CHP lideri Kılıçdaroğlu, Ergenekon savcısı Zekeriya Öz’ün görevden alınmasıyla ilgili olarak “Biz karışmayız” diyen Başbakan Erdoğan’ın doğru söylmediğini ve dünya kamuoyundaki tepkileri dindirmek için bu görevden almanın gerçekleştirildiğini söyledi.
ANKARA- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HSYK Kararnamesi ile yapılan değişikliklere ilişkin, ”Başsavcı değişmedi, başsavcı Sayın Erdoğan’dır. ‘Ben bu davanın savcısıyım’ demişti. Zekeriya Öz orada terfi ettirildi, yerine bir başka Zekeriya Öz getirilecek ne fark eder. O şahsı kullanıp bir tarafa attınız ” dedi.
Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’ndeki seçim stratejileri ve sandık eğitimi konulu toplantı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin HSYK Kararnamesi ile yapılan görev değişikliklerini anımsatarak ”Soruşturma ile ilgili itirazlarınız söz konusuydu. Başsavcının değişmesiyle soruşturmada ya da iddianamede farklılık mı olacağını düşünüyorsunuz? Yoksa bunu nöbet değişimi olarak mı algılıyorsunuz” sorusu üzerine, Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
”Başsavcı değişmedi, başsavcı Sayın Erdoğan’dır. ‘Ben bu davanın savcısıyım’ demişti. Zekeriya Öz orada terfi ettirildi, yerine bir başka Zekeriya Öz getirilecek ne fark eder? Ayrıca o bir iddia makamıdır. Asıl olan karar verecek olan mevkideki kişilerin yansızlığı, tarafsızlığı ve bağımsızlığı. O kişiler öyle mi? Hayır. Niçin hayır? Çünkü Yargıtay’ın kararı çıktı, ‘Bunlar tarafsız değillerdir’ diye. Tarafsız olmayan bir yargıç bu davayı götürürse ne yaparlarsa yapsınlar, üç tane Zekeriya Öz’ü alırlar, yedi tane Zekeriya Öz’ü getirirler ne fark eder?”
“ÖZ’Ü KULLANIP BİR KENARA BIRAKTIRLAR”
”Bu kişi uzun süre kullanıldı, sonra bir tarafa bırakıldı. Sayın Öz’ün ve arkadaşlarının görevden alınması, terfi ettirilmesi çok önemli bir olay değil. Çünkü Sayın Öz’ün bulunduğu görev bir iddia görevi, iddia makamı. Belli iddialarda bulunuyor. Asıl üzerinde durulması gereken, Yargıtay kararıyla tarafsızlıklarını yitirdiği kanıtlanmış olan yargıçların göreve devam edip etmeyeceği. Eğer hukuk diyorsak, hukukun üstünlüğü diyorsak, hukuka güven duyacaksak bu yönde önemli bir adımın atılması gerekiyor.”
”OLUŞAN TABLOYU DÜZELTME OPERASYONU”
Kılıçdaroğlu, başka bir gazetecinin ”Terfi şeklindeki bu görevden el çektirme sizce bundan sonraki süreci nasıl etkiler, özellikle Nedim Şener ve Ahmet Şık;ın önce gözaltına alınması, sonra tutuklanmasıyla izlenen süreçten bir rahatsızlık mı vardı?” sorusuna ise ”Bu, Hükümet’in dünya kamuoyunda oluşan olumsuz tabloyu tersine çevirmek için yaptığı bir operasyon” yanıtını verdi.
Başbakan Erdoğan’ın ”Biz yargının işine karışmıyoruz” şeklindeki sözlerinin de doğruyu yansıtmadığını öne süren Kılıçdaroğlu, Adalet Bakanı’nın, HSYK’nın Başkanı olduğuna dikkati çekti.
Kılıçdaroğlu, ”Nasıl oluyor da bir Başbakan çıkıp ‘biz yargının işine karışmıyoruz’ diyebiliyor. Doğrudan doğruya siz yargının işine karışıyorsunuz, yargıyla ilgili kararları siz alıyorsunuz. Zekeriya Öz’ü de siz görevden aldınız, terfi ettirdiniz. Niçin? ‘Kamuoyunda oluşan infiali acaba tersine döndürebilir miyiz?’ Ve buna da oturup bir kılıf uyduruyorsunuz. Ve kendinizi eski siyasetçi olarak tanımlıyorsunuz, ‘biz eski siyasetçiyiz, bunları biliriz.’ Siz eski siyasetçisiniz, kurt politikacı olabilirsiniz ama siz halka doğruları söylemiyorsunuz” diye konuştu.
“BAŞKA BİR BAŞBAKAN DUYSA DALGA GEÇER”
Başbakan Erdoğan’ın ”yargı bizim işimize karışmasın” sözlerine de tepki gösteren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
”Her türlü hukuksuzluğu yap, e bu millet adaleti nerede arayacak? Bunu söyleyen bir kişide demokrasi kültürü var mı acaba? Bunu söyleyen bir kişide demokrasi nedir diye acaba kendisine soru sorma yeteneği, yetkisi var mı acaba? Hukuksuzluk nerede varsa orada yargının müdahale hakkı vardır, bu evrensel bir kuraldır. Bu ülkeyi yöneten kişi nasıl bu kuralları bilmez? ‘Ben başıma buyruğum, her işi yaparım, ben onun işine karışmayacağım, o da benim işime karışmasın.’ Gitsin acaba başka bir ülkedeki başbakana sorsun, ben böyle bir şey söyledim, ne diyorsunuz diye. Büyük bir olasılıkla kendisiyle dalga geçilir.”
“YENİ SİYASETÇİ OLMAKTAN GURUR DUYARIM”
Bir ülkede başbakan çıkıp “yargı benim işime karışmasın” diyorsa o ülkede kuvvetler ayrılığı yoktur.
Dün benim hakkımda “o daha yeni siyasetçi” demiş. Yeni siyasetçi olmaktan gurur duyarım. Yeni siyasetçiyim. Temiz siyasetçiyim. Halkına yalan söylememeyi ilke edinmiş bir siyasetçiyim.
Yargının işine müdahale etmediklerini söylüyorlar. Belli ki cama bakmadan konuşmuş. Sözünün nereye gideceğini bilmiyor. Sen doğrudan yargıya müdahale ediyorsun. Adalet Bakanı’nın, müsteşarın doğrudan kurula müdahale ediyor.
“SENİN YÜZÜNDEN SİYASETÇİLERE GÜVEN SARSILIYOR”
Senin yüzünden siyasetçilere olan güven sarsılıyor. İnsanda utanma olur, arlanma olur. Ahlak olur. Bizim anladığımız anlamda bunlarda ahlak da yok.
HSYK senin emrinde değil mi bizi mi kandırıyorsun. Sen savcıları değiştireceğine tarafsız olmadıkları kesinleşmiş yargıçları orada tutma. İnsanda ahlak varsa o yargıçların oradan istifa etmesi lazım zaten. Kim diyor orada durun diye HSYK. Başında kim var Adalet bakanı. Birbirimizi kandırmayalım.
Siyasete girerken söz verdim halka her eyerde doğruları söyleyeceğim diye. Doğru söyleyeni 9 köyden kovarlar ama ben gerekirse 10. köye gitmesini bileceğim.
“SIRA DİN ADAMLARINA GELDİ”
Hapiste 68 gazeteci var. Şimdi sıra din adamlarında. Hani Nazi döneminde bir din adamı demişti ya, “herkesi götürüyorlardı ses çıkarmadım, sıra bana gelince ses çıkaracak kimse kalmamıştı.” Haksızlığa uğramış herkesi, CHP’li olsun ya da olmasın savunmak CHP’nin görevidir.
”BAŞBAKAN BİLE O TASARININ SAĞLIK OLMADIĞINI KABUL ETTİ”
Başbakan Erdoğan’ın, kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) ilgili ”daha önceki dönemlerde de aynı kararlar alındı” sözlerini de değerlendiren Kılıçdaroğlu, Meclis’in çalışmaya hazır olduğunu ve tatile girmesine gerek olmadığını, bakanlıkların birleşmesi gerekiyorsa Meclis’e gelmesi durumunda kendilerinin de destekleyebileceklerini belirtti.
KHK’nin Meclis’i byypas etmek olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, ”Sayın Başbakan hazırladığı kanun hükmünde kararname taslağında dahi ‘gerekirse bazı düzenlemeleri geri çekeriz’ diyor. Demek ki o da yaptığı işin tam doğru olmadığına inanıyor” dedi.
Kılıçdaroğlu, KHK’nin olağanüstü hallerde başvurulması gereken bir yol olduğunu; ancak Türkiye’de böyle bir durumun olmadığını belirterek, Hükümet’in 330’un üstünde milletvekili bulunduğunu, anayasa değişikliği dahi yapabildiğini söyledi.












Bu konu hakkındaki yorumunuz