TSK’nın yüzde onbeşi tutuklandı

‘Balyoz Planı’ davasında, emekli orgeneraller Fırtına, Örnek ve Alan’ın da aralarında bulunduğu 134 sanığın tutuklanmasına, 29 sanık hakkında da yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi.

Eski 1’inci Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan hakkında ise yakalama kararı çıkarıldı. Kararın açıklamasının ardından salonda bulunan sanıklar da hep bir ağızdan Harbiye Marşını okudular.

İSTANBUL – ”Balyoz Planı” davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, ”dosyadaki delil durumu, dosyada kuvvetli suç şüphesini gösteren olguların bulunması, delillerin tam olarak toplanılmamış olması, sanıkların konumları itibariyle delillere etki yapma ihtimalinin olması, tanıkların henüz dinlenilmemiş oluşu, atılı suçun CMK’nın 100. maddesinde belirtilen katalog suçlardan olması, belirtilen bu sebeplerle adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı” gerekçeleriyle 134 sanığın tutuklanmasına, 29 sanık hakkında da yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları yerleşkesindeki salonda görülen duruşmada söz alan Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, sanıklar ile avukatlarına iki gün boyunca yeterli konuşma süresi verildiğini belirterek, saatin geç olması nedeniyle tekrar söz vermeyeceğini söyledi.

Bunun üzerine avukatlar ”tutuklama kararı verecekseniz bize de tutuklama kararına karşı diyeceğimizi sormak için ayrıca konuşma izni vermek zorundasınız” diye itirazda bulundu.

Başkan Ömer Diken’in de duruşmanın bittiğini ve ara kararın okunacağını söylemesi üzerine avukatlar ”Savunma makamı yok sayılmaktadır” dedi.

Kararı okuyan Mahkeme Heyeti Üyesi Ali Efendi Peksak, Eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, emekli Korgeneral Engin Alan, Süha Tanyeri, Feyyaz Öğütçü, Mehmet Otuzbiroğlu, Şükrü Sarıışık, Kadir Sağdıç’ın da aralarında bulunduğu 133 sanık hakkında tutuklama kararı verildiğini açıkladı.

Tutuklama kararı verilenler arasında, Tümgeneral Gürbüz Kaya, Jandarma Tümgeneral Halil Helvacıoğlu ve Tuğamiral Abdullah Gavremoğlu da yer aldı.

Duruşmaya katılmayan sanıklar eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, emekli Orgeneral Nejat Bek ve emekli Orgeneral Ergin Saygun’un da aralarında bulunduğu 29 sanık hakkında ise yakalama kararı çıkarıldığını ifade eden Peksak, ayrıca yine duruşmaya katılmayan başka suçtan tutuklu sanık Albay Dursun Çiçek’in de tutuklama kararının yüzüne okunması için tutuklu bulunduğu cezaevi aracılığıyla mahkemede hazır edilmesine karar verildi.

Peksak, tutuklama kararının delillerin henüz toplanmamış olması, kuvvetli suç şüphesi, adli kontrol hükümlerinin suç şüphesi karşısında yeterli olmayacağı, delilleri karartma ihtimaliyle CMK 100. maddesindeki katalog suçlardan olması gerekçesiyle alındığını söyledi.

Kararın okunmasının ardından izleyici bölümünde bulunan sanık yakınları, verilen kararı alkışlarla protesto etti.

Bazı sanık yakınlarını bulunduğu bölümden mahkeme heyetine yönelik, ”Çocuklarınıza iyi sarılın bu gece” diye bağırdıkları ve çeşitli sözlerle protesto ettikleri duyulurken, sanıklar da bulundukları yerden hep birlikte önce Harbiye Marşı, ardından da Deniz Harp Okulu Marşını okudu.

Duruşma salonunda hakkında tutuklanması istenenlerden bazıları görevli askerlere tepki gösterdikleri ve sanıklar arasında general rütbesinde askerlerin bulunduğunu belirterek, ”Size onları teslim etmeyiz. Buraya onları teslim almak için Orgeneral gelecek” dedikleri duyuldu.

Sanıklar yaklaşık bir saat boyunca bulundukları yeri terk etmezken basın mensupları da salondan çıkarıldı.

