CHP’nin Çağlayan Meydan’ında saat 16.00’da başlayan mitingi öncesinde “evet – hayır” gerginliği yaşandı. CHp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise Başbakan Erdoğan’a çağrı yaparak, “İstanbul’dan sesleniyorum sayın Başbakan; yiğitsen, güçlüysen, kaçmıyorsan seni istediğin Tv kanalında, istediğin gazetecilerle konuşmaya davet ediyorum” dedi.
Bir kaç kişinin Çağlayan Adliye inşaatına “evet” afişleri astıkları iddia edilince miting alanında kısa süreli bir gerginlik yaşandı.
Mitinge katılanlar ellerindeki pet şişeleri şantiyeye fırlatarak ve şantiyeyi çevreleyen demir korkulukları yumruklayarak bu kişilere tepki gösterdi.
Bir süre devam eden gerginliğe polis müdahale etti.
Çevik kuvvet ekibinin şantiyeye girerek, güvenlik önlemi aldığı görüldü.
Tepkilerine bir süre daha devam eden kalabalık daha sonra olaysız şekilde mitinge devam etti.
MİTİNG
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Sayın Başbakan, siz türbanı da engellediniz. Söz veriyorum türbanı da biz özgür kılacağız. Görecek Sayın Başbakan. O yapmadı, biz yapacağız” dedi.
Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul İl Başkanlığınca Çağlayan Meydanı’nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, İstanbul’un kendisi için çok önemli bir kent olduğunu, İstanbul’a hizmet etmek için 2 dönemdir milletvekilliği yaptığını belirterek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için mücadele ettiği yerel seçimlerde kendisine destek veren İstanbullular’a teşekkür etti.
“Türkiye, İstanbul ile gurur duyacak. İstanbul, haramilerin iktidarını alaşağı edecek, bunu biliyorum” diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “AKP’nin iki gövdesi var. Finansal gövdesi İstanbul’da, siyasal gövdesi Ankara’da. İki gövdeye de kurt düştü, iki gövdeyi de silkeleyeceğiz. Şimdi çıkmışlar milletin önüne diyorlar ki, ‘biz yeni bir Anayasa getiriyoruz’. İstanbul’dan soruyorum; 12 Eylül olduğunda Recep Bey, sen 26 yaşındaydın. Ne yaptın? Hapishaneye mi düştün? İfade mi verdin? İşkence mi gördün? Onların 12 Eylül’de, Kenan Paşa tarafından sırtları sıvazlandı.
Ağladın mı 30 yıldır? Hadi sesin çıkmadı, 8 yıldır Başbakansın. 12 Eylül’ün acılarını sömürmek için ortaya çıktın. İstanbul’da siyasetle uğraşıyordun, ondan önce gelmiyor muydu aklına 12 Eylül? Acıları biz biliriz, yiğitlik bizde. Haramilere bunu bırakamayız. Acı bizim acımızdır, yürek bizim yüreğimizdir. Recep Bey’e sordum, dedim ki ‘sen 12 Eylül Anayasası için nasıl oy verdin?’ Ben çıktım söyledim. O dönem memur Kemal’dim, sizin memur Kemal’inizdim ve ben ‘hayır’ oyu verdim. Şimdi çıksın söylesin bakalım, 12 Eylül Anayasası’na ne verdi? Hesabını soracağız.”
Kemal Kılıçdaroğlu, “Bizi inançlarımızı sömürerek kandırdılar, ‘din’, ‘iman’ diyerek kandırdılar. Şimdi geçmişte yaşadığımız acıları sömürerek bize gol atmaya çalışıyorlar, bizden oy almaya çalışıyorlar. Millet bu hapı yutmayacak, yutturmayacağız. Beraber mücadele edeceğiz” dedi.
Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şimdi Recep beyin bir ünvanı daha var; ‘Şantajcı Recep’. Niye ‘Şantajcı Recep’ diyorum? ‘Bitaraf olan bertaraf olur’ diyor. Kimsin sen? Sen kral mısın, padişah mısın, imparator musun yoksa başbakan mısın? Hem demokrasiden, özgürlükten bahsedeceksin, ‘Ben Anayasa’yı getiriyorum, özgürlük var’ diyeceksin, sonra işverene, işçiye, emekliye ‘Ya evet dersiniz, bitaraf olmayacaksınız, yoksa ben sizi bertaraf ederim’ diyeceksiniz. Recep bey, kimseyi bertaraf edemezsin. Buradan bütün iş dünyasına sesleniyorum; güçlü olun, yiğit olun, ezilmeyin, korkmayın. Çünkü diyorum ki halkın, doğrunun, düzgün siyasetin ayak sesleri geliyor.”
Başbakan’a konuşma daveti
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir konuşmasının 9 kanalda canlı olarak yayınlandığına değinen Kılıçdaroğlu, “Geçen gün arkadaşlarım bakmışlar, 9 Tv kanalı canlı vermiş. Neden acaba? Biz de konuşuyoruz. Baskıyı üzerlerinde hissediyorlar ama size söz veriyorum, halkın iktidarında bizi eleştirenlere özgürlük tanıyacağız, eleştirilmekten korkmayacağız” dedi.
Erdoğan’ın ‘bitaraf olanı bertaraf edeceğiz’ dediğini, bir Bakanının ise ‘hayır diyenin aklından şüphe ederim’ ifadesini kullandığını, kendilerinin ise korku toplumuna son vereceklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları dile getirdi:
“İstanbul’dan sesleniyorum sayın Başbakan; yiğitsen, güçlüysen, kaçmıyorsan seni istediğin Tv kanalında, istediğin gazetecilerle konuşmaya davet ediyorum. Üstelik sadece Anayasayı konuşacağız ama Başbakan buna ‘evet’ der mi? Demez. Sayın Başbakan ister ki kendisine çanak soru soran gazeteci olsun, kendi Tv kanalı olsun, ‘orada bana soru sorsunlar, bende onlara cevap vereyim.’ Ben gazeteci sınırlaması getirmiyorum, Tv kanalı sınırlaması getirmiyorum, istediğin Tv kanalı olsun. Hatta Deniz Fenerinden beslenen Kanal 7’de olsun, ona da razıyım.”
Başbakan Erdoğan’ın, mitinglerinde İsmet İnönü’ye ve CHP’nin tarihine sataştığını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Sen önce tarih öğren, tarihi bil, dersini çalış ama sen bırak geçmişi erkeksen benimle uğraş çık karşıma. Konuşalım seninle” dedi.
“Bu Anayasa, Recep Bey’in Anayasasıdır” diyen Kılıçdaroğlu, Anayasa değişikliği paketinin, halkın değil, Bakanların ve köşeyi dönen çocuklarının anayasası olacağını öne sürdü.
Kılıçdaroğlu, “İşverenlerimiz, çalışanlarımız, sanayicilerimiz cesur olsunlar, onları Türkiye’nin kamu görevlileri yapacağız. Onların önündeki her türlü engeli kaldıracağız” dedi.
“Türbanı biz özgür kılacağız”
Sandıktaki oylara sahip çıkacaklarını aktaran Kılıçdaoğlu, “Sonra, ‘oylar çöpten bulundu’ diye yakınmayalım. Oylara sahip çıkacağız ve halkın iktidarını kuracağız” dedi.
Engellilerin de oylarını almak için Anayasaya madde koyulduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, 63 bin engelli kadrosunun boş olduğunu, engellileri işe başlatmak için Anayasa engelinin bulunmadığını belirtti.
Adım adım bütün Türkiye’yi gezdiğini 58 ile gittiğini, bundan sonra da mücadele edeceğini ve halkla iç içe olacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, ülkede herkesin, işçinin, memurun, esnafın, sanayicinin yüzünün gülmesini istediklerini, bunun için siyasette kavga istemediklerini, ancak siyasetçilerin halka hesap vermeyi onurlu bir görev olarak kabul etmesi gerektiğini vurguladı.
Barışı ve hoşgörüyü sağlayacaklarını, kardeş kavgasını, terörü sona erdireceklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayın Başbakan siz türbanı da engellediniz. Söz veriyorum türbanı da biz özgür kılacağız. Görecek sayın Başbakan. O yapmadı, biz yapacağız. Sayın Başbakan gibi söz verip, sözün arkasında durmayan insan değiliz. Benim adım Recep değil, adım Kemal. Halkın Kemali’yim ben. Sözümün arkasında duracağım. İnanç sömürüsüne de son vereceğiz. AK Partinin elinden bütün kozları alacağız. Özgür bir ülke, mutlu, üreten Türkiye’yi beraber inşa edeceğiz.
Toplumda sevgiyi egemen kılacağız. Sevgisiz toplum olmaz. Bunlar halka hizmet için geldiler, şimdi halka hükmediyorlar. Siz telefonlarınızın dinlenmediğinizden emin misiniz? Telefonlarınız dinleniyor değil mi? Buna ‘demokrasi’ diyorlar. Özgürlüğü getireceğiz, dinleme saltanatına son vereceğiz. AK Parti’nin maskesini indirmek, yöneticilerin maskesini indirmek boynumun borcudur. Bunu yapacağım. Emin olun Bütün mücadelemiz halk için olacak. Mutlu bir ülke için çalışacağız.”
CNN TÜRK












Bu konu hakkındaki yorumunuz