Bahçeli’den “püskevit” açıklaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli internette izlenme rekoru kıran bisküviya ‘püskevit’ görüntülerle ilgili yaptığı açıklamada, “Bisküvi demesini de biliriz püskevit demesini de Allah biz şehide ‘kelle’ dedirtmesin” ifadelerini kullandı.

Seçim çalışmalarını Tekirdağ’da sürdüren Devlet Bahçeli’nin Çekmeköy’deki mitinginde partililer tarafından açılan, “Biz püskevit demesini de biliriz, bisküvi demesini de biliriz. Ama Allah bize şehide ‘kelle’ dedirttirmesin” pankart dikkat çekti. Mitingin ardından Veliköy Belediyesi’ni ziyareti sırasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bahçeli, “püskevit” açıklamasına değindi.

Bahçeli, görüntülerin internette büyük ilgi gördüğünün hatırlatılması üzerine, “Onu yakinen takip ediyorum ve çok da memnun oluyorum. Yoksul olan insanlarımızın çocukları bu kadar köşe yazarlığı yapacak kadar kavramları diksiyona uygun bir şekilde söyleyemiyor. Ben yoksul çocuklarımızın anlayacağı dilden konuşuyorum. Biz püskevit demesini de biliriz, bisküvi demesini de biliriz. Ama Allah bize şehide ‘kelle’ dedirtmesin” şeklinde konuştu.

MHP Lideri Bahçeli, Tekirdağ’daki Cengiz Topel Meydanı’nda partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada ise, 12 Haziran’da yapılacak genel seçimlerin, Türkiye’nin iç ve dış tehlikelerle karşı karşıya kaldığı ve bu tehlikelerin ağırlaştığı bir süreçte yapılacağını savundu.

Seçimlerin milletin kaderini belirleyen bir karar anı olacağını belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

”Seçimleri yüksek bir katılımla gerçekleştirmeliyiz. Çünkü bu seçimlerde ne kadar yüksek bir katılım sağlarsak, millet iradesi o derece yansımış olacak. Bu seçimlerin sağlıklı bir ortamda yapılması için siyasi iktidara büyük görev düşüyor. Seçimler, millet iradesinin yeniden belirlenmesi şeklinde olacağı için bu seçimlere hile karıştırılmamalı. 12 Haziran’da yapılacak genel seçim, sağlıklı bir ortamda gerçekleştirilmeli. Bu seçim, YGS ve KPSS gibi altı üstü karma karışık bir hale gelmemeli.”

MHP Lideri Bahçeli, Türkiye’nin, 1990’lı yılların koalisyon döneminde önemli sıkıntılar çektiğini, geçim darlığına düşen ve krizlerle ezilen halkın bu nedenle, istikrar içinde kalkınma sağlayacak bir iklim ortaya çıkmasını istediğini anlatan Bahçeli, şöyle konuştu:

”Vatandaş, kapatılmış bir partinin bir parçasıyla varlığını ortaya koyan bir partiyi, tek başına iktidara taşıdı. Adalet ve Kalkınma Partisi 9 yıldır ülkeyi yönetmekte. 330 ile 340 arasında sahip olduğu milletvekili sayısıyla millete hizmet imkanı buldu. Bu durum hiç bir siyasi partiye nasip olmayan fırsat ve güç. Bugünkü Adalet ve Kalkınma Partisi vatandaşlara neyi vadetmişse onu gerçekleştirmeye gücü olan bir parti. Ancak, aradan geçen sürede bu iktidarın bu fırsatı iyi değerlendiremediğini görüyoruz. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bir çıraklık döneminden bahsederek, şimdi ustalık dönemi diyerek, şimdi yeni bir ustalık dönemi istiyor. Yaşadığı çıraklık dönemini kalfalık olarak değerlendirip, 3. döneme ustalık olarak bakması nedeniyle, başarılarını gözden geçirmeliyiz. Böyle bir süreçte, acaba usta olabilecek mi diye düşünmeliyiz. Bugün muhalefet olan, yarın iktidar olabilir. Bu demokrasinin oyunu ve cilvesi. Bu açıdan bakıldığında, hayatınızdan memnunsanız, iş sahibiyseniz, eviniz aş kaynıyorsa, işinizi büyüttüyseniz, hayat standartlarınız yükselmiş, toplum ve aile olarak huzurluysanız o zaman başbakanın ‘durmak yok yola devam’ çağrısına iştirak edip 3. dönem vebalini beraberce taşıyabilirsiniz. Ülke sizin karar sizin.”

