Türkiye’de sadece bu yılın ilk altı ayında kolluk güçlerinin “dur” ihtarı, rastgele ateş açma ve yargısız infaz olaylarında 15 kişi hayatını kaybetti. Gözaltı merkezlerinde ve cezaevlerinde de 25 kişi şüpheli intiharlarla yaşamını yitirdi. İşte kolluk güçlerinin doğrudan ya da dolaylı olarak neden olduğu ölümler..
Baran Tursun, 21 yaşındaydı.
İzmir’de 24 Kasım 2007’de “dur” ihtarına uymadığı gerekçesiyle aracında polis kurşunuyla öldürüldü.
Turan Özdemir, 41 yaşındaydı.
2008’de Sivas’ta aynı gerekçeyle polisin kurşunlarına hedef oldu.
Metin Yüksel.
Aynı yıl Zonguldak polis merkezinde bir polisin silahından çıkan kaza kurşunu ile öldü.
Çağdaş Gemik, 18 yaşındaydı.
Antalya’da ehliyeti olmadığı için motosikletiyle kaçmaya çalışırken polis kurşunuyla öldü. Bunlar ilk anda akla gelen örnekler.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın verilerine göre, sadece 2010 yılının ilk altı ayında kolluk güçlerinin “dur” ihtarı, rastgele ateş açma ve yargısız infaz olaylarında 15 kişi hayatını kaybetti.
25 kişi intihar etti
Gözaltı merkezlerinde ve cezaevlerinde de 25 kişi şüpheli intiharlarla yaşamını yitirdi.
Kolluk güçlerinin doğrudan ya da dolaylı olarak neden olduğu ölümler, Haziran 2007’de Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu’nda yapılan değişiklikle daha da arttı.
Ateşli silah kullanma konusunda polisin yetkilerinin artırılması, bu yönteme daha sık başvurulmasında kilit rol oynadı.
Bunun son örneği 13 Nisan 2010’da Kuşadası’nda sivil bir polis memurunun yere yatırarak etkisiz hale getirdiği 27 yaşındaki Umut Tamaç’a adlı kişiye ateş etmesiydi.












Bu konu hakkındaki yorumunuz