Duruşmanın görüldüğü salona ek olarak yaklaşık 30 askeri personel getirilirken, duruşma salonunun bulunduğu bölüme girişe ve binadan çıkanların içeri girişlerine izin verilmiyor.

TUTUKLAMA KARARI ÇIKARILANLAR

Mahkeme Heyeti, ”dosyadaki delil durumu, dosyada kuvvetli suç şüphesini gösteren olguların bulunması, delillerin tam olarak toplanılmamış olması, sanıkların konumları itibariyle delillere etki yapma ihtimalinin olması, tanıkların henüz dinlenilmemiş oluşu, atılı suçun CMK’nın 100. maddesinde belirtilen katalog suçlardan olması, belirtilen bu sebeplerle adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı” gerekçeleriyle, CMK’nın 100. ve 101. maddeleri gereğince 134 sanığın ayrı ayrı tutuklanmalarına karar verdi.

Tutuklanmalarına karar verilen sanıklar şunlar:

”Özden Örnek, Halil İbrahim Fırtına, Mustafa Korkut Özarslan, Engin Alan, Şükrü Sarıışık, Ayhan Taş, Ramazan Cem Gürdeniz, İzzet Ocak, Süha Tanyeri, Bülent Tunçay, Mehmet Kemal Gönüldaş, Orkun Gökalp, Mustafa Kemal Tutkun, Gürbüz Kaya, Mustafa Çalış, Nurettin Işık, Hasan Basri Aslan, Ali Rıza Sözen, İlkay Nerat, Veli Murat Tulga,

Behzat Balta, Halil Kalkanlı, Tuncay Çakan, Hasan Fehmi Canan, Salim Erkal Bektaş, Ahmet Yavuz, Ahmet Küçükşahin, Recai Elmaz, Erdal Akyazan, Ahmet Şentürk, Mümtaz Can, Ahmet Topdağı, Cemal Candan, Fatih Altun, Faruk Oktay Memioğlu, Mehmet Kaya Varol, Recep Yıldız, Bekir Memiş, Ali İhsan Çuhadaroğlu, Mehmet Yoleri, Namık Koç, Fuat Pakdil, Behçet Alper Güney, Metin Yavuz Yalçın, Yurdaer Olcan, İhsan Balabanlı, Emin Küçükkılıç, Kasım Erdem, Kemal Dinçer, İkrami Özturan, Burhan Gögce, Mustafa Erdal Hamzaoğulları, Doğan Fatih Küçük, Dursun Tolga Kaplama, Doğan Temel, Hayri Güner, Mehmet Fikri Karadağ, Hasan Hakan Dereli, Gökhan Gökay, Fatih Musa Çınar,

Zafer Karataş, Aytekin Candemir, Nihat Özkan, Sırrı Yılmaz, Barboros Kasar, Soydan Görgülü, İsmet Kışla, Abdullah Dalay, Lütfü Sancar, Ahmet Feyyaz Öğütçü, Engin Baykal, Özer Karabulut, Mehmet Otuzbiroğlu, Hasan Hoşgit, Hüseyin Hoşgit, Kadir Sağdıç, Ali Deniz Kutluk, Mustafa Aydın Gürül, Turgay Erdağ, Taylan Çakır, Ayhan Gedik, Ahmet Türkmen, Mehmet Fatih İlğar, Cem Aziz Çakmak, Muharrem Nuri Alacalı, Ali Semih Çetin, Şafak Duruer, Utku Arslan, Ümit Özcan, Fatih Uluç Yeğin, Levent Erkek, Levent Çehreli, Hakan İsmail Çelikcan, Ahmet Necdet Doluel, Ertuğrul Uçar, Ali Türkşen, Tayfun Duman, Ercan İrençin, Mustafa Karasabun, Bora Serdar, Levent Görgeç, Dora Sungunay, Yaşar Barbaros, Yaşar Barbaros Büyüksağnak, Hasan Gülkaya, Faruk Doğan, Mücahit Erakyol, Ergün Balaban, Cemalettin Bozdağ, Taner Balkış, Abdullah Gavremoğlu, Kıvanç Kırmacı, Yusuf Ziya Toker, Cengiz Köylü, Cemal Temizöz, Bulut Ömer Mimiroğlu, Hakan Sargın, Hüseyin Özçoban, Mustafa Koç, Kahraman Dikmen, Yusuf Kelleli, Hüseyin Polatsoy, Hüseyin Topuz, Murat Özçelik, Ali Aydın, Ahmet Tuncer, Gökhan Kiloğlu, Halil Helvacıoğlu, Kubilay Aktaş, Mehmet Ulutaş, Memiş Yüksel Yalçın, Suat Aytın, Yüksel Gürcan ve Taner Gül.”

YAKALAMA KARARI ÇIKARILANLAR

Mahkeme Heyeti, aynı gerekçelerle, CMK’nın 98 ve 199. maddeleri gereğince sanıklardan ”Çetin Doğan, Ergin Saygun, Nejat Bek, Halil Yıldız, Refik Hakan Tufan, Erhan Kuraner, Yunus Nadi Erkut, Nuri Ali Karababa, Gökhan Murat Üstündağ, Harun Özdemir, Hakan Akkoç, Mehmet Alper Şengezer, Recep Rıfkı Durusoy, Hamdi Poyraz, Hasan Nurgören, Murat Ataç, Bahtiyar Ersay, Mustafa Yuvanç, Nedim Ulusan, Mehmet Ferhat Çolpan, Nihat Altunbulak, İbrahim Koray Özyurt, Soner Polat, Meftun Hıraca, Hanifi Yıldırım, Ali Demir, Mustafa Önsel, Erdinç Atik ve Abdurrahman Başbuğ” hakkında da yakalama emri çıkarılmasına hükmetti.

Heyet, başka suçtan tutuklu olan Dursun Çiçek’in ise hakkında tutuklama kararı verilmek üzere CMK’nın 146/1 maddesi uyarınca mesai saatleri içerisinde mahkemelerinde hazır edilmesi için hakkında ihzar müzekkeresi çıkarılmasına, ihzar müzekkeresinde Çiçek’in Beşiktaş’taki İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşma salonunda hazır bulundurulmasının bildirilmesine karar verdi.

Mahkeme Heyeti, duruşmanın 14, 15, 17, 18, 21, 22 ve 24, 25 Mart tarihlerinde saat 09.30’da yapılmasına oy birliğiyle karar verdi.

Heyet, katılma talebinde bulunan Abdurrahman Dilipak, Hamza Türkmen, Rıdvan Kaya, Abdurrahman Koçoğlu, Özgür-Der ve Hukukçular Derneği’nin ”sanıkların üzerine atılı suçlamanın sabit olması halinde, suçlamadan doğrudan zarar görme ihtimalleri olması” nedeniyle CMK’nın 237-238. maddeleri uyarınca katılma taleplerinin kabulünü kararlaştırdı.

Bu arada bazı sanıkların valizlerini duruşmaya gelirken yanlarında getirdikleri görüldü. Duruşma salonunda bekletilen sanıklar sağlık kontrolünden geçirildikten sonra cezaevine gönderilecek.

”TUTUKLAMA KARARI HUKUKA AYKIRI”

Öte yandan, emekli orgeneral Çetin Doğan’ın avukatı Hüseyin Ersöz, görülen duruşmanın ardından cezaevi önünde basın mensuplarına bir açıklama yaptı.

Ersöz, şunları söyledi:

”İstemediğimiz, beklemediğimiz gelişmelerle karşı karşıya kaldık. Savcılık makamı müvekkilim dahil 163 kişi hakkında tutuklama ve yakalama kararı talep etti. Bu konu hakkında tarafımıza söz hakkı verilmeliydi. Talep ettiğimiz halde bu gerçekleşmedi, alınan tutuklama kararı hukuka aykırı olarak, usulsüz olarak alınmıştır. Rahatsızlığı dolayısıyla müvekkilim Çetin Doğan 10 gün rapor almış, İstanbul’daki evinde istirahat etmektedir. Dolayısıyla bugünkü duruşmaya katılamadı. Kendisine yakalama kararı çıktığını ben haber verdim. Bunu üzüntüyle karşıladı. Ancak hukuka saygı çerçevesi içerisinde bu karara uyacağını bildirdi.”

Sanık avukatlarından Şule Nazlıoğlu Erol da, duruşma salonu önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, içeride generallerin de olduğunu belirterek, ”Bir üst rütbeli gelmeden yasal olarak çıkmayacaklar. Bu haklarını kullanacaklar” dedi.

