Financial Times, Ergenekon savcısı Zekeriya Öz’ün İstanbul Başsavcı Vekili olarak atanmasını, “Türkiye’de Darbe Komplosu Soruşturması Kaygı Yaratıyor” başlıklı haberinde değerlendirirken atamanın gazetecilerin tutuklamalarının ardından gerçekleştiğine dikkat çekti. Gazete, Öz’ün davadan, soruşturmayı yürütme tarzının, Türkiye’nin imajına zarar verdiği için alındığı spekülasyonunu körüklediğini yazdı.
LONDRA – Ergenekon soruşturmasını yürüten özel yetkili savcı Zekeriya Öz’ün İstanbul Başsavcı Vekili olarak atanması ve buna ilişkin tartışmalar yurt dışına da yansıdı.
Financial Times gazetesi, “Türkiye’de Darbe Komplosu Soruşturması Kaygı Yaratıyor” başlıklı haberinde terfinin gazetecilerin tutuklamalarının ardından gerçekleştiğine dikkat çekerek Öz’ün, davadan, soruşturmayı yürütme tarzının, Türkiye’nin imajına zarar verdiği için alındığı spekülasyonunu körüklediğini belirtti.
Financial Times, Türkiye muhabiri Delphine Strauss imzasıyla yayımladığı haberinde “İddia edilen Türk hükümetini devirmeye yönelik komploya ilişkin soruşturmanın başındaki savcı terfi edildi. Bu da, (savcının) soruşturmayı yürütme tarzının Türkiye’nin imajına zarar verdiği için davadan alındığı spekülasyonunu körükledi” diye yazdı.
Zekeriya Öz’ün “beklenmeyen” atamasının geçen ay Ergenekon soruşturması çerçevesinde gazetecilerin tutuklanmasının ardından gerçekleştiğine dikkat çeken gazete, şöyle devam etti:
“İlk başta birçok kişi, Türkiye’nin, askeri darbe ile bürokratlar, güvenlik güçleri ile suçlular arasındaki hiç de kutsal olmayan ittifaklar tarihine son verme fırsatı olarak gördükleri davaya destek verdi. Ancak başkaları, soruşturmanın, AK Parti muhaliflerini cezalandırmak için veya son dönemde çok sayıda taraftarı olan ve destekçilerinin polise hakim olduğu inanılan Müslüman din adamı Fethullah Gülen’i eleştirenleri susturmak için kullanılmasından kaygı duyuyordu.”
İngiliz gazetesi, Ahmet Şık’ın tutuklandığında Gülen’in “artan etkiliği”ne ilişkin “İman’ın Ordusu” başlıklı bir kitap yazdığına dikkat çektiği haberinde “Polis, Ergenekon komplolarını ilerletmek için kullanıldığı iddiasıyla kitabın kopyalarını el koymak veya silmek amacıyla geçen hafta bir yayın evi ve gazete bürolarına baskın düzenledi” diye yazdı.
Bu baskınları izleyen “gürültü”nün Gülen’in ender bir açıklamayı yapmaya ittiğini belirten gazete, Gülen’in açıklamasında hiçbir zaman bir kitabın yayınını engellemeye çalışmadığını belirtirken “düşünce, ifade ve basın özgürlüğünün bir demokrasi için olmazsa olmaz” unsurlarının olduğunu da söylediğine dikkat çekti.
“AB VE ABD TÜRKİYE’NİN KÖTÜLEŞEN BASIN SİCİLİNİ ELEŞTİRDİ”
FT, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de polisin eylemlerini eleştirirken bunun Türkiye’nin imajını gölgelemesinden kaygı duyduğunu ifade ettiğini ancak kitabın artık büyük olasılıkla “en çok satan” kitap haline geleceğine de işaret ettiğini belirtikten sonra “Gazetecilerin tutuklanmasının ardından Avrupa Birliği ve ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin kötüleşen basın özgürlüğü sicilini eleştirenlerin korosuna da katıldı” diye yazdı. Haberde şöyle devam edildi:
“BAZI AK PARTİLİLER TÜRKİYE’NİN İMAJI KONUSUNDA KAYGILI”
“Bakanlar, Ergenekon soruşturmalarında herhangi bir rollerinin olmadığını defalarca söyledi ancak bazı AK Parti üyelerinin Türkiye’nin yurt dışındaki imajı üzerindeki etkisi konusunda kaygılanmakta oldukları yönünde sinyaller var. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da, yayıncılara baskını eleştirenlere katıldı.”
HSYK üyelerinin ise, Zekeriya Öz’ün atanmasının arkasında herhangi gizli bir nedeninin bulunduğunu reddederek soruşturmayı etkilemeyeceğini söylediklerinin de belirtildiği haberde “Polis, altı profesörün evlerinde aramalar yaptığı bir sırada bile Sayın Öz’ün ekibinden diğer iki savcı da Çarşamba günü yeni görevlere atanıyorlardı” diye yazdı.











Bu konu hakkındaki yorumunuz