CHP’de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ‘Yeni tüzüğünüzü uygulayın’ yazısı ile Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Genel Sekreter Önder Sav arasında gerilen ipler koptu.
ANKARA – Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 26 Ekim’de CHP’ye yazı göndererek Aralık 2008’de kabul edilen yeni tüzüğün yürürlükte olduğunu bildirmiş, gereğinin yapılmasını istemişti.
Esasında bir önceki akşam ikilinin yönetim kademesi konusunda anlaştığı haberleri duyulmuştu. Ancak bunun gerçek olmadığı görüldü. Kılıçdaroğlu’nun çağrısıyla saat 14.30’da başlayacak Parti Meclisi öncesi kriz patlak verdi.
Kılıçdaroğlu, ikinci adam olarak Gürsel Tekin’i tayin etti. Bunu kabul etmeyen Önder Sav ile yeni yönetime giremeyen Hakkı Süha Okay isyan bayrağını çekti. Kılıçdaroğlu tarafından başlamadan dakikalar önce Parti Meclisi’nin ertelendiği duyruldu.
Bu sırada Önder Sav ve Hakkı Süha Okay, 59 Parti Meclisi üyesiyle toplantı yapmaya başladı. Bu kez CHP’den gazetecilere “PM toplantısı iptal edilmiştir” açıklaması geldi.
Sav’ın toplantısı sürerken Kılıçdaroğlu tarafından belirlenen yönetim listesi basına sızdı. İlk sızan listede Gökhan Günaydın, Gülsün Bilgehan ve Nihat Matkap’ın isimleri bulunuyordu. Ancak bu üçlü görevi kabul etmedi.
OKAY’DAN AÇIKLAMA: KURULTAY KARARI ALDIK
Okay, 59 kişi ile yapılan Parti Meclisi toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılmadığını, toplantıyı Genel Başkan Yardımcısı olarak kendisinin açtığını söyledi. Yargıtay’ın gönderdiğinin mahkeme kararı değil yazı olduğunu savunan Okay, 57 PM üyesinin imzası ile verilen 3 önerge ile 27 Kasım’da tüzük kurultayı yapılmasının kararlaştırıldığını söyledi.
SAV: GENEL BAŞKAN DİSİPLİN SUÇU İŞLEDİ
Okay’dan sonra kameraların karşısına geçen Sav, “Genel Başkan kendi imzasına sadık kalmamış, PM’ye katılmamıştır. PM. 61 kişi ile toplanmıştır, Gündemine sahip çıkmıştır. Genel Başkan oldu olmadı, genel başkan yardımcısı toplantıyı idare etmiştir. Allah göstermesin genel başkan rahatsızlansaydı bu kadar PM üyesi iş yapmayacak mıydı” dedi. CHP şimdiye kadar yaşamadığı bir genel başkan tasarrufuyla yüz yüze olduğunu iddia eden Sav, “CHP kimsenin babasının malı değildir. ‘Ben istediğim kuralı kafama göre uygularım’ mantığına teslim olacak bir parti değildir. Bugün PM kuralsızlığı PM’nin kuralları içinde tedavi etmiştir. Bundan sonra genel başkanın bu sorumsuz hukuk tanımaz, aşiret devletlerinde olacak anlayışını sürüp sürmediğini hep beraber göreceğiz. Genel Başkanımız bu davranışıyla CHP tüzüğünün disiplin hükümlerini ihlal etmiştir. Disiplin suçu işlemiştir” dedi.
SEÇİMLİ KURULTAY İSTEMELİYDİ
CHP’nin çok krizler atlattığını belirten Sav, “Bu krizlerde CHP’ye hafif gelir. Bunu da çok rahatlıkla atlatır. Eğer elimizde bu PM’nin seçimli bir kurultay yapma olanağı olsaydı biz gündemimize onu da alırdık. Malessef olağanüstü kurultaylarda seçimli kurultay isteme yetkisi sadece genel başkana aittir” dedi.Sav, Kılıçdaroğlu’nun seçimli kurultay istemesinden memnun olacaklarını söyledi. Sav, PM’nin Genel Başkan olmaksızın toplanabileceğini savunurken, Kılıçdaroğlu’nu “PM’nin kurumsal kimliğini yok saymakla” suçladı.
CHP BABASININ MALI DEĞİL
Sav ve Okay’dan sonra kameraların karşısına çıkan Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: “Tüzük çok açık. Genel Başkanın toplamadığı bir parti meclisi karar alamaz. İnsanları seviyoruz, partilileri seviyoruz, toplanan arkadaşları da seviyoruz, ama hukuka bağlı kalmalıyız. Koltuklar hiçkimsenin babasının malı değildir. Birileri ‘ben koltuğumda oturacağım, altımdan alırsanız başka işler yaparım’ derse buna izin vermem. Bize statükocu yaftası yapıştırmaya çalışıyorlar. Türkiye’deki korku imparatorluğunu yıkacağız dedik, partideki korku imparatorluğunu da yıktık, yolumuza devam edeceğiz. CHP ne benim, ne de birilerinin babasının malıdır. Biz buraya hizmet için oturduk, hakkını vereceğiz. Halkımı seviyorum, gücümü halktan alıyorum, gücünü başka yerlerden alanlar artık bu partide yeri yoktur. Hiç kimse bir partide korku kanalları kurmamalı, biz göreceksiniz parti içi demokrasiyi de getireceğiz. Blok liste ile değil çarşaf liste getireceğiz. Başkanlık divanın önünde insanlar gelsin imza atsın, bunu da kaldıracağız. ‘Şu benim elimin altında olsun, benden izinsiz konuşma, arabayı aldılar, arabaya izin verme’ yok böyle birşey. Kararlıyım ve desteğimi halktan alıyorum. Halkıma güveniyorum. Partililere, delegelere, halka sesleniyorum: Yetki verin, izin verin, CHP’yi Atatürk’ün özgür CHP’si yapalım.”
KILIÇDAROĞLU LİSTEYİ AÇIKLADI
Kılıçdaroğlu daha sonra yönetim listesini açıkladı: İlk sızan listede isimleri bulunan Gökhan Günaydın, Gülsün Bilgehan ve Nihat Matkap’ın yerine Didem Engin, Mehmet Zeki Gündüz ve Süheyl Batum yönetime girdi. CHP’de yeni yönetim şu şekilde ulaştı:
Gürsel Tekin: Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı;
Hurşit Güneş İdari ve Mali İşlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı;
İsa Gök: Seçim ve Hukuk işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı;
Hayati Yüksel: Yerel Yönetimler’den sorumlu Genel Başkan Yardımcısı;
Süheyl Batum: Tanıtım Basın ve Propaganda’dan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı;
Oğuz Oyan: Dış ilişkileri Yurt Dışı Örgütlenmeden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı;
Didem Engin:Kadın Örgütlenmesi ve Kadın Kollarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı;
Mehmet Zeki Gündüz:Gençlik Örgütlenmesi ve Gençlik Kollarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı;
Umut Oran :Ekonomik ve Mali Politikadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı;
Mehmet Ali Özpolat:Halkla ilişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı;
Sencer Ayata:Arge BYK platformundan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı;
Melda Onur: Parti içi eğitimden sorumlu genel Başkan Yardımcısı;
Süheyl Batum :Genel Sekreter.”
GENEL MERKEZDE GERGİN SAATLER
Bu açıklamalardan sonra iki taraf da Parti Genel Merkezi’nden ayrılmadı. Sav ve ekibi, açıklamalarının ardından 4.kattaki PM odasından Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2. kattaki basın açıklamasını televizyondan izledi. Kılıçdaroğlu da açıklamasının ardından 12. kattaki makamına geçti. Kılıçdaroğlu da Sav da Genel Merkez’de kalarak, ekipleriyle toplantıları sürdürdü.
SAV: CHP’NİN KİMLİĞİ TARTIŞMAYA AÇILIYOR
Önder Sav, saat 19.00 sıralarında bir açıklama daha yaptı. Sav şöyle konuştu: “CHP’nin çoğu şu anda benim yanımda olan, Merkez yönetim kurulu üyeleri, üyeliklerinin hukuken devam ettirme durumlarını yarattılar. O durum kendiliğinden doğdu. Yeni bir yönetim kurulu atanması hukuken sakat bir atamadır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na değil, dünyanın en yetkili hukuk kurumuna da gitseniz de bu sakatlıdır. Hukuki sakatlığı cilalı sözlerle örtemezsiniz. CHP’nin kimliği tartışılmaya açılıyor. Biz bu mücadele yeri öteden beri belli insanlarız. Bütün parti meclisi üyeleri. Kurultaydan sonra kendilerini oradan PM dimdik ayaktadır. Bu kaçmanın parti meclisini toplantıya çağırıp ta kaçmanın sonu nereye varacaktır? Bugün kendi yetkilerini yoldan çıkarmaya çalışanlarda onun hesabını soracaktır.












Bu konu hakkındaki yorumunuz