SANIKLARDAN BİR KISMI SİLİVRİ DEVLET HASTANESİ’NE SEVKEDİLDİ

”Balyoz Planı” davasının bugünkü duruşmasında haklarında tutuklama kararı çıkan sanıklardan bir kısmı Silivri Devlet Hastanesi’ne sevkedildi.

Aralarında eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına ile eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek’in de bulunduğu sanıklar, saat 00.30 sıralarında davanın görüldüğü Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesinden jandarmaya ait minibüslere bindirilerek sağlık kontrolü için hastaneye götürüldü.

Bu arada, sanıkların hastaneye girişi sırasında gazetecilerin fotoğraf çekmesi görevli askerler tarafından önlenmeye çalışıldı.

YENİ DELİLLER

Savcının, tutuklama kararına, Gölcük Donanma Komutanlığı’nda elde edilen deliller ile sanıkların delileri karartma ve kaçma şüphesini gerekçe gösterdiği belirtildi.

İddianamenin kabul edilmesinin ardından çıkarılan yakalama kararının daha sonra kaldırılması, sanıkların tüm duruşmalara katılmaları nedeniyle çıkan karar sürpriz olarak değerlendirilirken, Gölcük’te ele geçirielen 43 klasörün etkisine vurgu yapılıyor.

Ayrıca, daha önce bu davada tahliye kararı veren hakimlerin tümünün görev yerlerinin değiştirildiği ve bu tutuklama kararlarının altında başka hakimlerin imzasının bulunduğuna da dikkat çekiliyor.

DURUŞMA SALONUNDA YAŞANANLAR

”Balyoz Planı” iddialarıyla ilgili eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek ve eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın da aralarında bulunduğu 196 sanıklı davanın 13. duruşması başladı.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki salonda yapılan duruşmaya Halil İbrahim Fırtına, Özden Örnek, Feyyaz Öğütcü ile ”Ergenekon” davasının tutuklu sanığı Cengiz Köylü ve Mehmet Fikri Karadağ, ile başka suçtan Diyarbakır Cezaevinde tutuklu bulunan eski Kayseri Jandarma Komutanı emekli Albay Cemal Temizöz’ün de aralarında bulunduğu 167 sanık katıldı.

Duruşmaya, emekli Orgeneral Çetin Doğan ve ”İrtica ile Mücadele Eylem Planı” davasının tutuklu sanığı Albay Dursun Çiçek’in de aralarında bulunduğu 29 sanık ise gelmedi. Duruşmada söz alan emekli Korgeneral Engin Alan’ın avukatı Ayhan Nacak, ÖZGÜR-DER, Rıdvan Kaya, Hamza Türkmen, Abdurrahman Dilipak ile Abdurrahman Koçoğlu ve Hukukçular Derneğinin müdahillik taleplerinin reddedilmesi gerektiğini söyledi.

İddianamedeki suçlamalardan zarar görmediği gerekçesiyle hükümetin de bu davaya katılma talebinde bulunamayacağını belirten Nacak, ”Hükümet burada zarara uğramamıştır. Aksine burada prim yapmıştır. Abdullah Gül Cumhurbaşkanı, Recep Tayyip Erdoğan da Başbakan olmuştur. Ortada bir zarar yoktur” dedi.

Avukat Nacak, bu dava nedeniyle çok kişinin müdahale talebinde bulunmak istediğini, Manisa Barosundan bile müdahil olmak için talep dilekçelerinin geldiğini ifade ederek, davaya müdahil olacak kişilerin hepsi konuşur ve kendi siyasi görüşlerini anlatırsa bu davanın çok uzun süreceğini söyledi.

”BU PLAN, SUBAY VE ASTSUBAYLARA HAKARETTİR”

Özür dileyerek bir şey daha söylemek istediğini dile getiren avukat Nacak, ”Burada suçlanan subay ve astsubayların bu planı yapacak yetenekte olmadığını düşünüyorum. Burada bahsedilen o kadar kötü bir plan ki buradaki astsubay bile böyle bir planı hazırlamaz. Bu subay ve astsubaylara hakarettir. Sözde darbe planını yazacak yetenekte hiçbir subay ve astsubay yoktur. O kadar kötü bir plandır ki TCK’nın 301. maddesinin uygulanması gerekir. Orduya, subay ve astsubaylara hakarettir” şeklinde konuştu.

