Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Temennimiz odur ki Libya halkının talepleri doğrultusunda bir netice alalım ve Libya’da bir an önce barışı, demokratik hak ve özgürlükleri temin edelim. Libya’daki NATO müdahalesi bana göre bir Afganistan gibi olmasın” dedi. Erdoğan, muhaliflerin silahlandırılmasına ise karşı çıktı.
Başbakan Erdoğan ile İngiltere Başbakanı David Cameron, görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenlediler.
Türkiye ile İngiltere arasındaki stratejik ortaklık belgesinin genel çerçeveyle ortaya konulması üzerinde önemli adımlar attıklarını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdi G-20’de beraberiz. G-20’de beraber olmak suretiyle özellikle dünyanın sadece ekonomik alanda değil, birçok alandaki sıkıntılarını beraber paylaşıyoruz. Onları beraber aramızda görüşüyor konuşuyoruz. Bundan sonra tabii ki ortak birçok görüşmelerimiz, konuşmalarımız olacak. Gündemde tabii en önemli konu şu anda Libya. Dün Londra’da önemli bir zirve yapıldı.
Bu zirvede de bizler İngiltere ile birlikte bir siyasi değerlendirmeyi, bundan sonraki süreçte de beraber yaparak arkadaşlarımızı görevlendirmek suretiyle sürdüreceğiz. Tabii bir an önce temennimiz odur ki Libya halkının talepleri doğrultusunda bir netice alalım ve Libya’da bir an önce barışı, demokratik hak ve özgürlükleri temin edelim.
NATO çok önemli bir sınavı istiyoruz ki Libya’da gerçekleştirsin. Yani Libya’daki NATO müdahalesi bana göre bir Afganistan gibi olmasın. Libya’da çok daha farklı bir profil ortaya koymak suretiyle özellikle de tabii bu çalışmanın içinde Arap liginin olması Afrika Birliği’nin olması, İslam Konferansı Örgütünün olması inanıyorum ki Libya halkının da yaklaşımını çok çok olumlu istikamette etkileyecektir.
Burada Türkiye ve İngiltere olarak geleceğe yönelik atacağımız adımlar, önemli bir değerlendirmeyle ortaya koyacağımız perspektif, süreci çok olumlu istikamette değiştirecektir diye düşünüyorum. Fakat tabii bugünden tezi yok elimizi çabuk tutacağız. Oradaki zulmü durdurmamız lazım. Oradaki akıtılan kanın durması lazım. Ölümlerin orada artık durması lazım diye düşünüyoruz.”
“Muhalifleri silahlandırmayın”
Toplantının ardından soruları yanıtlayan Başbakan Erdoğan, “Libya’da muhaliflerin silahlandırılması konusunda aranızda görüş farklılıkları var mı? Bu sürecin Libya’daki gelişmeleri nasıl etkileyeceğini bekliyorsunuz? Bu bir bölünmeye yol açabilir mi?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Muhaliflerin silahlandırılması noktasında Türkiye olarak bizim böyle bir tavrımız yok. Alınmış bir karar da zaten henüz yok. Böyle bir şeyin içerisine girmek tabii Libya’da çok daha farklı bir tahriki ortaya getirir. Böyle bir açıklamayı da doğrusu doğru bulmuyoruz. Zaten buraya NATO’nun niye girdiği belli. Buradaki bu işleri zaten NATO gerektiği şekilde ortaya koyacaktır, görecektir.”
Erdoğan, “silahlandırma fikrine tamamen karşı mısınız?” sorusunu ise “Muhaliflerin silahlandırılması noktasında şu andaki bizim kararımız olumsuz. Olumlu bakmıyoruz. Zira ortada güç yok, ortada herhangi oluşmuş bir devlet, taraf -ki böyle bir şeyi de zaten kabul etmiyoruz- böyle bir güç yok. Bu tür şeylerle tam aksine orada teröre zemin hazırlama durumu olabilir ki bu çok daha tehlikelidir, çok daha risklidir. NATO’nun zaten buraya girmesi buradaki sıkıntıları giderme noktasında atılan bir adımdır. Onun için biz NATO’nun girişine olumlu yaklaşıyoruz ve onlara yönelik yapılacak zulme karşı da bütün tedbirleri NATO oluştursun, almış olsun diyoruz” diye yanıtladı.
Cameron: “Ankara ile ortak yardım birimi kuracağız”
İngiltere Başbakanı David Cameron da, Türkiye’nin Libya ile ilgili uluslararası temas grubunda yer alacağını söyleyerek, “Ayrıca Libya halkının ihtiyaçlarını karşılamak için, Ankara’da ortak insani yardım birimi kurmaya karar verdik” dedi.
Cameron ise Başbakan olduktan sonra ilk yurt dışı ziyaretlerinden birini Türkiye’ye yaptığını anımsatarak, Erdoğan’ı ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Cameron görüşmede ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, Libya halkının korunması için gösterilen çabalar ve Türkiye’nin AB üyeliği ve Afganistan konularının ele alındığını ifade etti.
“Bana göre, Türkiye ile İngiltere arasındaki ilişkiler, hiç bu kadar güçlü olmamıştı” diyen Cameron, geçen yıl iki ülke arasında yeni bir stratejik ortaklığın kurulduğunu hatırlattı.
Libya konusunda sivillerin hayatının korunmasına her iki ülkenin de büyük önem verdiğini belirten İngiltere Başbakanı, BM Güvenlik Konseyinin 1973 sayılı kararına bağlı olunduğunu bildirdi.
Türkiye’nin Libya konusundaki katkılarına da değinen Cameron, Türkiye’nin 5 gemi ve 1 denizaltı ile BM silah ambargosunun uygulanmasına yardımcı olduğunu söyledi. Cameron, Londra’da önceki gün yapılan Uluslararası Libya konferansının birçok ülkenin BM Güvenlik Konseyi kararını desteklediğini gösterdiğini ifade etti.
Cameron, Türkiye’nin Libya ile ilgili uluslararası temas grubunda yer alacağını belirterek, “Ayrıca Libya halkının ihtiyaçlarını karşılamak için, Ankara’da ortak insani yardım birimi kurmaya karar verdik” dedi.
Libya’nın istifa eden Dışişleri Bakanı Musa Kusa’nın İngiltere’ye sığınması konusuna da konuşmasında değinen Cameron, “Bu olayın, Kaddafi rejimine duyulan umutsuzluk, korku ve güvensizliği gösterdiğini” belirtti. Konuya ilişkin soruyu da yanıtlayan Cameron “ülkesinin Kusa’ya dokunulmazlık sağlamadığını” ifade etti.
Cameron, Libya’da muhaliflerin silahlandırılması konusunda bir soru üzerine, “Biz Libya’nın bölünmesini istemiyoruz. Demokratik ve özgür bir gelecek için Libya’nın böyle bir süreçten geçmesini istiyoruz” dedi.












Bu konu hakkındaki yorumunuz