“Deniz’lerin Avukatı” Halit Çelenk, vasiyet ettiği gibi “Enternasyonal” marşıyla, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın mezarlarının yanı başında toprağa verildi.
ANKARA- Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ölümünün 39’ncu yıldönümü avukatları Halit Çelenk’in cenaze töreni ile birlikte gerçekleşti. Tören ve anma mezarlığı miting alanına çevirdi.
Cenaze töreninde eski Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı ve CHP Denizli Milletvekili adayı İlhan Cihaner dikkat çekti.
Cihaner törene YARSAV eski Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, İstanbul Barosu eski Başkanı Turgut Kazan ile birlikte katıldı. Karşıyaka Mezarlığı’ndeki törende Halit Çelenk’in tabutu kızıl bayrak ve Türk bayrağına sarıldı. Cenaze Enternasyonal Marşı eşliğinde gömüldü.
Törene Çelenk’in ailesinden eşi, çocukları ve torunları katılırken, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve CHP’den BDP, ÖDP ve Emek Partisi’ne kadar çok sayıda grup ve parti yöneticisi katıldı. Deniz Gezmiş’in mezarına yüzlerce kırmızı gül ve karanfil bırakan binlerce kişi mezarlığı adeta miting alanına çevirdi. Cenazede sık sık sloganlar atılırken, artık geleneksel bir hal alan mezara yanan tek sigara bırakma eylemi de gerçekleşti.
Türkiye’deki sol hareketin önemli isimlerinden, avukat ve siyasetçi Halit Çelenk, astım ve kanser tedavisi gördüğü evinde yaşamını yitirmişti. 12 Mart döneminde yargılanarak idam cezasına çarptırılan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın avukatlığını üstlenen Çelenk’in cenazesine gönderilen çelenkler arasında gazeteci Cengiz Çandar’ın çelengi de dikkat çekti.
“ÖLECEĞİ GÜNÜ KENDİSİ SEÇMİŞ…”
Çelenk’in tabutunun başında düzenlenen törende kızı Serpil Güvenç, babasının, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile özdeşleştiğini belirterek, ”Adeta öleceği günü kendisi seçmiş gibi” dedi. Güvenç, Çelenk’in hem kendilerine hem de tüm gençlere neler öğrettiğini şu sözlerle özetledi:
“Baş eğmemeyi, sermaye düzenine teslim olmamayı, sosyalizm mücadelesini hiçbir zaman bırakmamayı, inanmayı, dik durmayı, kimsenin önünde eğilmemeyi öğretti.” Güvenç, babasının 1995’teki anmada “Bugün buraya yas tutmaya gelmedik. İnançlarımızı, bilincimizi tazelemeye geldik” sözlerini okudu. Konuşmasını ‘yaşasın devrim, yaşasın sosyalizm ve tam bağımsızlık’ sloganlarıyla tamamladı.
“SAVAŞIMI SÜRDÜRMELİYİZ”
Güvenç’ten önce kürsüye diğer kızı Ferda Özyurda çıktı. Özyurda, ise, “Halkı sosyalizme inandıran, Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in avukatı ve yoldaşı, babam Halit Çelenk’e selam olsun” dedi.
Özyurda, “Bizler burada Deniz, Yusuf, Hüseyin ve Halit Çelenk’e layık olmak istiyorsak, onların antiemperyalist sosyalist mücadelelerinin meşalelerini hep birlikte kaldırmalıyız ve kararlılıkla ve inançla bu savaşı sürdürmeliyiz. Onlar ancak bu şekilde burada ışıklar içinde yatabilirler” dedi.
ÇELENK’İN ÖZGEÇMİŞİ
Halit Çelenk, 1922 yılında Antakya’da doğdu. 1944’te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitiren Çelenk, Türkiye İşçi Partisi Ankara il yönetiminde sekreter ve genel yönetim kurulunda üye olarak görev yaptı.
Çelenk, 1960’lı yıllarda İlerici Avukatlar Derneği ve yine Devrimci Avukatlar Derneğinin kurucu ve yöneticileri arasında yer aldı. 1965 yılında Fakir Baykurt’un başkanlığında kurulan Türkiye Öğretmenler Sendikasının (TÖS), daha sonra kurulan Tüm Eğitim ve Öğretim Emekçileri Birleşme ve Dayanışma Derneğinin (Töb-Der) hukuk danışmanlığını yapan Çelenk, 1968 yılında Türk Hukuk Kurumunun ikinci başkanlığı, 1975 yılında Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanlığı görevlerinde bulundu.
İnsan Hakları Derneği ve İnsan Hakları Vakfının kurucuları arasında yer alan Çelenk, 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde, Dev-Genç, THKO, TİP, TKP, TSİP, Dev-Yol, DİSK, Barış, Türkiye Yazarlar Sendikası, Halkevleri Köy-Koop davalarında avukatlık yaptı.
Barış davasında ve Aziz Nesin’in öncülüğünü yaptığı Dilekçe davasında sanık olarak yargılan ve beraat eden Çelenk, Nazım Hikmet’in kız kardeşi Samiye Yaltırım tarafından kurulan Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfının yönetim kurulunda görev aldı, Nazım Hikmet’e yapılan hakaret davalarında müdahil olarak Samiye Yaltırım’ın avukatlığını üstlendi.
Çelenk, başta Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan olmak üzere Taylan Özgür, Mahir Çayan, Gün Zileli, Melih Pekdemir, Kemal Türkler, Aziz Nesin, Mahmut Dikerdem, İlhan Selçuk, Oktay Akbal, Dr. Erdal Atabek, Vedat Türkali, Mihri Belli, Uğur Mumcu, Remzi İmame, Mümtaz Soysal, Bahri Savcı, Adalet Ağaoğlu, Işık Kansu, Muzaffer İlhan Erdost, Süleyman Ege, Melike Demirağ, Sadun Aren, Abdullah Baştürk, Vahat Erdoğdu, Seyhan Erdoğdu, Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Asım Bezirci, Arif Damar, Öner Yağcı, M. Emin Değer’in de aralarında bulunduğu çok sayıda ismin avukatlığını üstlendi.
Halit Çelenk’in ”İdam Gecesi Anıları”, ”THKO Davası, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ve Arkadaşlarının Sorgu ve Savunmaları”, ”Devlet Güvenlik Mahkemeleri Niçin Kaldırılmalı?”, ”Hukuksuz Demokrasi”, ”Umut Hangi Dağın Ardında?”, ”Barış Savaşçıları”, ”Beş Kapı-Beş Kilit” gibi pek çok basılmış eseri bulunuyordu.












Bu konu hakkındaki yorumunuz