Bunun üzerine araya giren Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, bir şeyin altını çizmek istediğini belirterek, ”Burada yargılanan TSK değil. Şahıslara karşı açılmış bir dava. Kişilerin bir kurumda çalışıyor olması o kurumun burada yargılandığı anlamına gelmez. Dava o kuruma açılmış sayılmaz. Burada hakkında dava açılan gerçek kişiler yargılanıyor” ifadesini kullandı.

Avukat Ayhan Nacak da ”TSK’nın yüzde 15’i yargılandığı için benim şahsi kanaatim burada Türk Silahlı Kuvvetleri yargılanıyor” cevabını verdi.

“BÖYLE GİDERSE 70 MİLYON GELECEK”

Duruşmada, emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına’nın avukatı Kazım Yiğit Akalın, Gölcük Donanma Komutanlığındaki aramada bulunan ve 43 klasör halinde mahkemeye gönderilen belgelerin, yargılama aşaması başladıktan sonra bulunduğunun anlaşıldığını kaydetti.

Bundaki temel amacın davayı uzatmak ve bitmemesini sağlamak olduğunu belirten Akalın, ”Gölcük’te bulunan 43 klasör belge arasındaki ‘Balyoz Darbe Planı’ Reşat Polat adlı bir polis tarafından yazılmıştır. 1. klasörün içindeki Ergin Saygun klasöründen sonra ‘iddianame ve ekleri’ klasöründeki ‘Balyoz Harekat Planı’ word belgesinin üzerine gelip özelliklere tıklandığınızda 2 Aralık 2010 tarihinde Reşat Polat tarafından kaydedildiği görülüyor. Bu belge, dosyadaki dijital verilerin niye delil olamayacağını gösteriyor” diye konuştu.

Eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın avukatı Hüseyin Ersöz, Özgür-Der, Hukukçular Derneği ve Abdurrahman Dilipak ve diğerlerinin suçtan zarar gördükleri iddiasıyla katılma talebinde bulunduklarını hatırlatarak, bu derneklerin isimlerinin 11 nolu CD’de kapatılacak dernekler listesinde yer aldığını söyledi.

Söz konusu CD’de ayrıca Türk-İran İş Adamları Derneğinin de yer aldığını ifade eden Ersöz, 11 nolu CD ile ilgili soruşturma sırasında bilirkişiler, emniyet ve TÜBİTAK’ın inceleme yaptığını ve bu raporlara göre, 11 nolu CD’nin 2003 yılında oluşturulduğu ve üzerinde başkaca bir değişiklik yapılmadığının anlaşıldığını kaydetti.

Ersöz, yaptıkları incelemeler sonucunda, Türk-İran İş Adamları Derneğinin, 2005 yılında kurulduğunu tespit ettiklerini dile getirerek, ”2003 yılında hazırlanan ve üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadığı bilirkişi raporlarıyla belirtilen CD’nin içinde 2005 yılında kurulan bir dernek nasıl oluyor da yer alıyor? Öyle ise bu delil hukuk dışı ve sahte belgedir. O zaman sahteliği ortada olan bu delil ile ilgili müdahillik talepleri de kabul edilemez” dedi.

Suçtan zarar gördüğünü söyleyen gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak’ın, kes, kopyala, yapıştır yöntemiyle oluşturulmuş ve içinde tarih çelişkileri olan belgelerle müdahillik talebinin kabul edilemeyeceğini ifade eden Ersöz, ”Bu davada mağdur olan, huzurda bulunan sanıklardır. Abdurrahman Dilipak, ÖZGÜR-DER ve Hukukçular Birliği, sanıkları mağdur etmişlerdir” dedi.

Ersöz, katılma taleplerinin 11 nolu CD’ye dayandırıldığını anlatarak, hukuki nitelikte delil olmayan CD’lerin gerekçe gösterilemeyeceğini kaydetti.

Duruşmada söz alan diğer bazı sanık avukatları da davaya müdahil olmak isteyenlerin ve bu talebi yerinde gören cumhuriyet savcısının bu yöndeki isteklerinin reddedilmesi gerektiğini bildirdi.

”ASIL BİZ MAĞDURUZ”

Mahkeme Başkanı Ömer Diken, müdahillik talepleriyle ilgili olarak iddianame sırasına göre söz verdiği sanıklardan eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, müdahillere ayrılan bölümü göstererek, ”Davaya katılmalarına kendileri de inansalardı burada olurlardı. Reddine…” dedi.

Eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral İbrahim Fırtına da olasılığın sonunun olmadığını, ihtimaliyatta her şeyin ihtimal dahilinde olduğunu belirterek, ”Böyle giderse suçtan zarar gördüğünü söyleyen herkes buraya gelir. 70 milyon da gelir. Siz de müdahil olabilirsiniz o zaman. Mahkemenin bu konuda doğru bir şekilde değerlendirme yapacağını umuyorum” şeklinde konuştu.

Eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Şükrü Sarıışık, meslek hayatları boyunca toplum içerisinde ciddi bir yer aldıklarını belirterek, mahkeme salonunun şov yeri olmadığını, burada bugüne kadar oluşturulan ciddi havanın bu kişilerin katılması durumunda bozulacağını söyledi.

Emekli Tuğgeneral İzzet Ocak, ”burada bir mağdur varsa onların da buradaki 196 kişi ve ailesi ve dostları olduğunu” ifade etti.

Emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri de, müdahillik taleplerinin reddedilmesi gerektiğini belirterek, ”Buraya gelip bildiri dağıtan kişiler mi mağdur, biz mi mağduruz? Onları mağdur etmiş olamayız. 2002-2003 yılları ile ilgili olarak suçlanıyoruz. Oysa mağdur olduklarını iddia edenlerin isimleri, 2005 yılına ait bir belgede geçiyor. Birileri mağdur etmiştir biz değil, gitsin onlardan hesap sorsunlar. Müdahil talebinde bulunanlar bizi mağdur etmiştir” şeklinde konuştu.

”İLK GÜNDEM İTİBAREN MAĞDUR OLANLARDAN BİRİ BENİM”

Emekli Tuğgeneral Behzat Balta da asıl mağdurun kendileri olduğunu ifade ederek, ”İlk günden itibaren mağdur olanlardan biri benim” dedi.

Sağına soluna yaftalar yapıştırılıp fotoğrafının çekildiğini birçok kere parmak izinin alındığını dile getiren Balta, ”Ben 44 sene vatana hizmet etmiş birisi olarak daha nasıl mağdur olabilirim, ama bunlar amaçlarına ulaştılar” diye konuştu.

Emekli Tuğgeneral Ahmet Yavuz, belgelerdeki 11 nolu CD’nin uluslararası güvenirliği zedelenmemiş bir heyet tarafından incelenmesini istediğini anlatarak, ”Bu doğru çıkarsa, müdahil olma taleplerinin kabul edilmesini ve bu doğrultuda tüm sanıkların yargılanmasını istiyorum. Hayatımda hiç bu kadar beceriksiz bir plan görmedim” şekline konuştu.

Emekli Albay Erdal Akyazan da cumhuriyet savcısının müdahillik taleplerini yerinde görmesi ve bunun kabul edilmesi yönündeki isteminde bir gerekçe sunmadığını belirterek, mütalaada gerekçenin olmamasının hukuki tereddütler doğuracağını söyledi.

Trajikomik bir anısını anlatmak istediğini dile getiren Akyazan, şunları kaydetti: ”12 Eylülde darbe karşıtı olduğumu açık açık söylediğim için görevli olduğum İstanbul Piyade Okulundan, karacı olduğum halde İzmir’deki Hava Kuvvetleri Teknik Okullar Komutanlığına gönderdiler. Daha sonra ‘Darbe karşıtı örgüte üye olduğum’ gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklandım. Gözaltında olduğum 45 gün yaşadıklarımı hamaset olarak değerlendirilebileceği için anlatmıyorum. 1980’de ‘darbe karşıtı’ olduğum için yargılandım, şimdi de ‘darbeci’ olduğum için yargılanıyorum. Ben de ne yanlısı olduğumu karıştırır hale geldim.”

Kaynak : GAZETEPORT

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE