Erdoğan: “Tıksırıncaya kadar içiyorlar”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Kimsenin yeme içmesine kısıtlama getirmiyoruz. 8 yıldır hangi özgürlükleri kısıtladık? İsteyen istediği kadar içiyor. Aksırıncaya, tıksırıncaya kadar içiyorlar” dedi.

Erdoğan, AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları toplantısındaki konuşmasında, 2011 seçimleri yaklaştıkça, çirkin oyunlar, birtakım çirkin gündemler ve kara propagandanın yine aynı şekilde tezgaha sürüldüğünü söyledi.

“Şu birkaç haftadır, birkaç aydır konuşulan, tartışılan, hükümet aleyhine bir kampanyaya dönüştürülen meseleleri alın, önceki seçim dönemleriyle karşılaştırın, tamamının aynı olduğunu göreceksiniz” diyen Başbakan Erdoğan şöyle konuştu:

“Çoğu meselede, manşet değiştirmeye, analizi değiştirmeye, bakış açısını değiştirmeye dahi tenezzül etmediklerini, bayat manşetlerle, bayat haberlerle, bayat yorum ve analizlerle hükümete saldırdıklarını sizler de kolayca fark edeceksiniz.

İşte en son, tütün ve alkol konusundaki bazı modern düzenlemeleri, heykel tartışmasını, yargının verdiği kararları, RTÜK uygulamalarını, hükümetle, bizimle ilgili olup olmadığına dahi bakmadan, bizim aleyhimize bir kampanyaya dönüştürme gayreti içindeler. Bir kere altını çizerek söylüyorum: Bu son tartışmalar, doğal akışı içinde giden tartışmalar değil, açık açık bir kampanyadır. Üstelik, hükümet aleyhine yürütülen zorlama kampanyalardır. Tekrar söylüyorum: Bu kampanyalar, her seçim öncesinde AK Parti’yi yıpratmak için başlatılan o malum tezgahların bir yenisidir.”

AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana muhafazakar demokrat bir parti olduğunun altını çizen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Biz muhafazakarız. Aile bizim için önemlidir, mahremiyet bizim için önemlidir, tarih ve tarihi şahsiyetler, tarihi şahsiyetlerin manevi değerleri bizim için son derece önemlidir. Evrensel değerleri benimsemiş, özgürlüklere saygı duyan, başkasının özgürlüğünü kısıtlamadığı sürece, başkasının kutsal değerlerine hakaret etmediği sürece her türlü fikrin serbestçe ifade edilmesini savunan bir partiyiz.”

Herkesin yaşam tarzına saygılı olduklarını dile getiren Başbakan Erdoğan, “Kimsenin giyim kuşamına, yeme-içmesine, inancına, ibadetine kısıtlama getirmeyen, tam tersine bu noktada en geniş özgürlükleri savunan ve bunun gereklerini yerine getiren bir parti” olduklarını söyledi.

8 yıldır bu noktadaki samimiyetlerinin test edildiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“8 yıldır, en küçük, en marjinal hadiseler büyütülerek adeta bir rejim meselesine dönüştürülüyor. Birileri, ısrarla ve inatla bize gizli niyetler, gizli hedefler, gizli ajandalar izafe ediyor. Sevgili milletime sesleniyorum; 8 yıldır hangi özgürlüğü kısıtladık? Özgürlük alanlarını genişletmekten başka. 8 yıldır kimin yaşam tarzına müdahale ettik? Kimin yaşamına, giyimine kuşamına müdahale ettik? Herkes istediği gibi giyiniyor, istediği gibi eğleniyor, istediği gibi içiyor, hangisine dedik ki, sen ne kadar viski içiyorsun, şarap içiyorsun, ne kadar bira tüketiyorsun? Böyle bir derdimiz oldu mu? Iksırıncaya tıksırıncaya kadar içiyorlar…

Affedersiniz, trafik polisleri, trafik kazalarında yakaladıkları kimler, bu kazalarda yakaladıkları kimler? Her tür var, onları da yakalamasınlar mı? Kazayı yaptıkları halde, bunlara karşı herhangi bir şey ödetmesinler mi? Bunların yaptıklarını ölümle mi, yaralanmayla mı ödeyeceğiz?”

