YARGIÇLAR ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Emine Ülker Tarhan, “Yargıçların verdiği bütün kararlar, yargıç olmayan bir mekanizma tarafından denetlenmek isteniyor” dedi.
Kayseri’nin merkez Kocasinan Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen ‘Anayasa Değişiklik Paketi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısı, Ekonomik ve Sosyal Alanlardaki Değişiklikler’ konulu toplantıda moderatörlük yapan YARSAV Başkanı Emine Ülker Tarhan, önce uzun bir konuşma yaptı. Sözlerine “Tuzağın farkın da mısınız?” diyerek başlayan Tarhan şöyle devam etti: “HSYK’nin yapılanmasında neden kurulun başkanı Adalet Bakanı’dır? Ardından gelen tüm yetkiler kurul başkanına aittir. Çünkü bir yanıltma istenmektedir. Toplum yanlış bilgilendirilmek istenmektedir. Kurul sıfatıyla yapılan hiçbir işlemde ihraç dışında yargı denetimine tabi değildir. Adli tıp kurumu da dahil daha birçok kurum ilgili ve bağlı kuruluş direkt anayasa hükmüyle adalet bakanının emrine veriliyor. Atamalar onun yetkisi dahilinde. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına karşı kurumun bütün disiplin kararları bütün kararları değil sadece ihraç kararlarına karşı yargı yolu açıldı. Neden? Neden bütün kararlarına karşı yargı yolu açılmıyor? Bunun sorusunu soruyoruz fakat yanıt alamıyoruz.”
Tarhan, hakim ve savcıların travmatik disiplin suçlarıyla karşı karşıya kaldıklarına değinerek, şunları söyledi: “Örneğin, yer değiştirme cezası vardır bütün kariyerinizi etkiler. Birinci sınıf yargıç olamazsınız yer değiştirme cezası aldığınızda. Siz kendinize benzeyen yargıçların bir yer değiştirme cezasıyla birinci sınıf olmalarını engelleyebilir ve bunu yargı denetiminden bu sürekle kaçırabilirsiniz. İki yer değiştirme cezası ihraç anlamına gelir. Nedense bütün kararlara karşı yargı yolu açılmamış, sadece ihraç kararlarına karşı açılmış. Bu son derece rahatsız edici bir gelişmedir.”
YARSAV Başkanı Tarhan, “Ben bir ceza yargıcıyım. Uzun yıllardır ceza yargılamasını yapmaktayım ve ceza yöntem yasalarını bildiğimi düşünüyorum” dedikten sonra şöyle devam etti: “Yarın 20 yıldır bu işin içinde olan birisi olarak ceza yargılamasının ne kadar güç olduğunu bir insanın özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum edilmesi sürecinin ne kadar zor olduğunu kılı kırk yarmak gerektiğini birgün dahi bir insanın tutuklu kılmanın insanın geceleri uykusunu böldüğünü bilen birisi olarak hiç yargıç olmayan, bırakınız yargıcı, hukukçu olmayan bir kısım insanların anayasa mahkemesinde yüce divan sıfatıyla çok ağır ceza yargılamasını nasıl yapacağını düşünüyorsunuz? Türk yargısının verdiği, hukukçuların, yargıçların 87 yıllık birikimiyle verdiğini değiştirirsiniz. Yanlışlarda yapmıştır Türk yargısı. Bunları masaya yatırılması neşter atılması elbette ki gereklidir. Ancak yargıçların verdiği kararları siz yargıç olmayanların denetlemesini Türk yargısının bütün kararlarını yargıç olmayan bir mekanizmanın bir yapının değerlendirmesini sağlamak istiyorsunuz.” YARSAV Başkanı Emine Ülker Tarhan, ilgiyle dinlenen ve zaman zaman sorularla kesilen konuşmasını, medya gücünü kullanarak hakimlere savcılarına saldıranlara, onların telefonlarını dinleyenlere ayırıp, şöyle bitirdi:
“Bu anayasa değişikliğine ölümüne sarılan ve destekleyenlere yakından bakalım. Sanki bu değişikliği savunanlar gördüğünüz kadarıyla her devletin kendi kurucu felsefesini koruması bir suçmuş gibi Cumhuriyetin kurucu değerlerini ve onu savunanlara hergün saldırıyorlar. Onlar hergün saldıranlar, darbelerden hergün zarar görenleri statükoculukla suçlayıp, medya gücünü kullanıp masum insanların telefon konuşmalarını, soruşturma dosyalarını gizlilik ilkelerini hiçe sayıp savcılardan da önce gidip çözenler yayınlayanlar hepsi birden hukuk eğitimi almadan hukukçu olanlar, hayatında hiç kürsüye oturmadan yargıçlık yapmadan yargıç olanlar, ceza yöntem yasaları konusunda uzman muhasebeciler, köşe yazarcıkları var aralarında. Bunların getirilmek istendiği yer şaşırtıcı değil bizce. Lütfen anayasanın yargı bölümünde yapılacak bu değişikliği destekleyenlere yakından bakalım. Sırf görevini yaptı diye Mustafa Yücel Özbilgin’i hedef gösterenler ve Danıştay’ı kana bulayanları kutsayanlar, küçük bir kız çocuğuna tacizi yanlışı yapmışsa onu bir zihniyete sahipler.”












Bu konu hakkındaki yorumunuz