‘Aşkı ve karısı olmayan adamın zehirli hıncı’

Sabah Gazetesi yazarı Hıncal Uluç, dünkü köşesinde Defne Joy Foster hakkında bir yazı kaleme aldı.

İSTANBUL – Foster’ın bir gecelik macera için kocasını aldatırken öldüğünü öne süren Uluç, yazısını “Defne’nin ölümü tipik bir ‘Su testisi, su yolunda kırıldı’ olayıdır” cümlesiyle noktaladı.

Bu satırlar, özellikle sosyal paylaşım sitelerinde büyük tartışma yarattı.

TGC’ye şikâyet yağmuru

Hıncal Uluç’un dün Sabah Gazetesi’nde yayınlanan yazısı üzerine Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne de şikâyet telefonları ve e-postalar yağdı. Twitter’dan da Aylin Aslım, Metin Arolat gibi sanatçılar ve pek çok Twitter kullanıcısı tarafından cemiyetin telefonları ve e-mail adresleri paylaşıldı. TGC Basın Senatosu Raportörü Süleyman Boyoğlu, “Yoğun bir telefon trafiği var. Arayan kişiler, cemiyetin bu konuda bir şey yapmasını istiyorlar” dedi.

Ayşe Özyılmazel: Bu yazı değil, bu resmen kötülük. Bir yazı okudum, kanım dondu, bu kadarı fazla, çok fazla!

Sabah başyazarı Mehmet Barlas:

Geride kalanlar için acı olay

“Onun ölümüyle ilgili insafsız çeşitlemeler yapanlara karşı Cengiz Semercioğlu dünkü Hürriyet’te yayımlanan yazısında benim düşüncelerimi yansıtıyordu:

‘Deniyor ki; Evli bir kadının gecenin o saati başka bir arkadaşının evinde ne işi var? Diyorum ki; Sana ne! Deniyor ki; ‘1.5 yaşında bebeği varken sokaklarda işi ne? Diyorum ki; Kime ne! Deniyor ki; İşte dejenere yaşam tarzı budur, gençliğe kötü örnek oluyorlar. Diyorum ki; Sen de iyi yaşam tarzınla örnek ol! (…)’

Ölüm özellikle geride kalan yakınlar için acı bir olaydır. Ölümü akbabaya dönüşmüş yaratıklarla birlikte karşılamak insanlara hüzün verir.”

Fatih Altaylı: Kızın olsa yazar mıydın Hıncal Abi?

Hıncal Uluç uzun zamandan beri varlığını hissettiren bir yazı yazmıyordu. Dün bunu başardı. Ama keşke başarmasaydı. Defne Joy Foster’ın arkasından “abuk” bir yazı yazarak… “Su testisi su yolunda kırıldı” diyerek… “18 aylık bebeği olan bir kadın, daha o gece tanıştığı adamın evine koşmaz” diye “ders” vererek gündeme geldi.

Yapma Hıncal Abi.

Bize ne bundan, sana ne bundan.

Sen Defne Joy Foster’ın yaptığını savunan bir yazı gördün, yapılanı doğrulayan bir satır okudun mu? Savunmadık ama karışmadık da.

O ayrı mesele. Aile meselesi. Onun acısını yaşayana bırak. Sen acıya acı katma.

Bak ne diyorsun: “Yarın o bebek aklını başına toplayacak yaşa geldiğinde ‘Baba bana annemi anlat’ dediğinde ne anlatacak İlker Yasin.”

Madem bu kadar duyarlısın, o zaman bu yazı ne?

İlker Yasin bir şey anlatır. Ne anlattığı, ne anlatacağı seni ilgilendirmez. Ama ya İlker Yasin’in çocuğu okuyacak yaşa gelip, senin yazdığın bu yazıyı okuyup da “Annem su yolunda kırılmış testi” desin mi istiyorsun!

Ayıp Hıncal Abi!

Seni yakından tanıyan biri olarak soruyorum, daha doğrusu sormuyorum. Kesinlikle söylüyorum.

Defne Joy Foster, senin “kanatlarının altında” dolananlardan biri olsaydı ve başka birisi, dün yazdığını senin “koruman altındakine” yazsaydı en büyük tepkiyi sen gösterir, ortalığı ayağa kaldırır, savunmalar yapardın.

Yapmaz mıydın, doğru söyle. Bana söylemiyorsan, kendine söyle en azından. Aleyhte yazanları “ucuz ahlak bekçiliğiyle” suçlamaz mıydın?

Sakın yanlış anlama.

Defne Joy Foster’ın yaptığını savunuyor, “Aman ne iyi yapmış” falan demiyorum.

Dediğim şu: “Bize ne? Biz herkesin bekçisi miyiz, sorumlusu muyuz?”

Kim veriyor bize bu “özel” yetkiyi? Var mı böyle bir yetkin?

Benim yok şahsen.

Kocasının ruh halini soruyorsun. İster ölümüne üzülür, ister ölüm biçimine çıldırır. Onun üzüntüsüdür bu. Senin derdin, sorunun değil. Benim de değil. Hiçbirimizin değil. Onun, sadece onun.

Onun acısına acı katmak da bizim işimiz değil.

Bak fotoğraflara… Sarılmış tabutuna uğurluyor onu. Görmedin mi?

O halde sana ne Hıncal Abi! Bize ne!

Ve bazı yazarlara sormuşsun yazında, “Defne senin karın olsaydı yine bu yazıyı yazar mıydın?” diye. Bak ben de sana bir soru soruyorum Hıncal Abi.

“Defne senin kızın olsaydı bu yazıyı yazar mıydın?” diye.

Yazmazdın değil mi?

Peki kendi kızlarımıza yazmayacağımız yazıları, başkalarının kızlarına yazma hakkını bize kim veriyor Hıncal Abi?

Dobralık mı Hıncal Abi?

Hadi canım bırak sen de!

Metin Arolat: Demiş ki “Kim olduğunu bile bilmem, yanımdan geçse tanımam”. Yine de kalemini saplamış “su testisi su yolunda kırılır” diye. Keşke tanısaydın, keşke… O zaman o kalemi kalbine saplar, yine de yazmazdın. Birileri onun cenazesinde “Onu nasıl bilirdiniz” diye soracak. “Acımasızdı, kötü kalpliydi” diye haykıracağım o zaman. Bunlar, Defne’mi bir kez daha öldürdüler.

Sevim Gözay: Çocuğu, karısı, sevgilisi, aşkı, seksi olmayan adamın “hıncı” bu kadar zehirli olabiliyor işte.

Işın Karaca: Kağıda dokunan kalem, kibritten daha çok yangın çıkarır. Empati yapayım diyorum, hiçbir yere sığmıyorsun.

Armağan Çağlayan: Vicdanın sesi olayım derken, vicdansızlığın sesi olmak!

Tuğba Özerk: Ben Hıncal Uluç’un insan olabilme ihtimalini sevdim…

Pınar Altuğ: E Hıncal yuh ama! Pes, ben ne diyeyim sana!

Biricik Suden: Fuları biraz gevşetelim, beyine oksijen gitsin. HINCını ALa ala bitiremedi hayattan. İnsanları kötülemek, hatalarını çıkarmak neye iyi geliyor? Başkasına namussuz demek sizi namuslu yaptı mı bari?

Defne Joy Foster’ın ölümü, Twitter’ın dünya listesinde en çok okunan beşinci haber oldu. Hıncal Uluç’a yönelik ‘tivit’ler ise saatte 10 bin tivit’i geçerek rekor kırdı.

umitalan: Kitabının çıktığı gün; dikkat çekmek için, ölen bir insandan bile faydalanacak kadar alçalan Hıncal Uluç’un kitabını alan bizden değildir.

by dila_algan: Hıncal Uluç’un beyin ölümü gerçekleşmiş.

meryemkruezi: Hıncal, Defne hakkında yazılar yazacağına git 18’lik mankenlerin basamağı ol.

karaaslan: Hasta ruha sahip bir kişi.

EzgiDilaver: Umuyorum ki yazdığı yazı, hayatındaki son yazısı olacak.

EzgiEcemm: Dediklerinde haklılık payı olabilir. Ama vicdanı çürümüş Uluç’un.

slcnmt: Hıncal Uluç fazla yaşlılıktan ve ağız gevşekliğinden (iğrenç kahkahaları sonucu) feci saçmalamış!!!

ilkbaharkorkmaz: Kim ne derse desin; Defne J.’u kraliçe ilan eden medyayı değil, acımasızca anlatan Uluç’u destekliyorum.

Rapunzelll: Defne Joy’u kırılan testi, Kerem Altan’ı kerata ilan eden, torunu yaşında kızlarla kucak kucağa gezinen ahlak zabıtası Hıncal Uluç.

cnkrblt: Herkesin aksine, Hıncal’ın yazısındaki geride kalan adam için ben de gerçekten üzüldüm. Bu konuda haklı.

GurkanAynaci: Kendinizi Hıncal’ın yerine koyun. Kaldırımdasınız ve her an biri üstünüze basıp ayakkabısını mahvedebilir.

ayse_sagiroglu: Defne Joy’un kocası arkasından ağlayıp mezar başında titriyorsa Hıncal Uluç’a … yemek düşer.

chataghai: Peki Hıncal Uluç’a kim saygı duyacak o öldüğünde? Hım.

chicqo: Hıncal’ın Defne hakkındaki yazısını, kanım donarak okudum.

cetings: Hıncal Uluç’a soruyorum; Sana ne? Sen ahlak polisi misin? Gazeteci mi?

oezlem71: Kime saygın var ki Hıncal Uluç ölüye saygın olsun.

KthnUlsy: Hıncal Uluç’un ve bugünkü yazısının her türlü arkasındayım.

@aybenarzu: Yazıyı ben de okudum ve “hayatımda ilk kez” katılıyorum.

EnTaroAdun: Hıncal Uluç’un yazısına bir tane hak veren kadın olmaması, erkeklerde ise heterojen bir dağılım olmasının bir anlamı olmalı…

Qsalih: Hıncal Uluç’un Defne yazısına katılıyorum ama ne yazık ki kendisi de yanlış bir yaşam biçimini tercih etmiş.

_bertan_: Hıncal’ın Defne yazısı zalimce ama daha zalimini de okudu bu gözler.

Kaynak : GAZETEPORT

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE