CHP lideri Kılıçdaroğlu, ekonomi programını tanıtırken yine iddialı konuştu. Popülist değil “makro dengelere” yönelik önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Kılıçdaroğlu, Bu programdan daha iyisi bizde var diyen herkesle oturup tartışmaya hazırız” dedi.
Kılıçdaroğlu, YSK’nın BDP ile ilgili kararıyla ilgili yaptığı “Hemen toplanıp bunu aşalım, yüzde 10 barajını kaldıralım” önerisini “popülizm yapıyor” diye eleştiren AK Parti’ye de ‘Erdoğan’ı Meclis’e taşırken de popülizm mi yaptık?’ şeklinde cevap verdi.
İSTANBUL- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 12 Haziran Genel Seçimleri öncesinde seçim beyannamesinde yer alan ekonomik hedeflerle ilgili açıklamalarda bulundu. Ekonomik vaatlerin ve hedeflerin ayrıntılarıyla yer aldığı iki kitapçığı bir basın toplantısıyla tanıtan Kılıçdaroğlu, “Yoksulluğu tarihe gömeceğiz” dedi.
Ekonominin uluslararası rekabet gücünü arttıracaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:
“BİZİMKİ DAHA İYİ DERLERSE GELSİNLER TARTIŞALIM”
“Ekonominin uluslararası rekabet gücünü artıracağız. Ekonomide kalıcı istikrarı sağlayacağız.
Dışa bağlı, ithalata bağlı bir ekonomi değil, istihdam yaratabilen, sağlam, istikrarlı bir ekonomiyi yaratmak amacındayız.
Ekonomide kalıcı istihdamı sağlayacağız. Kırılgan değil, kendi iç dinamikleri olan, güçlü, kalıcı istihdam yaratabilen bir ekonomi yaratacağız. Yüzde 7 büyüme hızını hedefliyoruz. Bunun makro dengeleri nelerdir, ayrıntılarıyla iki kitapçığımızda var.
CHP dışında hiçbir siyasi parti makro dengeleri iyi belirlenmiş, hedefleri iyi konmuş böyle bir raporu hazırlamamıştır. Biz hazırladık diyen varsa heryerde her ortamda tartışmaya hazırız.”
“ERDOĞAN’I KURTARINCA POPÜLİZM DEĞİL…”
CHP lideri, YSK’nın kararının ardından yaptığı değerlendirmelerin ”popülizm” olarak nitelendirilmesine ilişkin bir soru üzerine şunları söyledi:
”Benim yaptığım açıklamanın popülizm olarak değerlendirilmesini anlamakta zorlanıyorum. Biz Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı parlamentoya taşırken popülizm mi yaptık? O gün ne yaptıysak bugün de aynı şeyleri söylüyoruz. Ama bizim söylediklerimizden onların rahatsız olduklarını biliyoruz. Onların rahatsız olmaları, bizim doğruları söylememize engel değil. Biz her yerde, her ortamda inandığımız doğruları söyleyeceğiz. Demokrasi ve özgürlüklerden yana ne gerekiyorsa hepsini söyleyeceğiz. Demokrasiden, vatandaştan korkmayacağız.”
“YÜZDE 10 BARAJI İLE HIRSIZLIK YAPILMAKTADIR”
Bazı partilerin bağımsız aday göstermek zorunda kalması ve ardından yaşananların sorumlusunun 12 Eylül rejiminin getirdiği Siyasi Partiler Yasası’ndaki yüzde 10 barajı olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Siyasi partilere diyorsunuz ki ‘Yasaları dolanarak, seçime girin’. Yasaları dolanarak seçime girdiğiniz zaman da bu tür olumsuz tablolar çıkıyor. Baştan beri ‘yüzde 10 seçim barajını kaldıralım, buyurun gelin, parlamentoya’ diye söyledik. Popülizm mi yaptık? Hayır. Kurultayda söyledik, ‘Kanun teklifi veremezsiniz’ dediler, kanun teklifi verdik. Arzu ederlerse yüzde 10 barajını hemen toplanıp kaldırabiliriz. Bu, seçim sürecinde söylediğimiz bir söz değil, seçimlerden çok daha önce, seçimler daha belli değilken söyledik. Yüzde 10 barajı, demokrasinin önündeki en ciddi engellerden biridir. Yüzde 10 barajıyla milletin iradesine hırsızlık yapılmaktadır. Ben bir partiye oy vereceğim, benim verdiğim oyla bir başka parti milletvekili çıkaracak. Bu milli irade midir? O açıdan demokrasiyi, özgürlüğü insan haklarını, her ortamda savunmak bir siyasal partinin temel görevlerinden biridir. Bunun popülizmle yakından uzaktan ilgisi yoktur.”
”SAVAŞ OLSA BU PARLAMENTO TOPLANMAYACAK MI?”
Kemal Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin AK Parti’li Bekir Bozdağ’ın CHP’nin Meclis’i toplayalım önerisi üzerine söylediği “Yeniden seçilmeyeceğini bilen milletvekillerini nasıl toplayacaksınız?”sorusuna da, yeniden aday gösterilmeyen milletvekillerinin halen milletvekili olduklarına dikkati çekti. ”Yeni milletvekilleri seçilip, parlamentoda yemin edinceye kadar da milletvekili görevleri sürmektedir” diyen kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Yarın savaş olsa bu parlamento toplanmayacak mı? Yarın Türkiye ile ilgili çok önemli bir karar alınması gerekirse ya da önemli bir yasanın çıkarılması gerekirse bu parlamento toplanmayacak mı? O nedenle biz seçim listelerinde yer almayan milletvekilleri, toplanmaz, karar vermezler gibi bir ucuz eleştiriye kendimizi kaptırmayalım. Böyle yaparsak, değerli milletvekillerine haksızlık yapmış oluruz. Onlar geçmiş süreç içinde parlamentoda onurla görev yaptılar, çalıştılar, emek harcadılar. ‘Onlar listelerde yer almadı, küsecekler, parlamentoya gelmeyecekler, oy kullanmayacaklar’ gibi bir düşünce, onlara haksızlık yapmamıza neden olur diye düşünüyorum.”












Bu konu hakkındaki yorumunuz