HSYK’nın son atamalarında çok şey konuşuldu. Çok şey ileri sürüldü. Ancak en çok, İlhan Cihaner avukatlarının bakanlık aleyhine Ankara 1. idare mahkemesinde açtıkları davada, bakanlığın reddi hakim itirazını yerinde bulan hakimin, kendisinden kıdemli hakimin bulunduğu daireye başkan olarak atanması konuşuluyor.
İSTANBUL / HSYK’nın son kararnamesinde yapılan 410 atama, yüksek yargı ve YARSAV’da rahatsızlık yarattı. Balyoz soruşturma sürecinde tutuklanan bazı sanıklar hakkında tahliye kararı veren Oktay Kuban’ın atama talebi yokken, Özel Yetkilerinin alınarak İstanbul dışına atanması, bir tanığı taciz ettiği iddiasıyla Hakim A.S’ye dava açan İstanbul Başsavcı Vekili Metin Şentürk’ün Kocaeli Savcılığı’na tenzili rütbe ile atanması, İlhan Cihaner’in avukatlarının, Erzurum Özel Yetkili Savcısı Osman Şanal hakkında soruşturma açılması talebine süresinde yanıt verilmeyince, Adalet Bakanlığı aleyhine açtıkları davada bakanlığın reddi hakim talebini yerinde gören kıdemsiz hakimin aynı daireye başkan olarak atanması yargıda rahatsızlık yaratan atamalardan birkaçı.
YARSAV Başkanı Emine Ülker Tarhan, özellikle kendi üyelerine karşı adım adım bir yıldırma politikası uygulandığını belirterek Adalet Bakanlığının bu tutumunu uluslararası yargıya taşıyacaklarını belirtti.
OKTAY KUBAN’IN YENİDEN ATANMA TALEBİ YOKTU
HSYK’nın yaptığı son atamalarda Balyoz davasının soruşurma sürecinde aralarında Çetin Doğan’ın da bulunduğu 19 paşayı tahliye eden Oktay Kuban’ın, talebinin olmamasına rağmen, özel yetkilerinin alınarak İstanbul dışına atanması, hakimin verdiği kararlardan ötürü güvencesinin kalmadığını ileri sürdüler. Özel Yetkili savcı Oktay Kuban yaz kararnamesinde İstanbul dışına atanmak için dilekçe vermişti. Ancak referandumdan sonra oluştulan yeni HSYK daha önce verilen atanma dilekçelerinin geçersiz olduğunu, yeni atanma dilekçesi vermeyen savcı ve hakimlerin atanmasının yapılmayacağını duyurmuştu. Oktay Kuban’ın da güz kararnamesinde atanmak için dilekçe vermediği öğrenildi.
HSYK’NIN YAPTIĞI EN TARTIŞILAN ATAMA
Öte yandan HSYK’nın yaptığı 410 atamanın içinde, yargı mensupları arasında en çok tartışma yaratan atamanın Ankara 1. İdare Mahkemesine yapılan atama olduğu konuşuluyor.
Nedeni ise bu daireye yapılan atamanın, eski Erzincan Başsavcısı, İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nı Erzincan’da uygulamaya koyduğu iddiasıyla suçlanarak hakkında dava açılan ve bir süre tutuklu kalan İlhan Cihaner’in avukatlarının bakanlık aleyhine açtığı davada bakanlık lehine karar veren hakimin terfisinde kıdemine bakılmadan atanması.
İlhan Cihaner’in avukatları Erzincan Başsavcılığını yürüttüğü dönemde, kendisi hakkında soruşturma başlatan Erzurum Özel Yetkili Savcısı Osman Şanal hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Ancak Adalet Bakanlığının yapılan suç duyurusuna yanıt vermemesi üzerine, avukatlar talebin reddedildiği varsayımı ile Ankara 1. İdare Mahkemesinde Adalet Bakanlığı aleyhine dava açmıştı. Ancak Adalet Bakanlığı İlhan Cihaner’in YARSAV üyesi olduğunu, Ankara 1. İdare Mahkemesi başkanlığına 13 aydır vekaleten bakan Gürsel Özkan’ın da YARSAV üyesi olduğunu ileri sürerek reddi hakim talebinde bulunmuştu. Bu talebi görüşmek üzere Gürsel Özkan’ın dışında kalan Mehmet Küçükgöz başkanlığında toplanan heyet reddi hakim kararını yerinde bularak bakanlığı haklı bulmuştu. Küçükgöz başkanlığındaki heyet daha sonra da Cihaner’in avukatlarının açtığı davayı reddetmişti.
Hakim Mehmet Küçükgöz’ün HSYK’nın son yaptığı 410 atamada, kıdem durumundan dolayı 13 aydır Ankara 1. İdare Mahkemesine vekaleten başkanlık yapan Gürsel Özkan yerine, başkan olarak atanması, HSYK’nın yaptığı atamalar arasında en çok konuşulan atama olduğu belirtiliyor.
YARSAV ŞİKAYETLERİNİ ULUSLARARASI PLATFORMA TAŞIYACAK
Öte yandan YARSAV Başkanı Emine Ülker Tarhan da üyelerine karşı, bakanlığın yıldırma politikası uyğuladığını savundu.
YARSAV Yönetim Kurulu cuma günü yaptığı açıklamada “deneyimli ve kıdemli Adalet Başmüfettişlerinin başvurularının alınmasına karşın kıdem, liyakat, deneyimleri göz ardı edilerek, aralarında HSYK üyelik seçiminde YARSAV tarafından desteklenen saygın bir başmüfettişin ve YARSAV üyesi bir başmüfettişin de bulunduğu çok sayıda müfettiş, adeta kariyer tenziline uğratılmışlardır.
HSYK yasasının 3. maddesinin 7. fıkrasında yer alan ‘Kurul mahkemelerin bağımsızlığı ile hakimlik ve savcılık teminatını gözeterek adalet, tarafsızlık, doğruluk ve dürüstlük, tutarlılık, eşitlik ehliyet ve liyakat ilkeleri çerçevesinde görev yapar’ hükmünü hatırlatır, ilgilileri yasaya uyma konusunda gerekli özeni göstermeye davet ederiz.” çağrısında bulunmuştu.
YARSAV Başkanı Emine Ülker Tarhan da YARSAV üyelerine karşı, Adalet Bakanlığın yaptığı haksızlıkları uluslararası platforma taşıyacaklarını açıkladı. Emine Ülker Tarhan Gazeteport’a yaptığı açıklamada; “HSYK’nın bu tür uygulamalarında bir önceki uyarılarımızın gerçekleştiğini görüyoruz. HSYK’nın üyelerimiz ile ilgili soruşturma açtırma, yıldırma politikaları var. Bu uygulamaları uluslararası platforma taşıyacağız. Teftiş bir baskı aracı olarak kullanılıyor. Üyelerimiz elinde soruşturma olduğu teftişe alınarak mağdur ediliyor.” dedi.












Bu konu hakkındaki yorumunuz