İsyan ateşinin sıçradığı Libya’da üç günde 84 kişinin yaşamını yitirdiği açıklandı. Can kaybının artmasından endişe ediliyor.
TRABLUS – Tunus’ta başlayan Mısır’da Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in görevini bırakmasıyla sonuçlanan iktidar karşıtı gösterilerin sıçradığı Libya’da geçen çarşambadan bu yana yapılan gösterilerde 84 kişi öldü.
Merkezi New York’ta bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), hastane çalışanları ve görgü tanıklarına dayanarak, olaylarda 84 kişinin öldüğü tahminini bildirdi.
Uluslararası Af Örgütü, medya ve internete kısıtlamaların uygulanması nedeniyle kesin rakamlar tespit edilememesine rağmen 35’i dün olayların merkezi Bingazi’de, 46 kişinin öldüğünü açıklamıştı.
İNTERNET ERİŞİMİ KESİLDİ
Gece saatlerinde internet erişiminin kesildiği bildirildi.
Merkezi ABD’de bulunan ve internet trafiğinin gözetiminde uzman olan Arbor Networks şirketinin açıklamasında, dün Libya’da internet erişiminde kısıtlamaların olduğunu, geceyarısı da internet erişiminin “aniden kesildiği” belirtildi.
Öte yandan özel güvenlik güçlerinin Bingazi’deki protesto kamplarına baskın yaparak, bölgeyi temizlediği belirtildi.
PROTESTO KAMPLARINA BASKINI
Görgü tanıkları, özel birliklerin sabaha karşı kentteki mahkeme binasının dışında kamp kuran, aralarında avukatlar ve yargıçların da bulunduğu yüzlerce göstericiye baskın düzenlediğini anlattı.
Tanıklar, güvenlik güçlerinin çadırlardaki protestoculara göz yaşartıcı gaz sıktığını söyledi. Libya’nın doğusundaki en az 5 kentte son günlerde yönetim karşıtı gösteriler düzenleniyor.
GÖSTERİCİLER 2 POLİSİ ASTI
Başkent Trablus’un doğusundaki El Bayda’da göstericilerin 2 polis memurunu astığı iddia edildi.
Libya lideri albay Muammer Kaddafi’nin reform yanlısı oğlu Seyfülislam’a yakınlığıyla tanınan Oea gazetesinin internet sitesindeki haberde, göstericilerin 2 polisi yakaladığı ve astığı belirtildi.
YEREL RADYO BİNASI ATEŞE VERİLDİ
Bingazi’de bir yerel radyo binasının ateşe verildiği bildirildi. Görgü tanıkları, binanın güvenliğini sağlayan güvenlik kuvvetlerinin çekilmesini takiben göstericilerin binayı ateşe verdiğini aktardı.
LİBYA VE KADDAFİ
Uzun yıllar İngiliz ve Fransız idaresinde kaldıktan sonra 1951’de bağımsızlığını kazanan Libya, doğrudan halk yönetimi anlamına gelen Cemahiriye sistemiyle yönetiliyor.
“Devrim Lideri” unvanını taşıyan Muammer Kaddafi, 1976’da yayımladığı; İslami ülküler, sosyalizm ve Arap milliyetçiliğinin harmanlandığı, siyasi partiler ve temsili demokrasiyi reddeden “Yeşil Kitabı”nı temel olarak alarak, halkın görüşlerini halk komiteleri ve genel halk kongresi aracılığıyla sunabilmesine olanak tanıyan “Cemahiriye Sistemi”ne 2 Mart 1977’de geçti.
Libya lideri, ülkenin adını da Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesi olarak değiştirdi.
Muammer Ebu Minyar El Kaddafi 1969’da yüzbaşıyken Kral İdris’e karşı yaptığı ihtilalden sonra albaylığa terfi etti. Kaddafi, ihtilalden sonra Devrim Komuta Konseyi Başkanı oldu. Bir yıl sonra da Başbakanlığı ve Savunma Bakanlığını da üstlendi.
Libya’da 1971 yılında, tek siyasi parti olan Arap Sosyalist Partisinin kurulmasından sonra 1972’de başbakanlığı devreden Kaddafi, 1976 yılında kendini devlet başkanı ilan etti.
1977’de Cemahiriye sistemine geçtikten sonra, 1979’da tüm görevlerinden istifa ederek kendini sade bir vatandaş ilan eden Kaddafi 1981’den bu yana Silahlı Kuvvetler Yüksek Komutanı unvanını taşıyor.
1986 yılında ise ülkenin adına “büyük” sıfatı eklenerek Libya Büyük Sosyalist Arap Halk Cemahiriyesi oldu.
Libya lideri, 1992’de ülkeyi her biri ayrı bütçeye, yasama ve yürütme güçlerine sahip binden fazla yerel idareye ayırdı. Yerel idareler ve kongreler, Kaddafi’nin üyelerini özel olarak seçtiği Devrim Komitelerince denetleniyor.
Kaddafi, gerçek demokrasi olarak adlandırdığı cemahiriye sisteminin, “sahte parlamentarizm ve batı demokrasisinden çok daha başarılı ve demokratik olduğu” görüşünü savunuyor.
Doğusunda Mısır, güneyinde Çad ve Nijer, batısında Cezayir ve Tunus, kuzeyinde de Akdeniz’e sınırı bulunan Libya’nın 6,5 milyon dolayındaki nüfusunun yüzde 90 kadarını Araplar oluşturuyor.
LİBYA’DAKİ TÜRK VATANDAŞLARI
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Libya’daki gelişmelerle ilgili olarak, “Libya’da çok yoğun bir vatandaş kitlemiz var. Onların güvenliği ve gerektiğinde Türkiye’ye intikali konusunda çalışmaları başlatmış durumdayız” dedi.
Davutoğlu, Libya’da büyükelçilik ve başkonsoloslukla sürekli temas halinde olduklarını anlatarak, şunları söyledi:
“Son iki gün içinde Libya’da olaylar süratle yayılmaya başladı. Biz şirketlerimizi bulundukları şehir ve bölgelerle ilgili çok yakın takip ediyoruz. İhtiyaç olması halinde ki olacak gibi görünüyor yine Tunus’takine ve Mısır’dakine benzer şekilde bir tahliye çalışması yürütmek durumunda kalabiliriz. Çünkü birçok şehirde ciddi bir kamu düzeni sorunu var.”
Libya ile Türkiye’nin eskiye dayanan dostluk ilişkisi olduğunu vurgulayan Davutoğlu, Libya’nın güveni ve huzurunun büyük önem taşıdığını belirtti.
Davutoğlu, “Libya’da çok yoğun bir vatandaş kitlemiz var. Onların güvenliği ve gerektiğinde Türkiye ile intikali konusunda da çalışmaları başlatmış durumdayız. Dün gece bu konuda gerekli talimatları verdim. Bu ihtiyacın hasıl olması durumunda, ki muhtemelen bugünden itibaren tahliyeyle ilgili çalışmaları başlatacağız” dedi.
Hindistanlı gazetecilerin Türkiye modelinin Ortadoğu’ya model olarak gösterilmesini sorması üzerine de Davutoğlu, Ortadoğu’daki halkların Türkiye’yle ortak bir tarihi paylaştıklarını, onların barış ve refahının Türkiye için de önemli olduğunu söyledi.
Ortadoğu halklarının barışçı isteklerinin dikkate alınmasını ve barışçı bir geçiş süreci olacağını umduklarını belirten Davutoğlu, bölgede kaos istemediklerini dile getirdi.
Davutoğlu, “Türkiye deneyimi bazı Arap entelektüeli ve gözlemcileri tarafından başarı hikayesi olarak görülüyor. Eğer bu deneyim kardeş ülkeler için iyi bir örnek olarak görülürse büyük katkı sağlamaktan memnun oluruz. Ama her ülkenin kendi karakteristiği vardır” diye konuştu.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Selçuk Ünal da, Türkiye’nin Trablus Büyükelçiliği ve Bingazi Başkonsolosluğunun Libya’da yaşayan vatandaşların emniyetinin güvence altına alınmasını teminen yerel makamlarla eşgüdüm halinde çalışmalar sürdürdüğünü bildirdi.












Bu konu hakkındaki yorumunuz