Yoksulluk ve işsizlik artmışsa, Türkiye’de huzur ve güven kalmamışsa bir karar alınması gerektiğini savunan Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Hayatınızdan memnun değilseniz, bir iktidar zarureti var demek. Adalet ve Kalkınma Partisi, 9 yıla yaklaşan süresi içinde, Türkiye’de tek başına iktidar olmanın fırsat ve imkanını değerlendirebilmiş midir? Devlet tüm imkanları varlıkları, tek başına size emanet edilmişse, biraz faydalı olmuştur. Rant ekonomisiyle yalakalık hanedanlarına faydası olmuştur. Ama ‘vatandaşa bir faydası var mıdır’ dediğimizde, orası tartışılır.”

SUÇ ORANLARI ARTIYOR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ”Gençlerde suç oranları artıyor. Gasp, yaralama, soygun gibi suçlara işsiz kalan gençler yöneliyor veya yönlendiriliyor” dedi.

MHP lideri Bahçeli Tekirdağ’daki Cengiz Topel Meydanı’nda partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de 6 milyona yakın işsiz bulunduğunu ifade etti.

Türkiye’de işsizliğin önemli bir sorun olduğuna değinen Bahçeli, genç işsizlerin sayısının her geçen gün arttığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bahçeli, şöyle konuştu:

”TÜİK rakamlarına göre, Türkiye’de 6 milyona yakın işsiz var. Bunların arasında yüzde 22’si genç işsiz. Geri kalan çalışma umudunu kaybetmiş, 1 gün çalışan 3 gün çalışmayan topluluk. Çok daha önemlisi aile ve toplum olarak sarsılan genç işsizler. 15-24 yaş grubunda olan ve çalışma arzusu yaşayan genç işsizler önemli bir sorun olarak karşımızda. Bugün, evimizde bulunan 4 kişiden biri işsiz. Ama her ailede bir genç işsiz bulunmakta. Bunlardan bazıları okuyamamış, bazıları eğitimi tamamlamış yeni bir yuva kurarak, dünya bakışıyla hayatını sürdürmek isteyen eğitim almış gençler. Araştırma merkezleri ve basın, vatandaşlara soruyor, ‘size göre Türkiye’nin sorunları neler’ diye. Verilen cevap şudur, Türkiye’nin önemli sorunu işsizliktir, yolsuzluktur.”

Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin de asayişsizlik olduğunu kaydeden MHP lideri Bahçeli, gençlerin belli bir dönemde işsiz kalmasının kendileri ve aileleri ile sorunlar yaşamasına neden olduğunu kaydetti. Bahçeli, şunları söyledi:

”İşsiz kalan genç, karamsarlaşıyor. Yanlış yollara yöneliyor. Ailesi ise, ‘her türlü gayreti gösterdim. Bir iş sahibi olsa baş göz yapsam, ondan sonra gözüm arkada kalmasa’ diyor. Bu da, aile içinde önemli huzursuzluk yaratıyor. 2008’den bu yana boşanma oranları gittikçe arttı. Aile içi şiddet gittikçe artıyor. Kadına yönelik şiddetler artıyor. Korkunç olaylara şahit oluyoruz. Gençlerde suç oranları artıyor. Gasp, yaralama, soygun gibi suçlara işsiz kalan gençler yöneliyor veya yönlendiriliyor. Cinayetler artıyor. Eskiden tek tük olan psikolojik rahatsızlık olayları şimdi çok yaygın. Böyle bir toplumsal düzen olmaz. Güneydoğu gibi yerlerde ortalık yangın yerine dönmüş. Çocuklar ayaklanma hareketleri yapıyor. İstanbul’da kimse normal hayatını sürdüremiyor. Sayın Başbakan’ın söylediği o pembe tabloyu Türkiye’de var diye kabul edemeyiz. Kabul edersek, kendi kendimizi aldatırız. Hakkari’de, Diyarbakır’da, Van’da vali, Yüksekova’da kaymakam yok. Kısacası devlet yok. Başbakan kayıtsız, Cumhurbaşkanı sorumsuz. Geriye bir tek polis kalıyor. Sabaha kadar kamu düzeninin sağlanması için çalışıyor. Yeri geliyor tokat yiyor, linç ediliyor, şehit ediliyor. Öyleyse buna dur demek lazım.”

MISIR, LİBYA VE TUNUS’TAKİ İSYANLAR

Devlet Bahçeli, Türkiye’ye yakın coğrafyadaki ülkelerin, isyanlarla mücadele ettiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

”Bakın, 12 yıldır iktidarda olan Tarık Bin Ali 1 haftada Tunus yönetiminden gitti ve orada Tunus yalnız kaldı. Mısır’a bakın, 31 yıldır iktidarda olan Hüsnü Mübarek, Hürriyet Meydanı’nda 18 gün toplanmayla iktidarından oldu ve görevinden istifa etti. Mukayese yapmak istemiyorum ama, böyle bir durum Türk milletine yakışmaz. 18 gün bir meydanda oturuyorlar, slogan atıyorlar, bir devlet başkanı görevinden istifa etmek zorunda kalıyor. İstanbul’a bakın 18 günde yakılan araba sayısı 53’ü bulmuş. Şimdi ise Suriye kaynıyor. Libya çatışma içinde. Irak’ın durumunu da biliyorsunuz. Hürriyet ve demokrasi adı altında, ne gibi zulümlerin yapıldığını görüyorsunuz. Türkiye’nin hali de bu mu olacak? Bizde mi birbirimize girelim? Türk-Kürt kavgasına mı çevirelim? Millet olarak dur demenin zamanını bilmeliyiz.”

Türk milletinin elini vicdanına koyarak 12 Haziran’da bir karar vermesi gerektiğini savunan Bahçeli, şöyle devam etti:

”Bu kararı verirken, paket ekonomiyle, paket demokrasi tuzağına düşmeyin. Bir tarafta rant ekonomisiyle beslenen yalaka gurubu, öbür tarafta yoksulluğa itilen ama sadaka ekonomisi ile geçimini sağlayan insanlar. Seçim dönemi veya bayramlarda, bazı yardımlar dağıtılıyor. Bunları AK Parti değil, devlet kurumları dağıtıyor. Sosyal Yardımlaşma Vakfı adı altında, vali ve kaymakamlar aracılığıyla dağıtılıyor. Bunun kaynağı, esnafın ödediği vergiler, kurum vergileri veya memur ve işçinin maaşından alınan vergiler. Devlet, bu vergilerin bir bölümünü yoksula harcıyor. Bunlar devletin imkanları. Devletin imkanlarıyla yoksula elini uzatan AK Parti’nin tekrar iktidar olmak için yaptığı palazlama ve kandırmadır. Öyleyse, kapınıza gelen yardımları, başınızı öne eğerek, gizlice almaya çalışmayın. Başınız dik alın. Bu benim helalim hakkımdır söyleyin. Ama yardımı alın. Böyle yaşamı sürdürmek isteyen iktidara da vurun tokadı gitsin. Yoksul olmak an meselesi. Varlıklı olan biri, başına gelebilecek bir felaketle her an yoksul olabilir. Yoksullar istismar edilerek varlık kurulursa, gün gelecek bir partinin iktidar dönemi de son bulacak. Haramın üzerine varlık kurulamaz.”

Kaynak : GAZETEPORT

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE