Telekulak sanığı olma yolunda

Emniyet teşkilatı içinde izinsiz dinleme yapan cemaat çetesi üzerine kitap yazan emniyet müdürü Hanefi Avcı, 28 gün önce boşalttığını ileri sürdüğü makam odasında ele geçtiği belirtilen 24 kasetle 53 kişiyi yasadışı olarak dinlediği iddiasıyla telekulak sanığı olma yolunda.

İSTANBUL / İzinsiz telefon dinlemesinin hedefi olduğu iddiasını, Haliç’te Yaşayan Simonlar kitabında dile getiren Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, Devrimci Karargah soruşturması kapsamında, 28 gün önce boşalttığını ileri sürdüğü Eskişehir Emniyet Müdürlüğü makam odasında ele geçirildiği belirtilen 24 dinleme kasedi yüzünden telekulak sanığı olma yolunda.

20 Ağustos’da piyasaya çıkan “Haliç’te Yaşayan Simonlar” kitabı ile kendisine ait telefon numaralarının yasadışı olarak dinlendiğini iddia eden Hanefi Avcı, Fethullah Gülen Cemaati’nin Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığına sızan yapılanması ile Türkiye’de binlerce kişinin IMEI numaraları üzerinden dinlendiğini iddia etti. Hanefi Avcı bu iddialarının üzerinden yaklaşık 40 gün sonra Devrimci Karargah örgütüne yardımcı olduğu iddiasıyla 28 Eylül tarihinde tutuklandı. 27 Eylül tarihinde bürosunda yapılan aramada ele geçtiği iddia edilen 24 adet dinleme kasedi yüzünden kendisinin de yasadışı dinleme yaptığı iddia ediliyor. Mehmet Ali Birand, Fatih Altaylı, Ahmet Özal ve Mehmet Eymür, başlatılan yeni soruşturma kapsamında Beşiktaş’ta bulunan Özel Yetkili savcılar tarafından ifadeye çağrılırken, Birand’ın dışında kalanlar şikayetçi olduklarını dile getirdi.

Kendisine karşı yasadışı dinleme yapıldığını ileri sürerek, bu işin bir örgütsel yapıya dönüştüğünü ileri süren Hanefi Avcı’yı “Telekulak” sanığı olma yoluna sokan olayların kronolijisi şu şekilde;

– 20 Ağustos: Hanefi Avcı’nın Haliç’te Yaşayan Simonlar kitabı piyasaya çıktı. İlk baskısı 20 bin yapılan kitap çıktığı gün iki saat içinde tükendi. Büyük sansasyon yaratan kitabın ikinci baskısı ise yaklaşık 200 binlik sayı ile bir hafta sonra yapıldı.

– 22 Ağustos: Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın “Haliç’te Yaşayan Simonlar” isimli kitabında Fethullah Gülen Cemaati’nin devleti ele geçirdiğini iddia etmesi üzerine açıklama yapan Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, “Kanaatler üzerinden hüküm tesis etmek ne kadar doğrudur? Biz evvela olaya hukuk açısından bakarız ve deriz ki hakim karar verirken anayasaya, hukuka ama her şeyden önce de dosyadaki delile bakar. Delil yoksa mahkum etmek de olmaz. Siz bir yargıya varacaksanız bunu delillendirmiş olmanız gerekir. Delillenmiyorsa bu kanaat olarak kalır” dedi.

– 25 Ağustos: Başbakan Erdoğan, Show TV’nin canlı yayınında Avcı’nın kitabındaki iddiaları yanıtladı. Başbakan Erdoğan kitabın bilgilerini İçişleri Bakanı Beşir Atalay’dan aldığını söyledi. Başbakan, konuyla ilgili şöyle demişti: “Kitabı okumadım. Arkadaşlar ve İçişleri Bakanım özet bilgiler verdiler. Yaptıkları talihsiz işdir. Devlet memurunun bir şeyler yazmasını bilmesi gerekir. Bunun yasa çerçevesinde kuralları var, bakanlık de teftişini yapıyor. İddialar üzerinde durmam, durmayı da gereksiz bulurum. Hayatta benimle biraraya gelmiş biri değil. Bunu da gereksiz bulurum. Muhattabı üstleridir, gerekirse İçişleri Bakanıdır. Bir başbakan il emniyet müdürü ile görüşmez. Öncelikle bakanıma saygısızlıktır bu.”

– 26 Ağustos: Hanefi Avcı, yazdığı kitaptan sonra katıldığı bir televizyon kanalındaki canlı yayında, Eskişehir Emniyet müdürü olarak kalmasının kendisini ve Emniyet teşkilatını yıpratacağını gerekçe göstererek merkeze alınmak için İçişleri Bakanlığına dilekçe verdiğini açıkladı. Başbakan Erdoğan tarafından jet hızıyla imzalanan merkeze alma kararnamesi iki gün sonra resmi gazetede yayınlandı. Avcı’nın yerine bir yardımcısı vekaleten atandı.

ATALAY: “YAPILAN ETİK DEĞİL”

– 27 Ağustos: Haliç’te Yaşayan Simonlar kitabında ileri sürülen iddialar büyük sansasyon yaratırken, kitapta yazılan iddialar nedeniyle bakışların çevrildiği İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Hanefi Avcı’nın kitap yazmasını sert bir dille eleştirdi.

“Yapılan etik değil. Özellikle kendi teşkilatı ile yazılar yazması… Böyle yazılar yazacak olanlar görevden ayrıldıktan sonra istedikleri gibi yazarlar.” diyen Atalay, ‘müfettişler ne gerekiyorsa yapacak’ dedi. Atalay, polis teşkilatı hakkında ‘kamplara ayrılmış’ değerlendirmesinin de yanlış olacağını söyledi.

Habertürk’te katıldığı canlı yayında, Hanefi Avcı’nın yazdığı kitabı incelettiğini açıklayan Bakan Atalay, “Üç müfettiş inceliyor. Ne gerekiyorsa yapılacaktır. Emniyet teşkilatı 220 bin kişilik teşkilattır. Polis teşkilatı, kurumsal güven araştırmasında TSK’nın önünde yer alıyor. Bu konudaki suçlamaları yanlış buluyoruz. Polis teşkilatı ikiye ayrılmış diye bir şey yok. Somut iddialar olursa, bunların üzerine gidilir. Kamplara ayrılmış değerlendirmesi yanlış olur. Yanlış olan varsa üzerine gidilir. Yanlış yapanı içinde kolay kolay barındırmaz.” dedi.

İDDİALARA DEĞİL KENDİSİNE SORUŞTURMA AÇILDI

– Kitapta yer alan iddiaları nedeniyle İçişleri Bakanlığı, Avcı hakkında 8 ayrı soruşturma açıldı. İkisi izinsiz basın açıklaması yapmak, altısı da kitapta yer alan iddiaları nedeniyle emniyet teşkilatını küçük düşürmek, görevini kötüye kullandığı ileri sürülüyordu.

20 Eylül: Ankara Özel Yetkili Başsavcı Vekili Hamza Keleş tarafından çağrılan Hanefi Avcı, Haliç’te Yaşayan Simonlar kitabında ileri sürdüğü, Gülen Cemaatinin Emniyet Genel Müdürlüğü, İstihbarat Daire Başkanlığı içindeki dinleme çetesi ile ilgili olarak ifade verdi.

21 Eylül: Hanefi Avcı hakkında, Devrimci Karargah örgütüne yardımcı olduğu ve eşini aldattığı iddiaları ortaya atıldı. Avcı, 30 Eylül’de açıklama yaparak bütün iddialara yanıt vereceğini açıkladı.

23 Eylül: İstanbul Özel Yetkili Savcısı Kadir Altınışık tarafından terör örgütü Devrimci Karargah soruşturması kapsamında ifade vermeye çağrıldı. Çağrıyı kabul eden Avcı izinli olduğu için izin sonunda ifade vermeye gideceğini açıkladı.

27 Eylül: Genelkurmay askeri savcılığına çağrı üzerine giden Hanefi Avcı, kitabında yer alan Gülen Cemaatinin TSK içindeki yapılanması ile ilgili bilgi verdi.

ANKARA’DA GÖZALTINA ALINDI İSTANBUL’DA TUTUKLANDI

28 Eylül: Ankara’da Emniyet Genel Müdürlüğüne giden Hanefi Avcı İstanbul Özel Yetkili Savcısı Kadir Altınışık’ın çıkardığı “yakalama” müzekkeresi ile gözaltına alındı. Eskişehir’de boşalttığı Emniyet Müdürlüğü makamı ile henüz boşaltmadığı Emniyet Müdürü lojmanı arandı. Bazı evrak ve elektronik malzemelere el kondu. İstanbul’a getirelen Hanefi Avcı, Özel Yetkili Savcı Kadir Altınışık’a ifade vermeyi reddetti. Yaşadıklarını komplo olarak değerlendiren Avcı, tutuklanma talebi ile nöbetçi 14. Ağır Ceza Mahkemesine çıkartıldı. Mahkemede hakimin sorularına yanıt veren Avcı, mahkeme tarafından örgüte yardım suçlaması ile tutuklandı. Hanefi Avcı tutuklanmasının “Cemaat operasyonu” olduğunu ileri sürdü.

TERSİNE DÖNEN RÜZGARIN İLK İŞARETİ ARINÇ VERDİ

30 Eylül: Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın tutuklanmasına ilişkin Hükümetin veya siyasi otoritelerin bir ilgisi ve dahlinin bulunmadığını söyledi. “Bir kitap yazmıştır. Bu kitabı kamuoyunda ilgiyle karşılanmıştır” diyen Arınç, şöyle devam etti:

“Ama şu anda devam eden başka bir soruşturma sebebiyle kendisi gözaltına alınmış ve daha sonra tutuklanmıştır. Gözaltına alanlar adli makamlardır, tutuklama isteminde bulunan savcıdır, tutuklayan hakimdir. Yargı sürecinde cereyan eden bir olayla karşı karşıyayız. Bu tür olaylar da ilk değil. Soruşturma geçirmekte olan bir kişi hakkında söyleyecek başka bir söz bulamıyorum. Ancak kamuoyunda ‘kitabı yazdığı için mutlaka bu tutuklama olmuştur’ diye düşünenler var. Bu yargıya inanmamak anlamına gelir. Yargısal sürecin işlediği bir yerde mutlaka hukuki tüm yardımlar, olanaklar, imkanlar ortaya konulacaktır. Hükümetin veya siyasi otoritelerin bu olayla bir ilgisi, bir dahli, bir katkısı olduğu kanaatinde değilim. ‘Kitap dolayısıyla gözaltına alındı’ diyenlerin karşısında ‘gözaltına alınacağını, böyle bir soruşturmayla karşılaşacağını biliyordu, onun için bu kitabı alelacele piyasaya çıkardı’ diyenler de var. Ben onların yalancısıyım. Ama bir gerçek var. Ortada bir yargı süreci var, o yargı sürecini hepimiz büyük bir dikkatle takip etmeliyiz.”

ERGİN: “İHTİYATLI YAKLAŞMAK LAZIM”

– 30 Eylül: Adalet Bakanı Sadullah Ergin, “Hanefi Avcı ile ilgili bakanlık soruşturmasında belli bir mesafe aldık. Avcı’nın müşteki sıfatıyla ifadesine başvuracağız” dedi. Ergin, soruşturma sürecinin devam ettiğine işaret ederek, “İhtiyatlı yaklaşmak lazım, beklemek lazım” diye konuştu.

Avcı’nın yazdığı kitap yüzünden tutuklandığı yönünde yorumlar bulunduğunun anımsatılması üzerine de Ergin, bu yorumun Avcı hakkındaki iddialardan sadece bir tanesi olduğuna işaret ederek, başka iddia ve yorumlar bulunduğunu vurguladı.

Bir gazetecinin Avcı hakkında yazdığı kitap nedeniyle Adalet Bakanlığının da açmış olduğu soruşturmayı anımsatması üzerine Ergin, “Bakanlık soruşturmasında belli bir mesafe aldık. Avcı’nın müşteki sıfatıyla ifadesine başvuracağız” dedi.

“YARGI DURUP DURURKEN YOLDAN GEÇEN BİRİNİ ALMIYOR DEĞİL Mİ?

1 Ekim: Başbakan Tayyip Erdoğan, Meclis’teki yeni yasalama yılı açılış resepsiyonunda BDP’li Akın Birdal’ın konuyu gündeme getirmesi üzerine, yürütmenin yargının talimatının gereğini yaptığını söyledi. Başbakan, “Burada Avcı ile ilgili bir şey varsa bunun intisapları bağlantıları nelerdir? Yürütme hepsini araştırmak durumundadır. Şimdi durup dururken yoldan geçen birini almıyorlar değil mi?” diye sordu.

BOŞALTTIĞI MAKAM ODASINDA BULUNAN DİNLEME CD’LERİ

7 – 8 Ekim: Mehmet Ali Birand’ın Hanefi Avcı tarafından yasadışı olarak dinlendiği iddiası gündemi değiştirdi. Birand Özel Yetkili Savcılığa verdiği ifadede Avcı’dan davacı olmadığını açıkladı. Ancak ertesi gün ifadeye çağrılan Fatih Altaylı şikayetçi olduğunu açıkladı. Hanefi Avcı ise makam odasında ele geçtiği ileri sürülen dinleme kasetlerinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü. Bildiği tüm kutsal değerler üzerine yemin ettiğini belirten Avcı, boşalttığı makam odasında 28 gün sonra yapılan aramada ele geçtiği iddia edilen kasetlerin kendisine ait olmadığını açıkladı.

11 Ekim: MİT Kontrterör dairesi eski başkanı Mehmet Eymür ve Ahmet Özal Yetkili savcılığa çağrıldı. Eymür ve Özal’a kasetlerdeki konuşma kayıtları dinletilerek konuşmalarla ilgili sorular yöneltildi. Eymür ve Özal ses kayıtlarının kendilerine ait olduğunu belirterek dinleyenlerden şikayetçi olduklarnıı açıkladılar.

Kaynak : İhsan Demir – GAZETEPORT

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE