerine yürütülen soruşturmayı tamamladı. Sakınan, soruşturma sonucunda ”kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi.

Kararda, ”Başsavcılığımızca soruşturmaya konu suçlar nedeniyle takibi gerektirir herhangi bir suç unsuru bulunmadığından, olay nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi” denildi.

[flv]http://www.aa.com.tr/images/stories/goruntu/2011/05/sifreiddialarinatakipsizlik.mp4[/flv]

KARARIN AYRINTILARI >>>

KARAR 7. İDARE MAHKEMESİNDE

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ”YGS’deki şifre” iddialarına ilişkin soruşturmada verdiği ”kovuşturmaya yer olmadığı” kararını, özel kurye ile Ankara 7. İdare Mahkemesi’ne gönderdi.

Bir örneği YÖK Başkanlığına da gönderilen karara 15 gün içerisinde Sincan Ağır Ceza Mahkemesinde itiraz edilebileceği bildirildi.

ÖSYM BAŞKANI DEMİR HAKKINDA SORUŞTURMA İZNİ İSTENDİ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ”YGS’deki şifre” iddialarına ilişkin ”takipsizlik” kararında, ÖSYM Başkanı Ali Demir ile YGS Koordinatörü ve diğer yetkililer hakkında YÖK Başkanlığından soruşturma izni istedi.

Başsavcılıkça verilen ”takipsizlik” kararında, ÖSYM Başkanı, YGS Koordinatörü ve diğer yetkililer hakkında ”görevi ihmal” ve ”görevin kötüye kullanılması” iddialarıyla ilgili evrakın 6114 sayılı yasa gereğince YÖK Başkanlığına soruşturma izni için gönderilmesine karar verildiği belirtildi.

”ŞİFRE OLARAK ADLANDIRILAN UYGULAMA VARDIR”

Kararda, bilirkişi raporundaki şu ifadelere de yer verildi:

”Özetle, YGS-2011’de kamuoyunda şifre olarak adlandırılan uygulama vardır. Şifre olarak bilinen uygulama, kullanılan programın eksikliğinden, ÖSYM TAB çalışanlarının program kullanımı hakkında yeterliliğe sahip olmaması ve YGS koordinatörünün gerekli denetimi yapmaması ve kapalı dönemde görülen eksikliklere müdahale etmemesinden kaynaklanmaktadır. Bahse konu formülasyon ile 40 soruluk matematik testinde bulunan 29 sorudan 15,25 net elde etme imkanı bulunmaktadır. Ancak YGS-2011’de hiçbir adayın yukarıdaki formülasyondan istifade ederek haksız avantaj sağladığına dair bulguya rastlanmamıştır.”

YAZILIM 2010 MEZUNU MÜHENDİSTEN

Kararda, raporun ”Genel Değerlendirme” bölümünde şu saptamalarda bulunulduğu bildirildi:

”ÖSYM tarafından YGS-2011’de her adaya özel soru kitapçıkları oluşturulması hedeflenmiş ve uygulamaya konulmuştur.

Sınava giren her aday için tekil soru ve cevap dizilişini sağlayacak bilgisayar programı Meteksan tarafından üretilmiştir. Yazılımın sınavda kullanılan son versiyonunu geliştiren, Meteksan personeli olan 2010 yılı mezunu bir bilgisayar mühendisidir.

Adaya özel kitapçık hazırlamada kullanılan ve Meteksan tarafından geliştirilen yazılım YGS-2011’in basım sürecinde henüz son halini almamıştır.”

”ŞİFRE YÖNTEMİ SADECE BASIN KİTAPÇIĞI İÇİN GEÇERLİ”

Kararın ”şifreleme iddialarının değerlendirilmesine” ilişkin bölümünde şunlar kaydedildi:

”İlk olarak 2 Nisan 2011’de basında yer alan şifre yöntemi, şıklarda yer alan değerler küçükten büyüğe dizilip basın kitapçığındaki şıkların altına yerleştirildiğinde alt alta gelen aynı şıkkın doğru cevap olması olarak açıklanmaktadır. Artvin’deki bir avukat tarafından tespit edilen bu şifre yöntemi öncelikle incelenmiş olup bu durumun sadece basın kitapçığı için geçerli bir durum olduğu görülmüştür. Aday soru kitapçıkları incelendiğinde, varlığı iddia edilen bu şifrenin bu kitapçıklarda olmadığı, aday kitapçıklarında aynı metodolojinin uygulaması durumunda anlamsız sonuçlara götürdüğü tespit edilmiştir. Basın kitapçığında bu yöntemin uygulanabilmesinin sebebi, basın kitapçığının yapısı itibariyle hem aday kitapçıklarına hem de master kitapçığa benzememesidir. Basın kitapçığının üretilmesi aşamasında sınavın tüm gidişatından farklı üç farklı tercih yapıldığı görülmektedir.”

Bu tercihlerin master kitapçığın basına verilmemesi, sınavın tümündeki algoritmayla üretilen bir kitapçığın ve cevap anahtarının üretilmemesi ve basın kitapçığı sorularının ve doğru cevaplarının yerlerinin master kitapçıkla aynı olmasının sağlanarak yanlış cevapların yerlerinin değiştirilmesi olduğunun anlaşıldığı belirtilen kararda, ”Sınav ve sonraki süreçte yapılan incelemede Google istatistiklerinde sınavdan sonra bu iki konunun (mod-medyan) aranmasında artış olduğu görülmekle birlikte Google’ın arama istatistiklerini gösterdiği sayfasında bu yılın mart ayında mod-medyan konusunda kayda değer bir arama sayısı olmadığını, bu konudaki asıl artışın sınavla ilgili haberlerin medyada yer aldığı 3 Nisan 2011’de olduğu görüldü” denildi.

”HERHANGİ BİR ADAYA BİLGİ ULAŞTIĞI TESPİTİ BULUNMAMAKTADIR”

Aday kitapçıklarına ait veriler incelendiğinde, matematik testine ait 40 sorudan sayısal değere sahip seçeneklere sahip 29 soruda kamuoyuna duyurulan şifreleme yönteminin uygulanabileceğinin soru kümesi olarak belirlendiği kaydedilen kararda, bu soruların master kitapçıktaki sıra numaralarına yer verildi.

Kalan 11 sorunun ise seçeneklerin sayısal değerler içermemesi nedeniyle şifre yöntemine uygun olmadığı belirtilen kararda, şunlar kaydedildi:

”Aday kitapçıklarında en büyük sayısal değere sahip şıkkın sağındaki şıkkın doğru cevap olduğu soru sayısının her kitapçık için 18 soru olduğu tespit edilmiştir. Herhangi bir aday kendisine verilen kitapçıkta eğer bu 29 soruda en büyük seçeneğin sağındaki seçeneği işaretler ise 18 doğru 11 yanlışa sahip olacaktır. Bu yöntemi uygulamak başarılı bir adayın lehine olmayacaktır. Bazı adaylara haksız avantaj sağlatmak için sınavdan önce ‘En büyüğün sağındaki seçeneği işaretle’ diye bir bilgi verilmiş bile olsa hangi aday kitapçığında hangi sorular için en büyük seçeneğin sağındaki seçeneğin doğru olduğu bilgisi bulunmamaktadır. Bu bilgi sınavın basımı için matbaaya kapalı döneme girilmesinden sonra basım aşamasında belirlenmektedir. Bu nedenle kapalı dönem olması nedeniyle bu bilginin herhangi bir adaya ulaştırıldığına dair tespit bulunmamaktadır.”

Kararda, en büyük değerli seçeneğin sağındaki seçenek işaretlenerek soruların tamamının doğru olarak yapılabileceği herhangi bir aday kitapçığının bulunmadığı bildirildi.

2 BİN 52 ADAYIN SONUCUNDA DÜZELTME YAPILDI

”YGS’de belirtilen şekilde adaya özgü kitapçık uygulamasına esas olarak cevap setlerinin yerleşiminde matematik testinin soruları programa girilirken sınav koordinatörünün programın ürettiği cevap şıkkı dönüşüm tablosunu gerektiği gibi değiştirmemek suretiyle bu şifrelemeye sebebiyet verildiği” ifade edilen kararda, YGS sonuçlarının 5 Mayıs’ta açıklanmasının ardından sınava giren adaylardan hesaplamanın yanlış olduğuna dair itirazlar geldiği, bunun Meteksan’da basılan yedek kitapçıkların cevap anahtarlarının yanlış oluşturulmasından kaynaklandığı, ek raporun verildiği tarih itibariyle ÖSYM tarafından 2 bin 52 adayın sonucunda düzeltme yapıldığı belirtildi.

Kararda, tüm aday kitapçıklarında ve basın kitapçığında 18 soru için şifre olarak değerlendirilebilecek sorular bulunduğu, aday kitapçıklarında ilgili şifrenin tüm matematik sorularını kapsamadığı ve şifre olarak adlandırılan yönteme uyan soruların soru numarasının ve seçeneklerinin aday bazlı farklılık göstermesi ve bunun basım esnasında belirlenmesi nedeniyle bu yöntemin herhangi bir adaya sınavdan önce verildiğine dair hiçbir tespit bulunmadığı ifade edildi.

”TAKİBİ GEREKTİRİR SUÇ UNSURU BULUNMUYOR”

”Hiçbir adayın sınav esnasında bu şifre sisteminden faydalandığına yönelik bir bulgu tespit edilmediği” kaydedilen kararda, bilgisayar programında belirli bir adaya özgü kitapçık ve cevap seti hazırlama özelliği bulunmadığı belirtilerek, şöyle denildi:

”Kısaca, YGS-2011’de herhangi bir kopya ve sınav sonucunu ilgilendiren başka bir usulsüzlüğün tespit edilmediği, olayın ÖSYM, YGS koordinatörü ve Meteksan firması yetkililerinin kamuoyunun hassasiyeti ve sınavın güvenilirliği hususunda uygulama sırasında üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermeyerek adaya özgü kitapçık basımı için üretilen yazılım tamamlanmadan, üzerinde yeterli inceleme ve analiz yapılmadan, yazılımı paket program haline gelmeden kullanarak, bu kullanım esnasında soru cevap seçeneklerinin yerlerini değiştirmeyerek kamuoyunda şifre olarak adlandırılan formülasyona sebebiyet verdikleri, basın ve master kitapçığının oluşturulması aşamasında ise sınavda uygulanan adaya özgü kitapçık sisteminin kullanıldığı ancak aday kitapçıklarının oluşturulma sürecinden farklı olarak özel tercihlerde bulunulduğu ve bu tercihlere göre basın kitapçığında mod-medyan ve ‘en büyük sayısal değere sahip şıkkın sağındaki cevap şıkkının doğru seçenek olması’ diye adlandırılan iki farklı algoritmalı cevap şıklarının oluştuğu, ayrıca baskı hataları yapmak suretiyle kamuoyunda tartışmaya, sınav üzerinde şüphe oluşmasına ve sınav sonuçları üzerinde kaygı oluşturulmasına sebebiyet verdikleri kanaatine varılmışsa da başsavcılığımızca soruşturmaya konu suçlar nedeniyle takibi gerektirir suç unsuru bulunmadığından, olay nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.”

YÖK DE SANIK OLMALI >>>

DANIŞTAY HUKUKİ NİTELİĞİNİ SORDU 

YGS’deki şifre iddiaları üzerine, Sınav Uygulama Yönergesinin iptali istemiyle açılan davayı görüşen Danıştay 8. Dairesi, ara karar vererek, ÖSYM’den ”Adaya Özgü Soru Kitapçığı’na ilişkin sınav yönergesinin” hukuki niteliğini sordu.

Ankara Barosuna kayıtlı avukat Bilal Kolbüken, sınavın ve adaya özgü soru kitapçığına ilişkin sınav yönergesinin yürütmesinin durdurulması ve iptali için Danıştayda dava açmıştı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, davayı görüşen Danıştay 8. Dairesi, dün ara karar vererek, ÖSYM’ye iptali istenen Yönergenin hukuki niteliğini sordu. Ara kararda, ”Adaya Özgü Soru Kitapçığı’na ilişkin sınav yönergesinin, yalnızca 2011 YGS’de mi, yoksa diğer tüm sınavlar da mı uygulanıp uygulanmadığı” soruldu.

ÖSYM’nin ara karara yanıt vermesi için 15 günlük süre verildi.

Avukat Kolbüken’in, Çankaya Atatürk Lisesinden 2009’da mezun olan ve 27 Mart 2011’deki YGS’ye giren müvekkili O.K.Ö. adına açtığı davanın dilekçesinde, ”ÖSYM’nin ‘Adaya Özgü Soru Kitapçığı’na ilişkin sınav yönergesinin, hukuk düzeninde değişiklik meydana getirmesi, kural koyması, ülke çapında uygulanması ve sınava giren tüm öğrencileri bağlayıcı olması nedeniyle düzenleyici işlem niteliği taşıdığı” belirtilerek, ”Davalı idarenin söz konusu sınav yönergesinin ve her adaya ayrı kitapçık uygulamasının bu yönüyle mahkemenizce değerlendirilmesi ve eşitlik ilkesini ihlal ettiğinin anlaşılması halinde, elbette yönergenin de, bu yönergeye dayanılarak gerçekleştirilen sınavın da iptali gerekmektedir” denilmişti.

SORUŞTURMA İZNİNİ YÖK GENEL KURULU VERECEK

6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’a göre, ÖSYM Başkanı hakkında soruşturma izni kararı vermeye YÖK Genel Kurulu yetkili bulunuyor.

ÖSYM’nin 3 Mart 2011’de değiştirilen yeni kanununun ”cezai hükümleri” içeren 10. maddesinin 8. fıkrasında, ”Bu kanun hükümlerine göre kamu görevlisi sayılan kişiler hakkında, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı, 2 Aralık 1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerine göre, soruşturma izni kararı vermeye ÖSYM Yönetim Kurulu; Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında ise Yükseköğretim Genel Kurulu yetkilidir” hükmüne yer veriliyor.

Aynı kanunun 4. maddesinde de ÖSYM Başkanı’nın görev süresi dolmadan görevine son verilemeyeceği ancak atanmak için gerekli şartları taşımadığı ya da kaybettiğinin tespit edilmesi veya görevini yerine getiremeyeceğinin Yükseköğretim Genel Kurulu kararıyla tespit edilmesi ve resmi sağlık kurulu raporu ile belgelenmesi halinde, Başkan’ın görev süresi dolmadan atandığı usule göre görevden alınabileceği kaydediliyor.

YÖK, devlet üniversitelerinde görev yapan profesör unvanına sahip öğretim üyeleri arasından üç aday belirleyerek Milli Eğitim Bakanlığına sunuyor. ÖSYM Başkanı, müşterek kararnameyle dört yıllığına Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor.

Bu arada, YÖK Genel Kurulunun yarın toplanacağı ancak resmi gündeminde ÖSYM Başkanı’na soruşturma izni verilmesine ilişkin konu bulunmadığı öğrenildi. Genel Kurulda, geçen hafta tamamlanamayan konuların ele alınacağı kaydedildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ”YGS’deki şifre” iddialarına ilişkin bugün açıkladığı ”takipsizlik” kararında, ÖSYM Başkanı Ali Demir ile YGS Koordinatörü ve diğer yetkililer hakkında YÖK Başkanlığından soruşturma izni istemişti.

Başsavcılık, ÖSYM Başkanı, YGS Koordinatörü ve diğer yetkililer hakkında ”görevi ihmal” ve ”görevin kötüye kullanılması” iddialarıyla ilgili evrakın, soruşturma izni için 6114 sayılı Yasa gereğince YÖK Başkanlığına gönderilmesine karar vermişti.

Kaynak : AA

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE