Gülen cemaatinin Emniyet Genel Müdürlüğünden sorumlu imamı olduğu ileri sürülen Kozanlı Ömer kod adıyla bilinen Osman Hilmi Özdil’in pervasız davranışları nedeniyle emniyet içinde bulunan cemaatin müdürleri Özdil hakkında bir rapor hazırladılar.
Fethullah Gülen’e gönderilmek üzere hazırlanan raporda Osman Hilmi Özdil’in bulunduğu gizli görevle uyuşmayan davranışlar içinde bulunarak cemaatin varlığını tehlikeye attığını, bazı emniyet müdürlerinin bu yüzden emekliye ayrılıp geri çekildiğini dile getiriyorlar.
İşte bu rapor Gülen Cemaatinin faaliyetleri konusunda delil olarak soruşturmayı başlatan Ankara Özel Yetkili Başsavcı Vekili Hamza Keleş’e verildi.
İSTANBUL – Emniyet Müdürü Hanefi Avcı tarafından Özel Yetkili Savcı Hamza Keleş’e verilen bu rapor, Gülen Cemaatinin emniyet teşkilatı içinde var olduğu ileri sürülen yapılanması ile ilgili önemli ipuçları içeriyor.
İki bölüm halinde hazırlanan bu raporun ilk bölümü A “Ömer bey tarafından görevlendirilen şahısların hem kendilerini hem de sorumluluklarını üstlendikleri arkadaşları ve birimleri deşifre etmeleri” başlığı altında 11 madde halinde, ikinci bölümü ise B “Rehberlik hizmetlerinde ve hizmet etme adabında yaşanan sıkıntılar” olarak 20 madde halinde toplanmış.
Emniyetin imamı olduğu ileri sürülen Kozanlı Ömer adıyla bilinen Osman Hilmi Özdil’in ABD’ye girerken şüphe üzerine üzeri arandığı, bilgisayarının kopyalandığı, cemaate ait gizli bilgilerin FBI tarafından alınarak bir kopyasının Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderildiğinin öğrenilmesi üzerine, emniyet teşkilatı içindeki abiler tarafından sorgulandığı, doğru söylemediğinin tespit edilerek rapora yazıldığı ortaya çıktı. Osman Hilmi Özdil’in cemaatin gizlilik kurallarına uymayışı, gücünü şahsileştirmesi, cemaatin parası ile birlikte çalıştığı kadronun pahalı cep telefonları ve laptoplar alması, yurtdışı gezileri bu raporun önemli maddeleri arasında yer aldı. Gülen’e verilmek üzere hazırlanan rapor, daha ilk maddesinde Hanefi Avcı’ının da adının geçmesi nedeni ile ona da ulaştırıldı. Avcı da bu raporu cemaatin faaliyetlerine kanıt olarak Özel Yetkili Başsavcı Vekili Hamza Keleş’e verdi.
Raporun tamamı Haliç’te Yaşayan Simonlar kitabının 557. sayfasından itiraben yayınlandı. Önemli bölümleri ise şu şekilde;
RAPORUN 3. MADDESİNDE
3- 2007 yılında Ömer Bey ve Yenimahalle ile ilgilenen Sinan Beyin (Murat Bey) ABD’ye giriş ve çıkışlarında FBI tarafından önce sorgulanmaları, sorgulanma sırasında üst ve bagaj aramaları yapılmış/ bu şüpheli duruma rağmen Ömer Beyin seyahat programını değiştirmeyerek ABD’de bulunan emniyetçi arkadaşlar tarafından havaalanında karşılanmış ve onlarla görüşmüş daha sonra yine
emniyetçi arkadaşların kullandığı araç ile HE’nin bulunduğu kamp yerine götürülmüş ve fiziki ve teknik takip ile bu süreç bütün teferruatıyla FBI tarafından kayıt altına alınmıştır.
…Konu olağanüstü hassasiyeti nedeniyle Büyüğümüze genel hatlarıyla arz edilmiştir. Büyüğümüz, Ömer Beyle görüşülerek bilgisayarında bulunan bilgilerin muhtevasının ne olduğunun sorulması talimatını vermiş ve olaydan büyük üzüntü duyduğunu ifade etmişlerdir. Büyüğümüzün talimatı üzerine ilgili Daire Başkanı R.G. Ömer Beyle görüşmüş ve kendisinden ABD de yaşanan olayla ilgili bilgi talep etmiştir. Ancak Ömer Bey böyle bir olayın vuku bulmadığını, kendisinin sadece pasaportuna bakılarak uçağa bindiğini ifade ederek, hilaf-ı vaki beyanda bulunmuştur. Bilahare önüne bilgi ve belgeler konulduğunda kabullenmek zorunda kalmıştır. Ancak bu esnada bile bilgisayarında bulunan bilgilerle ilgili malumat vermek istememiştir. Bu süreçte Ömer Beyin ABD vizesi ABD hükümeti tarafından iptal edilmiştir. Benzer bir sıkıntının Yenimahalle ile ilgilenen arkadaş (Sınan Bey) için de söz konusu olabileceği değerlendirilmektedir,
Ömer Bey ABD vizesini geri alabilmek için istihbarat Dairesi Başkanlığındaki arkadaşları riske atarak kendisinin Polis Sandığının sahibi olduğu Ankara Sigortanın temsilcisi olduğunu, Emniyet Genel Müdürlüğünün araçlarının kendisi tarafından sigortalandığını ifade ettirmiş, ancak bu durum FBI yetkilisinde daha büyük bir şüphe uyandırmış ve Ömer Beye vize verilmesi talebi reddedilmiştir.
Daire Başkanı R.G. ve emsali teşkilat büyüklerinin katılımıyla oluşturulan istişare heyetlerinde Ömer Beyin müteaddit defalar verdiği sözleri tutmaması, hilafı vaki beyanları ve heyetlerin sembolik misyonu nedeniyle bu teşkilat büyüklerimiz nezdinde Ömer Beye karşı büyük bir güven kaybı söz konusu olmuştur. Yıllarca hizmetimizin yükünü çekmiş ve teşkilatın önemli mevkilerinde görev yapan bu büyüklerimizde fikir ve önerilerine kıymet verilmediği teşkilatın Önemli hiç bir meselesinin görüşülmediği bu heyetlerde büyüklerimizde idare edildikleri kanaati oluşturulmuştur. Netice olarak Ömer Beyle görüşmekte bir maslahat olmadığı düşüncesi hâkim olmuştur.
ÖNCEDEN SIZDIRILAN BİLGİLERİN YARATTIĞI SIKINTI
8- Çok mahrem olan operasyon ve telefon detay bilgileri İlgisiz kişilerle paylaşılmakta ve bu husus uluorta konuşulmaktadır. Resmi arkadaşlardan alınan operasyon bilgileri doğrudan “bilgi notu” formatında kaynak gösterilmeksizin hizmetle irtibatı olduğu bilinen yerlerde yayınlatılmaktadır. Daha İl Emniyet Müdürünün bile bilgisi olmadan …haber isimli internet haber sitesinde gizli
konuların yayınlanması ve yine çok önemli stratejik / mahrem konuların savcılığa intikal ettirilmeden bize ait internet sitelerinde veya gazetelerde yayınlatılması nedeniyle arkadaşlarımız ve hizmet hedef haline getirilmiştir.
GÜLEN İDDİANAMESİNİ HAZIRLAYAN NUH METE YÜKSEL’İN SEKS KASETİ
9- Ömer Bey ve görevlendirdiği sivil arkadaşların konumlan dolayısıyla sahip oldukları bilgileri eskiden irtibatlı oldukları şahıslara aktarmaları nedeniyle teşkilat kemmiyet ve keyfiyet bakımından deşifre edilmektedir. Örneğin Nuh Mete Yüksel ve ÇEV vb. olaylar resmi arkadaşlarla ilişkilendirilerek anlatılmaktadır. [Savcı Yükselin kasetini kendilerinin yaptığını övünerek çevresinde anlattığını duymuştum. Demek ki Nuh Mete Yüksel’in kaset olayı tereddütsüz cemaat tarafında yapılmıştır-Yazar Notu]
YARGIDA VERİLEN RÜŞVETLERİN ADRESİ
10- Çok mahrem mevzular her ortamda neye hizmet edeceği bilinmeksizin konuşulmakta, reklam konusu haline getirilmektedir. (YAŞ, MGK, Ergenekon, parti kapatılması, L. E., N. V., vb.) HE’nin davası için rüşvet verildiği, telefonların dinlenildiği, bir Yargıtay üyesinin evinin tefrişatının yapıldığı gibi konular Ömer Bey ve ekibi tarafından herkesle rahatlıkla paylaşılmaktadır.
Planlama aşamasında olan operasyonlar önceden duyutulmakta, Ergenekon dalgalar! olmadan haber verilmektedir. Atabeyler ve Danıştay operasyonlarında, Y. Büyükanıt, İ. Başbuğ hadisesinde yaşanan sıkıntılar.
11- Teşkilat mensupları ile alakalı listelerin ve bilgilerin flash belleklere ve disklere kaydedilmesi ve bunların taşınması ile ilgili sıkıntılar büyüğümüzün defaatle yaptığı ikazlara rağmen aşılamamıştır. Ömer Bey ve ekibi rahatlıkla bu tür resmi arkadaşların bilgilerinin bulunduğu flash disk ve laptoplarla yurt içinde ve yurtdışında seyahat etmektedirler. Elazığ ve Burdur’da yaşanan üzücü hadiselerden ders alınamamıştır.
B- REHBERLİK HİZMETLERİNDE VE HİZMET ETME ADABINDA YAŞANAN SIKINTILAR
4- Tayin, terfi ve atamalarda hizmetin rolü arkadaşlar üzerinde bir baskı ve korku aracı olarak kullanılmaktadır. Arkadaşlara adil davranılmamakta ve teşkilat teamüllerine aykırı tayinler yapılmaktadır.
CEMAATİN PARALARIYLA YAPILAN LÜKS HARCAMALAR
5- Resmi arkadaşların maaşlarından toplanan himmetlerin kullanımında gerekli özen gösterilmemektedir, örneğin Ömer Bey ve ekibinin Makedonya ve Almanya programlarında yapılan harcamalar, kullanılan lüks telefon ve laptoplar.
KONUŞMA DİLİ RAHATSIZLIK YARATIYOR
6- Büyüğümüzün büyük ağabeylerle ilgili tasarruflarının “… ilgili operasyon tamamlandı, işleri bitirildi gibi.” ifadeler ile anlatılması ve bu durumun arkadaşlar nezdinde ağabeylerle ilgili su-i zanna sebebiyet vermesi (H. T, M. Ö. , A. K. gibi)
7- Çeşitli dönemlerde teşkilatta vazife yapmış ve önemli hizmetleri olmuş kişilerle düşmanca uğraşılmakta ve haklarında iftiralar atılarak sürekli yıpratılmakta ve bu hususlar en alt seviyedeki gruplara kadar konuşulmaktadır.
8-…..
9-……
10-……
11- Ömer Bey ve üst ekibi kendilerini Büyüğümüzün vekili olarak görmekte ancak Büyüğümüzün üslubunu, mülayemetini, hadise ve meseleleri değerlendirmesi hususunda aynı hassasiyeti göstermemektedirler. Arkadaşlarımız kaba davranışları kabullenmeme istikametinde bir tavır sergilediklerinde pervasızca; ‘Biz sizin Daire Başkanlarınızı bile fırçalıyoruz, niye almıyorsunuz.’ demektedirler. Ömer Bey bir olaya kızıp kontrolden çıktığında; ‘İmam benim, her türlü tasarrufta bulunurum, Hoca Efendiye sormak zorunda da değilim.’ deme cüretkarlığında bulunabilmektedir.
Yukarıda kısaca arz edilen üslup ve uygulamalardaki yakışıksız davranışlar sebebiyle bazı arkadaşlarımız meslekten istifa ederek başka kurumlara geçmiş ve emekliliklerim istemişlerdir. Arkadaşlarımız bu haliyle teşkilatta görev yapmanın hizmet olmadığı ve nıfak/fıtne uygulamaları sebebiyle geri durma noktasına gelmişlerdir.
Kaynak : İhsan Demir – GAZETEPORT












Bu konu hakkındaki yorumunuz