“8 yıldır biz yaşam tarzlarına yönelik olarak neyi yasakladık” diye soran Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

“AK Parti iktidarı baskı uyguluyor, yasaklıyor, sindiriyor, diyorlar. Mahalle baskısı diyorlar… Allah aşkına, şu AK Parti iktidarına, hükümete, bakanlara, ailelerimize atılan iftiralar, hakaretler, ithamlar bugüne kadar hangi partiye, hangi siyasetçiye bu boyutta yapılmıştır?

Sen, bu ülkenin hükümetine, bakanlarına, milletvekillerine, sokak ağzıyla en ağır hakareti yapan, bunu da köşesinde yazacak kadar ileri giden kişiye partinin rozetini takacaksın, ondan sonra da çıkıp, bu ülkede özgürlük yok diyeceksin. Ondan sonra nezaketten, edepten, terbiyeden bahsedeceksin… Yandaş medya diyeceksin, candaş medyanın bütün mensuplarını partine davet edeceksin, partinden şu anda aday yapmaya hazırlanacaksın.

Sevsinler seni, bunu kimse yutmaz. Sen, kendisini yolsuzlukla itham ettiğin, yargılanması için imza attığın kişiyi İstanbul gibi bir ile il başkanı yapacaksın, ondan sonra çıkıp namuslu insanları yolsuzlukla itham etmeye devam edeceksin. Bu nasıl iştir?”

RTÜK Kanunu

CHP Genel Başkanı’nın RTÜK Kanunu’nu diline doladığını, buradan kendilerine en ağır hakaretleri, en ağır ithamları savurduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle dedi:

“İnsan kimi neyle itham ettiğini önceden bir incelemez mi, bakmaz mı? İnsan neyi eleştirdiğinden bu denli habersiz olabilir mi, bu kadar mı bilgisiz olur? 1994 yılında RTÜK yasası, dikkatinizi çekiyorum, CHP’nin iktidar olduğu dönemde çıkarılmış. O yasanın 25. maddesine de gerektiğinde başbakan ve bakanlara yayınları durdurma yetkisi verilmiş. Yani başbakan ve bakanlara bu yetkiyi zaten bizzat CHP 1994’te sağlamış. Şimdiki CHP Genel Başkanı bunu bilmiyor, bundan haberi yok. Belli ki kimse de kendisini uyarmamış… Şimdi çıkıyor, kendilerinin çıkardığı yasadan bizi sorumlu tutuyor, bize hakaret ediyor. Yüzün kızarması edeptendir. Atalarımız güzel söylemiş, utanmak edeptendir… Maalesef yüzlerin kızarmadığı, edebin rafa kaldırıldığı bir muhalefetle karşı karşıyayız.”

Tartışılan tahliyeler

Başbakan Erdoğan, “(Onama mı istersin, bozma mı) diyerek belli çevrelerin arzusuna göre karar veren bir yargıdan, vicdanıyla karar veren bir yargıya geçişi inşallah tamamlayacağız” dedi.

Başbakan Erdoğan, “Özellikle, malum bir davadan dolayı tahliye edilenlerle ilgili olarak, sabah akşam çeşitli yayın organlarında bir zihin bulandırma operasyonu olduğunu, hükümetle, bu örgüt arasında bir illiyet bağı kurulmak istendiğini görüyoruz, bu da gözümüzden kaçmıyor” diye konuştu.

Zamanın, tarafların birbirini suçlama zamanı olmadığını bildiklerini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Taraflar birbirini suçlamak yerine otursun, soruna birlikte köklü çözümler üretsin istiyoruz. Ne var ki, muhalefetin de istismarıyla, sürecin faturasının hükümete kesilmek istendiğini görüyoruz. Bu tahliye kararlarını hükümet mi verdi? Bu tahliye kararlarını yargı verdi.”

Yargıtayın iş yükünün fazlalığının farkında olduklarını bildiren Erdoğan, bunun tedbirini iktidara geldiklerinde Cemil Çiçek’in Adalet Bakanı olduğu dönemde aldıklarını ifade etti.

Başbakan, “İstinaf Mahkemeleriyle ilgili en önemli sorun, hakim ve savcı sayısının azlığıdır. Bunu biz de biliyoruz, nitekim Yüksek Yargı da bunu çeşitli kereler özel görüşmelerimizde hep bize ifade etti. Ancak, hakim ve savcı alımları, bizim dönemimize kadar hiç olmayan gerekçelerle engellenmiş, Yüksek Yargı adeta üzerindeki ağır iş yükünü atmamak için direnmiştir” diye konuştu.

“Merkel özür dilemeli”

Erdoğan, Kıbrıs sorununun çözümünde Türk tarafını suçlayan Almanya Başbakanı Angela Merkel’in sözleriyle ilgii, “Bu tavır ve açıklamalar, uzak görüşlü, vizyon sahibi bir lider görüntüsü vermemektedir. Türk tarafından özür dilemesini beklediğimizi de burada ifade etmek istiyorum” dedi.

Başbakan Erdoğan, “Sayın Merkel’in açıklamaları, Türk tarafını rencide ettiği kadar, tarih bilgisinden yoksun ve bizzat Sayın Merkel’in önceki ifadeleriyle aleni şekilde çelişen açıklamalardır. Almanya Başbakanı, Kıbrıs meselesine ne kadar Fransız kaldığını bu son açıklamalarla göstermiştir” diye konuştu.

Başbakan, “Bizden kalkıp da bu noktada anlaşmalar çerçevesinde olmayan şeyler istenecek olursa burada hiçbir zaman bunu bulamayacaksınız. Biz size Kuzey Kıbrıs’tan bu noktada bir gram alamazsınız, vermeyiz” ifadelerini kullandı.

Lübnan’daki gelişmeler

Başbakan, Lübnan’daki gelişmeler konusunda İran, Suriye ve Katar nezdinde bugün görüşmeler yapacağını ve bu sürecin barışla sonuçlandırılması konusunda Türkiye’nin gayretlerini devam ettireceğini söyledi.

Erdoğan, Lübnan’da yaşanan gelişmeler konusunda, “Türkiye olarak, önümüzdeki dönemde üzerimize düşeni yapmayı ve gerekli tüm girişimler içinde aktif biçimde yer almayı sürdüreceğiz. Lübnan’da tüm taraflarla diyalog kurabilen bir ülke olarak, biz, kardeşimiz Lübnan’ın huzur, istikrar ve emniyet ortamına kavuşmasını güçlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Başbakan Erdoğan, bulunulan noktada, bölge ülkelerinin ve uluslararası toplumun önde gelen aktörlerinin Lübnan’daki hükümet bunalımının süratle giderilmesi için ortak çaba ortaya koymaları gerektiğini vurguladı.

Heykel tartışması

Erdoğan, “sadece siyasi muhalefetin değil, sivil muhalefetin de edebi, terbiyeyi, üslup ve erkanı terk ettiği bir süreçten” geçtiklerini söyledi.

Birilerinin yıllarca bu toplumun belli bir kesimine tepeden baktıklarını, seçkinci bir tavırla yaklaştıklarını, küçümseyip, tahkir ettiklerini ifade eden Başbakan Erdoğan şöyle konuştu: “Kars’taki o malum heykel için ‘ucube’ derken aynı zamanda kralın da çıplak olduğuna işaret ettim… İçlerindeki despotizmi yıkamayanlar, içlerindeki o görünmez krala çıplak dedirtmek de istemiyorlar.

Gözü olan, gözüyle birlikte iz’anı olan herkes, güzelle çirkini, estetikle ucubeyi birbirinden ayırır. Bunun için hiç de asil bir aileden gelmiş olmaya, sırça saraylarda büyümüş olmaya gerek yoktur. Sadece milletin siyasi tercihlerini değil, milletin beğenilerini, değerlerini, estetik anlayışını, güzellik anlayışını da aşağılamayı, ona hakaret etmeyi alışkanlık haline getirmiş olanlar bunlardır…”

Bu değerlendirmelerin günlerdir yapıldığını anımsatan Başbakan Erdoğan, değerlendirmeyi yapanların çoğunun ise söz konusu yere gitmediklerini söyledi.

Kendisinin 4,5 yıl İstanbul’da belediye başkanlığı yaptığını anımsatan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdi İzmir Karşıya Belediyesi talip olmuş, ne kadar güzel. Gelsin alsın gitsin, bunu Karşıyaka’da diksin. Hiç müdahalemiz yok. Bu kadar ısrarlıysalar, buyursun alsın orada diksin. Çok daha heyecanlılar çok da talipler, eyvallah yapsınlar.

Kaldı ki ben bu heykeltıraşın çok başarılı dünyada şöyle tanınmış, böyle tanınmış, bunu da eleştiren birisi değilim. Doğrudur başarılı da olabilir, ona saygı da duyarım. Ama kusura bakmasınlar ben o tarihi eserlerin olduğu yerde böyle bir olayın yaşanmasına, üstelikte Tarih Tabiat Varlıkları Kurulu’nun verdiği bu karara rağmen, bunun dikilmesine sorumluluk mevkisinde olan bir insan olarak müsaade edemem, doğrudur diyemem” diye konuştu.

“AK Parti Hükümeti, bu ülkede güzeldir veya değildir, 8 yıldır hiç bir heykeli yıktı mı?” diye soran Başbakan Erdoğan, “Yok. Şimdi nedir bu kıyamet, dert başka. Çünkü Ak Parti’nin yükselişini zannediyorlar ki bununla durduracağız. Durduramazsınız boşuna uğraşmayın” dedi.

SORULAR

Erdoğan, “CMK’nın 102. maddesinin yürürlüğe girmesiyle yapılan tahliyelerle” ilgili soruya ise “Konuyla ilgili olarak tutukluluk sürelerinin noktalanması konusunda yargının verdiği karar ve dışarı çıkmaları, ama dışarı çıkarıldıktan sonra şimdi verilen karar ve bu süreçte de tabii ki, İçişleri Bakanlığımız, tüm güvenlik güçlerimiz bütün gayretlerini göstererek aramaya her yerde devam edecekler. Temenni ediyorum ki, kısa zamanda yakalanmaları ve tekrar yargıya teslim edilmeleridir” yanıtını verdi.

Bir gazetecinin “Lübnan’da siyasi istikrar ve hükümetin kurulması için Sayın Hariri ile yaptığınız görüşmede ne gibi çözüm önerileriniz oldu? Konferans toplanması gündemde mi” sorusu üzerine Erdoğan, şu anda geniş bir çalışmanın içerisinde olduklarını belirtti.

Erdoğan, şunları söyledi:

“Bu çalışma sürecinin içerisinde önceliklerimiz var. Önceliklerimizin ilk adımı bugün yapacağımız telefon görüşmeleridir. Bugün gerek Katar gerek İran, bu iki ülkeyle görüşmeler yapacağız. Hafta içinde veya bu görüşmelere göre, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Suriye, Lübnan ve Mısır’ın katılacağı bir dizi toplantı başlatmayı düşünüyoruz. Bu konuyla ilgili bugün Sayın Sarkozy’den bir telefon geleceği söylendi. Henüz daha bu telefon gelmedi. Sayın Sarkozy ile de bir görüşme yapacağız.

Başbakan Erdoğan, “Yargıtay Başkanı ile bir araya gelmeniz söz konusu olur mu” sorusuna da “Yargıtaydan böyle bir talep gelirse niye görüşmeyelim, görüşürüz tabii” yanıtını verdi.

CNN TÜRK

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE