Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Denizli’de halka hitap ederken, 27 Nisan e-muhtırasına atıfta bulundu. Hükümet-asker ilişkileriyle ilgili de konuşan Erdoğan, “Kimse bizi tuzağa çekmesin. Kimse bizi Ordu ile, Silahlı Kuvvetler ile Hükümetimiz arasında, kendilerine göre, bir gerginlik yaratmanın gayreti içerisine girmesin” dedi.
Başbakan Erdoğan, partisinin 29 Ekim Bulvarı Özay Gönlüm meydanında düzenlenen mitinginde konuştu.
Erdoğan, “Biz, Anayasamızda kurumlarımızla ilgili yapılan tanım neyse, belirlenen neyse bu tanımın gereğini bugüne kadar yerine getirdik, bundan sonra da bunları yerine getirmeye devam edeceğiz. Bizler birilerinin talimatına göre değil, milletimizin sesine uyarak adımlarımızı atıyoruz” dedi.
CHP’ye 27 Nisan e-muhtıra çağrısı
Erdoğan, “Şimdi de AK Parti ve eski Genelkurmay Başkanı hakkında 27 Nisan bildirisinden dolayı suç duyurusunda bulunacaklarmış. O gün bizim nasıl dik durduğumuzu, kendilerinin nasıl çanak tuttuğunu bu aziz millet unutmadı. Peki soruyorum, CHP, 27 Nisan bildirisinden dolayı kendisi hakkında da suç duyurusunda bulunacak mı? ‘Ciddiye almadılar, önemsemediler’ diyen, ‘TSK duyarlılık içinde’ diyen eski genel başkanları hakkında suç duyurusunda bulunacaklar mı? Her satırına imza atanlar hakkında suç duyurusunda bulunacaklar mı? ‘Türk Silahlı Kuvvetleri ciddi rahatsızlık içinde’ diyen genel başkan yardımcıları Mustafa Özyürek; ‘Bundan gerekli dersi çıkarmalılar’ diyen genel başkan yardımcıları Cevdet Selvi hakkında suç duyurusunda bulunacaklar mı? Madem darbelere bu kadar karşılar, ‘Ergenekon’un avukatlığından çekilecekler mi? Yargı sürecindeyken CHP’nin milletvekillerinin oralarda ne işi var? Madem darbelere, muhtıralara bu kadar karşılar, madem bu kadar demokratlar, darbe iddialarının oluşturan yargıyı eleştirmekten, tehdit etmekten ve kışkırtmaktan artık vazgeçecekler mi?” dedi.
Erdoğan, “Ben buradan Anamuhalefet Partisi Genel Başkanına bir şey daha söyleyeceğim. Nerede konuşsa, ne söylese, 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ‘Evet’ demenin gerekçelerini anlatıyor. Ben eminim ki 12 Eylülde kendisi de bu değişikliğe gizli oy olduğu için ‘Evet’ diyecek. Zaten ‘Hayır’ derse, kendisini, söylediklerini, anlattıklarını inkar etmiş olur” dedi.
MHP’ye “milliyetçilik” dersi verdi
İktidara geldiklerinde gündemi belirlenen bir Türkiye bulunduğunu ancak AK Parti hükümetinin yaptığı çalışmalarla Türkiye’yi gündem belirleyen bir ülke konumuna yükselttiklerini vurgulayan Erdoğan, “Bu iş vizyon işidir, bu iş yürek işidir. Milliyetçiliği istismar edenlerin halini görüyorsunuz… Milliyetçiliği şehitleri istismar etmek zannediyorlar. Milliyetçiliği kışkırtma, tahrik zannediyorlar, hakaret etme, sövme zannediyorlar. Milliyetçilik, ülkeye bir ufuk çizebilmektir, bir vizyon oluşturabilmektir. Milliyetçilik, ülkeyi büyütecek, geliştirecek politikalar ortaya koymaktır. Milliyetçilik, tarih şuuruna, millet şuuruna sahip çıkmaktır. Milliyetçilik, halkını sevmek, halkına, vatanına hizmet etmektir. Milliyetçilik, ‘Türkiye kazanacaksa, biz kaybetmeye razıyız’ diyebilmektir” dedi.
Türkiye’yi içine kapatmanın, dünyadan koparmanın milliyetçilik olmadığını vurgulayan Erdoğan, “Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü pekiştirecek hizmetlere, adımlara, projelere karşı çıkmak milliyetçilik değildir. Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi’ne karşı çıkmak, çözümsüzlüğü çözüm gibi göstermek milliyetçilik değildir. Polis otolarını yakmak, esnafın dükkanlarına zarar vermek, masum insanları hedef göstermek milliyetçilik değildir” dedi.
“MHP’nin Anayasa değişikliğine neden, hangi gerekçeyle, hangi saikle karşı çıktığını bilen var mı?” diye soran Başbakan Erdoğan, TBMM’de 411 oyla kabul edilen Anayasa değişikliğine MHP’nin ‘evet’ dediğini, bu değişikliğin CHP’nin itirazı nedeniyle Anayasa Mahkemesi’nden döndüğünü ifade etti.
Erdoğan, “Bugün MHP çıkıyor, işte 411 ile evet dediği konunun yolunu açacak olan bu düzenlemeye ‘hayır’ diyor. Bunları anlamak mümkün değil, akşam başka sabah başka… Anayasa Mahkemesi’nin yapısının değişmesine, hukukta keyfiliğin artık sona ermesine şimdi MHP karşı çıkıyor, üstelik de bunu CHP ile birlikte yapıyor. Bunlar hiçbir araya gelir miydi? Ama şimdi CHP, MHP, BDP, YARSAV, terör örgütü hepsi aynı istikamette buluştular. Hepsi de ne diyorlar? Malum, ‘evet’ demiyorlar. Ya o zaman samimi değillerdi, ya da şimdi samimi değiller. Bakın, buradan altını çizerek ifade ediyorum… Şu anki MHP yönetimi asla ve asla MHP tabanının hassasiyetlerine sahip çıkmıyor. MHP üst yönetimi, asla ve asla MHP’ye gönül vermiş kardeşlerimin arzularını, taleplerini, isteklerini, en önemlisi de hissiyatını dikkate almıyor. Kendi arkadaşlarına, kendi yol arkadaşlarına, ülküdaşlarına ‘zavallı’ diyecek kadar, ‘uşak’ diyecek kadar, burada edebimden ağzıma alamayacağım hakaretler edecek kadar gözleri kararmış durumda. Bu üsluptaki, bu seviyedeki insanların Türkiye’ye ne faydası olabilir? Her şeye karşı olmayı, her şeyi reddetmeyi siyaset zanneden bu insanların bu ülkeye ne faydası olabilir?” dedi.
Başbakan, “MHP’ye oy vermiş kardeşlerimin de bu hareketleri, bu izansızlığı, vicdansızlığı gördüklerini biliyorum. Onlara sesleniyorum, bu proje AK Parti projesi, Tayyip Erdoğan projesi değil, birkaç kişinin hazırladığı proje değil. Burada iki seçenek var, ya milletin anayasasına ‘evet’ diyeceksin ya da darbe anayasasına ‘evet’ diyeceksin. MHP yönetimi milletin Anayasası’na ‘hayır’ darbe anayasasına ‘evet’ diyor. Yaptıkları bu. Onun için 12 Eylüle kadar durmak yok yola devam. Denizli’de MHP’ye oy vermiş vatandaşlarım, ellerini vicdanlarına koysunlar. 12 Eylül’ün acısını onlar da çok çekti” dedi.
“Evet” diyenlere cadı avı başlatıldı”
12 Eylül’ün acısını en derin, en ağır şekilde yaşamış olan herkesin, 12 Eylül Anayasası’ndaki bu değişikliğe ‘evet’ diyeceğine inandığını belirten Erdoğan, 27 Mayısları, 12 Martları, 12 Eylülleri, 28 Şubatları gören, bilen, okuyan, yaşayan herkesin, gür bir sesle demokrasiye sahip çıkacağına, milli iradeyi zaafa uğratan bu tür müdahalelerin yaşanmaması için ‘evet’ diyeceğine yürekten inandığını vurguladı.
Erdoğan, “Verilecek her ‘hayır’ oyunun kimin ekmeğine yağ süreceğini, kimin değirmenine su taşıyacağını aziz milletim lütfen iyi değerlendirsin, iyi analiz etsin.
Görüyorsunuz… Demokrasi diyenler, parti içi demokrasi diyenler, özgürlük diyenler, şimdi ‘evet’ diyenlere karşı cadı avı başlattılar, ‘evet’ diyen kendi arkadaşlarını linç etmeye başladılar. Belediye Başkanları vicdanının sesine kulak veriyor, sağduyuyla hareket ediyor, ‘evet’ diyeceğim diyor, hep birlikte üzerine gidiyorlar. Kendi parti arkadaşları vicdanıyla konuşuyor, doğruları konuşuyor, ‘evet’ diyeceğim diyor, hemen ihraç istemiyle disipline sevk ediyorlar” dedi.
CNN TÜRK












Bu konu hakkındaki yorumunuz